CP Piliç işçisine teşekkür ederiz

CP Piliç işçisine teşekkür ederiz

Gebze'den bir grup Tayaş Gıda işçisi, Evrensel'e yazdığı mektupla kendilerine örgütlenme deneyimlerini aktaran CP Piliç işçisine yanıt verdi.

Bir Grup Tayaş Gıda işçisi
Gebze

Değerli CP Piliç işçisi arkadaşım; 

Öncelikle bize vakit ayırıp böyle bir deneyimden bahsettiğin için teşekkürler, çok etkileyici çok sevindirici böyle bir bilgi paylaşımınızın olması. Bizde de işe girerken 2.5 maaş ikramiye, bayram parası, erzak, ayakkabı ve yakacak yardımı vardı. Hiç beklemiyorduk geçtiğimiz yıl sonunda bir toplantıyla bütün bu hakların elimizden alınacağını. Her yeni yıl umuttur. Biz yeni yıl için güzel bir şeyler söylenecek diye umut ederken, patronumuz kendisinin de evi olmadığını, kirada oturduğunu söyleyerek; “Yağa şekere zam geldi o yüzden artık bu hakları geri alıyoruz” dedi.

Sendikalaşmamızın önüne geçmeye çalışıyorlar. İşinize bakın başka hiçbir şeyle ilgilenmeyin diyorlar. Biz işimize bakıyoruz, hiçbir çalışan işini aksatmıyor. Öyle bir şey ki zaten işini aksatmak mümkün değil. Sendika olsaydı işyerimizde bu haklar bu kadar kolay elimizden alınır mıydı? Kimi araba almayı, kimi çocuk okutmayı, kimi ev almayı düşünüyor. İkramiyeler 1.5 maaşa düştü, diğer haklarımızın hiçbiri yok. Evet birlik olmamızın tam zamanı. İnsanlar işsiz kalmaktan korkuyor haklılar da. Çalışırken bu kadar zor geçinen bunca insan işsiz kalınca ne yapacağını düşünüyor ama şunu da unutmamak gerekiyor senin de belirttiğin gibi vazgeçersek birlik olmazsak kazanan hep patronlar oluyor.

İşçinin kaygılarını gözetmeden iş güvencesini tehlikeye atarak tek derdi daha fazla üye yapıp aidat toplamak olan sendikal anlayışa karşı da uyanık olmak zorundayız. İşte bu patronlar ile iş birliği halinde olan sendikal anlayışa karşı biz de DİSK’e bağlı Gıda-İş Sendikasında örgütlendik. Bu süreci tüm şeffaflığıyla bizlerle paylaştığı, sorularımızı cevapladığı ve tıpkı sizin işyerinizde olduğu gibi işçinin iradesinin önemini ısrarla vurguladığı için... Her zaman biz işçilerin yanında olan bir sendikayı tabii ki sizin patron gibi Tayaş patronları da istememekte. Hatta şöyle ki geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımızı kenara çekip açık açık “Hadi diğer iki sendika bile bir derece ama DİSK/Gıda-İş’in buraya girmesine izin vermeyiz” demeleri doğru bir sendikaya üye olduğumuzu göstermiyor mu? Çünkü patronlar çıkarına uymayan hiçbir şeyi istemez. Bu da örgütlenmiş olduğumuz sendikanın diğer sendikalar gibi patron sendikası olmadığını gösterdi bize. Bu yüzden sizin de dediğiniz gibi biz işçiler birleşmeli ve bizden yana olan, haklarımız için mücadele eden sendikalara üye olmalıyız!

Son olarak inanıyorum ki Tayaş Gıda fabrikasına sendika davul zurna ile girecek. Güzel günler bizi bekliyor böyle umuyoruz.


ASIL YETKİ İŞÇİLERİN BİRLİĞİ

CP Piliç işçisi gazetemizde 14 Mart’ta çıkan “Birliğimizi bozarsak, işçiler olarak hep biz kaybedeceğiz!” başlıklı mektubuyla sendikalaşma deneyimini aktırmıştı. DİSK/Gıda-İş’e üye olduktan sonra, “Gıda-İş’in yetkisi yok” denilerek patron tarafından Öz Gıda-İş’e yönlendirildiklerini anlatan CP Piliç işçisi, birlikleri bozulduktan sonra tüm haklarını kaybettiklerini, işyerinde sendikal örgütlenmenin de sağlanamadığını anlattı. “Sonradan çok daha iyi anladık ki, mesele sadece Çalışma Bakanlığının bir sendikaya verdiği yetki meselesi değilmiş. Meselenin özü tam da biz işçilerin birliğini güçlendirmesinden ve etkili, meşru mücadele etmesinden geçiyor. Gerçekten kazanımlar elde etmek istiyorsak, patronlar ile iş birliği halinde olan sendikaların ‘yetkili’, ‘yetkisiz’ tartışmasına sıkışmadan biz işçiler olarak kendi birlikteliğimizi güçlendirmeliyiz” diyen işçi, asıl yetkinin işçilerin birliği ve mücadelesi olduğuna dikkat çekti.

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Mart 2018 05:20
www.evrensel.net