Gazi Katliamı'nın belgeseli ve kitabı: Gereği Düşünüldü

Gazi Katliamı'nın belgeseli ve kitabı: Gereği Düşünüldü

Remzi Kazmaz'ın Gazi Katliamı'na dair hazırladığı belgesel ve kitap 'Gereği Düşünüldü', karanlık katliamı gelecekte aydınlatacak ellere bir miras.

Bülent FALAKAOĞLU

 

‘Derin’ ellerin parmağının bulunduğu katliam davalarının değişmez kuralıdır: Hukuk devlet eliyle hiçe sayılır! 12 Mart 1995 tarihinde başlayıp, 3 gün süren ve 22 kişinin hayatını kaybettiği Gazi davası da bu kuralın işlediği davalardandır. Devlet, dava boyunca, katil kolluk güçlerini yargılamak yerine tam aksi yönde hareket ederek çözümsüzlük yollarını aramıştır. Tıpkı Maraş, Çorum, Kanlı Pazar da olduğu gibi.

Dava, emniyet gerekçe gösterilerek, 1200 kilometre uzağa; Trabzon’a sürüldü. Davanın takibine çalışan avukat ve öldürülenlerin yakınları binbir zorlukla karşı karşıya bırakıldı. Mahkeme heyeti, mahkeme boyunca hukuk ihlallerine imza attı. Olayın birincil tanıklarının sözlü beyanlarını hiçe saydı. Cinayet anını gösteren fotoğrafları yok saydı. Bilirkişi raporlarını görmezden geldi. Neticede hukuk tarihine kara leke olarak geçecek kararlarla mahkemeyi sonlandırdı.

23 yıl inatçı ve kararlı bir şekilde davanın takipçisi olan Avukat Remzi Kazmaz, hukuk mücadelesinde en ufak bir yol alınamaması, bütün talepler karşısında gerek mahkemelerin gerek siyasilerin üç maymunu oynaması karşısında Gazi davası avukatlığından çekildi.

BİR HUKUK JÜBİLESİ: BİR BELGESEL, BİR KİTAP

Kazmaz kendisi açısından, ‘Artık jübile vakti’ diyor. Son bir hamle olarak nitelediği ‘Gereği düşünüldü’ adını taşıyan belgesel filmi, dava sürecini anlatan kitaplarını yeniledi. Gazi davasını anlatan, birçok tanıklığı, maddi delili ve kanıtları içeren kitabının yeni baskı yapmasını jübile (Kendisi açısından hukuk mücadelesini sonlandırmak) olarak tanımlayan Kazmaz davanın süreceğini ısrarla vurguluyor. “Saçlarım beyazladı, omuzlarım yavaş yavaş çöküyor. Hukuk yaşantımda hiç taviz vermeden sorumluluğunu taşıdığım Gazi davasını artık gerçek sahiplerine bırakıyorum. Katliam davalarında zaman aşımı olmaz. Davanın takipçileri olacaktır ve bu dava yeniden açılacaktır” diyor.

Davanın takipçilerine miras olarak bıraktığını söylediği kitap ve belgeselde davanın takipçileri şunların belgelerini bulacak: Gerçeğin devlet eliyle nasıl karartıldığının ve toplumsal infial safsatalarıyla hukukun nasıl sıfırlandığının, hiçe sayıldığının!

HEM HUKUKÇU HEM AKTİVİST!

Avukat Remzi Kazmaz Karadeniz’deki HES’lere karşı verdiği çevre mücadelesi ile tanınan bir hukukçu. Karadeniz’de birçok HES projesini mahkemelerde iptal ettiren Kazmaz aynı zamanda Türkiye’deki Derelerin Kardeşliği çevre örgütünün hem kuruculuğunu hem sözcülüğünü yaptı.

Ege Bölgesi’nde yaşam alanlarına kurulan RES’lere karşı yapılan mücadelenin içinde hem hukukçu hem de aktivist olarak yer alan Kazmaz, şu anda Bodrum Çevre Platformunun avukatlığını yapıyor.

Ülkemizdeki tarihi ve kültürel varlıkların yurt dışına kaçırılmasına karşı yürüttüğü hukuki mücadelesiyle bilinen Kazmaz, en son dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleum (mozele)  için İngiltere’ye dava açtı. Bu konuya dair Kazmaz’ın “Asrın Mabedi” adlı kitabı ve belgesel filmi bulunuyor.

BELGELERİ ORTADA OLAN FAİLİ MEÇHUL!

Kazmaz sürece dair düşüncelerini şöyle özetliyor:

“Çocuklarımızla birlikte Hukuku da kaybettik. Hukuk Trabzon yolunda Karadeniz’in azgın sularında boğuldu.Pes etmedik her yolu denedik, AİHM yollarında uzun ve yorucu hukuk mücadelesini kazandık ama ülkemizde bu kazanımın hiçbir değeri olmadığını üzülerek gördüm ve içim burkuldu.

Ülkem hala gayri muayyen....Ülkemde hâlâ aydınlatılamayan binlerce faili meçhul bekliyor .

Ama Gazi davası diğer faili meçhulden çok farklı. Gazi Katliamı’nda her şey ortada; silahlar ortada insanlar her şeyi görüyor duyuyor, biliyor ama mahkemeler kör ve sağır. Haliyle insanların vicdanlarında Gazi davasının sonucu belli. Kamu vicdanı Gazi Katliamı sanıklarını mahkum etmiştir.

Eğer Gazi davası aydınlatılabilseydi bu davaya bağlı bir çok faili meçhul dava çözülebilirdi. Ama olmadı. Gazi davasının kara kutusunun o dönem İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı Hanefi Avcı olduğunu söyledim.TBMM de Hakikatler Komisyonunda bu olaylara ilişkin ifade vermesini istedim. TBMM’deki milletvekillerine bu konu ile ilgili mektuplar yazdım.”

Hakikat hâlâ aydınlanmayı bekliyor. Kazmaz’ın, yapıtları zifiri karanlıktan aydınlığa doğru bir fener tutuyor. 

www.evrensel.net
ETİKETLER Remzi Kazmaz