Metin Kurt ve futbola açılan sol pencere

Metin Kurt ve futbola açılan sol pencere

“1973 yıllarıydı. Milli takımın İtalya ile maçı vardı. Tarabya Oteli’nde kamptaydık. Medya İtalya bozgununu çoktan ilan etmişti. Kaç gol yiyeceğimiz konusunda toto oynuyordu. ‘Spor basınını kınıyoruz’ başlığı altında bir bildiri yazdım. Bu yazıda spor basınını dar görüşlü ve yıkıcı olmakla suçladı

Hakan Keysan

(Arenada Show, Modern Sporun dünü ve Bugünü – Metin Kurt, Veysel Atayman, Turgay Kurultay – Sorun Yayınları 1997, s. 42 )

METİN KURT ARAMIZDAKİ YERİNİ PERÇİNLEDİ

Futbol, popüler kültürün en önemli aracı ve uluslararası düzeyde müşteri potansiyeli ile de ciddi bir sektör olmuştur günümüzde. Piyasa koşullarının kazanmacı ve kâr ruhu ile kişilik kazanmış futbolun felsefesi, kültürü ve dili de popüler kültüre hizmet etmektedir. Bugün futbolun birçok ucundan faydalanmaya çalışan sermayedar, sömürgen, kalpazan, asalak, yalaka ve egoist unsurlar, bu kapital ilişkilerinin doğal bir yansıması olarak yozlaşmış, kabalaşmış, acımasızlaşmış ve düşünce süreçlerini tamamen rafa kaldırmışlardır.
Kazanmanın tek erdem olarak kutsandığı ve her noktasından şiddete, şikeye, şirketleşmeye ve şovenizme saplanmış bu karanlık bataklığın içinde açan kardelenlerin ömrü kısa, onuru ise büyük oluyor. Metin Kurt, bu Donkişotların ağabeyidir ülkemizde. Tüm yaşamı boyunca yozlaşmış futbol kültürü ve uygulamalarına karşı dimdik durmuş, spor emekçilerinin örgütlü mücadelesi için sonuna dek uğraş vermiş gerçek futbol dostu olan Metin abi aramızdaki yerini perçinleyerek gitti. Geriye bu bataklığın içinde debelenmek görevini bizlere bırakarak…
Metin Kurt ile 1999-2001’li yıllarda Evrensel’de yazıyorduk. Futbola nasıl bakmamız gerektiği konusunda aydınlatıcı tavrı olan ender yazarlardandı. Bizler için de oldukça eğitici olmuştur bu tarzı. Hep sokağı işaret ederdi, futbol sokakta oynanır diyerek. Endüstriyel futbola karşı sosyalist tutumu ve bir o kadar insani değerle anlam kazanmış gerçek bir spor emekçisiydi. Bugün futbol senaryosunda rol alan tüm unsurlar insan olmanın erdemini, estetiğini ve felsefesini bir nebze olsun sorgulamadan futboldan yararlandıkları oranında susmak ve unutmak için repliklerini oynuyorlar.
Bugün kimse tanımaz Metin Kurt ve onun gibileri. Çünkü hep akıntıya karşı dururlar, futbolun gürültüsü içerisinde görmezden gelinirler. Çünkü deriz ki bizler, futbol, beynimizi kullanmamamız için şişirilen kocaman bir balondur. Değerli nefeslerinizi onların sömürgeci oyunu, kitlesel afyonu için kullanmayın. Çünkü onlar, bedenimizi ve ruhumuzu pazara ve bu pazarın patronlarına satarken gerçek niteliklerimizi unutmamızı ve toplumsal olgulara karşı kayıtsız kalmamızı isterler.
Bu oyunun ağababaları ve bu ağababaların yalakaları tüm oyun üzerinde önemli bir örgütlenme kurmuşken, nitelikli, kişilikli ve herkesin sporun uygulayıcı bir unsuru olmasını isteyenlerin dışlanmasına karşı gücümüz az olabilir ama zihnimiz parlak ve onurumuz tertemizdir bugün. Futbolun amatörü olarak kalmayı başarmış ve sporu insan olmanın önemli bir unsuru olarak görmenin sorumluluğu artık bizim üzerimizde. Bu nedenle futbolda da örgütlenmek için çalışmalarımızı aksatmadan sürdüreceğiz, yozlaştıran, çıkarcılaştıran ve kabalaştıran endüstriyel futbola karşı amatör futbolu, halkın futbolunu öne koyacağız. Yüksek liglerde top tepmişlerin onlara yüklediği suskunluk payesine karşı her zaman doğruları savunmayı ve söylemeyi görev sayacağız. Kaybetmek pahasına da olsa, Metin Kurt’ların açtığı spor ahlakının insani mecrasını genişletmek ve futbolun Solkişotları olmak için, halkların sporla ayrıştırılmasına değil kardeşliğine dek, hep beraber diyebilmek için…

www.evrensel.net