İHD Diyarbakır Şubesi: 1 yılda Bölge'de 56 kadın öldürüldü

İHD Diyarbakır Şubesi: 1 yılda Bölge'de 56 kadın öldürüldü

İnsan Hakları Diyarbakır Şubesi, 25 Kasım 2016-25 Kasım 2017 tarihleri arasında Bölge'de 56 kadının öldürüldüğünü, 40 kadın yaralandığını açıkladı.

İHD Diyarbakır Şubesi Kadın Hakları Komisyonu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla 25 Kasım 2016-25 Kasım 2017 tarihleri arasında Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’nde kadına yönelik şiddete dair hazırladığı raporu basın toplantısıyla açıkladı.

Kadın intiharları, fuhuşa zorlanan kadınlar, aile içi ve toplumsal alanda şiddete uğrayan kadınlar başlıkları altında hazırlanan rapor basına yansıyan veriler üzerinden derlendi. Son bir yılda Doğu ve Güneydoğu illerinde kadına yönelik şiddetin verileri şu şekilde: 11 kadın intihar ederken, 1 kadın intihar girişiminde bulundu. Aile içi şiddette 35 kadın öldürülürken, 26 kadın yaralandı. Toplumsal alanda 10 kadın öldürülürken, 14 kadın şiddet sonucu yaralandı, 6 kadında cinsel istismara maruz kaldı. 5 kadın ise fuhuşa zorlandı. 

‘TÜRKİYE’DE  KADIN ERKEK EŞİTLSİZLİĞİ DERİNLEŞİYOR’

Son bir yılda kadına yönelik şiddete dair ortaya çıkan tabloyu değerlendiren İHD Diyarbakır Şubesi Kadın Komisyonu Üyesi Av. Hatice Demir, Kadınlar sırf kadın oldukları için dünyanın her yerinde benzer şiddete ve sömürüye maruz kalmaktadırlar” dedi. Kadınların tarih boyunca uğradığı eşitsizliğin, şiddetin, ayrımcılığın son bulması için İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlüğe girdiğini hatırlatan Demir, bu sözleşmeyle taraf devletlere çözüm bulma sorumluluğunun yüklendiğini belirterek, “Türkiye’de kadın erkek eşitsizliği giderek derinleşmektedir. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 2017 cinsiyet eşitliği endeksine göre, kadınların ekonomik ve siyasi hayata katılımı ile eğitim ve sağlık gibi sosyal hizmetlere erişiminde Türkiye, 144 ülke arasında 31. sırada bulunmaktadır. Bu tablo Türkiye’nin toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama konusunda uluslararası sözleşmelerin kendisine yüklediği sorumlulukları gereği gibi yerine getirmediğini göstermektedir” dedi. 

Türkiye’de kadınlara yönelik hak ihlallerindeki artışın mevcut hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmediğini ve kadın yeterince korunmadığını gösterdiğini dile getiren Demir, “Yargıya intikal eden kadına yönelik şiddet, cinsel taciz ve cinsel saldırı dosyalarında etkili soruşturmaların yürütülmediğine, çok sayıda dosyanın yargı eliyle sürüncemede bırakıldığına, hala kadına yönelik şiddet davalarında erkek failin haksız tahrik, iyi hal indiriminden yararlandırıldığına tanıklık etmekteyiz. Yine kadına yönelik şiddetle mücadelenin önemli bir ayağını oluşturan medyanın cinsiyetçi dili ve bakış açısı, toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığı besleyerek kadını nesnelleştirmekte ve kadına yönelik şiddeti adeta meşrulaştırmaktadır” dedi. 

OHAL İLE HAK İHLALLERİ VAHİM BOYUTTA

OHAL ile birlikte kadınların yaşadıkları hak ihlallerinin vahim boyutlara ulaştığına dikkat çeken Demir, “OHAL ile bütün hak ve özgürlükler sınırlanmış, KHK’lar ile binlerce insan haksız ve hukuksuz bir şekilde işten çıkarılmış, kadın dernekleri kapatılarak kadınların hak arama olanakları kısıtlanmış ve kadınlara yönelik şiddetle mücadele sekteye uğramış, yerel yönetimlere kayyım atanarak kadın kazanımları yok sayılmış, gebe-emziren kadınlar uzun gözaltı sürelerine maruz bırakılmış, çocuklu kadınlar tutuklamış, ceza evlerinde yaşanan işkence ve kötü muamele ayyuka çıkmıştır. OHAL koşullarının adeta fırsata çevrilmesi nedeniyle her türlü muhalefet devletin baskı aygıtları ile susturulmakta, anti demokratik usullerle kadınların itirazlarına rağmen muhafazakâr-tekçi-cinsiyetçi-militarist aklın ürünü olan yasalar ile kadın kazanımları -bütün ulusal ve uluslararası belgelere rağmen- geri alınmaya çalışılmaktadır” dedi. 

‘ORTADOĞU’DA KADIN BEDENİNİ SAVAŞ ALANINA ÇEVİRİLDİ’

Ortadoğu’da erkeklerin iktidar ve egemenlik savaşında kadın bedenin savaş alanına çevrildiğini vurgulayan Demir, “Bu savaşta kadınlar sistematik cinsel işkenceye, tecavüze, köleleştirmeye, cariyeleştirmeye maruz kalmakta “savaş ganimeti” olarak kaçırılıp köle ve cariye pazarlarında mükerrer defa başka ülkelere satılmaktadırlar. Yine devam eden savaş nedeniyle yüz binlerce kadın ve çocuk yerini yurdunu terk etmek zorunda bırakılmış ve mülteci konumuna düşürülerek her türlü saldırı tehdidi altında yaşama tutunmaya çalışmaktadır” dedi. Demir, “Kadına yönelik her türlü şiddet ve ayrımcı politikalar sonlanana dek mücadelemize kararlılıkla devam edeceğimiz” diye konuştu. (Diyarbakır/EVRENSEL)

www.evrensel.net