Futbolda kadınlar- 2

Futbolda kadınlar- 2

Bu yazımızda da tüm bu sorunların çıkış kaynağındaki sorulara cevap arayalım. “Kadınlar futboldan anlar mı?”, “Anlasalar bile becerebilirler mi?”

Ender Şiar ARGIN

YTÜ

Geçtiğimiz sayıda Danimarka Futbol Takımı’nın aldığı cezadan, kadın futbolcuların taleplerinden, futbola katılımda kadınların yaşadığı genel sorunlardan bahsetmiştik. Bu yazımızda da tüm bu sorunların çıkış kaynağındaki sorulara cevap arayalım. “Kadınlar futboldan anlar mı?”, “Anlasalar bile becerebilirler mi?” Çoğu Avrupa ülkesi bu soruları olumlu yanıtlasa da ülkemizde bu sorunun aşılması için belli bir zamana ihtiyacımız var. Erkeklerin futbolu kendi tekelinde tutmak için karmaşık bir şeymiş, çok derinlikli bir oyunmuş gibi yansıtmaya çalıştığı, futbol konuşulan ortamlarda da ciddi suratlarla tartıştığı söylenebilir.

FUTBOL KADINLARA “YAKIŞMAZ” MI ?

Şimdi kadın futboluna ve muazzam gelişimine biraz göz atalım. 1929’da Akşam Gazetesi’nde, Avrupa’da kadınlar arasında oynanan futbolun ilgi çektiğine dair bir haber yayınlanıyor. Son Saat Gazetesi’nin ertesi gün habere yaklaşımı ise aslında Türkiye’de kadın futbolunun tem cümlelik özeti niteliğindeydi: “Kadınlar futbol oynayacakmış, oldu olacak pehlivanlık da yapsınlar”. Bu yaklaşım aslında tüm Avrupa için geçerliydi. Daha sonra 50 yıla yakın yasakladılar zaten kadınlara futbolu. Sebebi “yakışmaması”.
Kadınların oynamaya başladıkları andan itibaren kendi futbollarını çok hızlı geliştiridiklerini söyleyebiliriz. Geçtiğimiz yaz oynanan Avrupa Futbol Şampiyonası’na bakarak kadın futboluna dair birkaç yorum yapabiliriz. 24 ülkede canlı yayımlanan turnuvada taktik planların erkek oyununa göre çok daha göze çarpıyor. Oyun çok akıcı ve pas oyunu çok ileri düzeyde. Kadın futbolunun erkek futboluna göre çok daha takım oyununa dayalı ve kolektif oynandığını söyleyebiliriz. Ayrıca oyunun akışını engellemeye yönelik hareketler de minimumda. Hiçbir oyuncu vakit geçirmeye çalışmıyor, dakikalarca yerde kalmıyor. Tüm turnuva boyunca hiçbir oyuncu hakeme itirazdan dolayı sarı kart görmüyor. Hoffeneim’ın genç teknik direktörü Nagelsmann geçen sene verdiği bir röportajda şunları söylüyor: “Kadınlar futbolunu seviyorum. Çok daha samimiler. Kendilerini yere atmıyorlar. Numaradan ağlamıyorlar. Bir şey mi oldu? Kalkıyorlar ve işlerine güçlerine bakıyorlar.” **

EŞİT ŞARTLAR OLMAMASINA RAĞMEN GELİŞİYOR

FIFA Kadınlar Dünya Kupası’nın ilkinin 1991 yılında düzenlendiğini göz önüne aldığmızda aradan geçen 26 senede kadın futbolunda çok büyük bir ilerlemeden bahsedebiliriz. FIFA Erkekler Dünya Kupası’ndan 25-30 sene sonraki turnuvalara baktığımızda bu gelişimden bahsetmek mümkün değil. 1950 Dünya Kupası’nın en iyi takımı Brezilya’nın çok basit ve o kadar yıllık futbol tecrübesine karşın yapılmayacak taktik hatalarla Uruguay’a kaybetmesinden tutalım, 54 Dünya Kupası’ndaki, bazılarının “tarihin en iyi takımı” ilan ettiği Puskas’lı Macaristan’ın çok kötü savunması ve art arda yediği basit gollerle Almanya’ya kaybetmesine kadar Erkek futbolunun gelişiminin ne kadar yavaş ilerlediğini görebiliriz. Kadın futbolunda ise her geçen gün daha iyi oynanan bir oyundan ve öne çıkan yıldızlardan bahsedebiliyoruz.
Lafı çok uzatmadan şunları söyleyebiliriz ki, futboldan kadınların anlamaması gibi bir durum mümkün değil. Ayrıca kadın olmalarının da futbol oynamalarında bir engel oluşturmadığını çok rahat görebiliriz. Hatta erkeklerle eşit şartlara sahip olmadan onlardan çok daha iyi özelliklere sahip bir oyun geliştirmiş olan kadınların, eşit olanaklar karşısında ortaya koyacakları futbolun, erkek futbolunun “üçkağıtçılığından”, “durağanlığından”, “stresinden” sıkılınlar için büyük heyecan uyandırdığını belirtebiliriz.

TARİHİN EN İYİ KADIN FUTBOLCULARI

Tarihin en iyi kadın futbolcularının da erkeklerin en iyilerinden aşağı kalır taraflarından bahsetmek mümkün değil. Dünya kupalarında attığı 14 golle bir rekora sahip olan Alman Birgit Prinz’in 2003 Dünya Kupası ve 2005 Avrupa Şampiyonası’ndaki videolarına bakarsak cinsiyet ayrımı yapmadan tarihin en iyi forvet oyuncuları listesine aynı rekorun erkeklerdeki sahibi vatandaşı Klose ile beraber rahatlıkla girebileceğini söyleyebiliriz. Kadın futbolunun günümüzde en ünlü ismi olan Brezilyalı Marta ise, ülkesinin oyun tarzını kadın futbolunda tanımamızı sağlayan oyuncuların başında geliyor. Top tekniği ve harika golleri ile kadın futbolunun “fenomeni” desek abartmış olmayız.
 Uluslararası maçlarda 184 gol atarak hem erkeklerde hem kadınlarda zor ulaşılacak bir rekora imza atan Amerikalı Abby Wambach ise tarihin en komple forvetleri listesi yapsak erkeklerde önüne koyacağımız futbolcu bulmakta bizi zorlayacak bir efsane. 15 yaşında Japonya Milli Takımı’na çağırılan Homare Sawa için ise takımının 2011 Dünya Kupası’ndaki efsane kaleci Hope Solo’lu Amerika’yı da yenerek kazandıkları kupada aldığı rolle ülkesinin en başarılı sporcusu olduğunu söylesek yeterli.

Kaynaklar :
Futbol Detoksu – Bağış Erten/Cumhuriyet Gazetesi 26 Temmuz 2017
**Die Welt – 21 Temmuz 2017

www.evrensel.net