'İstismar toplumsal sorundur'

'İstismar toplumsal sorundur'

Hacettepe Üniversitesi'nden öğrenciler; çocuk istismarı, kadın hakkı ihlalleri, taciz ve tecavüze karşı mücadeleye çağırıyorlar.

Hande KÖSE
Göknur AKELMA
Hacettepe Üniversitesi

Hacettepe Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğu olarak bu sene 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde “istismar” konulu bir etkinlik düzenledik. Etkinlikte Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Psikolog Aylin Akçay ve topluluğumuzun üyelerinden Hukuk Fakültesi 4. sınıf öğrencisi bir arkadaşımız  konuşma yaptı. İstismarın psikolojik, toplumsal ve hukuksal boyutlarını tartışarak çözümler üretmeye çalıştık.

TÜM BOYUTLARIYLA ÇOCUK İSTİSMARI

Çocuk istismarının yalnızca “görünen yüzünü” değil, toplumsal ve kurumsal boyutlarını konuştuk. Örneğin çeşitli bakanlıkların (Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı vb.) doğrudan çocuklarla ilgili birimleri olmasına rağmen toplumun, bir istismar vakasını ancak olduğu zaman öğrenebilmesinin sebeplerini irdeledik. Çünkü evet, özellikle son zamanlarda çocuk istismarıyla ilgili birçok panel düzenleniyor, hepsi de gerçekten farkındalık yaratmak açısından önem arz ediyor. Ancak biz kadınlar olarak “İstismar olduktan sonra ne yapılmalıdır?” veya “Nasıl bir ceza uygulanmalıdır?” gibi tartışmalardan çok, toplum olarak sorumluluklarımızı fark etmenin ve çocuk istismarını önlemeye yönelik politikalar üretmenin daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca bakanlıkların rolünü vurguladığımızda topluluğumuzun üyesi olan sosyal hizmet bölümü öğrencisi bir arkadaşımız daha önce bu konuyla ilgili bakanlıkların rolünü sorgulamadığını ancak özellikle 115 çocuk skandalında karşımıza çıktığı gibi aslında ciddi bir rol oynadığını fark ettiğini dile getirdi.

İSTİSMAR, TOPLUMSAL BİR OLGU

Çözüm önerileri tartışırken özellikle idam ve hadım tartışmaları gündeme geldi. İstismarın “pedofili” altında aslında bireyselleştirilerek meşrulaştırılmaya çalışıldığını ancak istismarın bireye indirgenemeyecek kadar toplumsal bir olgu olduğunu vurgulamayı önemli gördük. Çünkü çocuk istismarı ne kadar bireyselleştirilirse toplumun ve özellikle devletin rolü o kadar görünmez olabiliyor. Sanki çocuk istismarı devlet politikalardan soyut bir olguymuş gibi yansıtılmaya çalışılıyor. Ayrıca istismar yalnızca cinsel bir şiddet içermek zorunda değildir, psikolojik veya fiziksel olarak da istismara uğrayan çocuklar olduğunu düşünürsek bu yüzden istismara çözüm hadım veya idam olamaz. Çünkü aslında çocuk istismarı hormonlar veya biyolojik etkiler ile değil devlet politikaları ve ataerkil zihniyet ile doğrudan alakalıdır.

Bizler de topluluk olarak çocuk istismarına, çocuk haklarının her türlü ihlaline, kadın cinayetlerine, tacize, tecavüze ve daha birçok toplumsal eşitsizliğe karşı birlikte mücadele etmek gerektiğinin farkındayız.

www.evrensel.net
ETİKETLER çocuk istismarı