Genç işçiler: “Artık bizden fedakarlık beklenmesin”

Genç işçiler: “Artık bizden fedakarlık beklenmesin”

“Ev kirası, elektrik, su faturası derken bize birşey kalmıyor, neyden fedakârlık yapacağız?”

Ali Fırat DUMAN

Halil POLAT

Mersin

Geçtiğimiz hafta asgari ücret tespit komisyonu ilk toplantısını gerçekleştirdi. Toplantı sırasında konu ile ilgili açıklama yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu işçilerden fedakârlık yapmasını istedi. Mevcut asgari ücretin 1.404 TL, açlık sınırının 1.567 TL ve yoksulluk sınırının ise 5.106 TL olduğu bir ülkede işçilerden fedakârlık yapılmasını istemek kolay iş olmasa gerek. Zira yerini dahi çoğumuzun bilmediği, belki de birçoğumuzun daha önce ismini dahi duymadığı “Man Adası”na onlarca milyon doların yatırıldığını da bu haftalarda öğrenmiş olduk. Yine Rıza Sarraf'dan sadece ve sadece “rüşvet” olarak alınan paranın miktarı ise dudak uçuklatacak kadar olduğu bir dönemde konuşulan milyonların yanında işçilerin, emekçilerin “kuruş” talebi yine “ülkedeki gerçekler, imkânsızlıklar” denilerek şimdiden reddedilmek isteniyor.

PATRONA SONSUZ FIRSATLAR SUNULUYOR

Konu bugün, her türlü vergi indirimi alan hatta indirim yapılmasına karşılık ödenmeyen vergi aflarından yararlanan, bol kepçeden teşvikler sunulan, her konuda ve koşulda imkân sunulan sermayedarlara geldiği zaman “ülkede ki gerçekler ve imkânsızlıklar” görülmezken söz konusu işçiler, emekçiler olduğu zaman bu tür durumlar ortaya çıkıyor, hakkını aramak için greve çıkanların haklarını araması OHAL bahanesi ile yasaklanıyor.

Hal böyle iken bizlerde genç işçilerle bu konularla ilgili olarak çalışma ve yaşam koşullarını, taleplerini konuştuk. Görüştüğümüz genç işçiler hem bugünlerinden hem de geleceklerinden kaygılı. Bu ülkede zaten yeterince fedakârlık yaptığını belirten işçiler daha fazla fedakârlığın yapılmasının mümkün olmadığını belirtiyor.

ALDIĞIMIZ ÜCRETLER İLE EVİ GEÇİNDİREMİYORUZ”

Zafer, 17 yaşında genç bir tarım işçisi. Ortaokuldan sonra geçim derdi için çalışması gerektiğinden okula bırakmak zorunda olduğunu belirtiyor. Sabahın erken saatlerinde kalkıp bahçeye gittiğini söylüyor. Havanın yağışlı ve işin olmadığı günlerde ise yevmiye alamadıkları oluyormuş. Her geçen gün artan geçim sıkıntısı ile boğuşmak zorunda kaldıklarını söylüyor. Bir de işçilerden fedakârlık beklenmesi üzerine Zafer’in cevabı oldukça açık: “Ev kirası, elektrik, su faturası derken bize birşey kalmıyor, neyden fedakârlık yapacağız?”

İnşaat işçisi Zeki ise 21 yaşında bir genç. İnşaatta çalışma koşullarının ağır ve tehlikeli olduğunu belirterek başlıyor konuşmasına. Düşük ücretlerle çalıştığını bu durumu sorguladığında ise “Sigortanı yatırıyoruz, yemeğini veriyoruz.” cevabını aldığını ama bahsedilen sigortaların ise en düşük primlerden yatırıldığını söylüyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu'nun fedakârlık sözlerine karşılık ise “Fedakarlık yapacak bir durum yok artık. Ev geçindirmek zor bu zamanda. Şu anda zenginler daha da zengin olurken yoksullar ise daha da yoksul olmuş, aradaki fark iyice açılmış durumda.” diyerek bakanın sözlerine tepki gösteriyor. Zaten işçilerin yeterince fedakarlık yaptığını belirten Zeki, “Elektrik-su faturasından, kredi borcuna kadar faiz alınıyor bizlerden. Zaten cebimizden giden gidiyor. İşçi yapabileceğini istemeyerek de olsa yapıyor. Bu saatten sonra işçiden fedakarlık yapmasını kimse beklemesin.” dedi.

GENÇLER BUNALIMA GİRİYOR, FEDAKARLIK BEKLEMEK YERİNE SORUNLAR ÇÖZÜLMELİ”

Son olarak görüştüğümüz Murat ise yine bu civarda bulunan bir çok genç gibi tarım işçisi. Çalışma koşullarının ağır olduğunu belirten Murat kendisinin sabah dört gibi işe gittiğini ama birçok kişinin ise gece yarıları işe gittiklerini belirtiyor. Gençler arasında gelecek kaygısının gittikçe arttığını dile getiren Murat, “Gençler genelde bahçelerde çalışmaya gidiyorlar. Bunun sebebi ise askerlik yapmadıklarından kaynaklı birçok işe girememesinde. Girdiği yerlerde ise hem ağır koşullarda çalışıyorlar hem de sigortaları yatırılmıyor.” diyor. Gelecek kaygısının yanında hızla borç bataklığına sürüklendiklerinin altını çizen Murat, “Çayı, şekeri her şeyi borçla alır duruma geldik. Bu da haliyle hepimizi derinden etkiliyor. Birçok genç ise bunalıma girip ya uyuşturucu satıyor, kullanıyor ya da intihar ediyor. İşçilerden fedakarlık göstermesini beklemek yerine hızla bu sorunlara çözüm üretmeleri gerekiyor.” diyor.

 

www.evrensel.net