Bir kilo kiraz almak lüks oldu, bu iktidara nasıl oy verelim!

Fotoğraf: Pixabay

Bir kilo kiraz almak lüks oldu, bu iktidara nasıl oy verelim!

FORD Otosan’da çalışan işçilerin temel gündemi geçim sıkıntısı. İşçiler, 'Bir kilo kiraz bile lüks bize artık. Nasıl bu iktidara oy verelim' diyorlar.

Arzu ERKAN
Kocaeli

24 Haziran cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri yaklaştıkça Kocaeli sokakları da hareketlendi. Merkez ilçenin en işlek yeri olan Yürüyüş Yolu’nda günün her saati partilerin açtıkları stantları görmek mümkün. Sadece kent merkezleri değil, fabrikalar, işyerleri, dükkanlar, kahvehaneler... Her yerin gündemi aynı; “Hangi aday ikinci tura kalır?”, “Hangi ittifak kazanır?”, “HDP barajı aşar mı?”, “Bu kez Erdoğan gider mi?”... Kocaeli’nin bir emek kenti olması nedeniyle bu soruları şöyle genişletmek mümkün: “1 Kasım’da yüzde 56.5’le birinci parti olan AKP, ekonomideki olumsuz gidişattan, 7. kez uzatılan OHAL’le budanan işçi hakları ve grev yasaklarından etkilenecek mi?”, “İşçilerin tercihleri ne yönde olacak?”

HDP BARAJ ALTINDA KALMAMALI

Tüm bu soruların yanıtını bulmak için sadece Kocaeli’nin değil, Türkiye’nin en büyük fabrikalarından olan ve 7 bin 500 kişinin çalıştığı Ford Otosan’dan işçilerle konuştuk. Farklı partileri destekleyen, farklı kentlerden göç edip gelmiş işçiler, Kocaeli’nin de aynası aynı zamanda.
AKP’ye oy veren işçiler “eksiklikler olsa da genel olarak memnun olduğunu” söylerken, muhalif işçiler ise ülkenin gidişatından kaygılı. Kredi kartı olmadan ay sonunu getirememek, dolardaki artış, hükümete yakın sermaye kesimi zenginleşirken halkın yoksullaşması, grev yasakları, kaynakların sermayeye aktarılması, karşıt görüş dile getirenlere yönelik baskı ve tutuklamalar, tek adam yönetimi gibi sorunları sıralayan muhalif işçiler AKP’li arkadaşlarına şöyle sesleniyor: “Bunları bile bile bu iktidara nasıl oy verelim. Gerçekleri herkesin görmesi lazım. Gidecek başka ülkemiz yok.”
Fabrikada tartışılan bir diğer konu ise HDP. Aralarında kendini milliyetçi olarak ifade edenlerin de bulunduğu muhalif işçiler tek adam rejiminin engellenmesi için HDP’nin barajı aşması gerektiğini söylüyor.

HDP’NİN BARAJI GEÇMESİ GEREKİYOR

Tercihini henüz netleştirmediğini söyleyen bir Ford işçisi “Muharrem İnce’ye de verebilirim bilmiyorum. Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki tercihim netleşmedi ama Erdoğan’ın gitmesi için HDP’nin barajı aşması gerekiyor. Ben laiklik ve Cumhuriyet değerlerine, Atatürk’e bağlı bir insanım. Buna rağmen 7 Haziran’da da böyle düşünerek HDP’ye oy vermiştim. Bu seçimde de verebilirim. Çünkü tek adama, tek parti yönetimine karşıyım. HDP barajı aşmazsa 80 milletvekili AKP’ye geçer ve biz baştan kaybederiz. Herkes bunu görerek davranmalı” dedi.
OHAL’in 7. kez uzatıldığını, binlerce insanın ihraç edildiğini, gazeteci, siyasetçi, akademisyen yüzlerce insanın tutuklandığını, grevlerin yasaklandığını hatırlatan Ford işçisi şöyle devam etti: “Adeta bir cendereye hapsedildik. Kim iktidarı eleştirse terörist, vatan haini. Böyle şey olur mu? Yargı iktidarın arka bahçesi. En son Boğaziçi Üniversitesinde yaşananlar ortada. Pırıl pırıl gençler cezaevinde. Yazık günah değil mi bu ülkeye? AKP’ye oy veren arkadaşlara kızıyorum bazen. Nasıl görmezsiniz, diyorum. Nasıl her şey yolunda dersiniz, diyorum. Sonra da diyorum ki neye kızıyorum; sabahtan akşama kadar iktidara yakın kanalları izleyenler başka ne desin? Kötü olan, diğerlerinin yazdıklarına ‘Onlar zaten AKP’ye karşı iyi bir şey yazmazlar ki’ demeleri. Ama pes etmeden 24 Haziran’a kadar anlatacağız.”

AFRİN OPERASYONUNA DESTEK VERDİM AMA...

İYİ Parti’yi destekleyeceğini söyleyen eski MHP’li işçiyle konuşuyoruz. Hükümetin Afrin harekatı kararını desteklediğini, hatta geç bile kalındığını söyleyen işçi “Ama ne yaptı hükümet, bunu seçim malzemesi yaptı. Ne yaptı, şehitler varken sanatçıları sınıra götürüp, şarkı türkü söyletti. Bu olmaz. Ben de beş vakit namaz kılan bir insanım. Ama bunlar dini istismar ediyor. Bunu kabul etmiyorum. Üstelik hırsızlık, yolsuzluk... Bu iktidar gidecek başka yolu yok bence. Öyle bir kutuplaştırdılar ki insanları neredeyse herkes birbirinin gözünü oyacak. Biz huzur istiyoruz ülkemizde” diye konuştu.

Muhalif kesimden gelen “Tek adama karşı HDP barajı altında kalmamalı”, “Selahattin Demirtaş salıverilmeli” açıklamalarını da sorduğumuz işçinin yanıtı şöyle: “HDP barajı aşamazsa Erdoğan kazanır. Bu doğru. Ben destekler miyim, hayır. Ama barajı aşmalı. Demirtaş’ın bırakılmasını söyleyen muhalefet ikinci tur hesabı yaptığı için böyle söylüyor diye düşünüyorum. Ama bir taraftan tutuklu kalmasını gerektirecek bir durum yoksa tutuksuz yargılanabilir. Eğer suçlu olsaydı aday da olamazdı herhalde. Dediğim gibi ben asla desteklemem. Ama kavga ile değil her şeyin konuşarak çözüleceğini düşünüyorum. O nedenle her görüşe de saygım var.”

KREDİ KARTI OLMASA AY SONUNU GETİREMEYİZ

Karadenizli bir işçiyle bir aradayız. Ailesinin tek geçim kaynağının fındık olduğunu söyleyen Ford işçisi “Benzinin litresi 6 lira olmuş. Abimin her gün araba ile fındıklığa gitmesi lazım. Sadece bir gidişi 20 lira ediyor. Nasıl gidip gelecek? Fındık alım fiyatları ortada. Aracıya mecbur oluyor çiftçi. Yapabileceğin başka bir iş de yok. Ele güne muhtaç mı olsun insanlar? Çiftçi ekemiyor. Ekse de maliyetini kurtarmıyor. Buğdayı bile ithal ettiğimiz bir ülke haline geldik. İşçi dersen halimiz ortada. Kredi kartı olmasa ay sonunu getirmek hayal. Bir kilo kiraz almak bile lüks bize artık. Bunları bile bile ben nasıl bu iktidara oy veririm” dedi.
Ekonominin yüzde 7.4 büyüdüğünü söylediklerini, ancak bu büyümenin işçilere yansımadığını dile getiren bir başka Ford işçisi, “Elektrik, doğal gaz, su, her şey zamlandı. Dolar aldı başını gidiyor. Kalemtıraşın bile ithal edildiği bir memlekette doların 1 kuruş artması bizleri tepe taklak ediyor.Yani bu gidiş iyi bir gidiş değil. Bunu AKP’ye oy veren işçilerin de görmesi lazım” diye konuştu.

ÖNCEKİ SEÇİMDE MHP’YE ŞİMDİ İYİ PARTİ’YE

Milliyetçi görüşte olduğunu söyleyen Karadenizli işçi, referandumdan önce MHP’ye oy vermiş. Bu seçimlerde ise İYİ Parti’ye oy verecek. Nedenini sorduğumuzda ise şu yanıtı verdi: “Benim anlamadığım Bahçeli başkanlık sistemine, tek adama karşı çıktığını söylüyordu. Ne değişti de şimdi 180 derece döndü? Ülkede her kararı nasıl tek bir kişi, tek bir parti belirler? Parlamenter sistemin ne zararı var? Ülkenin hali ortada. Her konuda KHK çıkarıyorlar. İtiraz eden, biraz eleştiren herkes gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Bu böyle gitmez, gitmemeli. O nedenle Akşener’e vereceğim oyumu.”
“İnce ve Akşener” arasında gidip geldiğini ve henüz kararını vermediğini söyleyen bir Ford işçisi “Ülkede demokrasi yok, özgürlükler yok. Yargı bağımsızlığı ayaklar altında o nedenle Erdoğan’ın gitmesi gerekiyor” diye konuştu. Ekonomik alanda yaşanan sorunları sıralayan iki işçi de “Peki bu partiler bu sorunların çözümü için ne diyor, seçim bildirgelerine baktınız mı?” sorusuna “Hayır” yanıtını verdiler. Her ikisinin de tercihini belirleyen ana nokta “Erdoğan’ın gitmesi.”

GERÇEKLERİ HERKESİN GÖRMESİ LAZIM

Ekonomik alanda yaşananların kendilerini kaygılandırdığını aktaran bir diğer Ford Otosan işçisi de şöyle konuştu: “Bence erken seçim kararı da bu nedenle alındı. Dış borç büyümüş, cari açık büyümüş, işçi, çiftçi herkes perişan. Biz bunları AKP’li arkadaşlara anlattıkça onlar bize ‘Yol yaptı, köprü yaptı, konut sektörü aldı yürüdü’ diyor. Yol yaptı da ne oldu, arabamız mı var? Var diyelim mazot alacak para nerede? Osmangazi Köprüsü’nü yaptı pahalı diye geçmiyor kimse. Ama parası bizim cebimizden çıkıyor. Üstelik neyle ödeniyor dolarla. Ayrıca 16 yılda bunları da yapsın bir zahmet. Babasının parası ile yapmıyor. Benim, bizim vergilerimizle yapıyor. Konut yapmış! Ne yapmış kendine yakın inşaat şirketlerini zengin etmiş. Ne yapmış en değerli kamu arazilerini vermiş onlara. Halka ait olanı peşkeş çekmiş, konutu yaptırmış, beni de borçlandırarak bana satıyor. Ben de alkış tutacağım öyle mi? Öyle bir dünya yok. Gerçekleri herkesin görmesi lazım artık. Gidecek başka ülkemiz yok.”

AKP’Yİ DESTEKLEYEN İŞÇİ: EKONOMİNİN SIKINTILI OLDUĞUNA İNANMIYORUM

AKP’yi destekleyen bir işçiyle konuşuyoruz. Tayyip Erdoğan’ın iyi bir lider olduğunu savunan Ford Otosan işçisi “İnsanlarda şunu görüyorum. Daha önceki değişikliklere bakarak Erdoğan’ı sevmeyenler yine aynı, sevenlerde değişiklik var mı diye kendime soruyorum. Bence çok azdır. Oy potansiyeline vurursak değişiklik olacağını düşünmüyorum. Fakat kararsız olanlar, son zamanlardaki olaylarla renk değiştirebilir ve öyle ki benim tahminim Erdoğan bu seçimde de yüzde 54 oy alır” diye konuştu. AKP’nin seçim manifestosuna ilişkin muhalefetin “Sanki iktidar partisi değil de muhalefet partisi” eleştirilerini sorduğumuz işçi şu yanıtı verdi: “Bu CHP’nin iddiası. Ben ekonominin sıkıntılı olduğuna inanmıyorum. Sıkıntı yaşayan insanlar elbette var, olabilir. Bunları yıllar önce de yaşadık. Kriz kapıda diyen çığırtkanlar da oldu. 2008’de dünya üzerinde bu kriz yaşandı. Ve ülke olarak çok fazla darbe almadık. Sadece sizin kemer sıkma politikalarınızla olmuyor ki. Bu kadar evlerin, binaların yapılması, trafikteki bu kadar arabanın olması, AVM’lerin dolup taşması. Bunların hepsini Kocaeli’de görebiliyorsunuz.”
Teğet geçtiği söylenen 2008 krizinde Ford Otosan’da yaşanan işten atmaları, şirketin kısa çalışma ödeneğinden yararlanarak işçileri ayda 10 gün çalıştırdığını, 450 işçinin Arçelik LG fabrikasına ödünç işçi olarak gönderildiğini hatırlattığımız işçi “Faturası elbette olacak. Sonuç olarak baktınız mı? Sonucunda 450 çalışanını işten çıkarmayıp tutmaya çalıştı. Kimin desteğiyle, devletin” diye konuştu.

BİR YERİN MÜDÜRÜ OLSAN...

Tek başına iktidar olmanın memleket için istikrar anlamına geldiğini iddia eden AKP’nin, yeni seçim yasasına koyduğu ittifak düzenlemesini ve  MHP ile kurduğu ittifakı sorduğumuz işçi “Dışardan bakınca bu bir koalisyon gibi görünebilir ama benim bakış açım son zamanlardaki ülkemize yapılan iç ve dış güçlerin oyunlarını ancak bu birliktelik ile güçlendirerek yıktılar” diye yanıt verdi.
Ford işçisine yönelttiğimiz “Nasıl bir oyun?” sorumuz yanıtsız kalırken, “Her şey yolunda giderken neden erken seçim kararı alındı?” sorumuza ise şöyle yanıt verdi: “Televizyonlarda Erdoğan’ın konuşmasını dinledim. OHAL olmasına rağmen tıkanıyoruz diyor. Bu açıklamaya bakarak burada bizim bilemediğimiz argümanlar olduğunu düşünüyorum. Bir de olaya farklı pencereden bakarım. Bir yerin müdürü olsan hepsine kendini sevdirebilir misin? Ya da adaleti tamamen sağlayabilir misin?” İşçi, “Tıkanmanın nedeni uyguladığı politikalar değil mi?” sorumuz üzerine ise “Siz de Erdoğan’ı sevmiyorsunuz. Ona karşısınız. Sizin görüşlerinizi kimse değiştiremez, tıpkı benim değiştiremeyeceği gibi. Yapılan iyi şeyler var bunu görmüyorsunuz. 24 Haziran’dan sonra daha da iyi olacak” diye konuştu.

Son Düzenlenme Tarihi: 17 Mayıs 2018 17:01
www.evrensel.net