Savcıdan ‘sarı, kırmızı, yeşil’ tanımı: Suistimal edilen renkler

Fotoğraf: Pixabay

Savcıdan ‘sarı, kırmızı, yeşil’ tanımı: Suistimal edilen renkler

Ardahan’da 6’sı tutuklu 24 kişi hakkında 8 yıla kadar hapis isteyen savcı, sarı, kırmızı, yeşil renkli örgülü ip ve poşuları suç unsuru saydı.

Deniz TEKİN

Ardahan’da askerler tarafından açıldığı ateşle yaşamını yitirdiği iddia edilen 70 yaşındaki Kamber Morkoç’un cenaze törenine katıldıkları için 6’sı tutuklu 24 kişi hakkında 1 yıldan 8 yıla kadar hapis isteyen savcı, "örgüt tarafından suiistimal edilen renkler" diyerek sarı kırmızı yeşil renkli örgülü ip ile poşuları suç unsuru saydı.

Piknik için 12 Temmuz 2015’te gittikleri Erzurum’un Şenkaya ilçesi İncepınar mevkiinde açılan ateş sonucunda bulunduğu minibüste yaşamını yitiren Kamber Morkoç (70) için Ardahan Göle ilçesinde düzenlenen cenaze törenine katılan 6’sı tutuklu 24 kişi hakkında bir yıldan 8 yıla kadar hapis cezası istendi. Aralarında Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Ayla Akat Ata ile  Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ardahan eski Milletvekili Taşkın Aktaş’ın da bulunduğu kişiler hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan torba iddianamede, kentte çeşitli tarihlerde düzenlenen siyasi parti çalışmaları “örgüt propagandası yapmak” ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” olarak yorumlandı.

SAVCI ASKERLERİ SAVUNDU

Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, yaşamını yitiren Morkoç’un içinde bulunduğu aracın PKK’liler tarafından tarandığını ileri süren savcı, bu olayın bölgede PKK’lilere karşı operasyon yürüten askerler üzerinde baskı oluşturmak ve operasyonları sonlandırmak amacıyla askerler tarafından gerçekleştirildiği algısı yaratıldığını ileri sürdü. Morkoç’un cenaze töreninin “örgüt propagandasına dönüştürüldüğünü” savunan savcı, Morkoç’un tabutuna “örgüt tarafından suiistimal edilen sarı, kırmızı ve yeşil renklerden oluşan bez parçası ile örtüldüğü, tabutun üzerinde fotoğrafta örgütün sembol ve işaretlerinin basıldığı, törenin İMC TV kanalında haber yapılarak ölen kişinin güvenlik güçlerince öldürüldüğü algısı yaratıldığı, PKK lehine slogan atılmasının tespit edilmesi üzerine” soruşturma başlatıldığını belirtti.

3 CÜMLELİK KONUŞMAYA 8 YIL HAPİS İSTENDİ!

İddianamede şüphelilerin isimleri tek sıralanarak isnat edilen suçlamalara yer verildi. Soruşturma kapsamında 20 Şubat’ta Diyarbakır’da tutuklanan TJA’lı Ayla Akat Ata’nın, cenaze töreninde söylediği “Biz neden katledildiğini biliyoruz ve katillerinizi de tanıyoruz. Bu gerekçeler yıllardır devlet için bir saldırı gerekçesi oldu. İnkar, imha nedeni oldu ama bizim için mücadele gerekçesi oldu" sözleri suç unsuru olarak gösterildi.  

Ata’nın evinde yapılan aramada el konulan çeşitli tarihli 2 adet Jineoloji isimli dergi hakkında Mersin 5. Sulh Ceza Hâkimliğince yasaklama kararı bulunduğu belirtildi. İddianamede, tutuklanarak hakkında 2 yıldan 8 yıla kadar hapsi istenen Ata’ya yönelik suçlamaların bunlardan oluşması dikkat çekti. Ata’nın savcılıkta verdiği ifadesinde üzerine atılı suçlamaları reddettiği belirtilen iddianamede, Ata’nın olayda yaralanan kişilerle yaptıkları görüşmelerde askerlerin aracı taradığını söylediği yönündeki ifadesine yer verildi.

HDP’YE AİT BELGELER SUÇ

Cenazeye katıldığı için tutuklanan dönemin HDP milletvekili Taşkın Aktaş’ın ise, cenaze töreninde yaptığı konuşma suç sayıldı. Aktaş’ın, 18-19 Temmuz 2015’te Ardahan merkez Hasköy’de düzenlenen Hoçvan Şenliklerine katılarak burada konuşma yapması suçlama konusu yapıldı. Savcı iddianamede bir skandala imza atarak, Aktaş’ın evinde yapılan adli aramada el konulan HDP’ye ait ancak içeriğine yer vermediği dokümanları suç unsuru olarak göstermesi dikkat çekti. Savcı, Aktaş’ın evinde bulunan eşyalar için iddianamede şunları yazdı: “Arama el koyma kararı uyarınca yapılan adli aramada iki adet bölücü terör örgütü tarafından suiistimal edilen sarı, kırmızı ve yeşil renklerde poşu ve HDP ile ilgili dokümanlar ele geçirildiği, ele geçen eşyaların adli emanetin 2018/68 sırasında kayıt altına alındığı…”  

Aktaş’ın iddianamede yer alan ifadesinde Morkoç’un operasyona çıkan askerler tarafından öldürüldüğü yönünde kendilerini bilgi geldiğini belirterek, “Olayın üzerinden üç yıl geçtikten sonra gözaltına alınmam, bu soruşturmanın açılması bende ülkenin içerisinde bulunduğu siyasi ortamdan kaynaklandığını intibası uyandırmaktadır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.  Ortada bir suç olduğunu da düşünmüyorum” dedi.

ŞEYH SAİT’İN İSMİ DELİL

İddianamede, tutuklu ve tutuksuz yargılanan HDP, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe yöneticilerinin, Aktaş’ın cenaze töreninde konuşma yaptığı sırada yanında yer almaları ve bu konuşmasını onaylamaları suç unsuru olarak gösterildi. İddianamede, bu kişilerin Aktaş’ın konuşmasının nasıl ve ne şekilde onayladığına ilişkin bilgiye yer verilmedi. Tutuksuz yargılanan sanık Yaşar Kaya’nın evinde yapılan aramada el konulan ve üzerinde 1925 yılında Diyarbakır’da idam edilen Şeyh Said’in isminin işlendiği halı ile Morkoç’un ölümüne ilişkin İMC TV’ye verdiği demeç “örgüt propagandası” suçu için delil olarak gösterildi. Tutuksuz yargılanan Ergün Koç’un evinde bulunan "Kürtler ve Kürdistan Tarihi" ve "Kürdistan Tarihi" isimli kitaplar da suç unsuru olarak kaydedildi.

SARI, KIRMIZI, YEŞİL İP VE TESPİH SUÇ

Birçok şüphelinin evinde yapılan aramada bulunan sarı, kırmızı ve yeşil renkteki her şeyi suç unsuru gösteren savcı bunlar için “örgüt tarafından suiistimal edilen sarı, kırmızı ve yeşil renkler” ifadesini kullanarak “örgüt propagandası” suçu için delil olarak sadece bunları gösterdi. Savcı, Atila Avşar'ın ikametinde yapılan aramada el konulan sarı, kırmızı ve yeşil renklerdeki 2 adet örgü ipi; Evrim Yılmaz’ın evindeki sarı, kırmızı ve yeşil renklerdeki tespih ve bir adet örme ip ile iki adet örgü ipi; Halil Gökdemir'in ikametindeki bir adet örgü ipi ele geçirildiğini söyledi. Gözaltına alınarak adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılan bu kişiler sadece evlerinde bulundurdukları sarı, kırmızı ve yeşil renklerdeki bu objeler nedeniyle yargılanıyor.

TUTUKLANMA NEDENİ: FAİL OLARAK DEVLETİ GÖSTERMEK

Savcı, tutuklu sanıklar Ayla Akat Ata, Taşkın Aktaş, Şafak Özanli, Ergün Koç, Yaşar Kaya ve Kurtuluş Morkoç’un katıldıkları cenaze töreninin “örgüt propagandasına” çevrildiğini, tören esnasında ve sonrasında yapılan konuşmalarda ve açıklamalarda olayın faili olarak güvenlik güçlerinin gösterildiği ve devletin işaret edildiğini ileri sürdü. Bu kişiler tarafından gerçekleştirilen eylemler ve söylenen sözlerle “örgüt propagandası yapmak” ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” suçlarını işledikleri savunuldu. Şüphelilerin katıldıkları eylemlerin ve söylemlerinin ifade özgürlüğü kavramının dışına çıktığı, haber verme sınırlarını aştığı ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklaması kapsamında değerlendirilmediği, üzerlerine atılı suçları işledikleri iddia edildi.  İddianamede,  şüpheli İbrahim Dursunoğlu hakkında da takipsizlik kararı verildiği belirtildi.

Davanın ilk duruşması 30 Mayıs’ta Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. (Diyarbakır/MA)

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Mayıs 2018 17:24
www.evrensel.net