Bir kavram: Halk demokrasisi

Görsel: Pixabay

Bir kavram: Halk demokrasisi

Halk demokrasisi nedir, nasıl inşa edilir?

FARKLI SINIFLAR, FARKLI 'DEMOKRASİ'LER

İnsanlığın demokrasi kavgası, toplumların gelişiminin belirli bir aşamasında uygarlığın doğuşuyla, devletin ortaya çıkışıyla başlar ve günümüze kadar gelir. Yakın Çağ’da, modern burjuva toplumun doğuşuyla birlikte insanlık iki büyük demokrasi kampını bir arada ve karşı karşıya görmüş ve yaşamıştır. Bunlardan birisi burjuva demokrasisi diğeri ise halk demokrasisi-sosyalist demokrasidir. Biri egemen olan azınlığın demokrasisidir, öteki büyük insanlığın demokrasisidir.

BURJUVA DEMOKRASİSİ

Feodalizmin yıkılmasının ardından, bütün burjuva demokrasileri, sermayenin egemenliğini ve haklarını sağlamlaştırmayı, anayasalarında fabrikalar, toprak ve diğer üretim araçları üzerindeki özel mülkiyeti güvence altına almayı amaç edindiler. Tüm burjuva anayasaları, bir yanda emekçi çoğunluğu oluşturan mülksüz kitleler diğer yandaysa çalışmayan azınlığın lüks ve zenginliğinin oluşturduğu sosyal eşitsizliğin devamını güvenceye aldılar. Burjuva anayasalarının bu temeli, günümüze dek sarsılmadan korundu. Burjuva demokrasisi, anayasalarında, bu tür bir düzeni ve onunla birlikte de tüm sosyal eşitsizlikleri ölümsüzleştirmeye çalışır.

Burjuva demokrasisi, sermayenin egemenliği üzerinde yükselmektedir ve burjuvazinin sınıf hakimiyetini güvence altına alır. Her devlet biçimi gibi, burjuva demokrasisi de zorun örgütlenmiş olarak, sistemli biçimde yönetilen alt sınıflara uygulanmasıdır. Ama bu zor, yasallığı ve görünüşte eşitliği kendisine zırh edinmiştir.

Buna, burjuva demokrasilerinin yine de emekçilerin temsilcilerinin iktidar organlarına ulaşma hakkını tanıdığı gerekçesiyle itiraz edilebilir. Gerçekten de, burjuva anayasalarında bu haklar tanınır. Ancak bu hakları güvenceye alan hiçbir düzenleme yoktur. Ayrıca öyle çok kaydı ihtirazlar ve sınırlandırmalar taşır ki, bu demokratik haklar ve özgürlükler tamamen çarpıklaşır.

BURJUVA DEMOKRASİSİ VE DEMOKRATİK HAKLAR

Gerek modern burjuva topluma kadar gelen sınıflı toplumlarda, gerekse modern kapitalist toplumda, başta işçi sınıfı olmak üzere bütün emekçi sınıfların, ezilen ulus, cins ve inançların tarihsel mücadele birikimi bizlere şu gerçeği gösteriyor. Eğer demokrasinin ileriye doğru evriminden ve demokratik hakların kabulünden bahsediyorsak orada mutlaka sömürülen sınıfların, ezilen ulusların hak mücadelesi vardır.

En ileri demokratik cumhuriyetlerde bile kazanılmış demokratik hakların kullanımı, işçilerin, emekçilerin, ezilen halkların, inançların örgütlülük ve mücadele düzeyi tarafından belirlenmektedir. Aksi koşullarda burjuvazinin egemenliğinde sistemin iktisadi ve toplumsal ilişkileri, demokratik hakları geri çekme, olabildiğince güdük, kısıtlı ve yokluk derekesine indirme eğilimindedir. 

HALK DEMOKRASİSİ NEDİR?

Halk demokrasisi, halkın üretim ve yaşam alanlarında örgütlenmesine ve öz gücüne dayanan, halk tarafından seçilen ve denetlenen halk meclisinin en yüksek organı olacağı yeni bir devlet düzeni ve aygıtının kurulmasını gerektirir. Bu düzenin sağlanmasıyla ekonomik ve toplumsal ilerlemenin ve işçi sınıfının kurtuluş mücadelesinin önündeki başlıca engeller kalkmış olacaktır.

Bugünden baktığımızda burjuva parlamenter demokrasi ile halk demokrasisi arasındaki farkı şöyle koyabiliriz: Burjuva demokrasisi sömüren bir azınlık olan burjuvazinin geniş halk kitleleri üzerindeki etkisini pekiştirirken halk demokrasisi, halkın tüm yaşam alanlarında alınan kararlarda söz sahibi olmasının, bu kararları bizzat kendisinin almasının aracıdır.

Halk demokrasisi ile birlikte, yığınları siyasetin dışında tutan bürokratik burjuva devlet mekanizması, yerini, geniş yığınları doğrudan yönetici katına yükselten, halk inisiyatifini üretim birimleri temelinde, örgütlenmiş halk meclisleri, Sovyetler aracılığıyla harekete geçiren ve silah tekeline son veren, bürokratik olmayan yeni tipte bir devlete, “devlet olmayan bir devlet”e bırakır.

Yeni toplumsal-siyasal örgütler sistemi, eski sistemin bürokratik kastını, yöneten-yönetilen farkını ortadan kaldırır. Toplumun üzerinde yer alan eski örgütler sistemi, yerini, toplumun artık bir parçası olan yeni örgütler sistemine terk ederek, tarih sahnesinden çekilir.

EKİM DEVRİMİ VE DEMOKRASİ

Gerçek demokrasi deyince akla gelen ve gelmesi gereken en büyük kazanım Ekim Devrimi ve onun ardından kurulan Sovyet işçi ve halk demokrasisidir. İnsan aklının ve biyolojisinin, kafa ve kol emeğinin, doğanın, bilimin, teknolojinin, kültürün ve sanatın ilerlemesinin ve sınırsız özgürlüğe kavuşmasının yolunu gösteren bir örnektir.

“… Rusya'da bürokratik aygıt tamamen yıkılmış, onda taş üzerinde taş bırakılmamış, bütün eski yüksek görevli memurlar kovulmuş, burjuva parlamento dağıtılmıştır; özellikle işçiler ve köylülere çok daha erişilebilir bir temsil hakkı verilmiştir; memurların yerine onların Sovyetleri geçmiş, ya da onların Sovyetleri memurların üstüne konmuştur; yargıçları seçenler de onların Sovyetleridir. Sovyetler iktidarının, yani proletarya diktatörlüğünün bu biçiminin, burjuva cumhuriyetlerinin en demokratiğinden bir milyon kez daha demokratik olduğunu bütün ezilen sınıfların kabul etmeleri için, tek başına bu olgu yeter.” (Lenin, Proleter Devrimi ve Dönek Kautsky)

HALK İKTİDARI VE HALK DEMOKRASİSİ İÇİN

- Halkın seçtiği temsilcilerden oluşan bir kurucu meclis tarafından halkın en geniş katılımıyla hazırlanan ve halk onayına sunulan, halkın mutlak egemenliği ve iktidarını, demokratik hak ve özgürlükleri güvence altına alan anayasa temelinde yeni bir devlet düzeninin kurulması.

- Halk tarafından seçilen temsilcilerden oluşan, tüm yönetim erklerini elinde toplayan ve devletin en yüksek egemenlik kurumu olarak çalışan bir halk meclisi.

- Seçilmiş temsilcilerin yargılanabilmesi ve seçmenlere, seçtikleri temsilci ve görevlileri görevden alma hakkı.

- Her türden bürokrasiye karşı kesintisiz bir mücadelenin yürütüleceği, işçi sınıfı ve emekçilerin devleti ve toplumu denetlemeyi ve yönetmeyi öğreneceği yeni bir toplumsal politik düzen.

- Yargıçların halk tarafından seçilmesi, halk mahkemesi, halk jürisi sistemi ve halkın bilgi ve denetimine açık yargı. Halka yargıçları görevden alma hakkı.

- Başa toplum ve aile içinde kadın-erkek eşitliği olmak üzere yurttaşlar arasında ayrımsız bir hak eşitliği. Konut ve kişi dokunulmazlığı. Her yurttaşa devlet yönetimi ve bilgilerine kolayca ulaşma ve bir üst makama başvurmaksızın her memuru mahkeme önünde dava etme hakkı.

- Tüm dolaylı vergilerin kaldırılması.

- Düşünce ve ifade özgürlüğüyle basın ve haberleşme özgürlüğünün, toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkının önündeki tüm yasal ve kurumsal engellerin kaldırılması. İşçi ve emekçilere sınırsız sendikal, siyasal örgütlenme ve grev hakkı.

- Ülkenin çok uluslu bir ülke olduğu resmen ilan edilerek tüm ulusal baskı ve ayrıcalıkların kaldırılması. Bütün uluslar ve ulusal topluluklarla diller arasında tam hak eşitliği. Başta Kürt ulusu olmak üzere bütün uluslara ayrı devlet kurma hakkı dahil kendi kaderini tayin hakkı. Zorunlu tek devlet dili uygulamasının kaldırılması.

- Gerçek bir laiklik için dinin devletten ayrılması. Dinin kişiye özel bir alan olduğunun ilanı. Eğitim alanındakiler dahil devletin tüm dinsel kurumlarının feshi, dini kurumlar ve cemaatlerin devlet tarafından finansmanına son verilerek dinsel alanın bütünüyle inananlara terkedilmesi. Dinin siyasallaşmasının önlenmesi.

- Irkçı, faşist örgütlenmelerin yasaklanması. Halka karşı suç işlemiş tüm faillerin halka açık yargılanması. Tüm gizli devlet arşivleri açıklanarak mağdurlara tazminat ödenmesi.

- Ülke savunması ve iç güvenliğin halkın genel silahlandırılmasına dayanması, ordunun bu temelde yeniden örgütlenmesi. İsteyene vicdani ret hakkı.

- Okul öncesi ve üniversite dahil bütün eğitimin kamu hizmeti olarak yeniden örgütlenmesi. Her düzeydeki özel eğitim kurumlarının kamuya devri. İlköğretimden üniversiteye tüm okul giriş sınavlarının kaldırılması. Eğitimin her kademede parasız, bilimsel ve laik olması. Ülkedeki ulusal farklılıkları dikkate alan, bilim ve sanatı yeni kuşaklarının eğitiminin ve gelişmesinin temeli sayan, ırkçı, dinci ve cinsiyetçi olmayan temel bir müfredat. Eğitim kurumlarına ve olanaklara erişimde eşitlik.

Yeterli sayıda parasız kreş ve anaokulu. Kız ve erkek her çocuk için 12 yıllık zorunlu temel eğitim. Bütün çocukların beslenme, ders araç-gereç ve ulaşım giderlerinin devlet tarafından karşılanması. İsteyen her çocuğa, eğilim gösterdiği her ortaöğrenim kurumuna girebilme hakkı.

Başta gençler olmak üzere, herkese yükseköğrenim ve üniversite eğitimi olanağı. YÖK benzeri kurum ve yasaların iptali. Özerk, bilimsel ve demokratik bir üniversite. İhtiyacı olan her üniversiteliye burs, parasız barınma, ulaşım ve yeterli beslenme.

- Halk ve kişi sağlığının dokunulmaz bir yurttaşlık hakkı ve parasız bir kamu hizmeti olduğunun açıktan ilanı. Hastanelerin özelleştirilmesinin durdurulması, özel sağlık kurumlarının kamuya devri. Tüm koruyucu, birinci basamak ve hastane sağlık hizmetlerinin ayrımsız, parasız, kolay ulaşılır olması.

www.evrensel.net
ETİKETLER Halk demokrasisi