Çiğli CMS işçisi: Sendikanın tutumu belli, iş başa düşüyor

Çiğli CMS işçisi: Sendikanın tutumu belli, iş başa düşüyor

Metal işçileri MESS'in dayatmaları ile toplu sözleşmeye giderken Çiğli CMS işçileri gözlemlerini ve Türk Metal sendikasına dair eleştirilerini yazdı.

Metal işçileri toplu sözleşme sürecine MESS'in dayatmaları ile giderken fabrikalarında da bir yandan mücadeleyi büyütmeye çalışıyor. İzmir Çiğli'de kurulu olan CMS fabrikasından işçiler, bu süreçteki izlenimlerini ve taleplerini Evrensel'e aktardı.

SENDİKA İŞVEREN KARŞISINDA BİZİ YALNIZ BIRAKIYOR

Çiğli CMS işçisi
İzmir

Çiğli CMS işçileri olarak, önceki sözleşmeye karşı Renault işçilerinin başlattığı ve bütün ülkeye yayılan eylemlerde, İzmir’deki fabrikalarda sessizliği bozan yer olduk. Hızla örgütlendik, sendikaya karışı bütün işçiler öfkeliydi. Kendi fabrikamızda komite kurup ilk eylemi gerçekleştirdikten sonra HABAŞ, CMS Bornova ve CMS Gaziemir fabrikalardan arkadaşlarımızla görüştük, birlikte toplantı yaptık. Komiteleşme deneyimlerimizi paylaştık, cesaret verdik ve onlar da harekete geçti.

Komite oluşturmamız son anda ve hızla olduğu için zayıflıklar taşıyordu. En büyük yanlışımız patronlar ve idarecilerin sendikaya karşı tepkimize sesiz kalacağını düşünmemiz oldu. Gördük ki her yerden patronlar ve idareciler Türk Metal’i korumak için her türlü baskıyı yaptı ve nihayetinde sendikanın atılmasını istediği bütün işçileri zamanla işten çıkarttı. Bazı fabrikalarda işveren işçileri geri Türk Metal’e getirmek için, işçilerin seçtiği sözcüleri sendikacılarla yan yana getirerek sendikacıların ve sendikanın artık değiştiğine ikna etmeye çalıştı. Türk Metal değiştik diyerek sözler verdi, hatta göstermelik temsilci seçimleri yaptı. Bu sözleşme taslağı için anketler yaptı.

Ancak yaşanan işten atmalar bile, Türk Metal’in ve onun başkanının bugün esip gürlemesinin inandırıcı olmadığını gösteriyor.

Bu sözleşmede MESS’in yüzde 3.2 teklifine karşı Türk Metal’in sert açıklamaları ve işyerlerinde yapılan ilk eylem Çiğli CMS’de işçi arkadaşlarda heyecan oluşturdu. Bu sefer galiba greve kadar gidilecek diye tartışıyordu herkes. Ama idarecilerin baskısı, mesai için imza toplaması ve bütün bunların karşısına sendikanın işçileri yalnız bırakması, ikinci eylemin sınırlarını idarenin belirlemesi, eylemin resmen baştan savma kısa bir açıklama olması, bunun yanı sıra sendikacıların sürekli OHAL tehdidini dile getirmesi işçinin heyecanını ve inancını zayıflatıyor.

“Sendikaya kalırsa yüzde 10 alır otururuz aşağı” diyen moralsiz arkadaşlar olduğu gibi, “Hiç olmazsa en az yüzde 18 alsalar” diyenler de var. Ama herkes diğer fabrikalarda neler olduğunu, nasıl tartışıldığını, oralardaki eylemlerin nasıl olduğunu takip ediyor. Aslında yakınan, umutsuz konuşanlar da daha güçlü eylemler yapılmasını istiyor. Tartışmaların doğru yönlendirilmesine, diğer fabrikaları takip etmeye, gelişmelerin paylaşılmasına ihtiyaç duyuyoruz. EMİS sözleşmesinde olduğu gibi grev yasaklaması vb karşısında alınan fiili mücadele tutumunun ve kazanımların paylaşılması önemli. Daha ikinci eylemde sendikaya güven sarsıldı, ama karamsar olanlar dahil bütün işçiler mücadele istiyor.


TÜRK METAL'İN TUTUMU BELLİ, İŞ BAŞA DÜŞÜYOR

CMS işçileri
İzmir

MESS’in yüzde 3,2’lik zam dayatmasından sonra sendika merkezinden alınan karar doğrultusunda sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. İlk yaptığımız açıklamalardan sonra MESS’ten gelen karar doğrultusunda baskılar artırıldı. Sendika bu süreci iyi yönetemediği gibi, patron temsilcilerinin sözünün dışında da hareket edemiyor. Oysa CMS isçisi geçen sözleşmeden bu yana rahatsızlıklarını sürekli bir şekliyle göstermeye devam ediyor.

Sendika merkezinin aldığı eylem kararları genelde sendika temsilcilerinin bilgisinde kalıyor ve harekete geçene kadar bizlere sunulmuyor. Bu durum, CMS isçisini eylemin bir parçası değil de katılımcısı konumuna düşürüyor.

İlk eylemler sonrası CMS patronunun zorlamasıyla fazla mesaiye kalmaya ve hafta tatilinin sabitlenmesine onay veren kağıtlara imza attırılırken bile sendika tutum almadı. “İsteyen imzalasın, isteyen imzalamasın” gibi bir açık kapı bırakıldığı için patron karşısında birlik olunamadı ve herkes imzalamak zorunda kaldı. Bu imzalar sendikanın aldığı kararları boşa düşürürken, hafta tatilimizin hafta sonu olması da patron temsilcilerinin insafına kaldı. Öyle ki tatilin hafta sonuna gelmesi 8 ayda 1’e denk gelecek şekilde bile ayarlanabilir. Ayrıca yapılacak vardiya sistem değişikliğiyle ileride olacak iş yavaşlatmaların bile önlemi alındı. Bunu bizler kadar sendika temsilcileri de biliyor. Gaziemir CMS’de olanları hatırlayalım. Patron temsilcileri söz vermelerine rağmen, vergi dilimi davası açan işçileri işten atmıştı. Sendika temsilcilerinin buradaki sessizliği devam ediyor.

Sendikacıların yaptıkları konuşmalarda da sürekli görüşmelere atıfta bulunuluyor, masada anlaşacağımız vurgusu yapılıyor. Sendika temsilcileri tarafından okunan metinlerde de “sendika ve patronla sorunumuz yok” deniyor. Sürekli Türk Metal ve Türk Metal Genel Başkanı övgüsüyle süreç ilerletilmeye çalışılıyor. Bir yandan gereken her şey yapılacak denirken, söz dönüp dolaşıp masada anlaşmaya getiriliyor. Şimdiden daha ileriden bir mücadeleye hazırlanmaktansa bu iş masada bitsin fikriyatı yerleştirilmeye çalışılıyor.

Tüm olumsuzluklara rağmen, CMS isçisi eylemlere tam katılım sağlayarak, coşkusunu yansıtmaya çalışıyor. Ama artık eylemlerin resmi geçit havasında ilerlemesinin kimseye faydası yok. CMS’de çalışan tüm arkadaşlar olarak, coşku ve kararlılığımızı, birliğimizi her konuda gösterebilmeliyiz. Bu zor süreci ancak birliğimizi güçlendirerek aşabiliriz. Bu yaşananlara rağmen isçiler, talepleri için sendikanın aldığı kararların arkasında duruyorsa, sendikacıların da bu sorumlulukla hareket etmesi gerekir.

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Aralık 2017 14:57
www.evrensel.net