Kafkas tebeşir dairesinin dünyasından bugüne

Kafkas tebeşir dairesinin dünyasından bugüne

Bertolt Brecht’in iyilik-kötülük, mülkiyet, sınıfsal uçurumlar gibi evrensel kavramların üzerine kurduğu bir oyun : Kafkas Tebeşir Dairesi

 

Çağla YOLAŞAN

Diyarbakır

Ocak ayının 11, 12 ve 13. günlerinde Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nun Orhan Asena sahnesinde Alman şair ve oyun yazarı Bertolt Brecht’in 1944 yılında yazdığı Kafkas Tebeşir Dairesi oyunu, Yılmaz Onay çevirisiyle izleyicilerin beğenisine sunuldu. 2 perdede sunulan oyunun tanıtım bülteninden alıntıyla; Bertolt Brecht’in iyilik-kötülük, mülkiyet, sınıfsal uçurumlar gibi evrensel kavramların üzerine kurduğu bu oyun iç savaşın yakıp yıktığı Gürcistan’da geçer.

Oyunda bir yanda şatafatlı hayatlarında yaklaşan darbenin sesini duymayan saray ahalisi bir yanda da sarayın gölgesinde sefalet içinde kıvranan bir halk vardır. Tüm bu sınıf çelişkilerini müzikal bir oyunda son derece keyifli bir sahne ve yoğun bir ortaklaşa emeğin ürünü olarak seyrediyoruz.

HEM GERÇEKÇİ HEM GÜLÜNÇ

Oyunun ilk perdesi Gürcistan’ın İran’la giriştiği savaşın yenilgiyle sonuçlanmasından sonra Gürcistan’ın bir kentinde yaşananlar Brecht’in keskin sınıfsal bakışıyla anlatılırken, ikinci perdede darbeden sonra Gürcistan mahkemelerinin acınası hali çarpıcı bir biçimde sergileniyor. Adalet kavramının adaleti uygulayanlardan bağımsız olmadığı, yargıçları kimin seçtiğiyle adaletin nasıl sağlandığı arasındaki doğrudan ilişki, Brecht’in sırtını Marksist dünya görüşüne yasladığı fikirleriyle en gerçekçi haliyle ve bir o kadar da gülünç olarak izleyicinin karşısına çıkıyor.

İkinci perdede üç ayrı yargılamayı konu edinen oyunda ilk yargılama hastasını ücretsiz tedavi ettiren doktora ücretsiz tedavinin bağışlanamaz bir hata olması sonucu açılmış bir dava, ikinci yargılamada burjuva ahlakın çürümüşlüğünü kadın erkek ilişkileri aracılığıyla tarif eden ikinci bir dava seyre sunuluyor. Son ve esas olarak da darbe günlerinde yeni doğmuş saray varisini bırakıp kaçan saray ahalisinin, çocuğu sokaktan alıp sahiplenerek büyüten ana karakter Gruşa’dan çocuğu geri alabilmek için açtığı davayı izliyoruz. Çıkarsız bir sevgiyle bebeği büyüten Gruşa’nın karşısında ikitidarı sürdürebilmek için, öldürülen valinin oğluna ihtiyaç duyan saray erkanı ve mülkiyet ilişkileri çarpıcı bir şekilde karşı karşıya konuyor.

1944’TEN BUGÜNE GÜNCEL HİKAYE

Kafkas Tebeşir Dairesi, 1944 yılında yazılmış olsa da, tarif edilen burjuva demokrasinin egemen olduğu ülkelerde mahkemelerin ortak karakteri 2018 yılında Türkiye’de de hala güncel. Savaşın yıkıp geçtiği ülkelerde ‘kamu hizmeti ve düzenini’ tesis edecek mekanizmaların işlerliğini yitirmesi, rüşvetin yaygınlaşması, adaletin evrensel insani değerler yerine bir avuç bürokratın ihtiyaçlarına cevaben tesis edilmesi, sefaletin emekçi yığınların hayatının olağan bir parçasına dönüşmesi... Kafkas Tebeşir Dairesi’nin dünyasından bugünün dünyasına uzanan, taşları gerçeklerden döşenmiş bir yol.

Brecht’in Sanat Üzerinde Yazılar’ında aristotelyen tiyatronun karşısına koyduğu çelişkileri yumuşatmadan, yapay bir uyum yaratmadan ve idealizasyonu hedeflemeden, koşulların başka türlü de olabileceğini sunarak, çelişmeleri ılımlı ve düzenli olmaktan çıkaran, şiddetli sıçramaların mümkün olduğunu gösteren, gelişmelerin kırılgan ve kesin olmayan bir çerçevede sunan tiyatrosunun esaslı bir örneği Kafkas Tebeşir Dairesi...

 

www.evrensel.net