SEÇİM ÖZEL
24 Haziran seçimleri ve sandık güvenliği

Demokrasi İçin Birlik Koordinasyon Üyesi Deniz Özgür ile 24 Haziran seçimlerini ve sandık güvenliğini konuştuk.

24 Haziran cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerine birkaç gün kala en çok konuşulan konulardan biri seçimin güvenli bir ortamda yapılabilmesi ve sandıkların korunabilmesi. 16 Nisan 2017'de gerçekleştirilen referandum sonrasında YSK'nin aldığı tartışmalı kararlarla beraber sandık güvenliği tartışmaları iyice yoğunlaşmıştı. 24 Haziran seçimleri için de YSK'nin bazı sandıkların taşınması ve birleştirilmesi yönünde aldığı karar bu tartışmaların dozunu artırdı. Demokrasi İçin Birlik Koordinasyon Üyesi Deniz Özgür ile 24 Haziran seçimlerinde sandık güvenliğinin sağlanması için neler yapılabileceğini ve oyların nasıl korunabileceğini konuştuk.

Özellikle son yıllarda yapılan seçimlerde yaşanan olayların sandıkların korunmasının ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini belirten Deniz Özgür, Türkiye'deki seçmenin, oyuna sahip çıkmayı demokratik bir mücadele olarak gördğğünü ve bunun çabasını verdiğini belirtti. Buna karşın YSK içerisinde yaşanan siyasi ve hukuki müdahalelerin sandığın güvenliğini zedelediğini ifade eden Özgür başlıca şu önemli noktalara değindi:

'YURTTAŞ SANDIĞA SAHİP ÇIKIYOR, MUHALEFET DE YURTTAŞA SAHİP ÇIKMALI'

Yurttaşlar sandık kurulu üyesi olarak, parti müşahitleri olarak veya oy kullandığı sandıkta gözlemci olarak büyük bir sandık koruması oluşturuyor. Bununla beraber YSK içierisindeki muhalefet partilerinin temsilcilerinin de bu konuda hazırlıklı olması gerekiyor. 16 Nisan'da bu konuda bir hazırlık olmadığını gördük. Benzer bir durumun yaşanmaması için bir siyasi irade gerekiyor. Olası bir hukuki veya hukuk dışı bir müdahale ancak siyasi bir müdahale ile tersine çevrilebilir.

'24 HAZİRAN'DA İKİ FARKLI SEÇİM YAPACAĞIZ'

Öncelikle seçmenin, iki farklı pusulayla oy kullanacağını bilmesi önemli. Bu pusulalardan biri cumhurbaşkanı, diğeri ise milletvekili seçimi için kullanılacak. Tercihler yapıldıktan sonra bu iki pusula da aynı zarfa koyulacak. Burada iki seçimin aynı anda yapılıyor ve pusulaların aynı zarfa konuyor olması, yurttaşta tek bir seçim algısı yaratabiliyor. Bu, hükümetin kasıtlı olarak yaratmak istediği bir durum, böylelikle cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde aynı partiye mensup isme oy atılmasını sağlamaya çalışıyor iktidar.

PUSULADA MÜHÜR NEREYE VURULMALI?

Seçmen, örneğin CHP'yi tercih ediyorsa, sadece pusuladaki 'Millet İttifakı' bölümünde yer alan ve CHP'ye ayrılmış bölüme mührü vurarak oyunu kullanabilir. Hem CHP alanına hem de hem de CHP'nin içinde bulunduğu ittifakın alanında herhangi bir yere mührü vurduğunda oy CHP'ye sayılacak. Ama ittifak alanında herhangi bir yere mührü basması da ittifaka oy vermesi için yeterli olacak. Onun dışında HDP gibi ittifak dışı partiler veya bağımsız adaylar için sadece o parti veya bağımsız adayın olduğu yuvarlağın işaretlenmesi gerekiyor. Burada hem bir ittifaka hem de ittifakların dışında kalan bir partiye veya adaya oy verilmesi durumunda oy geçersiz sayılacak. Burada sayım aşamasında da bazı kafa karışıklıkları olacağı aşikar. Cumhurbaşkanı adayları için tek tek alanlar söz konusu, orada çok problem yaşanmayabilir. Fakat ittifaklar konusunda hangi partiye ya da ittifaka oy verildiği hususunda bir karışıklık çıkma olasılığı yüksek.

'HER SEÇMEN OY SAYIMINI GÖZLEMCİ OLARAK TAKİP EDEBİLİR'

Oy sayımı esnasında sandık kurulu üyeleri ve partilerin sandık görevlileri sandık başında olacaklar. Özellikle kırsal bölgelerdeki sandık kurulu başkanları, oyların sayımı esnasında kurul üyeleri dışında kalanları sayım yapılan bölgeden uzaklaştırmaya ve ortamı kriminalize etmeye çalışabiliyor, 'Resmi görevliler dışında kimseyi istemiyorum' diyerek orayı boşaltmaya çalışabiliyor. Burada yurttaşların, oy kullandıkları sandıklardaki sayım esnasında gözlemci olarak bulunma haklarının olduğunu bilmeleri önemli. Müşahitlerin zaten böyle bir hakları var. Dolayısıyla müşahitlerin veya oy kullanmış herhangi bir seçmenin o sandıkta oylar sayılırken gözlemci olarak kalması ve sayımı takip etmesi önemli. Son seçim yasasıyla beraber gelen bir değişiklik de, sandık başındaki herhangi bir görevlinin veya oy kullanan herhangi bir seçmenin çağrısıyla oy kullanma alanına polisin girebilmesi. Bu, iktidar tarafından özellikle oyların sayımı sırasında sandık başında kargaşa çıkararak durumu lehe çevirme çabası olarak görülebilir. Burada muhalefet partilerinin müşahit ve gözlemci sayısının çok fazla olması gerekiyor. Ayrıca bu müşahit ve gözlemciler soğukkanlı, tedbirli ve birbiriyle iş birliği içerisinde olmalı. Bu anlamda da kendilerine özel bir iletişim ağı kurabilirler, birbirlerini önden tanıyabilirler. Bütün yurttaşların oy kullandıkları sandıktaki oyların sayımı esnasında gözlemci olarak kalabileceklerini bilmeleri gerekiyor.

Seçimlerden önceki son günlerdeyiz. Bu süreçte muhalefet partilerinin yaptığı soğukkanlılık çağrılarına kulak vermek gerekiyor. Provokasyon çalışmalarıyla bu topluma tekrar 1 Kasım'ı yaşatmaya çalışanlar şu ana kadar bunu yapamadılar. Bundan sonrasında da dikkatli olmak gerek.

'TAŞINAN SANDIKLAR İÇİN ÖZEL ÖNLEMLER ALINIYOR'

Bugünkü baskın seçimle ortaya çıkan olumsuz koşulları düşündüğümüzde iyi bir birliktelik ve hazırlık aşaması geçirdiğimizi söylemeliyiz. Özellikle Kürt bölgesinde taşınacak olan sandıklar konusu da sadece HDP'ye havale edilmedi ve dört muhalefet partisinin ortak meselesi olarak ele alındı. Seçmenin taşınan sandıklara ulaşabilmesi ve oyunu kullanabilmesi için bir lojistik sağlandı, buna dair araçlar ve finansman sağlanıyor. Özellikle Urfa gibi kritik yerlerde müşahit sayısı artırılıyor. Sandık taşıma meselesinde iktidarın yaptığı yoğun baskı bu dayanışma ile berataraf edilebilir. Oy kullanmak için sandıklara ulaşmaya çalışan yurttaşlar engelleme ile karşılaşabilirler. Araçlarının önü kesilebilir, önlerine engeller çıkarılabilir. Bu engellemelerin yaşanmaması için özellikle CHP milletvekilleri bölge illerinde görev alacak. Her okula bir avukat sağlanacak. Bu birçok ihlal girişimni engelleyecektir. (Evrensel WebTV)

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Haziran 2018 17:04
www.evrensel.net