Mersinli hekimler: Hayat verirken ölmek istemiyoruz

Mersinli hekimler: Hayat verirken ölmek istemiyoruz

Mersin Sağlık Hakkı Meclisi, Mersin Tabip Odası’nda sağlık alanındaki intiharlara ilişkin basın açıklaması yaptı:

Turan DAL
Mersin

Mersin Sağlık Hakkı Meclisi, son günlerde sağlık sektöründe yaşanan şiddet ve intiharlara ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Mersin Tabip Odası’nda düzenlenen toplantıda açıklamayı Oda Başkanı Ful Uğurhan yaptı. Açıklamada, “Sağlıkta şiddet son bulsun, bu son olsun ve hayat verirken ölmek istemiyoruz” denildi.

'BİR GÜNDE ÜÇ HEKİMİN İNTİHAR ETTİĞİ HABERİ İLE SARSILDIK'

İki gün önce, bir günde üç genç hekimin intihar ettiği haberi ile sarsıldıklarını kaydederek sözlerine başlayan Uğurhan, “İlki Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinde çocuk hastalıkları bölümünde asistan hekim olarak çalışan Dr. Ece Ceyda Güdemek idi. Geride çalışma koşullarının ağırlığından şikayet ettiği bir not bırakarak hayatına son vermişti. Diğeri, Batman Bölge Devlet Hastanesinde çalışan Kalp Damar Hastalıkları Uzmanı Dr. Engin Karakuş. Eşinden, çocuğundan kilometrelerce uzakta, evinde tek başına ölü bulundu. Sonuncusu ise Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. Sınıf öğrencisi stajer doktor Yağmur Çavuşoğlu. Üçü de hayatının baharındaydı. Büyük emekler harcayarak kazandıkları tıp fakültesi, hekimlik mesleğine büyük umutlarla attıkları adım daha ilk başta kabusa dönüşmüştü” dedi.

'ŞİDDETSİZ TEK BİR GÜNÜMÜZ GEÇMİYOR'

Açıklamasının devamında sağlıkta yaşanan şiddetin ve ağır çalışma koşullarının altını çizen Uğurhan, “İnsan yaşamının sorumluluğunu taşımak zaten başlı başına bir yük iken bir de bozuk sağlık sisteminin getirdiği yükleri taşımak zorunda kalmak ölümcül sonuçlara yol açıyor. Uzun çalışma saatleri, her geçen gün artan hasta yoğunluğu, fiziksel, sözel, duygusal şiddete maruziyet, performans sistemi, devasa hastanelerde hastaya erişim mesafesini uzatan mekânsal düzenlemeler yüzünden oradan oraya koşturmak, angarya işlerle uğraşmak, kışkırtılmış sağlık hizmeti talebine cevap vermeye yetişmek sağlık çalışanlarını tüketiyor. Kendileri korumalarla gezen yetkililer, bizleri yarattıkları ucube sağlık sisteminin getirdiği olumsuzlukların ceremesini çekmeye mahkum bırakıyorlar, savunmasız bırakıyorlar. Şiddetsiz tek bir günümüz, tek bir saatimiz, hatta tek bir anımız geçmiyor” diye konuştu.

'DIŞI BOYALI, İÇİ VİRANE BU SAĞLIK SİSTEMİNDEN DERHAL VAZGEÇİLMELİDİR'

Uğurhan açıklamasının devamında yakın zamanda Mersin'de gerçekleşen şiddet olaylarını örnek verdi. Bu örneklerin durumun vahametini gözler önüne serdiğini söyleyen Uğurhan, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Toros Devlet Hastanesi’nde bir uzman hekim 52. hastasını muayene ettiği sırada kapıda beklemekten sıkılan bir hastanın “siz öldürülmeyi hak ediyorsunuz” sözlerine maruz kaldı. 

Bir aile hekimi, kimliğini kanıtlayamayan bir hastaya ilaç yazmayı reddettiği için bıçaklı saldırıya maruz kaldı. Gösterişli törenlerle açılan Türkiye’nin ilk şehir hastanesinde bir hemşire hasta yakınının bıçaklı tehditine maruz kaldı.

Yıllardır söylediklerimizi bir kez daha yineliyoruz. Dışı boyalı, içi ise virane bu sağlık sisteminden derhal vazgeçilmelidir. Sağlıkta kaynaklar, büyük sermaye gruplarına aktarılacağına, halkın sağlığını korumaya, sağlık hizmetinin niteliğini yükseltmeye, çalışanların emeğinin karşılığını ödemeye aktarılmalıdır. Bizleri hizmet verdiğimiz insanlarla karşı karşıya getiren, baskı altında tutan, uzun ve yoğun çalışma saatleri boyunca çalışmaya zorlayan, canımıza kast eden, tüketen bir çalışma ortamı yerine, bizim de sağlığımızı gözeten, işimizi verimli, bilimsel temellere göre yapmamızı sağlayan ortamı yaratmak öncelikle iktidarın görevidir. Bugün buradan tüm sağlık emekçilerini, bu görevi ısrarla yerine getirmeyenlere görevlerini hatırlatmak için yürüttüğümüz mücadeleyi büyütmeye davet ediyoruz. Bizleri derinden yaralayan arkadaşlarımızın kaybı nedeniyle ailelerine, çalışma arkadaşlarına ve tüm sağlık emekçilerine baş sağlığı diliyoruz” 

www.evrensel.net