Usulsüzlük değil tek adam rejimi

Usulsüzlük değil tek adam rejimi

Erdoğan'ın belediyelere yönelik müdahalelerin AKP ile sınırlı kalmayacağı tehdidini CHP ve DBP değerlendirdi.

Çağrı SARI
İstanbul

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan belediyelere yönelik müdahalenin AKP ile sınırlı kalmayacağını ve operasyonun CHP’ye de uzanacağının işaretini verdi. Erdoğan müdahale için de usulsüzlük iması yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun  belediyelerinin yıllardır müfettişler tarafından denetime tabii tutulduğunu bir usulsüzlüğe rastlanmadığını söyledi. Erdoğan’ın bu açıklamalarının ardından bir usulsüzlük çıktığı takdirde art niyet arayacaklarını söyledi.

Mardin belediye başkanıyken kayyım ile görevden alınan Ahmet Türk ise kendi belediyelerine de kayyım atanmadan önce müfettişler tarafından sıkı denetime tabii tutulduklarını ancak usulsüzlük bulunmadığını söyledi. Atanan kayyımın da ‘sindirme operasyonu’ olduğunu ifade etti.

DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan ise tüm bu süreci ‘Erdoğan’ın tek adam rejimini örme çabası’ olarak yorumladı.

102 belediyesinden 92’sine kayyım atanan DBP’li belediyelerin ardından AKP’li bazı belediye başkanları istifa ettirilmişti. İstifaların devam edeceği tartışılırken Erdoğan yeni hedefin CHP’li belediyeler olacağının işaretini verdi. Geçtiğimiz hafta AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi Manisa Milletvekili Murat Baybatur’da “Zannetmeyin bunlar sadece AK Parti için kalacak. CHP’li, MHP’li belediyeler için de olacak. Bütün eksik hatalı olan noktalar varsa oraları için de olacak” demişti. 

CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun

Gazetemize değerlendirmelerde bulunan  CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ise “Biz belediyelerimizden eminiz. Bizim belediyelerimiz ilk defa denetlenmiyor. Biz bu denetimlere çok alışığız. Bugüne kadar hiçbir problem çıkmadı. Bundan sonra çıkacaksa orada art niyet ararız, orada farklı şeyler ararız. Sürekli teftiş halindeler, hatta bürokratlar çalışamıyor. Onlara da gelen teftiş için odalar kapanmadan yeni müfettiş geliyor ve odalar onlara tahsis etmiş durumdalar. Bizim belediyelerimizden 3.5 yıldır müfettiş çıkmıyor. Sürekli teftiş geçiyorlar. Bu anlamda belediyede herhangi bir usulsüzlük bulduk, eksik bulduk diyerek üzerimize buradan gidemez, gitse gitse siyaseten gider. Onun da cevabını biz siyaseten veririz. Eğer yargılanacaksa o teftişi yapanları yargılasınlar o zaman. Olumlu raporları veren, belediyede hiçbir problem olmadığına dair raporları düzenleyenler o müfettişler sonuçta. Kaldı ki bu süreçte Tayyip Erdoğan’ın yapmaya çalıştığı 2019’da iktidarını devam ettirebilmek. 1 gün daha fazla iktidarda kalmak gayreti. Ama ne yaparsa yapsın 2019 onun iktidarının sonu olacak. Ondan hiçbir şüphemiz yok. Bu gayreti boşuna bir gayret. Elbetteki bu yaptığı uygulamalar diktatörlüklerde var. Haliyle bu yapılanlar bu ifadeyle yerini bulmuş olur.

TOPLUMU SİNDİRMEK İÇİN SİYASETEN HEDEF ALINDIK

Ahmet Türk

Mardin belediye eş başkanıyken kayyım ile görevden alınan Ahmet Türk, Erdoğan’ın sözlerini gazetemize değerlendirdi. DBP’li belediyelere atanan kayyımların usulsüzlükle alakası olmadığını, siyaseten toplumu sindirmek için kayyım atandığını söyledi. Türk, demokrasi için ortak mücadele yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, CHP’yi de iktidar tarafından yapılan tehditlerde geri adım atmakla eleştirdi. 

Ahmet Türk parti olarak katıldıkları Adalet Yürüyüşü’ne atıf yaparak, “HDP bu yürüyüşe destek verince hemen iktidar tarafından eleştiri geldi. Bu, tepki zaten geri adım atılsın diye yapılıyor. Biz bir yürüyüşe destek verdiğimizde CHP’de rahatsız olmaya başladı. Oysa demokrasi için herkesle ortaklaşmak gerekiyor” dedi. 

Ahmet Türk’ün gazetemize yaptığı değerlendirme şöyle: “Hukuksuzluğun sürdürüldüğü, yargının tamamen teslim alındığı bir dönemi yaşıyoruz. Kayyımlar atanırken, hiçbirimizle ilgili yolsuzluk iddiası ortaya atılmadı, siyasi düşüncelerimizden dolayı hedef haline getirildik. Bizim dönemimizdeki yaptığımız çalışmalarla kayyımların geldiği dönemdeki yapılan işlemlerin araştırılıp incelenmesine bakalım ve karşılaştıralım. Yolsuzluk bizim dönemimizde mi oldu, yoksa şimdi mi? Burada esas mesele toplumu sindirmeye yönelik bir şeydir. Bu mesele CHP, HDP olayı değil, toplumun sindirilmesi ve korku imparatorluğu için yapılan işlemlerdir” dedi

Erdoğan’ın CHP’li belediyeleri işaret etmesine ilişkin de Türk, “CHP, kendisine dokununca feryat etmeye başlıyor. Demokrasi, adalet ve hukuk için, herkes için tepkisini ilk günden itibaren ortaya koysaydı, halkla bütünleşen bir muhalefeti ortaya koysaydı bu kadar ileri gidemezlerdi” dedi. 

Türk, hukuk ve demokrasi için ortak bir mücadeleye işaret etti: “Diyelim ki bir yürüyüş olduğu zaman HDP bu yürüyüşe destek verince hemen iktidar tarafından eleştiriler geliyor ve bakıyorsun geri adım atılıyor. Bunu yaparken zaten geri adım atılsın diye bu yapılıyor. Biz bir yürüyüşe destek verdiğimizde neredeyse CHP’de yürüyüşü yapanlar rahatsız olmaya başladı. Oysa demokrasi için herkesle ortaklaşarak, demokrasiyi kalıcı hale getirecek, ortak demokratik iş birliğinin esas alınması gerekiyor. 

‘NEDEN GÖREVDEN ALINIYORLAR’ AÇIKLANSIN

Ahmet Türk, AKP’li belediye başkanlarının zorla istifa ettirilmesine ilişkin de 

“Hangi partiden olursa olsun halkın iradesiyle seçilmiş olanlar, halkın iradesiyle görevden alınır. Başka türlüsü yanlıştır. Burada alınıyorsa bunun nedenlerini ortaya koy. Bir yolsuzluk mu var? Kamuoyunun bunu bilmesi lazım” ifadelerini kullandı. 

BU SESSİZLİK AKP’Yİ CESARETLENDİRDİ

DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan

DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan bu girişimi Erdoğan’ın 16 Nisan referandumundan sonra ‘tek adam rejimini adım adım örme çabası’nın devamı olarak niteledi. Aslan “Kürtlere yönelik anti-demokratik saldırılar karşısında, Kürt siyasetçilerinin tutuklanması hususundaki sessizlik, Kürt vekillerinin cezaevine atılması ve kayyum saldırısıyla birlikte bu durumun sadece bizlerle sınırlı kalmayacağını, Türkiye’nin bütününe adım adım geliştirileceğine yönelik uyarılarımız oldu” hatırlatması yaptı. Kendi belediyelerine dönük saldırılar karşısında muhalefeti sessiz kalmakla suçlayan Aslan bu sessizliğin AKP’yi cesaretlendirdiğini söyledi.

“102 belediyemiz vardı. 94’üne kayyım atandı” bilgisini paylaşan Mehmet Arslan CHP’ye dönük şu eleştiriyi yaptı: AKP kendi belediye başkanlarını görevden alırken sayın Kılıçdaroğlu’nun değerlendirmeleri ortada. Ama Kürtlerin belediyelerine kayyım atandı, onlarca vekili tutuklandı bir cümle sarf etmedi. Adeta AKP’nin antidemokratik- hukuksuz uygulamalarının hayata geçirilmesi için bir nevi cesaret verdi. Biz bu uygulamaların hiçbirinin hukuku ve demokratik bulmuyoruz. 

Erdoğan’ın 2019 yerel yönetim seçimlerine hazırlandığını ifade eden Mehmet Arslan, ‘Bakın biz halka hizmet etmeyenleri görevde tutmuyoruz’ gibi bir algı yaratmaya çalışıyorlar ama AKP asla şuan kendi içindeki yolsuzlukların ve hukuksuzlukların dizginlenemediğini gördüğü için kendi belediye başkanlarını görevden alıyor”dedi.

 

Son Düzenlenme Tarihi: 03 Kasım 2017 10:25
www.evrensel.net