Uzun soluklu bir yol

Fotoğraf: Unsplash

Uzun soluklu bir yol

Seçim propagandasını yaptıklarıyla yürüten hükümet, artık yaptıklarını düzelteceklerini söyler konuma geldi.

Hukuk Fakültesi 1.Sınıf Öğrencisi
Çukurova Üniversitesi 

     
Seçimlere doğru giderken ekonomik açıdan şunları söyleyerek başlamak istiyorum. Özellikle AKP dönemiyle hız kazanan inşaat sektörü ileriye dönük bir hamle değil en başından zamanı geçirmeye yönelikti. AKP ya bunu bilmiyor ya da bildikleri halde müdahale etmek istemediler. Her iki tarzda da yeterli bir iktidar partisi olmadıkları ortaya çıkıyor.

Sosyal ve siyasi açıdan hükümetin tanımını yapmamız gerekirse: yasal olarak gücü elinde tutan “iktidar” diyebiliriz. Şunu demek istiyorum, burada “Meclis çoğunluğu” vs. başka yollarla 16 yıl içinde iktidarın yasal kelimesini eritip sadece gücü elinde tutan iktidara dönüştüğünü görebiliriz. Yaşanan yüzlerce hukuksuzluğu, keyfi muameleyi, rüşvetleri, adam kayırma olaylarını sanırım örneklememize gerek kalmaz.

AKP, ZORU BAŞARIYOR(!)

Bunun yanında sosyal açıdan ideolojik bölünmeyi -işlerine geldiği için- o kadar derinleştirdiler ki bin yıldır birlikte yaşayan insanlar seçim sonrası birbirine “saldırmayı” bile düşünüyor. Bu basit gelebilir ama ne kadar çağdaş olmasa da ortaya konulan “demokrasi” teriminin ne kadar değer kaybedip tamamen gücü elinde tutma ve diğerini yönetmek için kullanılmaya başlandığını görürsünüz- “cidden zoru başarıyorlar!”

ÖNEMLİ OLAN KENDİ BEKÂLARI

Üretimi ve geleceği düşünmeyen bir hükümetin yönettiği ülkeye yatırımın yapılması beklenmez sanırım. Doğal olarak bu ülkede ekonominin iyiye gitmesi ve üretime katılacak insanlar için yer açılması da beklenemez. Bunun yanında üniversite kontenjanları “bu kadar üniveriste açtık” propagandası yapılarak artırılırken bunun sonrası gene düşünülmedi çünkü en başta olduğu gibi ülke veya milletin geleceği değil “kendi bekaları” önemliydi.

Tüm bunlar ışığında sanırım işsizliğin bu seviyede kalmasına bile şükrederek yaklaşmalıyız(!) Hükümetin vaat ettiklerine bakacak olursak geldiği noktayı net olarak açıklar tarzda aslında çünkü bittiklerini görüyorlar. Şöyle ki: Şimdiye kadar seçim propagandasını hep yaptıklarıyla ve hazır projeleriyle övünüp anlatan hükümet artık yaptıkları şeyleri düzelteceklerinin haberini verecek noktaya getirdi kendini.

TRAJİKOMİK BİR MANİFESTO

Seçim manifestoları genç bir bireyin gözünde trajikomik vaatlerden ileri gitmez. Şimdiden geleceği değil geçmişten ders çıkararak geleceği yaratmamız gerekir öncelikle her genç arkadaşımın bunu düşünmesi ve üstüne kafa yorması lazım. Toplumsal barış ve özgür ortam yaratımı karşılıklı kin üzerinden değil “anlayış” üzerinden yürür. Bunu bilerek kalıpları sakince bir yere bırakmamız lazım.

Bu doğrultuda düşündüğümde herkesi kucaklayan, ezilen sınıfların mücadelesi için ter döken ve kadının toplumdaki hak ettiği yeri alması için mücadele veren insanların yanında olmam gerektiğini görüyorum. Bu söylediklerim elbette uzun soluklu bir yol haritası çıkarıyor önümüze. Ancak 24 Haziran’da bu mücadelenin ilertilmesi için bir nefes alma zamanı yaratabilir bizlere. Hangi partiye oy vereceğimi tahmin edebiliyorsanız doğru yoldayız demektir.

www.evrensel.net