Özel statü nedir, taşeron işçiler ne istiyor?

DİSK Gıda-İş Genel Sekreteri Levent Gökçek, hükümetin taşeron işçilere önerdiği ‘özel statü’lü çalışmanın detaylarını anlattı: 3 yıllık sözleşme demek

Taşeron işçilerin kadro talebine karşı AKP hükümeti özel statülü çalışmayı gündeme getirdi. Sendikaların ‘Özel statü’ değil kadro istiyoruz diyerek tepki gösterdiği öneriyi DİSK Gıda-İş Genel Sekreteri Levent Gökçek ile konuştuk. Özel statü diye önerilen çalışma biçiminin taşeronun başka bir türü olduğunu söyleyen Gökçek, bunun taşeron işçilerin kadro ve güvenceli çalışma talebini karşılamadığına dikkat çekti. Gökçek, güvenceli çalışma için birlikte mücadelenin önemine de dikkat çekti.

‘HÜKÜMET ÖZEL STATÜYE İLİŞKİN BİLGİ VERMİYOR’

Özel statü diye ifade edilen ‘Özel Sözleşmeli Personel’ uygulamasının detaylarını anlatan Gıda-İş Genel Sekreteri Gökçek, AKP hükümetinin ‘taşerona kadro’ vaadini Kasım 2015 seçimleri öncesi gündeme getirdiğini hatırlattı. Geçen 2 yıllık sürede hükümetin konuya ilişkin adım atmamasını eleştiren Gökçek, son olarak gündeme getirilen sistemin içeriğine dair de konunun muhatabı olan işçilere, sendikalara bilgi vermediğini söyledi.

‘VAADEDİLEN KADROYLA ÖZEL STATÜ UYUŞMUYOR’

Özel statüye ilişkin tartışmaları gazetelerden takip ettiklerini söyleyen Gökçek, sermayeden yana basında özel statüye ilişkin müjde olarak sunulan haberlere tepki gösterdi. Bu haberlerin taşeron işçilerin kafasını karıştırma amacı taşıdığı uyarısında bulunan Gökçek, bu haberlerde sunulan sistemin vaadedilen güvenceli kadroyla alakası olmadığının altını çizdi.

‘ÖZEL STATÜ’DE ÜÇ YILLIK SÖZLEŞMELER YAPILACAK

Özel statülü çalışmada 3 yıllık sözleşmeler yapılacağını söyleyen Gökçek, bunun taşeron çalışmanın başka bir türü olduğunu ifade etti. Özel statünün çalışma güvencesi anlamına gelmediğini söyleyen Gıda-İş Genel Sekreteri, “Performans kriterini öne koyuyorlar. Bu tehlikeli bir yaklaşım. Böylesi bir sistemde taşeron işçilerin kaderi amirlerinin iki dudağı arasında olacak. Amiriyle uyuşmadığı yerde işçi boynunu eğmek zorunda kalacak. Bu nedenle 3 yıllık özel sözleşme hiçbir şekilde güvenceli çalışma ve kadro talebini karşılamıyor” dedi.

‘GÜVENCESİZ ÇALIŞMA İŞ CİNAYETLERİNE NEDEN OLUYOR’

Taşeron işçilerin çalışma koşullarına ilişkin de bilgi veren Gökçek, “Diğer kadrolu işçilerle aynı işi yapmasına rağmen daha az ücret alıyorlar. Yani çok iş yapıp az ücret alıyorlar. Sağlıksız ve güvenliksiz ortamlarda çalıştırılıyorlar. Bunun örneklerini iş cinayetlerinde görüyoruz. Taşeron çalışma iş cinayetlerinin de önünü açıyor. Çünkü çalışma koşullarının ağırlaşması işçiler üzerinde baskı oluşturuyor” dedi.

KADROLU ÇALIŞMA TALEBİ YÜKSELEREK DEVAM EDİYOR

“Taşeron demek, ucuz, güvencesiz ve örgütsüz çalışma demek” diyerek mevcut sistemi özetleyen Gökçek, “Gerçek bir kadro bunların olmadığı, kamuda kadrolu işçi olarak çalışmaya devam ettikleri bir sistemdir. Taşeron işçilerin ve bizim de talebimiz ve uğruna mücadele ettiğimiz budur. Son dönemde gerek sosyal medyada gerekse sokaklarda ortaya çıkan tepki ve eylemler de bize taşerona karşı kadrolu çalışma talebinin yükseldiğini gösteriyor” dedi.

YENİ TAŞERON İHALELERİ AÇILIYOR

Hükümetin bir yandan taşerona ilişkin düzenleme üzerinde çalıştığını; öte yandan yeni yıllara ilişkin 3 yıllık taşeron ihaleleri açtığına dikkat çeken Gökçek, “Bu yıl sonunda kamu ve bakanlıklarda biten taşeron ihalelerinin yerine 3 yıllık yeni sözleşmeler ihaleye açıldı. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. İşçilerin talebi, performasın içeren özel sözleşmeli personel sistemi değil, aksine güvenceli, örgütlü sendikalı şekilde kamuda kadrolu devam etme talebi var” dedi.

GERÇEK KADRO İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE SAĞLANMALI

Gerçek bir kadro talebi için mücadelenin birleşerek ve büyütülerek devam etmesi gerektiğini söyleyen Gıda-İş Genel Sekreteri Gökçek, bunun için konfederasyonların bir araya geldiği bir mücadele platformu oluşturulması gerektiğinin önemine dikkat çekti. İşçilerin baskısı nedeniyle hükümetle yakınlığı bulunan Hak-İş gibi konfederasyonların bile adım atmak zorunda kaldığına dikkat çeken Gökçek, “İster sendikalı olsun, ister sendikaya üye olmasın bugün tüm taşeron işçilerin acil talebi kadrodur. Bunun için muhakkak yan yana gelmeliyiz. Sendikalar bunun için güç birliği yapmalıdır, ve bu birlik sadece tepede olmamalı. Bu birliktelik tabana yayılmalıdır. İş yerlerinde taşeron çalışma tartıştırılmalıdır. Özellikle iş yeri temsilcileri aracılığıyla konuya ilişkin bilgilendirmeler yapılmalıdır. Bu tartışmayı ve tepkiyi sokağa da taşımalıyız” dedi.

‘FABRİKALARDAKİ BÖLÜNMÜŞLÜĞÜ GİDERECEK BİR MÜCADELEYE İHTİYACIMIZ VAR’

Taşeron sorununun sadece kamu üzerinden tartıştırıldığını da hatırlatan Gökçek, “Bizim aslında özel sektördeki taşeron işçiliği de tartışmamız gerekiyor. Çünkü bugün bir çok fabrikada taşeron işçilik örgütlenmenin önüne geçiyor. Taşeron işçilik, kiralık işçilik, İş-Kur üzerinden çalıştırılan işçiler, stajyerler, kursiyerler, kadrolu işçiler derken biz fabrikaların tamamen parçalandığını görüyoruz. Bu parçalanmayı ortadan kaldıracak, gerçek bir örgütlenmenin önünü açacak bir mücadeleye ihtiyacımız var. Biz kadrolu çalışmayı talep ediyoruz ve bunun güvencesi sendikalaşmaktır. Bu açıdan sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılması için de sendikalar bir araya gelebilmelidir. Gerçek güvence de burada yatıyor” ifadelerini kullandı. (Evrensel WebTV)

Son Düzenlenme Tarihi: 22 Kasım 2017 12:59
www.evrensel.net