Gençliğin işsizlik sorunu

Gençliğin işsizlik sorunu

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nden öğrenciler, Türkiye'deki genç işsizliğe dair yazdılar.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden bir grup öğrenci

Hepimizin bildiği gibi Türkiye’de genç nüfus olarak birçok önemli sorunla karşı karşıyayız. Erdoğan-AKP yönetimi ve arkasındaki sermaye güçleri, çalışma ve yaşam koşullarını ağırlaştıran, baskıcı ve saldırgan politikalar izlemeyi sürdürürken elbette ki gençlerin eğitimsizlik, yoksulluk gibi kişisel donanımla açıklanamayacak kadar büyük sorunlar yaşaması kaçınılmaz. Antidemokratik politikaların faturası halka ve gençliğe çıkarılıyor. Temel yaşam ihtiyaçlarına gelen zamlarla ücretler erirken işsizlik oranları artmaya devam ediyor.

TÜİK, resmi işsiz sayısını 3 milyon 275 bin olarak açıklarken bu duruma ek olarak artık iş arama umudunu yitirip iş aramadığı için işsiz sayılmayanlar eklendiğinde bu sayı 6 milyonu buluyor. Genç işsizlik oranı ise %19,3 yani neredeyse her 5 gençten 1’i işsiz. Genç işsizlik oranları yerlerde sürünürken iş imkânı bulamayan gençlerin durumundan da bahsetmek gerekiyor. Açıklanan son verilere göre 5 milyonun üzerinde genç kayıt dışı çalışıyor. İş imkânı bulamayan gençler işsiz kalmamak için daha güvencesiz işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Bunun yanı sıra üniversitelerdeki ekonomi derslerinde AKP yanlısı hocaların kendi ideolojileri doğrultusunda bir önceki yıla göre işsizliğin azaldığı, istihdamın sağlandığı gibi savruk söylemleri artık tahammül sınırımızı aştı. 

NEREDEN TUTSAK ELİMİZDE KALACAK

Ülkemizde birçok alanda olduğu gibi işsizlik alanında da bir düzenleme henüz görülmemektedir. 12 yıllık zorunlu eğitim getirilmesine rağmen 1 milyon 700 bin öğrenci açık öğretimde kayıtlı bulunmaktadır. Bu tarz lise ve ortaokullarda sözde eğitim gören öğrencilerin büyük bir bölümü diğer öğrencilere oranla iş hayatına erken yaşta atılmak zorunda kalmaktadır. Açık öğretimde eğitimine devam ederken maddi kazanç sağlamayı hedefleyen öğrencilerin yanı sıra üniversite mezunu olmalarına rağmen işe başlayamayan gençlerin varlığı da başlı başına bir sorundur.  

Gün geçtikçe özel üniversite sayısının arttırılmasının ve yeni fakültelerin açılmasının öğrencilerin eğitim seviyelerini arttırmak amacıyla yapıldıkları ifade edilmesine rağmen bunun ülkedeki işsizlik oranını daha düşük göstermek için uygulandığı açık bir şekilde görülmektedir. 

Öğrenim hayatlarına maddi zorluklarla devam etmeye çalışan gençler bu süre zarfında gelecek kaygısını akıllarından atamamaktadır. Peki, üniversitelerden mezun olduğu halde iş bulamayan gençlerin içler acısı haline kim çözüm getirecek? Diplomalarını ellerine alıp senelerce atama ya da özel bir kurumda iş bulmayı bekleyen gençleri sıkça görmekteyiz. Daha ileri boyutuna baktığımızda ise atanamayıp iş ayırmaksızın çalışırken bir fabrikada makinaya kapılıp ölen öğretmen adayından mı yoksa cebinde 7 lira ile kendini ölüme sürükleyenlerden mi bahsetmek gerekir? 

Bütün bu çaresizliklere, yoksulluklara ve kaygılara karşı biz gençler olarak umudumuzu perçinlemek için ortak mücadelemizde buluşmalıyız.

www.evrensel.net