Meclisin üçüncü büyük partisine savcıdan ‘terör’ suçlaması

Meclisin üçüncü büyük partisine savcıdan ‘terör’ suçlaması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı iddianamede HDP'yi 'terör örgütünün güdümünde siyaset yapan parti' olarak tanımladı.

Cansu PİŞKİN
İstanbul 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan bir iddianamede HDP,  “terör örgütünün güdümünde siyaset yapan” parti olarak tanımlandı. Söz konusu iddianamede, 7 Haziran seçimlerinde 6 milyon insanın oyuyla barajı geçen HDP’nin başarısı “terör örgütünün başarısı olarak kabul edildiği” iddia edildi.

İstanbul Başakşehir’de geçtiğimiz yıl 15 Temmuz’da İETT Belediye otobüsüne molotoflu saldırı gerçekleşmişti. Olayın ardından saldırıyla ilgisi olduğu düşünülen 11 kişi hakkında gözaltı ve yakalama kararı çıkarılmıştı. Soruşturma kapsamında 9 kişi, 18 Temmuz 2017’de gözaltına alınmıştı. 25 Temmuz’da adliyeye çıkarılan 9 kişiden 4’ü İstanbul 14. Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Olaydan 7 ay sonra Cumhuriyet Savcısı Ergün Güçlü tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli bulunan 11 kişinin “örgüt üyeliği”, “kamu malına zarar verme”, “korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda patlayıcı madde kullanma”, “tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme” suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. 

SEÇİM BAŞARISI ‘TERÖR  ÖRGÜTÜ’ BAŞARISIYMIŞ! 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcılarından Ergün Güçlü’nün hazırladığı 25 sayfalık iddianamede, milyonlarca kişinin oylarıyla Meclis’in üçüncü büyük partisi olan HDP, ‘Terör örgütünün güdümünde siyaset yapan parti’ olarak nitelendirildi. Yine iddianamede HDP’nin seçim başarısı da ‘Terör örgütünün başarısı olarak kabul edildiği’ öne sürüldü.

Savcı Güçlü, 25 Temmuz 2013’te başlatılan ‘Çözüm süreci’nin de PKK’nin eylemleri sebebiyle bittiğini öne sürdü: “Irak ve Suriye de faaliyet gösteren DEAŞ terör örgütünün Suriye/Ayn El Arab (Kobani)’a yönelik sürdürdüğü kuşatmanın protesto edilmesi’ amacıyla terör örgütünün almış olduğu karar doğrultusunda; şehirlerde örgütlenen YDG-H terör örgütü mensuplarınca 07-08 Ekim 2014 tarihinde ülke genelinde silahlı bombalı, molotoflu, havai fişekli korsan eylemleri yaptığı, yapılan eylemlerde sırasında toplam 53 vatandaşımız hayatını kaybettiği, aynı zamanda yapılan terör amaçlı eylem de serhildan (ayaklanma/başkaldırı) için nabız yokladığı...” 

KANAAT KULLANARAK PKK VE ‘FETÖ’YÜ İLİŞKİLENDİRDİ

Savcı iddianamede 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ve ilerleyen birkaç günde PKK’nin herhangi bir eylem yapmadığını yazarak, PKK ve ‘FETÖ’nün de birlikte hareket ettiğini iddia etti. İddiasını kanaatine dayandıran Güçlü iddianamede “Darbe girişiminin başarısız olmasının ardından çoğunluğu üst rütbeli asker olan FETÖ/PDY terör örgütü mensupları ülkemizden kaçıp Kuzey Irak’ta yuvalanan PKK/KCK terör örgütüne sığınmışlardır. Gerek  FETÖ’cü askerlerin PKK ya sığınması, gerekse PKK tarafından yapılan saldırıların, FETÖ’nün darbe girişimi öncesinde kesilmesi, iki terör örgütünün birlikte hareket ettikleri kanaatine varılmıştır.” ifadelerini kulandı.

GAZETE MANŞETLERİ DELİL SAYILDI

İddianamede şüpheliler arasında bulunan Feryat Aslanlar’ın evine yapılan baskın sırasında el konulan üç adet Özgürlükçü Demokrasi gazetesi de delil sayıldı. İddianamede, “Şüpheli Feryat Aslanlar isimli şahsın ikametinde yapılan arama sonucu ele geçirilen dokümanların yapılan incelemesinde 22 Mayıs 2017 tarihli ‘Tek Vazife Türkleştirme’ manşetli Özgürlükçü Demokrasi, 13 Temmuz 2017 tarihli ‘Devlet Askerine Sağır’ manşetli 3 adet Özgürlükçü Demokrasi, 16 Mayıs 2017 tarihli ‘Geri Adım Atmayacağız’ manşetli Özgürlükçü Demokrasi isimli gazetelerin içerikleri incelendiğinde PKK/KCK Terör Örgütü propagandası içerdikleri anlaşılmıştır” denildi.

 

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Şubat 2018 17:13
www.evrensel.net
ETİKETLER HDPCansu Pişkin