‘Sadece söyleneni yapın’

‘Sadece söyleneni yapın’

Ankara Atatürk Lisesi'nden bir öğrenci, okuldaki sorgulamaya karşı baskılara dair yazdı.

AAL Öğrencisi
Ankara

Ankara Atatürk Lisesi’nde geçtiğimiz günlerde öğretmenlere Kudüs ile ilgili program hazırlama görevi verildi. Bunun üzerine bir öğretmenimiz, hepimizin bu konu ile ilgili bir çalışma yapmak zorunda olduğunu söyledi. Bu görev sonucu çeşitli tiyatro oyunları, hazırlanacak pano fikirleri türedi fakat öğrencilerin hiçbiri ne yaptığının farkında bile değildi. Bizler hiçbir açıklama yapılmaksızın konu dahilinde görevlendirildik. Bizlerden Kudüs ile ilgili şiir, deneme vs. yazılması istendi fakat çoğumuz Kudüs’te ne oluyor bilmiyoruz ve biz neden bir anda kendimizi bilmediğimiz bir konu hakkında çalışma yaparken bulduk? Arkadaşlarıma bu konu hakkında bilgi sahibi olup olmadıklarını sorduğumda az çok bir şeyler bildiklerini fakat neden birden çalışma yapmak zorunda bırakıldıklarını bilmediklerini söylediler. İstenen Kudüs ile ilgili pano hazırlamamızdı ama oradaki bazı kiliselerin ve Ağlama Duvarı’nın fotoğraflarını koymak istediğimizde bize izin verilmedi. Nedenini sorduğumuzda bunun bir “otokontrol” olduğu ve oradaki şiddeti ve savaşı anlatmamız gerektiği söylendi. Fakat hiçbir zaman bizlere, Mescid-i Aksa’ya yer verebiliyorken kilise fotoğrafı konulmasına izin verilmediği ile ilgili açıklama yapılmadı. “Sadece söyleneni yapın”dan ibaret olan bu konuşma ve kısıtlanan içeriklerimiz çoğumuzun tepkisini çekmesiyle birlikte dinler arası yapılan ayrımı da kanıtlar nitelikteydi.

'ŞİDDET DİN İLE MEŞRULAŞTIRILAMAZ'

Bundan daha önce okulumuzda geçekleşen, üniversitede akademisyenlik yapan bir ilahiyat profesörünün yaklaşık bir buçuk saatlik deizm sunumundan sonra öğrencilerden sorular sorulması istendi. Bir arkadaşımız “Kur’an-ı Kerim’in bir ayetinde kadınların dövülmesi ile ilgili bir bölüm geçmekte. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sordu. Verilen cevap çoğumuzun tepkisini çekmekle birlikte şaşırttı da. Bu kişi soruya cevap olarak kitabında bu konunun sık sık üzerinde durduğunu, eğer bir kadın kocasını aldatırsa, “iffetsizlik ve terbiyesizlik yaparsa”, (elleriyle de göstererek) kocasının onu “kendine getirmek” adına sarsıp birkaç kere vurabileceğini söyledi. Bu cevabın üzerine öğrencilerin tepki göstermesi sonucu zamanın kısıtlı olduğu gerekçesiyle kürsüden indirildikten sonra bir daha  bizlerden soru alınmadı. Bu konuşmanın bizler için faydalı olduğu düşünülerek okullarımızda bu tarz sunumlar yapılmasına izin veriliyor ve eğitimciler bunu destekliyor. Fakat bizlerin gördüğü, şiddetin uygulamalı olarak gösterilişinden başka bir şey değildi. 

Her gün giderek artan kadına şiddet haberlerinin göz ardı edilerek bizlere karşı gerçekleştirilen bu konuşmalara izin verebilen ve destekleyen fakat aynı zamanda tek bir kilise foğrafına bu denli karşı çıkan eğitimciler, şiddet yanlısı ve ayrımcı bir neslin yetişmesine göz yumuyorlar. Yaptığı bu konuşmayla kadına olan şiddeti din üzerinden meşrulaştıran bu insan ve benzer kişileri bizlere bir şeyler öğretmek amacıyla okullarımızda görmek istemiyoruz.

www.evrensel.net
ETİKETLER Ankara