'Birliğimizi bozmazsak OHAL falan dinlemeyiz'

'Birliğimizi bozmazsak OHAL falan dinlemeyiz'

Ankara'daki Türk Traktör işçileri, toplu sözleşme döneminde MESS'in 'kırmızı çizgilerini' açıklamasına dair 'Kırmızı çizgiyi işçi belirler' diyor.

Türk Traktör Fabrikasından Bir İşçi
Ankara

Şimdi metalde sözleşme zamanı geldi çattı. MESS’e bağlı tüm fabrikalarda olduğu gibi Türk Traktör’de de sözleşmeyle ilgili eylemler yapıldı. Geçtiğimiz yıllardaki sözleşme dönemlerinde Türk Metal Sendikası oldukça düşük yüzdelere imza atıyordu. Ama bu sene yüzde 38 diyor. Zamanında sendika düşük yüzdelere imza atmasaydı, şimdi daha yüksek tekliflerde bile bulunabilirdi. MESS de geçtiğimiz haftalarda kendi kırmızı çizgilerini açıkladı. Yüzde 3.2 zam, kıdem zammının kabul edilmeyeceği, ikramiyelerin fiili çalışılan günler dışında ödenmeyeceği şartlarını öne sürdü.

Onlar istediği kadar çizgi desin, kırmızı çizgiyi işçi belirler. Şimdiye kadar birlik mesajı verdik fabrikalarda, ama bir grev sürecine girersek o zaman taslağı bile yeniden değiştiririz. O zaman yüzde 38’in altına imza atamazlar. Bizim fabrikanın bir gün durması demek patron için nereden baksan 180 traktör zarar demek. Patron traktör üretiminde rekor üstüne rekor kırıyor, işçiye kırıntıyı bile çok görüyor.

MAYIS 2015’TE MESAJI VERDİK

2015 Mayısı’ndaki eylemlerden sonra fabrikadan 50’ye yakın işçi çıktı veya çıkarıldı. Eylem yüzünden atılan 30’a yakın, geriye kalan ise kendi isteğiyle çıktı. O dönemi değerlendirmek gerekirse, herkesin söylediği şey şu oluyor: “Biz işçiler mesajı o zaman verdik. Hem sendika, hem patron mesajı aldı. Artık yanlış yapamazlar.” Bugün de girilecek bir grev süreci hepimiz için çok daha iyi olacak. Olması gereken bence güçlü bir grev. Belki grev olunca millet bir ay sıkıntı yaşayacak ama gelecek için çok daha iyi olacak. Sendika da bu süreçte her banttan kendi temsilcileri üzerinden işçiye sürekli fikrini sormaya çalıştı, bunu bozmaması lazım. Attığı her adımı işçiye sorması lazım.

HÜKÜMET=İŞVEREN

Bu süreçte işçinin karşısına çıkarılacak en güçlü bahane OHAL olacak. Grev sürecine girilmemesi de bence bununla alakalı. Şimdi yapılan eylemler süreci ağırdan alıyor. Zaman geçtikçe geçiyor. Bugün için şunu söyleyebiliriz ki “hükümet = işveren”. Patronlar şimdi OHAL’e güveniyor, hükümete güveniyor. İşçiler de kendisine güveniyor, birliğine güveniyor. Umarım sürecin sonunda işçiler için hayırlısı olur.


BİRLİĞİMİZİ BOZMAZSAK OHAL FALAN DİNLEMEYİZ

Türk Traktör’den Bir İşçi
Ankara

Her sözleşme döneminde fabrikada tek konuşulan konu aynıdır. Bu kez anlaşma nasıl sağlanacak? Cebimize girecek para, evimize götüreceğimiz ekmek ne kadar olacak? Şimdi enflasyon rakamları yüzde 12-13 seviyesinde. Patronların teklifi ise yüzde 3,2. Bu teklif adeta işçiye edilmiş bir küfür gibi.

Patronlar resmen emek hırsızlığı yapıyor, hakkımız olanı vermiyor. Hele MESS’in kırmızı çizgilerinden biri olarak saydığı kıdem zammını kabul etmeyeceği meselesi tam bir haksızlık. İki yıldır çalışan genç işçilerle onlara yaptığı işi öğreten 10 yıllık usta işçiler neredeyse aynı parayı alıyor. Ben bir genç olarak, ustamla neredeyse aynı parayı alıyorum ve benim içim rahat etmiyor.

Şimdi fabrikada herkes tek ses durumda. Birliğimiz sağlam, çatlak sesler yok. 2015’teki eylemlerde işçilerin en büyük tepkisi sendikaya yönelikti, o eylemlerden sonra sendika kendine sonuç çıkarmış ki yüzde 38 diyor. Şimdi sakal bırakma, çatal-kaşık vurma, vardiya giriş çıkışlarında yürüyüşler yapma gibi eylemler gerçekleştirdik. Daha etkili eylemler de zaman içinde yaparsak ve aynı zamanda birliğimizi bozmazsak yüzde 38 bizim için hayal olmaktan çıkar.

OHAL’de grevleri yasakladılar, belli ki OHAL’i bu süreçte bahane edebilirler. Ama biz kararlı olursak OHAL falan dinlemeyiz, hakkımız olanı alırız diye düşünüyorum.

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Aralık 2017 14:56
www.evrensel.net