5 DAKİKADA - 3 MAYIS 2018
Tunca Öğreten: Yarın Ahmet Hakan'ı da elinde pankartla görebiliriz

11,5 ay boyunca cezaevinde tutuklu kalan Gazeteci Tunca Öğreten, 5 Dakikada’ya konuk oldu, basın özgürlüğünü değerlendirdi.

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla 11,5 ay boyunca cezaevinde tutuklu kalan Gazeteci Tunca Öğreten’i 5 Dakikada’ya konuk ettik. Fatih Polat’ın sorularını yanıtlayan Öğreten, Türkiye’de gazeteciliğin içinde bulunduğu duruma dikkat çekti.
“150’yi aşkın gazeteci tutuklu. Yarın kimin tutuklanacağı meçhul. Hali hazırda tutuklu olanların iddianamesinin ne zaman hazırlanacağı, ne zaman yargılanacağı ve ne zaman tahliye olacağı meçhul. Dolayısıyla bir kaos hali var bana göre.”

‘DALGA GEÇMEK BENİM DİRENİŞ BİÇİMİM’

Kendi gazetecilik faaliyetine ilişkin de konuşan Öğreten, “Sarkastik başlıklar atmayı seviyorum ama aynı zamanda sulu olmaması için de gayret ediyorum. Benim için önemli olan şey haber yapmak. Doğru habercilik şu an yaşadığımız koşullar altında bir direniş biçimi. Bence direnmenin en güzel yollarından biri de mevcut koşullar altında dalga geçmek, dalga geçmeyi bilmek. Her kötülüğe rağmen gülebilmek ve başkalarını güldürebilmek. Bu da açıkçası benim direniş biçimim.”

‘İNTERNET MEDYASI SON KALEMİZ OLACAK’

İnternet medyasına ilişkin de konuşan Gazeteci Öğreten, ‘son kale’ değerlendirmesinde bulundu:
“İnternet medyası köprüden önceki son çıkış. Basılı gazeteler üzerindeki baskıları hepimiz görüyoruz. Evrensel, Cumhuriyet, Birgün... Sanıyorum, baskı sistemi devam ederse internet medyası bizim son kalemiz olacak. Haber alacağımız yegane kaynak da internet medyasına dönüşecek zamanla. O yüzden ister istemez evrilecek bir noktaya giderken daha da önemli bir pozisyona geliyor internet medyası.”

‘GAZETECİLİK BÖYLE BİR ŞEY...’

Tunca Öğreten, cezaevinde kaldığı döneme ilişkin bir anısını da paylaştı:
“Cezaevindeyken küçük bir rahatsızlık geçirdim, beni hastaneye götürdüler. Ellerimde kelepçe var, yanımda da jandarma. Jandarma ‘Sen gazeteciymişsin, ben de gazetecilik okudum. Gazeteci olmak nasıl bir şey?’ diye sordu. Ben de kelepçeyi gösterip, ‘İşte böyle bir şey’ dedim. Stajyerler de bunu dikkate alıp öyle başlasınlar mesleğe.”

‘KENDİ ÇIKIŞLARINI KAPATIYORLAR’

Hükümetin gazetecilere dönük baskılarını da eleştiren Öğreten, kendisini hükümet yetkililerinin yerine koydu ve şöyle devam etti:
“Her noktayı ele geçirmeye çalışmanın iktidar için zararlı bir şey olduğunu düşünüyorum. Ben onların yerinde olsam, bir kısım taraflara dokunmam, boş bırakırım ki, yarın öbür gün beni diktatörlükle, zorbalıkla suçlayanlara ‘Ne alakası var, bakın şuradakiler de gazetecilik yapabiliyor. Onlara da dokunmuyoruz’ derdim. Bu onlar için bir dezavantaj. Kendi çıkışlarını kapatıyorlar.”

‘YARIN BİR GÜN AHMET HAKANI DA TAKSİM MEYDANI’NDA GÖREBİLİRİZ’

Ana akım medyada yaşanan tekelleşmeyi de değerlendiren Gazeteci Öğreten, “Koltuklarında rahat oturup, bağımsız gazetecilik yapanlar yargılanırken ya da cezaevine konulurken sesini çıkarmayanlar şimdi işsiz kalmakla karşı karşıya. Onları eleştirmek istemiyorum ama yakında, bizim eleştirerek baktığımız, ‘Hiçbir şey yapmıyor’ dediğimiz isimlerin de sert muhalefet yapmaya başlayacağı bir sürece doğru gidiyoruz. Yani yarın öbür gün, Ahmet Hakan’ı elinde ‘Gazetecilik suç değildir’ pankartıyla Taksim Meydanı’nda görebiliriz” ifadelerini kullandı. (EVRENSEL WEB TV)

Son Düzenlenme Tarihi: 03 Mayıs 2018 13:35
www.evrensel.net