CHP seçmeni: Mecliste HDP, HDP seçmeni: İkinci turda İnce

Fotoğraf: Evrensel

CHP seçmeni: Mecliste HDP, HDP seçmeni: İkinci turda İnce

Uzun çalışma saatleri karşılığında düşük ücret... Deri işçisinin oyunu, çalışma koşulları ve yaşam standartları belirleyecek.

CHP’li seçmenin ağırlıklı olduğu Trakya’da görüştüğümüz deri işçilerinin seçim tercihlerinde belirleyici neden geçim derdi. CHP’li işçiler Mecliste HDP’ye oy vereceklerini söylerken, HDP’li işçiler ise ikinci turda İnce’yi işaret ediyor. Ancak işçiler, seçimlerin işçiler için bir kurtuluş olmadığını da söylüyor.

 “Deri işçisinin en büyük sorunu ücret” diyor bir işçi: “Deri işçisi ortalama 1600 lira alıyor. En fazla 1800 lira alır. Her ailede iki çalışan var, başka türlü geçinemez ki. Normalde bizde kimse eşini çalıştırmaz. Ama şimdi kadın çalışmazsa aile geçinemiyor. Daha önce 1 kişi çalışıp 6-7 kişiye bakabiliyordu. Şimdi en az iki kişinin çalışması gerekiyor.”

Başka bir deri işçisi de şimdi ki durumunu önceki yıllarla kıyaslıyor: “Şu an ben hem emekli maaşı alıyorum hem çalışıyorum ama geçinemiyorum. Ben 10 sene önce emekli maaşımla geçinebiliyordum ama şimdi yapamıyorum. O zaman yine paranın kıymeti vardı. Ama şimdi yok. Herkes beni çıkarırlar, elimdekini de kaybederim korkusuyla çalışıyor. Deri işçisi şu an sinmiş durumda.”

“Deri işçisinin sosyal yaşamı sıfır” diyor başka bir işçi: “İnsanlar artık mutsuz. Daha önce 3-5 arkadaş ara ara meyhaneye gider demlenirdik. Bunlara bile hasret kaldık. Şimdi mesela arıyor biri, ‘Kaçta çıkacaksın’ diye soruyor. 8’den önce çıkma şansım yok. Eve gidiyorsun, bir şeyler yiyorsun zaten gece oluyor. Sonra kafayı vurup yatıyorsun. Ertesi gün yine öyle. Deri işçisi mesaiye kalsa da geçinemiyor. Adam kahvaltıda verilen paket yağlar reçeller var ya, onları toplayıp götürüyor çocukları yesin diye.” İşçilerin uzun saatler düşük ücretle çalışması yetmemiş olacak ki daha düşük ücretlere patronların mülteci işçileri çalıştırdığını da söylüyor.

İLK TURDA DEMİRTAŞ, İKİNCİ TURDA İNCE

İstisnasız, görüştüğümüz tüm deri işçilerinden benzer şeyler dinliyoruz. Çorlu’da deri işçilerinin oy tercihlerinde de belirleyici olan bu olacak: Geçim derdi. Peki deri işçilerinin tercihleri ne yönde olacak?

HDP’li olduğunu ifade eden bir işçi, önce kendi işyerindeki gelişmeleri anlatıyor: “Bizim işyerinde CHP’ye oy veren arkadaşların çoğu HDP’ye oy verecek. Cumhurbaşkanlığında İnce’ye verecekler. CHP’ye oy veren işçiler bunu biliyor, Meclis çoğunluğu önemli.” Kendisi içinse şunu söylüyor: “İlk turda Demirtaş, benim elim gitmez İnce’ye. Ama ikinci tura kalırsa ona oy veririm.”

CHP SEÇMENLERİ MECLİSTE HDP DİYOR

Görüştüğümüz başka bir deri işçisi ise CHP seçmeni. “Ben cumhurbaşkanlığında İnce’ye vereceğim” diyor: “Milletvekilliğinde ise HDP’ye. HDP’nin barajı geçmesi gerekiyor ama Muharrem İnce’nin de ilk turda güçlü çıkması gerekiyor. Erdoğan kendi itiraf etti. HDP’nin baraj altında kalması lazım dedi. Buna karşı bile HDP’ye oy vermek lazım.”

Kendisini “Yıllardır CHP’liyim” diye tarif eden bir işçinin birkaç eleştirisi var: “CHP’yi belediyecilik bitiriyor. Belediyeciliği bilmiyor. Yıllardır CHP’liyim ama kuşku duyuyorum, ülkeyi yönetebilecekler mi diye.” Oy tercihi ise şu şekilde olacak: “Ben dinimi değiştiririm ama Erdoğan’a oy vermem. Ben milletvekilliğinde HDP’ye, cumhurbaşkanlığında İnce’ye vereceğim.”

HEMEN HER İŞÇİ AKP’DEN KOPUŞ OLDUĞUNU SÖYLÜYOR

DERİ işçileri az da olsa AKP’den kopuşların da yaşandığını söylüyor. Görüştüğümüz işçilerin çoğunun, işyerlerindeki tartışmalardan, sohbetlerden, yaşadıklarından aktardıkları şu şekilde:

- “AK Partiden kopuşlar da var. Bizim işyerinde AK Partiden kopanlar İYİ Parti diyor.”

- “Ne kadar yalan ne kadar doğru söylediğini bilmiyorum ama bir arkadaşım AK Parti’den vazgeçtiğini söyledi.”

- “Bizim işyerinde 300’e yakın işçi var. Mesela önceden Erdoğan’a oy verenler şimdi lanet okuyorlar. Gerekçeleri hayat pahalılığı. Birinin cebini dolduruyor, diğerinin cebinden alıyor. Sonuçta işçi acından ölmüyor ama doymak için de ekmeğe dadanıyor. Ben emekli olduğum halde çalışıyorum. Yine yetmiyor yine yetmiyor. AK Partiden kopanlar milletvekilliğinde İYİ Partiye, Cumhurbaşkanlığında İnce’ye verecekler.

- “MHP’den kopuşlar çok var. Muhafazakar kesim İYİ Partiye ya da Saadet Partisine, laik kesim ise CHP’ye kayıyor. Milletin gözünde artık Bahçeli kalmadı.”

- “Mecliste HDP’ye, cumhurbaşkanlığında Erdoğan’a oy verecekler var. Bunlar Kürt seçmenler. Bir taraftan Kürt olmalarından ve AK Parti’ye bir dur demek için HDP’yi seçiyorlar, diğer taraftan Erdoğan’dan başkası yönetemez diyorlar.”

AKP ve MHP’den kopuşların yaşandığı daha önce defalarca birinci ağızlar tarafından da ifade edildi ancak burada kullanılan ifadelerden belki de daha önce hiç duyulmayanı, bazı seçmenlerin milletvekilliğinde HDP’ye, cumhurbaşkanlığında Erdoğan’a oy verecek iddiası. Burada şunun altını çizmekte fayda var, bunu ilk ağızdan duymuyoruz, bu ifade bir aktarım şeklinde geliyor bize.

‘ASLINDA ERDOĞAN KILIÇDAROĞLU’YU ÇOK SEVİYOR’

CHP üyesi olduğunu ifade eden bir deri işçisi İnce’nin hem teşkilatı hem de CHP seçmenlerini heyecanlandırdığını anlatıyor: “Kılıçdaroğlu bu zamana kadar Erdoğan’a çalışmış gibi geliyor bana. Bakmayın, Erdoğan Kılıçdaroğlu’yu çok seviyor, çünkü onun için ganimet. Ondan sürekli aday ol diyordu ama beklediği olmadı. Ama İnce başka bir etki yarattı. CHP’lilerde bir umut var.”

Ancak Cumhur İttifakının Mecliste çoğunluğu almaması için HDP’ye oy vereceğini söylüyor, daha önceki iki seçimde yaptığı gibi...

Seçimlerin OHAL altında yapılması, güvenlik gerekçesiyle sandıkların taşınması... “Ne kadar güvenli olacak” diyor işçi: “Ben vatadaş olarak medyadan yargıya her şeyin iktidarın emrinde olduğu bir yerde bundan kuşku duyuyorum. Zaten CHP’li olarak bundan dolayı HDP’nin barajı geçmesi için oy vereceğim. İstedikleri gibi at koşturmasınlar diye.”

İşyerinde AKP seçmeni işçilerin de bulunduğunu söyleyen işçi AKP’ye oy vermede tarikatların etkisinin büyük olduğunu anlatıyor: “AKP’li işçileri tutan şeylerden biri de din. Cemaat örgütlenmeleri var. Mesela Süleymancılar etkili. CHP gelirse camileri kapatır, başı örtülülerin başını açar. Bu sözler hâlâ etkili oluyor. Anlatıyoruz inanmıyorlar, sanki afyonlanmışlar. Kardeşim biz bu ülkede yaşıyoruz, bu ülkenin düşmanı değiliz ki.”


DERİ İŞÇİSİ SEÇİMİN KENDİSİ İÇİN ÇARE OLMADIĞINI BİLİYOR

Fotoğraf: Evrensel

Tercihinde geçim derdi belirleyici olan, uzun saatler düşük ücretlerle çalışan deri işçileri yaşadıkları sorunların iktidarın değişmesiyle çözülmeyeceğini anlatıyor.

Bir işçi, “Şimdi ekonomi sıkıntıda, dış borç tavan yapmış. Diyelim ki İnce geldi? Bu sıkıntıdan nasıl çıkacaklar? Her şeyin faturasını bize çıkarıyorlar. Düzen değişmedikçe bu iş değişmez. Bizim biraz nefes alalım, örgütlenebilelim diye beklentimiz var. Şimdi bir araya gelemiyorsun ki. Bir araya gelsen, hakkını savunsan, direniş yapsan terörist diye suçlanıyorsun. Hükümet değişirse işçinin cebine daha fazla mı para koyacaklar? Biz hakkımızı isterken daha rahat olacağız belki.”

“Biz istiyoruz ki işçinin hakkını versinler” diyor başka bir işçi: “Ama kim gelirse gelsin işçinin hakkını vermez, yıllardır görüyoruz. İnce’nin vaatleri var ama yapıp yapmayacağını bilmiyoruz. Onun için eğer kazanırsa ‘Bunları bunları demiştin kardeşim, yapman lazım’ dememiz gerekiyor. Ama asgari ücreti 2 bin lira da yapsan yine işçinin derdine çare değil.”

Başka bir işçi de “500 milyara yakın dış borç var. Sonuçta iktidara CHP gelirse bu borçları ödese bile fatura bize kesilecek. Halktan toplanacak yani. Patronlardan almazlar ki. Patronlar yaşatmaz ki CHP’yi. Mesela yüzde 7 mi büyükdük. Halka yansıyan hiçbir şey yok. Ya bakıyorsun gazeteciler, milletvekilleri hapiste, üniversite hocalarının hali belli. Yargı desen iktidarın emrinde. Belki demokrasi yönünden iyileştirmeler olur diyoruz.

‘DÜZELMESİ İÇİN MÜCADELE ETMEMİZ GEREKİYOR’

Bir deri işçisi de Emek Partisi üyesi. “Partimin de dediği gibi tek adam rejimine dur demek için HDP’ye ve Demirtaş’a oy vereceğim” diyor ve şöyle devam ediyor: “İnce cumhurbaşkanı seçilirse patron asgari ücreti 2 bin lira yapalım demez. Siz çok çalışıyorsunuz, 10 kişi daha alayım yükünüz hafiflesin demez. Belki demokratik hak ve özgürlüklerimiz biraz genişleyebilir. Ama işçinin durumunun değişmesi için bizim çalışmamız, mücadele etmemiz gerekir. Esasen bu yapıyı değiştirmemiz gerekiyor. Ekonomin Amerika’ya bağlı olunca, para babalarının sayısı çoğaldıkça bu ülkede işçinin durumu düzelmez. Ancak ne olur işçinin partisinin önderliğinde gelişecek işçi hareketi bu durumu değiştirir.”

İŞÇİ ARTIK CEBİNİN BOŞALDIĞININ FARKINDA

Fotoğraf: Evrensel

“Milletvekilliğinde HDP, Cumhurbaşkanlığında İnce” diyen, çorap fabrikasında çalışan bir işçi, “Bizim işyerinde AKP’den vazgeçenler var” diyor: “AK Parti fanatikleri ne olursa olsun vazgeçmiyor ama sadece oy vermekle sınırlı olanlar vazgeçiyor. AK Partiden vazgeçenler genelde İYİ Parti ve Meral Akşener diyor. Yıllardan beri yolsuzluk yapılıyor. Düne kadar işçi ‘Benim için çaldı’ diye savunabiliyordu ama bugün öyle diyemiyor. Artık kendi cebinin boşaldığının farkında. Daha çok da kadınlar. Çünkü yemeği pişiren onlar. İYİ Parti adayının kadın olmasının da etkisi olabilir ama temel neden ekonomi.”

Hükümet değişirse ancak tarıma ve üretime dayalı bir ekonominin hayata geçmesi durumunda halkın rahat edeceğini anlatıyor: “Mesela benim köyde 40 dönüm arazim var. Ben bileyim ki köyde yaptığım tarımdan kazanacağım, burada bir dakika durmam. Benim gibi bir sürü insan var. Eğer tarım yapabilseydi insanlar kentlere göç etmezdi. Buradaki fabrikalar da işçi sıkıntısı çekerdi, o zaman ücretler yükselirdi. Üretim ekonomisini hayata geçirebileseler halkın durumu iyileşir.”

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Haziran 2018 22:40
www.evrensel.net