Gazeteci Türfent'e 8 yıl 9 ay hapis cezası verildi!

Gazeteci Türfent'e 8 yıl 9 ay hapis cezası verildi!

Gazeteci Nedim Türfent'e 'örgüt üyeliği' suçlamasıyla 7 yıl hapis cezası verildi. Ceza, 'fiilin devamlılığı' iddiasıyla 8 yıl 9 aya çıkarıldı.

19 aydır tutuklu bulunan Gazeteci Nedim Türfent’in 5’inci duruşması görüldü. Van T Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan Türfent, duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Duruşmada konuşan Avukat Harika Karataş, dosyada aleyhte delil kalmadığının altını çizdi. Savcı ise mütalaasını tekrar ederek Türfent’in tutukluluğunun devamını istedi. Mahkeme heyeti kararını açıkladı. Nedim Türfent 'örgüt üyeliği' suçlamasıyla 7 yıl hapse mahkum edildi. Mahkeme ayrıca "suç fiilinin devamlılığı" iddasıyla cezayı 8 yıl 9 aya çıkarıldı.

Van’da 13 Mayıs 2016 tarihinde tutuklanan ve 22.5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan  kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Nedim Türfent’in 5’inci duruşması Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. 19 aydır tutuklu bulunan Türfent mahkemeye avukatı Barış Oflas ile birlikte SEGBİS’le katılırken, diğer avukatı Harika Karataş ise duruşma salonunda hazır bulundu. Türfent’in duruşmasını Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral, Bianet muhabiri Özgün Özçer, Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) ve ailesi takip etti. 

Nedim Türfent

SAVCIDAN AYNI MÜTALAA

Kimlik tespitinin ardından duruşmada SEGBİS’le bağlanan tanık dinlendi. Tanık, okunan emniyet ifadesinin kendisine ait olmadığını belirtti, “Emniyet’te bine yakın fotoğraf gösterdiler. Ben 9-10 kişi hakkında teşhis yaptım. Ekrandaki kişiyi tanımıyorum” dedi.

Ardından söz alan Avukat Harika Karataş, aleyhte ifade veren tek tanığın ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı belirtti. Karataş “Dosyada aleyhte delil kalmamıştır” diyerek tahliye talep etti.

Tanık ifadesinin ardından esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, Türfent’in tahliyesi halinde kaçma şüphesinin bulunduğunu öne sürerek, tutukluluk halinin devamını ve örgüt üyeliğinden cezalandırılmasını istedi.

KEŞKE SAVCI İLK DURUŞMADA MÜTALAASINI VERSEYDİ

Savcı mütalaasının ardından söz alan Nedim Türfent, yaklaşık iki yıl önce tutuklandığını hatırlattı. Türfent, “Keşke savcı ilk duruşmada mütalaasını vermiş olsaydı, o zaman yargılama daha hızlı biterdi. Bütün tanıklar mahkeme huzurunda beni tanımadığını belirtti. Sayın savcının mütalaası art niyet içermektedir. Bu mütalaa hukuki bir mütalaa değildir. Savcı, sanki tanıkları mahkeme huzurunda hiç dinlememiş gibi... Savcının mütalaası kolluk kuvvetlerinin hazırladığı fezleke doğrultusunda hazırlanmıştır. Tek tanık dışında tüm tanıklar beni tanımadığını, işkence altında ifade vermeye zorlandıklarını beyan etmişlerdir. Gizli tanık ifadesinde beni bir kampta gördüğünü söylüyor. Bu doğru olsaydı benim HTS kayıtlarım istenir ve bu ispatlanırdı. Ben hiçbir zaman bu kampa gitmedim. Gitmediğimi ispatlamam mümkün değildir. İddia makamı iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Ben gitmediğimi nasıl kanıtlayacağım? Sosyal medya paylaşımlarımın ve haberlerin içinden cümle cımbızlayarak suç oluşturulmaya çalışılmıştır. Oysa bu paylaşımlarımın hiçbiri suç değildir” dedi.

‘BEN SADECE GAZETECİLİK YAPTIM’

“Savcılık yapmış olduğumuz savunmaları göz önüne alarak ön yargısız bir şeklide görevini yapmalıdır. Savcı da benim gazetecilik sıfatımdan dolayı yargılandığımı biliyor” diyen Türfent, şöyle devam etti:

“Bizler muhalif gazeteci olduğumuz için içerideyiz. İktidarın değirmenine hiçbir şekilde şu taşımayacağız. Gazetecilik yapmaya devam edeceğiz. Gazetecilik halkın vicdanıdır, bunun aksi bir şekilde haber yapmamız mümkün değildir. Gazetecilik iktidarın üstünde bir kontrol mekanizmasıdır. Ben “Türk’ün gücünü göreceksiniz” haberi yüzünden hedef alındım ve bunun için içerdeyim.

Savcı mütalaasında benimle kolluk kuvvetleri arasında husumet olmadığını söyledi. Doğrudur, benim onlarla husumetim yok. Ancak JİTEM hesabından bana yönelik tehditleri husumet olarak değerlendirmeyeceksek ne olarak değerlendireceğiz?

Bizim mahkemelere olan inancımız devam etmektedir. Böyle bir inanç olmasaydı ölümle tehdit edilirken buralarda kalmazdım. Ben sadece gazetecilik yaptım. Terör örgütüne üyelik suçlamasını kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum.”

'NEDİM TÜRFENT, METİN GÖKTEPE GİBİ BİR SON YAŞAMADIYSA KAMUOYU BASKISI SAYESİNDEDİR'

Türfent’in savunması sonrası duruşmaya ara verildi. Aranın ardından savunma yapan Türfent’in Avukatı Harika Karataş, iddianamede ve savcı mütalaasında elle tutulur bir şey olmadığını söyledi. Karataş, “Müvekkilim örgüt üyeliğinden yargılanıyor. Nedim’e örgüt üyeliğinin isnat edilebilmesi için örgütten kimlerle hiyerarşik ilişki içinde olduğunun net bir biçimde ortaya konması gerekir. Yargılamanın maddi gerçeği ortaya koyabilmesi için ortada tartışılabilir delillerin olması gerekir. Beşinci celsedeyiz ama tartışılabilir hiçbir delil yok." dedi.

"Nedim Türfent, Metin Göktepe gibi bir son yaşamadıysa bu kamuoyu baskısı sayesindedir" diyen Karataş, hukuksuz olarak alınan tanık ifadelerine tekrar değinmeyeceğini, bunun her duruşmada belirtildiğini vurgulayarak Türfent’in beraatini talep etti.

'İŞKENCE GÖREN TANIKLAR SAVCIDA HİÇ Mİ KANAAT OLUŞTURMADI?'

Duruşmaya NedimTürfent’le birlikte SEGBİS’le bağlanan Avukat Barış Oflas ise Türfent’in cezaevinde olmasının tek sebebinin sokağa çıkma yasağı döneminde Yüksekova’da yaptığı haberler olduğunu söyledi.

Oflas, “Biz dosyanın kolluk kuvvetlerince nasıl hazırlandığını tanık ifadelerinden anladık, sayın savcı da bu hususu bilmektedir. Tanıklar ifadelerin işkence altında imzalattırıldığını belirtti. Kimisi dişinin kerpetenle çekildiğini, kimisi tecavüzle tehdit edildiğini anlattı. Sayın savcıda hiç mi kanaat oluşturmadı? Savcı sadece dinlenmeyen tanığın kolluk ifadesine ve aleyhte çelişkili beyan veren tanığın ifadesine dayanarak esas hakkında mütaala hazırladı. Adil bir yargılama yapılarak eldeki delillere ve vicdani kanaate göre karar verilmesini talep ediyorum” diye konuştu. 

Ardından Türfent’e hükümden önce son sözü soruldu: “Beni ölümle alenen tehdit ettiler, gitmedim. İnsan için en büyük korku ölümdür, buna rağmen kaçmadım. Adalete güvenim hep vardı. Ne şekilde olursa olsun adaletin tecelli edeceğini düşünüyorum.” 

Daha sonra ise duruşmaya karar için ara verildi.

TANIKLAR TEK TEK BEYANLARINI GERİ ÇEKMİŞTİ

Hakkında hazırlanan iddianamede “Örgüt üyesi olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla suçlanan Türfent, Yüksekova’da geçen yıl ilan edilen sokağa çıkma yasağı sonrasında yaşanan hak ihlallerini haberleştirdiği için asker ve özel harekat polislerinin kullandığı sosyal medya hesaplarında ölümle tehdit edilmiş ve hedef alınmıştı. 

Gazeteci Türfent’in ilk duruşmasında 24 tanıktan 13’ü ifadelerinde işkence gördüklerini ve zorla ifade verdiklerini beyan etti. Geriye kalan 10’u açık tanık, biri gizli tanık olmak üzere 11 tanıktan 4’ü ise sonraki duruşmalarda ifade vererek işkence altında kendilerine kağıt imzalatıldığını kaydetti. Tanıkların beyanları ve delil olarak iddianamede yer alan iddiaların avukat ve Türfent’in savunmasıyla çürütülmesine rağmen mahkeme heyeti tutukluluğunun devamına karar vermişti.


TÜRFENT’İN MESLEKTAŞLARINDAN KARARA TEPKİ: TARİHE KARA LEKE OLARAK DÜŞECEK

Gazeteci Nedim Türfent’e verilen hapis cezasını değerlendiren davayı takip eden meslektaşları, “Bu, işkence kullanılarak bir gazetecinin mahkum edildiği bir karar” dedi. 
Gazeteci Nedim Türfent’e 8 yıl 9 ay hapis cezası verilmesine davayı takip eden meslektaşlarından tepki geldi. Verilen kararın skandal olduğunu söyleyen gazeteciler, bu kararın tarihe ‘kara leke’ olarak düşeceğini belirtti.

‘NEDİM ŞAHSINDA ÖZGÜR BASINA CEZA VERDİLER’

Özgür Gazeteciler İnsiyatifi (ÖGİ) Başkanı Hakkı Boltan, Türfent’in özgür basında yer aldığını, DİHA’da çalıştığını ve bunların hepsinin kendi başına özel konular olduğunu söyleyerek, “Hiç kimse Yüksekova’da muhabirlik yapmak istemezdi ama Nedim yaptı. Nedim orada çok önemli haberlere imza attı. Nedim’in gazeteciliği olmasaydı Gever’den kimsenin haberi olmayacaktı. Kamuoyonun hakkı olan haber alma hakkını orada hayata geçirdi. Bunları yaparken de devletin hışmını çekti. Devlette Nedim’i gerçekleştirdiği önemli konu için hedef seçti. Nedim şahsında özgür basına bir saldırı gerçekleşti. Emniyet’te başlayıp, savcılıkta devam edip, mahkemede sonuçlanan bir komplo bu. 24 tane düzmece ifade verildi. Bunların hepsi polisten uzak kaldığında işkence altında ifadelerinin alındıklarını söyledi. Dolayısıyla o emniyette gerçekleşen komplonun mahkeme heyeti belki dur der ve bir nokta katar diye duruşmalarına çok gittik. Ama gördük ki mahkeme heyeti de o komploya savcı ile beraber Nedim’in şahsında özgür basına 8 yıl 9 ay ceza verdi. Biz 3 konseptli komployu da çalışarak boşa çıkaracağız” diye konuştu.
 
Gazeteci Özgün Özçer verilen kararın akıl almaz olduğunu söyledi. Bu kararda iki noktaya dikkat çekilmesi gerektiğini söyleyen Özçer, “Bir gazeteciye verilen en yüksek cezalardan biri. Tamamen gazetecilik faaliyeti üzerinden kararın vermesi ise büyük bir skandal. 19 tanık işkence altında ifade verdiğini söyledi. Bu da kolluk kuvvetlerine ‘işkencenin yanınıza kalacağı’ mesajıdır. Bölgede gazetecilik yapmanın ne kadar zor hale geldiğinin bir göstergesidir. Bu karar işkence kullanılarak bir gazetecinin mahkum edildiği bir karar olarak tarihe kara bir leke olarak geçecektir” diye konuştu. 

‘ŞAŞKINLIK VERİCİ’

Davayı takip eden gazeteci Zeki Dara ise, verilen karar karşısında büyük bir şaşkınlık içerisinde olduklarını söyledi. Dara, “Mahkeme heyeti delillerin bir kısmı ile tanıkların bir kısmının ifadesini incelemeye değer bulmadı, buna rağmen de böyle bir kararın verilmesi, birçok tanığın ve dosyadaki belgelerin mahkeme tarafından dikkate alınmaması düşünülürse verilen karar şaşkınlık vericidir” dedi. 

‘TANIKLAR ZORLA İFADELERİ ALINDIKLARINI SÖYLEDİ’

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral da izlediği davalarda tanık olduğu gerçeklerin Türfent hakkında ifade verenlerin işkence altında zorla ifade vermesi olduğunu söyledi. Oral, “İddia makamının tanık olarak gösterdiği kişilerin neredeyse tamamı ifadelerini işkence ve baskı altında alındığını söylemişti. Sadece bir tanık ruh sağlığının yerinde olup olmadığına ilişkin avukatların mahkemeye talepte bulunmasına rağmen Nedim hakkında ifade vermeye çalıştı. Geri kalan tanıklar verdikleri ifadenin zorla alındığını söyledi” dedi. 

‘GERÇEK NEDENİ 'TÜRK'ÜN GÜCÜNÜ GÖRECEKSİNİZ' HABERİ’

Bugünkü karar duruşmasında bir başka durumun ortaya çıktığını söyleyen Oral, “Başından beri Nedim aleyhinde ifade veren kadın itirafçının aslında 1 ay boyunca Yüksekova’da bir evde bulunduğu ve hiç dışarı çıkmadığı başka duruşmada verdiği ifadeyle ortaya çıktı. Bu ifadesinde Yüksekova’dan dışarı çıkmadığını söyledi itirafçı. Nedim’le ilgili olarak da çok ayrıntılı ifadeler veriyordu. Bu itirafçı madem bir ay boyunca bu evden çıkmadı Nedim’in iddia ettiği faaliyetlerini nereden görmüş olabilir.  Nedim’in avukatları da bu çelişkiyi duruşmada ortaya getirdi. Bu çelişki nedeniyle bu tanığın beyanlarını dikkate almamaları gerektiğini söyledi. Maalesef iddia makamı bunu esas alarak karar verdi. Karar hukuken kabul edilebilir ama vicdanen kabul edilemez. Nedim’in en zor dönemlerde en zor bölgede gazetecilik yaptığına inanıyoruz. Bu zor bölgeden aktardığı haberlerden dolayı cezalandırıldığını biliyoruz. Nedim de duruşmasında “Türk’ün gücünü göreceksiniz” haberi nedeniyle buna maruz kaldığını söyledi.  Ben de katılıyorum bu dediğine. Bir an önce bu yanlış karardan dönülerek, Nedim’in beraat edilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu. (MEDYA SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Aralık 2017 00:04
www.evrensel.net