Değinmeler - 29 Ekim 2017

Değinmeler - 29 Ekim 2017

"Her gün bir işçi kıyımı. Her gün bir direniş. Onları ayakta tutan yer çekimi değil. Kendi ağırlıkları."

Adnan ÖZYALÇINER

BEN DE KONUŞTUM

Torik Akını adlı öykü kitabım, Sennur Sezer’in “Akşam Haberleri” kitabından alıntıladığım şu dizelerle açılıyor:

“Konuştum
susmak anamın diliydi”

Kitap ona adanmıştır. Onun yaptığı gibi konuştum ben de.  Mahallemdeki işçinin, emekçinin, yoksulun diliyle. Yaşadıkları acılarını, sevinçlerini, düşlerini, hayallerini, umutlarını okuma yazmaları olmadığından kendilerini ifade edemeyenlerin dili olarak konuştum.

1964’lerde Kürt illerinde köyde, kırda tanıdığım insanların yoksulluklarının, yoksunluklarının diliyle konuştum. Yaşadıkları acılarını, sevinçlerini, düşlerini, hayallerini, umutlarını, okuma yazmaları olmadığından -onların dilleri de yoktu- kendilerini ifade edemeyenlerin dili olarak konuştum.

Kitabımda ikisi de vardır. Hüznün karıştığı keyifli öyküler olarak.

EL MANOS

Manos İspanyolca el demek. El Manos dersek hem daha İspanyolca, hem İspanyolcasıyla Türkçesini bir arada söylemiş olmuyor muyuz?

KÖPEK

Üç kedi, üç de kumru sokağın ortasında durmuş bekliyor. Sokağa bırakılan kuru mamayı kapabilmek için. Kedilerin gövdelerini siper ettikleri, pençelerini gerdikleri, beri yandan kumruların kanatlarını açıp kapayarak gagalarını biledikleri şu mamaya kim konacak? Kedilerle kumruların birbirlerini kolladıkları sırada yanlarına salına salına yaklaşan iri bir köpek kedileri kaçırıp kuşları uçurdu. Boşta kalan mamanın başına kendisi çöktü.

MANOS

Manos el demek. Amblemi de bir sol el, “O” harfinin içinde. El kaldırmış, söz isteyen bir el bu. İşte o el bizim elimiz/ellerimiz.

TERZİ

Gökyüzünün maviliğini biçmişken, denizi karalara teyellemişken bir elbise dikercesine yaz şiirini. Yaz olsun!

GÖLGE

Bulutun gölgesi denize vuruyor, karartarak denizin mavisini.

KOKUCU

Caminin duvarı dibindeki kokucu, koku satmıyor artık. Tespihler sıralamış koku camekanının üstüne. Püskülleri gül kokan.

ÖZGÜL AĞIRLIK

Her gün bir işçi kıyımı. Her gün bir direniş. Onları ayakta tutan yer çekimi değil. Kendi ağırlıkları.

KONUŞMAK

Konuşuyorsan ağzını kapatıp zorla sustururlar. Konuşmak istemezsen dişlerini sökerler, zorla konuşturmaya çalışırlar.

CÖMERTLİK

İhsan Eliaçık Hoca’ya Kayseri Kitap Fuarında konuşmasın diye saldırdılar. Çorlu’daki Uluslararası Trakya Kitap Fuarında konuşturmadılar. Eliaçık, cömert demek ya... Onun her konudaki cömert davranışlarından, düşüncelerini cömertçe yaymasından korktular.

YAPRAKSIZ

Güz geldi, ortalıkta ne yaprak, ne toprak. Her yeri, her açıklıkla boşluğu kum, kireç, çakıl, çimento dolduruyor. Dev beton karıştırıcılar, kara asfaltı sarsarak gidiyor geliyor. Gidiyor geliyor. Durmamacasına. Bütün araçları hızla sollayarak.

Son Düzenlenme Tarihi: 29 Ekim 2017 06:43
www.evrensel.net
ETİKETLER Adnan Özyalçıner