Davutpaşa patlamasının 10. yılında adalet arayışı sürüyor

Davutpaşa patlamasının 10. yılında adalet arayışı sürüyor

20 işçinin öldüğü Davutpaşa patlamasının üstünden 10 yıl geçti. Aileler, 'Birileri ceplerini dolduracak diye' hayatını kaybeden yakınlarını andı.

Uğur ZENGİN
İstanbul

20 işçinin can verdiği Davutpaşa patlamasının ardından 10 yıl geçti. Hukuki anlamda gerçek sorumlular hâlâ hesap vermedi. Yargıtay kararıyla verilen cezalar bir bir düşürüldü.

Ailelerin acısı ilk günkü gibi taze. Gerçek sorumluların ceza almaması nedeniyle adaletten umut tükenme noktasında. Katliamın 10. yılında patlamanın olduğu yere yürüyerek bir kez daha adalet isteyen aileler “10 yıldır yüreklerimiz dağlanıyor” dedi.

31 Ocak 2008’de yaşanan Davutpaşa patlamasında hayatını kaybeden işçiler, Aslan Doğan (35), Gülhan Çabuk (31), Haciyev Sehriyar Recepoğlu (24), Halit Alkan (22), Hasan Akhun (26), Heybetullah Güleç (18), Hüseyin Tayranoğlu (38), Kadir Cesur (33), Kazım Nişli (17), Lezgi Şimşek (43), Mehmet Coşkun (28), Metin Erdoğan (39), Niavroz Mamadov, Orhan Saday (26), Ömer Boyraz (20), Ömer Vural (44), Semra Bakkal (37), Sevdat Çelik (22), Yaşar Kara (37), Zübeyir Bal (46) patlamanın olduğu yerde anıldı. Anılarına karanfiller bırakıldı.

10 YILDA NELER OLDU?

- Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yargılanmasına izin verilmeme kararı onandı. Aileler bu karar için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitti. Bekleyiş sürüyor.
- Sürecin 4. yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik İl Müdürünün sanık olarak davaya iştiraki ailelerin mücadelesi sonucu sağlandı.
- Cumhuriyet savcısı, Zeytinburnu Belediye Başkanı hakkında yargılamaya izin vermedi. İtiraz sonrası nihayet sanık oldu. Duruşmaya doktor raporu mazeretiyle katılmadı.
- Hukukçu bilirkişi üyesinin Belediye Başkanını sorumlu tutan raporuna rağmen, hukukçu olmayan üyelerin başkanı aklama çabasına tanık olundu.
Ve sonuç... Mahkeme Belediye Zabıta Müdürü Feruz Kutsal’a 9 yıl, Belediye Ruhsat Denetim Müdürü Rüstem Tekin’e 9 yıl, 2007 yılına kadar Belediye İmar ve Şehircilik Müdürü olan Şevket Yıldırım’a 5 yıl, 2007’den itibaren İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ne atanan Hatice Küçükakyüz’e 3 yıl, Belediye Başkan Danışmanı Servet Kırca’ya 5 yıl, patlamanın meydana geldiği binanın sahiplerinden Remzi Koçyiğit ve Resul Koçyiğit’e 6’şar yıl ceza verildi. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın ise beraat ettirildi.
Aileler olarak vekilleri aracılığıyla karar temyize gitti. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017 yılı bitmeden nihayet karara vardı. Ailelerin temyiz taleplerine rağmen kısmen onama kısmen bozma kararı verildi.

CEZALAR DÜŞÜRÜLDÜ, BELEDİYE BAŞKANI BERAAT ETTİRİLDİ

Yargıtay kararıyla beraber cezalar daha da düşürüldü. Yargıtay “Bina sahiplerinin cezalarını onayladı.  belediye yetkililerinden 9 yıl ceza alan 3 sanığın cezasının 2 yıla indirilmesine, belediye yetkililerinden 3 yıl ceza alan 1 sanığın cezasının 1 yıla indirilmesine, belediye yetkililerinden 5 yıl ceza alan 1 sanığın cezasının ise zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, İstanbul Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bölge Müdürü Atakan Tanış ve Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın’ın beraatlerinin onaylanmasına” kararını verdi.

AİLELER KARARI KABUL ETMEDİ

Davutpaşa'da, patlamanın olduğu yerde yapılan anmada, patlamada eşini kaybeden İdris Çabuk şöyle konuştu: “Yargıtay kararını kabul etmemiz mümkün değildir. Etmeyeceğiz. Yargıtay kararına karşı mahkemenin önceki kararında direnmesini talep edeceğiz ve Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dahil olmak üzere her türlü yargı yolunu sonuna kadar kullanacağız. Hem belediye yetkililerinin görevlerini ihmal ettiği tespit edildi, hem de 21 insan bu ihmaller neticesinde hayatını kaybetmemişçesine karar verildi. Anlamak mümkün değil. Bütün kaygımız ve mücadelemiz, ekmek mücadelesinin işçinin hayatına mal olmaması içindir. Çalışırken ölmemek içindir. İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması, daha insani çalışma koşullarının yaratılması içindir. Denetim sorumluluğu olanların görevlerinin gereğini yerine getirmesi içindir.”

KATLİAMDA KARDEŞİNİ KAYBETTİ

Katliamda 18 yaşındaki kardeşi Heybetullah Güleç’i kaybeden Hakkı Güleç ise şöyle konuştu: “İşgüzarların doymaz mideleri yüzünden bu insanlar hayatlarını kaybetti. Birileri ceplerini dolduracak diye onlarca yüzlerce insanımızı kaybettik. Bu kader, kaza, takdiri ilahi değil. Cinayettir diyoruz. Bu cinayette sorumlu olan sanıklar istifa etsin isterdik. Ailelerin gözyaşları lokmalarına düştü. Bunlar ölümlerin altına imza atmakta yarışıyorlar. Bugün bizim başımıza gelen yarın başkalarına gelecek. Caydırıcı cezalar verilsin, suçu varsa yargılatın dedik. Ama onlar ailelerin sesini kesmek için zamana yaydılar. Bu canilerin yakalarını bırakmayacağız.”

NE OLMUŞTU?

2008'de İstanbul Davutpaşa Çiftehavuzlar caddesinde havai fişek imal eden kaçak bir işyerinde patlama gerçekleşmiş, patlamanın etkisiyle binada bulunan 20 işçi ve maytap atölyesinin sahibi hayatını kaybetmişti.

69.VİCDAN VE ADALET NÖBETİ TUTULDU

İş cinayetlerinde hayatını kaybeden ailelerin her ayın ilk pazar günü Taksim'de gerçekleştirdiği 69.Vicdan ve Adalet Nöbeti Ostim-İvedik ve Davutpaşa patlamalarında hayatını kaybeden işçilere adandı. İş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilerin resimlerinin taşındığı nöbette, kızını iş cinayetinde kaybeden Hacer Erdem şöyle konuştu: “Bu ülkede çalışan sıradan insanların başına bunlar gelmesin diye buradayız. Bizim hayatımız olay gününde dondu. Biz donmuş vaziyetteyiz. Belki gerçek suçlular yargılanırsa hayata bir nebze dönebiliriz. Neden önlemler alınmıyor? Yıllardır donmuş vaziyette yaşamaya devam ediyoruz.

Oğlunu iş cinayetinde kaybeden Erdinç Eroğlu ise şöyle konuştu: “5 senedir hukuk diyoruz ama olmadığını görüyoruz. Bilirkişi raporlarına rağmen kamu görevlilerinin soruşturulmasını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu reddetti. Bütün olumsuzluklara rağmen mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Son Düzenlenme Tarihi: 04 Şubat 2018 15:23
www.evrensel.net