Özür diliyorum

Özür diliyorum

Bizim üniversitemiz “sözde” Türkiye’nin en iyi on üniversitesinden biri ancak bu sadece sözde kalıyor. 

İnşaat Mühendisliği 3. Sınıf Öğrencisi
Çukurova Üniversitesi

Merhaba sevgili Genç Hayat okuyucuları, 
“Neden başlık böyle tuhaf?” derseniz bunu yazının devamında anlayacaksınız. Öncelikle Çukurova Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden mezun olup sizler için iyi bir inşaat mühendisi olamayacağım için özür diliyorum. Bizim üniversitemiz “sözde” Türkiye’nin en iyi on üniversitesinden biri ancak bu sadece sözde kalıyor. 

"DERSİ VERECEK BİR ASİSTAN BİLE YOK"

Biz inşaat mühendislerinin çalışma alanlarından biri de ulaşım. Ama ben ulaşımla ilgili 3. sınıf olmama rağmen şu anda bir ulaşım projesi bile çizemiyorum. Sebebini soracak olursanız, dersi verecek bırakın profesörü, bir asistan bile yok. Bir deprem ülkesi olarak bizim alanımızdaki en önemli derslerden “zemin mekaniği” dersinde deney yapmadan sadece önceden yapılmış deney sonuçlarını yazıp sözlü tartışmalarla yetiniyoruz ve bu yazdıklarımızla sınava çalışmak dışında yaptığımız bir şey yok. Örneğin her inşaat mühendisliği öğrencisinin alması gereken “temel zemin laboratuvarı” dersleri, maalesef laboratuvar eksikliği veya hocalarımızın kolayına geldiğinden midir bilmem, laboratuvarda işlenmiyor. Bu sebeplerden ötürü ileride sizler için daha güvenilir ve konforlu yapılar yapamayacağım için özür diliyorum. 
Bizim en büyük sıkıntımızı Sokrates daha milattan önce söylemiş: “Sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez.” Evet sorgula(ya)mıyoruz. Çünkü sistem bizi sorgulamadan, olanı direkt almamızı istiyor. Bizler de tabii ki de sisteme karşı Sokrates’i savunacak ve sorgulayacağız.
Unutma, bir muma işlev kazandıran ateştir. Ateş de senin elinde mum da. Mumu yakıp bizleri aydınlığa götürmek de senin elinde, mumu yakmadan karanlıkta bırakmak da... 

www.evrensel.net