Mahkeme, Mordoğan’daki hileyi de gördü

Mahkeme, Mordoğan’daki hileyi de gördü

Karaburun'a bağlı Mordoğan'da mermer ocağının kapasitesini artırmak isteyen şirket, ÇED'den kaçmak için faaliyet alanını üç kat aşağı göstermiş.

Özer AKDEMİR
İzmir

İzmir Karaburun'a bağlı Mordoğan'da bulunan mermer ocağının kapasite artışı için İzmir Valiliği tarafından verilen "ÇED gerekli değildir" kararı mahkemece iptal edildi. Mahkeme, birçok firmanın ÇED sürecinden kaçmak için başvurduğu ruhsat alanını küçük gösterme hilesine yine geçit vermedi.

KANUNUN ARDINDAN DOLANMAK İÇİN

Ali Tekin adlı mermer ocağının kapasite artışı ve mobil kırma eleme tesisi projesine verilen "ÇED gerekli değildir" kararına karşı 20 Mordoğanlı yurttaş dava açmıştı. Dava dilekçesinde kapasite kullanımı ve ruhsat sahası olarak aslında ÇED sürecine dahil olması gerekirken, kanunun arkasından dolanmak suretiyle saha limitlerinin düşük gösterildiği, proje tanıtım dosyasındaki verilerle bölgenin gerçek durumu arasında ciddi uyumsuzluğun olduğu, işletilmesi düşünülen ruhsat sahasının etki alanında zeytinlik sahaların bulunduğu ve Zeytincilik Yasasına aykırı düştüğü gibi gerekçeler ileri sürülmüştü.

Şirketin bu proje ile ilgili yapmak istediği ÇED Halkı Bilgilendirme Toplantısı da  Mordoğan Belediye Başkanı, Karaburun Belediyesi Başkan Vekili, Belediye Meclis Üyeleri, Muhtarlar, Karaburun Kent Konseyi, Mordoğan ve Karaburun’da bulunan kitle örgütleri ve halkın yoğun protestosu sonucu yapılamamıştı.

Projeye karşı çıkanlar mermer ocağını bölgenin nadir ekosisteminin ve biyoçeşitliliğinin korunmasına, yerel ekonomik ve sosyal yaşamın sürdürülebilirliğine çok ciddi bir tehdit olarak değerlendiriyorlardı.

GERÇEK ALAN GÖSTERİLENİN ÜÇ KATINDAN FAZLA

İzmir 6. İdare Mahkemesi geçtiğimiz günlerde verdiği kararında işletme ruhsat alanının proje tanıtım dosyasında yazan 24,64 hektarın çok üzerinde olduğu gerçeğine vurgu yaptı. Mahkeme, "...işletme ruhsatı alanının 79,22 hektar olduğu ve madencilik faaliyetinin anılan alanın tamamında gerçekleştirilebileceği, bu bakımdan Mermer Ocağı Kapasite Artışı ve Mobil Karma Eleme faaliyetinin alanın tamamı üzerinde çevresel etkisinin bulunduğu..."nu dile getirdi. Şirketin ÇED sürecinden kaçmak için yaptığı kurnazlığı da deşifre eden mahkeme kararında bu konuda şu görüşlere yer verildi; "proje tanıtım dosyasında madencilik faaliyetinin 24,64 hektarlık alanda yapılacağı belirtilmiş olsa da, etaplar halinde ruhsat sahasının tamamında söz konusu faaliyetinin yapılabileceği, 25 hektardan daha küçük alan gösterilerek ÇED sürecinden kaçınılarak seçme-eleme kriteri içerisinde değerlendirilmeye tabi tutulmak istenildiği..."

İTİRAZ YOLU DA KAPALI

Mahkeme 79,22 hektarlık işletme ruhsatı alanı olan faaliyetin ÇED sürecine tabi olduğuna hükmederek, verilen "ÇED gerekli değildir" kararının hukuka uygun olmadığını dile getirdi. Mahkeme ayrıca bu kararın uygulanmasının hukuk devleti ilkesine aykırı olacağına, hukuka aykırı olan bu işlemin devamı ile meydana gelecek zararın büyüyeceğine ve telafisi güç bir hale geleceğine de dikkat çekerek, oy birliği ile "ÇED gerekli değildir" kararının yürütmesini durdurdu. Mahkeme, ivedi yargılama usulü gereği karara karşı itiraz yolunu da kapattı.

2018'E BU GÜZEL KARARLA GİRİLDİ

Davanın avukatı Cem Altıparmak son dönemde mahkemelerin, ÇED süreçlerinden kaçınmak için faaliyet alanının küçük gösterilmesi hilesine karşı olumlu kararlar ortaya koyduğunu, Mordoğan'daki mermer ocağı kapasite artışı davasının da bunlardan birisi olduğunu söyledi.

Altıparmak, ekoloji mücadelesinin ülkedeki binlerce insanın emeği üzerinden yükseldiğini belirterek, bu güzel kararla girilen 2018'in doğanın korunmasına yönelik olumlu gelişmeleri de beraberinde getirmesini dilediklerini söyledi.

www.evrensel.net