Direnişlerin sembolü haline gelen kadınlar

Direnişlerin sembolü haline gelen kadınlar

Direnişin simgesi olan kadınları yeniden hatırlamak onların mücadelelerini yeniden anımsamak ve devam ettirmek açısından önemli olacaktır.

 

Sıla ALTUN

Hazal GÖÇMEN

Ankara

Dünyada, ırkçılık karşıtı protestolarda, savaş çığırtkanlığının karşısında, doğa savunucularının yanında, demokrasi ve özgürlükler mücadelesinin tam ortasında kadınlar direnişlerin simgesi olmuşlardır. Direnişin simgesi olan kadınları yeniden hatırlamak onların mücadelelerini yeniden anımsamak ve devam ettirmek açısından önemli olacaktır.

ROSA PARKS

1 Aralık 1955 Perşembe günü, Alabama’nın Montgomery şehrinde, 42 yaşındaki siyahi bir kadının belediye otobüsünün ortasındaki “değişken” statülü koltuklardan birine oturması bu eylemin hemen ardından başlayacak ayaklanmaların habercisi niteliğinde. Otobüste siyahi olduğu gerekçesiyle yerini “beyaz derili” birine bırakmak zorunda olduğu halde buna karşı çıkan o kadın Rosa Parks. Rosa Parks’ın bu direnişi ve ardından tutuklanması ardından gelen siyahi ayaklanmaların da fitilini ateşledi.

HAVVA ANA

2015’te Karadeniz Bölgesi’nde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak Yeşil Yol’u inşa etmek üzere, vadinin arka tarafından komandalar eşliğinde yol çalışması başlanmıştı. Dozerin geçeceği güzergâhın önüne elinde sopasıyla oturan Havva Ana, “Yaylaların yolu birleşmeyecek. Kesinlikle istemiyoruz. Vali bize çapulcu diyor. Biz çocukluğumuzdan beri burada yaşıyoruz. Vali, Kaymakam kimdir? Ben, ben, ben, halkım ben!” diyerek rant uğruna doğa katliamı yapanlara karşı Yeşil Yol direnişinin simgesi haline gelmişti.

AHED TAMİMİ

Geçtiğimiz ay Amerika’nın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesinin ardından başlayan Kudüs protestoları sırasında İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da İsrail askerlerini tokatlayan Ahed Tamimi, Filistin’in cesur kızı olarak biliniyor. Filistin halkının özgürlük mücadelesi ise Ahed Tamimi’nin direnişinden epey eskiye dayanıyor. 1969 yılında Filistin halkının kurtuluş mücadelesini dünyaya duyurmak adına uçak kaçırma eyleminde bulunan Leyla Halid de bu direnişin önemli simgelerinden. Bu kadınların mücadeleleri, Tunus’ta 2011 senesine kadar bulunan Diktatör Bin Ali rejiminin baskıları yüzünden zorluklar yaşan Emel Mathlouthi’nin “Naci En Palestina” şarkısında yeniden var oluyor.

İRAN’DA BAŞÖRTÜSÜ EYLEMİ

İran’da hayatın pahalılığı ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle çıkan isyanın sembolü beyaz baş örtüsünü bir sopaya bağlayıp sallayarak rejime karşı duran bir kadının fotoğrafı oldu. Aslında bu fotoğraf, İran’daki zorunlu olarak başörtüsü takma kuralına karşı düzenlenen “Beyaz Çarşamba” eyleminde çekildi. Aynı gün, yetkililer başını kapatmayan kadınların tutuklanmayacağını, sadece İslami bir eğitimden geçeceklerini belirtti. Her ne kadar bu kadın ayaklanmaya katılamamış olsa da kendisi daha fazla özgürlük isteyen insanlar için bir sembol oldu.

LİSOLETTE HERRMANN

Liselotte Herrmann Almanya’daki faşist yönetime direnen bir figürdür. Üniversitede Marksizme yönelen Liselotte, kısa bir süre sonra Alman Komünist Partisi üyesi olarak çalışmalarına devam etti. Daha sonra Almanya’da faşizm ortaya çıktığında, faşizme karşı insanların haklarını savunmak için çalışmalar yaptı. Devrimci faaliyetlerinden dolayı eşi öldürüldükten sonra faşizme karşı direnişi örgütlemeye odaklandı. Fakat bir süre sonra yakalanan Liselotte, tutuklanıp hakkında idam kararı verildi. Arkadaşları Liselotte için “Genç bir annenin idamını engelleyelim.” kampanyası başlatsa da Liselotte 1938 de idam edildi fakat Almanya’da faşizme karşı direnişin önemli isimlerinden biri oldu.

TESS ASPLUND

İsveç’in Borlange kentinde 1 Mayıs 2016 tarihinde Nazi Kuzey Direniş Hareketi mensuplarının düzenlediği ırkçı yürüyüşte Tess Asplund 300 Nazinin önüne sağ yumruğunu havaya kaldırarak dikildi. Çok genç yaşında insanlar arasındaki eşitsizliğin ve adaletsizliğin farkında olan ve uzun zamandır ırkçılığa ve toplumsal adaletsizliğe karşı direnen Tess Asplund, bu fotoğrafla ırkçılığa karşı direnişin, dünya çapında bir sembolü oldu.

KIRMIZILI KADIN

Türkiye’de ise Taksim Gezi Parkı’nın yıkımını protesto olarak başlayan demokrasi ve özgürlükler mücadelesinde kadınlar birçok alanda Gezi Parkı direnişinin simgesi halini aldı. 28 Mayıs Tarihinde polisin doğrudan hedef alarak biber gazı sıktığı an fotoğrafları çekilen “Kırmızılı Kadın”, Gezi Parkı direnişinin sembollerinden biri haline geldi.

SAFFİYAH KHAN

İngiltere’deki aşırı sağcı grup, English Defence League (EDL), Nisan 2017’de sokakta bir etkinlik yaparken sokaktan geçen başörtülü bir kadının etrafını sardı. Saffiyah Khan polisin kadını korumak adına hiçbir şey yapmadığını gördü ve kadını korumak için EDL liderinin karşısına dikildi. EDL liderinin tehtitkar ve öfkeli bakışlarına karşılık, Saffiyah ona gülerek baktı ve yapılan bir röportajda şunu belirtti: “Gülümsemek, şiddetten çok daha iyi bir önlemdir.”

 

www.evrensel.net