‘Efemçukuru meselesi hukuk zemininden çıktı’

‘Efemçukuru meselesi hukuk zemininden çıktı’

Efemçukuru Altın Madenine karşı açılan davalarla ilgili açıklamada artık hukuki zemininin kalmadığı ifade edildi.

İzmir kent merkezine 20 kilometre uzaklıkta 5 yılı aşkındır işletilen Efemçukuru Altın Madenine karşı açılan davalarda gelinen son hukuki süreçle ilgili yapılan basın açıklamasında konunun artık hukuki zemininin kalmadığı ifade edildi. TMMOB, İzmir Tabip Odası, İzmir Barosu'nun ilk kez bu konu ile ilgili bir araya gelirken, EGEÇEP ve Çevre mühendisleri Odası İzmir Şubesi'nin de katıldığı basın toplantısında İzmir'in suyundaki tehdit için acil bir şeyler yapılması çağrısı yapıldı. 

SU HAVZASINDA ALTIN MADENİ!

İzmir Tabip Odası Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen basın toplantısında hazırlanan ortak metni okuyan İzmir Tabip Odası Çevre Komisyonu Başkanı Dr. Oya Otyıldız, Efemçukuru Altın madeninin, yaklaşık 300 bin kişinin içme suyunu karşılamak için planlanan Çamlı Barajı’na su sağlayacak derelerin mutlak koruma alanı içinde yer aldığını hatırlattı. Altın madeninin yöredeki yeraltı yerüstü sularını kirlettiği, madende yapılan bilirkişi keşfi sonrası hazırlanan raporda ortaya konduğunu ifade eden Otyıldız, henüz kapasite arttırımı gerçekleştirilmemiş işletme koşullarında bu kirliliğin tespit edildiğine dikkat çekti. Madenin yarattığı kirlilik ve kapasite artışı istemine karşı çeşitli kurum ve kişilerce açılan davalar sürecinde ortaya konan bu önemli bilirkişi raporunun ardından madenin ÇED Raporunun iptal edildiğini belirten Otyıldız, bu karara madenin itirazı sonrası " Danıştay'ın,  “bilirkişiler İzmirli oldukları için”  ve tahlilleri yapan laboratuarın akredite olmaması gibi gerekçelerle kararı bozduğunu kaydetti. 

TURİSTİK BİLİRKİŞİ RAPORUNA DAYANAN MAHKEME KARARI

Devam eden hukuk mücadelesinde 1 Haziran 2017'de Ankara’dan gelen bilirkişilerle yeniden keşfe gidildiğini ve bu bilirkişilerin adeta turistik gezi gibi yaptıkları incelemeden sonra sadece 7 sayfalık bir raporla madeni akladığını dile getiren Otyıldız, "Ağır metal kirliliği tespit  edilen 107 sayfalık bilirkişi raporuna karşı, sadece ÇED Raporu ve davalı tarafın sunduğu dilekçelere dayanan hiçbir bilimsel inceleme ve değerlendirme içermeyen, İzmirli olmayan bilirkişilerin 7 sayfalık raporuna elbette itirazlarımızı yaptık ama Mahkeme kapasite artırımı ÇED olumlu belgesinin iptali istemimizi bu kez reddetti. Yıllardır yürüttüğümüz haklı mücadelemizin sonunda İzmir’in sağlığını, sağlıklı çevrede yaşam hakkını korumayan bu mahkeme kararını doğru bulmuyoruz" dedi. Konunun İzmir'in geleceği ile doğrudan ilgili olduğunun altını çizen Otyıldız, kent milletvekillerine, Büyükşehir ve diğer ilçe belediyelere ve kentteki tüm kurumlara İzmir'in suyuna sahip çıkmaya çağırdı. 

HUKUK ZEMİNİNDEN ÇIKTI

Basın toplantısında yer alan diğer kurum temsilcileri de konuya dair görüşlerini açıkladı. EGEÇEP Hukuk komisyonu üyesi Av. Arif Ali Cangı Efemçukuru'nda hukuki sürecin 15 yıldır devam ettiğini ve açılan her davayı kazandıklarını ifade ederek" Ancak kazandığımız her dava temyiz edilerek bozuldu ve döndüğünde bu sefer kaybettik. Efemçukuru konusu artık hukuk zemininden çıkmıştır. Bundan sonra Efemçukurundaki bu madene karşı hukuk düzleminden çıkarak hareket etmek zorundayız" dedi. Cangı, bir hukukçu olarak yargı kararına saygı duyuyorum demek istediğini ancak bunu bu dava için diyemediğini söyledi. 

SAĞLIK SORUNLARINA DİKKAT

TMMOB İKK Sekreteri Melih Yalçın'da hukuki süreçlerin bu tür çevre ve kent hakkı davaları için işlemez hale geldiğini dile getirerek, "Artık hukuki süreç bitmiştir. Hukuk mücadelesine devam edeceğiz ama bu işin çözümünün siyasal olduğunu da biliyoruz" dedi. Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Helil İnay Kınay ÇED süreçlerinin tıkanması ve önemsizleştirilmesine dikkat çekerken, İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Fehmi Akçiçek ise altın madeni kaynaklı ağır metal kirliliğinin yaratacağı sağlık sorunlarına vurgu yaptı. İzmir Barosu Kent ve Çevre Komisyonu üyesi Muammer Erçoban Efemçukuru ile ilgili dava süreçlerinde gelinen noktanın hiç de iç açıcı olmadığını belirterek "Umarım bu yanlıştan dönülür" dedi. (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net