Ford işçisi: Barış, ortak anlayışla ve güç birliğiyle olur

Ford işçisi: Barış, ortak anlayışla ve güç birliğiyle olur

Kocaeli Ford Otosan'dan bir işçi, Afrin'e yönelik operasyona, savaşa, hükümetin politikalarına, mülteci işçilere ve kardeşleşmeye dair yazdı.

Ford Otosan işçisi
Kocaeli

Bu yazıyı yazmaya Ford’dan bir arkadaşımızın yazdığı mektubu, o mektuba Suriyeli işçiler tarafından verilen yanıtları okuyunca karar verdim. İşçi arkadaşlarımın yazdığı mektupların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Herkes gibi biz işçiler de bu süreci yakından takip ediyoruz. Tabii ki aramızda düşünce farklılıkları var. Her zaman mektuplarda yazıldığı kadar açık ve rahat konuşamıyoruz. Ben, mektupların bu olaya farklı bakış açıları olanların kendi düşüncelerini açıklamaları açısından son derece önemli ve güzel olduğunu düşünüyorum. İstedim ki ben de kendi bakış açımı sizlerle ve işçi arkadaşlarımla paylaşayım.

Yaklaşık bir buçuk aydır Afrin’de yaşanan savaş süreciyle ölüm haberleri gündemimizde duruyor. Siyasi rant uğruna yapılan savaş çığırtkanlığı toplumda kabul görmüş, bir tarafın egemenliğinde gündem oluşturmaktadır. Ülkemizde algı “ya tarafsın, ya hain” yaklaşımıyla insanlar sosyal medya üzerinden “klavye delikanlılığı” yaparak, siyasi rant sağlamayı amaçlayanların ekmeğine yağ sürmektedir. Bunu yaparken de bilboardlarda askerlerin üstünden boy boy fotoğraflarla, ajitasyonlarla da desteklemektedir. Yani insanlar canlarını veriyor, anne ve babaların evlerine acı düşüyor ama siz ölüm üzerinden siyaset yapmaya, oy uğruna bu savaşı sürdürmeye devam ediyorsunuz. Ülkede iç güvenlik, ekonomik sıkıntı, işsizlik ve OHAL gibi sorunlar dururken bir kahraman edasıyla insanları ikileme iterek bu orta oyununu oynamaya devam ediyorsunuz. Bozulan eğitim sistemi, FETÖ gerekçesiyle işten haksız yere attığınız binlerce insanların mağduriyetini görmezden gelmeye devam mı edeceksiniz? İnsanlar işleri için hak mücadelesinde yaka paça gözaltına alınmakta, Afrin’den ölüm haberleri gelmekte ama sizler il il gezerek, açılışlar yaparak askerlerin sırtından siyaset yapmaya devam ediyorsunuz. Diğer yandan insanları savaş istemiyor diye vatan haini ilan edeceksiniz.

Hiçbir iktidarda insanlar bu kadar kutuplaşmadı, insanlar düşüncelerinden dolayı bu kadar tutuklanmadı ve basın tek taraflı bu kadar yanlı haber yapmadı. Tüm bu olup bitenler tamamen düşen oy kayıpları nedeniyle, her şey mübah felsefesiyle yapılmaktadır. Ne yani yan yana yürüdüklerinizle şimdilerde düşmansınız ve kandırıldınız öyle mi? Yarın bu savaş politikasında evlatlarını yitiren ailelere yine kandırıldım mı diyeceksiniz? Afrin harekatında ölen gençlerin hesabını kimler verecek? Evladını yitirmiş bir anne babaya bir evlat verebilir misiniz? Onların acılarını yok edebilir misiniz? Tabii ki hayır. Bu harekatın bir de maddi boyutları olacaktır. Ülkemizde alım gücünün düştüğü bir zamanda bu harekatın maliyeti de her zamanki gibi biz emekçilere yansıtılması söz konusu olacaktır.

Biz Suriye’den savaş nedeniyle göç eden milyonlarca Suriyelinin kabulü sırasında taraf değildik. Ama siz kahramanlık ve siyasi rant uğruna kendi ülkenizdeki insanların sorunlarına, seslerine kulak kapayarak duymadınız. O kadar Müslüman ülke var onlar neden bu sürece dahil olmadılar, olanlarsa kısıtlı sayıda kabul yaptılar? Şimdi de biz Afrin’e Suriyeliler tekrar evlerine dönsün diye girdik diyorsunuz. Emin misiniz? Yine yeni bir kandırıldım vakasıyla karşılaşmayalım!

Savaş hiçbir zaman çözüm getirmemiştir aksine olayların daha büyümesine, daha çok insan kaybı, daha çok kan ve kargaşa ortamı yaratmıştır. Bunu uzun zamandır hemen yanı başımızdaki komşu ülkelerdeki yıllardır bitmeyen ölüm ve gözyaşlarından biliyoruz. Hiçbir yerde insanlar ölmesin, ölmemeli! Silah tüccarlarının rant peşinde koşarak, insanları, mazlumları yok etme planlarına insan olarak sessiz kalamayız. Görmezden, duymazdan gelemeyiz. Bu acılar her vicdanı olan insan için kabul edilebilir bir durum değildir. Bu nedenle siyasi boyutları bırakıp insan ölümlerine kayıtsız kalmamalıyız. İnsanları ötekileştirme çabalarını boşa çıkarabilmek sen, ben olmadan insanım diyen herkes bu süreçte sesini duyurmalıdır. İnsanların nerede, hangi ırk ve dilde doğduğu kimseye sorulmadı. Her toplumun olumlu olumsuz yönleri mutlaka vardır. Aynı ailede kardeşler arasında bile düşünce ve davranış biçimlerinde farklılıklar var. Bu nedenle savaşın değil barışın egemen olduğu, insan ölümlerinin değil doğumların ve güzelliklerin konuşulduğu bir anlayış için insani görevlerimizi yapmalıyız. Barış ancak ortak anlayış ve güç birliğiyle olur. Savaşların değil barışın egemen olduğu, halkların kardeşleştiği bir dünya umuduyla.

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Mart 2018 05:07
www.evrensel.net
ETİKETLER Ford