Aliağa'da sanayi büyürken işçiler ölüyor
Fotoğraf: Evrensel

Aliağa'da sanayi büyürken işçiler ölüyor

Artan iş kolları ve işçi sayısıyla İzmir Aliağa’da ağır sanayi gittikçe genişlerken, işçilerin ise huzuru gittikçe azalıyor

Turan KARA
İzmir

Mart ayından bu yana Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’nde 1, Star Rafineri inşaatında 1, SİDER Demir Çelik’te 2 işçi ölürken, hemen her işletmede ise kalıcı sakatlık yaratan kazalar yaşanıyor. 1 haftada HABAŞ Liman işletmesinde bir işçi düşerek beyin kanaması geçirdi ve komaya girdi. HABAŞ Çelikhane işletmesinde yaşanan 2 kazada cisim düşmesi sonucu bir işçinin ayağında kırıklar oluşurken, bir işçinin üzerine 2 tonluk kapak düşmesi sonucu ayağı kırıldı. Gemi söküm işletmelerinde bir işçi şalama ile kesim yaparken yanıcı madde sıçraması ile feci şekilde yandı ve komaya girdi. İş cinayetleri ve iş kazalarında Aliağa’yı ise Menemen ve Çiğli takip etti. Menemen Ulukent’te vinç devrilmesi sonucu yaralanan bir işçi yoğun bakıma alınırken, bir başka inşaatta bir işçi düşerek hayatını kaybetti. 4 gün önce ise Çiğli Organize Sanayi’de bulunan Gimas’ta, 26 yaşındaki işçi vincin çarpması ile hayatını kaybetti. Ölen işçi yeni evli ve eşi de 3 aylık hamileydi.

İşçiler yaşanan bu kaza ve ölümlere işyerinde iş güvenliği önlemlerinin alınmamasına ve İSG kurallarının kağıt üzerinde kalmasının neden olduğunu söylüyor. Bir işçi “Baret, eldiven ayakkabı gibi şeyler veriyorlar, takmayana da uyarı yapıyorlar. Ama onları takarak çalıştığımızda iş yetişmiyor. İş güvenliği sadece malzeme kullanmak demek değil ki” diyor. Bir HABAŞ işçisi de şunu söylüyor: “Sözde eğitimler veriyorlar ama işyerinde hadi hadi anlayışı bitmeden bu kazalar bitmez. Haftanın çoğunu 12 saat çalışarak geçiriyoruz. Bir arkadaşın işi olduğunda onun yerine bakıyoruz, dinlenme zamanı kalmıyor. Mesai yapmazsak ücret yetmiyor.” Başka bir HABAŞ işçisi de “Artık yaralanma, sakatlanma kazadan sayılmıyor, ölmeyince bir şey olmamış diyoruz. İşyeri yaşanan kazaları duyurmamaya çalışıyor, sendika hiçbir kazadan sonra tek bir kelime etmiyor. Biz ne yapabiliriz?” diye soruyor.

Bölgede gelişen liman iş kolunda ya da kompozit kanat üretiminde çalışan işçiler de benzer sorunları sayarken üzerlerindeki üretim baskısından bahsediyor. Bir TPI işçisi “Vardiya sayısını düşürdüler, üretim hâlâ aynı neredeyse, eski, tecrübesi olan işçiler sağlık sebeplerinden ayrılıyor, uzun süre dayanmak zor bu kimyasal ortama. Herkes ruh gibi dolaşıyor. Yeni alınan işçiler henüz ne tür bir iş yaptığını bile bilmeden dalıyor işe, oysa reçine ve diğer zehirli, yanıcı, yakıcı maddelerle çalışıyoruz. Tabi ki sıkıntı yaşanıyor. Tecrübeli işçiler üzerinde de üretim baskısı var, hadi, çabuk, acele diyerek çalışıyoruz. İşyerinde amirlerin tutumu en büyük sorunu teşkil ediyor” diyor. Liman iş kolunda ise özellikle Nemrut limanında sık kazalar olsa da bunların pek fazla duyurulmamaya çalışıldığını söylüyor işçiler. Yaşananlar taşeron çalışmanın en büyük sebep olduğunu dile getiren işçiler, “Herkese her işi yaptırmaya çalışıyorlar, oysa limancılıkta bu böyle olmaz, herkesin belli bir işi görevi olur, onu yapar” diyor.
İşçilerin işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına ilişkin söyledikleri benzer: “Güvenli çalışma koşulları maliyet olarak görülüyor ve işçinin tedbir almasına bağlanıyor. İşyerinden hesap soran yok. İş güvenliği uzmanları zaten patrona bağlı, bir şey diyemiyorlar. İş güvenlikçiler devlete bağlı olmalı ki yaptırım gücü olsun.”

Oysa Hükümet de İSG yasasını 2020’ye kadar askıya aldı. Sendikalar ise yetersiz sayıda işçi ile aşırı üretim politikasına ses çıkarmıyor veya bu konuda pek bir etkileri bulunmuyor.

BUGÜN PANEL YAPILACAK

İzmir'de bugün saat 19.00’da iş cinayetleriyle ilgili bir panel yapılacak. Kubilay Kültür Merkezi’nde düzenlenecek panele konuşmacı olarak yazarımız, Akademisyen Nilgün Ongan ve Avukat Özgür Metin konuşmacı olarak katılacak.

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Nisan 2018 22:05
www.evrensel.net
ETİKETLER SİDERAliağa