Esenyalı'da kadınlar, Helin Palandöken için bir araya geldi

Esenyalı'da kadınlar, Helin Palandöken için bir araya geldi

Pendik'te kadınlar, 17 yaşındaki Helin Palandöken'in katledilmesine karşı yürüyüş gerçekleştirdi. 

Kadınlar Pendik'te geçtiğimiz Cuma günü okuduğu lisenin önünde Mustafa Yetgin tarafından pompalı tüfekle öldürülen Helin Palandöken için eylem yaptılar. 

Esenyalı Kadın Derneği'nin çağrısıyla bir araya gelen kadınlar dernek önünden yürüyüş gerçekleştirdi. 

"Helin ve tüm katledilen kadınlar için susmuyoruz, korkmuyoruz, hesap soruyoruz" pankartı açan kadınlar "Katilleri ödüllendiren değil, kadınları koruyan yasalar istiyoruz", "Helin için susmuyoruz erkek adalet değil gerçek adalet" dovizleri ile Helin'in fotoğraflarını taşıdı. 

Yürüyüş boyunca sık sık "Erkek adalet değil gerçek adalet", "Kadınlar sokağa mücadeleye", "Yaşasın kadın dayanışması" sloganları ve zılgıtları atan kadınlar, Topuz Market önünde mumlar yakarak anma gerçekleştirdi. 

Anmanın ardından basın açıklaması gerçekleştirdi. 

Basın açıklamasını Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği yöneticisi Fatoş Öztürk okudu. 

Esenyalı Kadın Derneği

'HEPİMİZ GİBİ YAŞAMAYI HAK EDİYORUDU' 

Fatoş Öztürk, Helin'in okul yolunda erkek şiddetine kurban gittiğini belirterek "Takip edildiğini, taciz edildiğini, korktuğunu söylemişti. Sokağa bile çıkmaktan çekiniyordu. Yaşamayı hepiniz, hepimiz gibi hak ediyordu, yaşamı elinden alındı" ifadelerini kullandı.

Öztürk bir fabrika işçisi olan Helin'in annesi Saadet'in bundan 3-4 sene önce bir trafik kazasında yaşamını yitirdiğini hatırlattığı konuşmasının devamında "En son görüştüğümüzde bize uzun çalışma saatlerinden yakınıyor ve şöyle diyordu; 'Biz kadınların hayatı çok zor. Ben kızlarımın sabahları saçlarını taramayı özlüyorum.' Çünkü sabahın köründe kızlarını evde yalnız bırakıp işe gitmek zorundaydı. Helin büyük kardeş. Çok hastalıklar geçirmiş büyürken. Sabahın köründe işe giden annesi çok beklemişti başında geceleri. Uykusuz çalışmıştı günlerce…" şeklinde konuştu.

"Helin insan yavrusu. Binbir güçlükle büyüyor, annesi onu okutmak için çok çalışıyor hem işte, hem de evde. Sonra… Şimdi ikisi de bir mezarlıkta yan yana yatıyor" diyen Öztürk, Helin'in babasının cenazedeki sözlerini de aktardı: "Saadet’in mezarının yanında, ‘ölürsem gömülürüm’ diyerek yer ayırtmış. “O mezara ben girecektim. Kızımı, Helin’imi oraya gömdüm. Tek hayalim kızımın üniversite diplomasını almasıydı. Ölüm raporu diploması oldu' diyor. Başbakan Yıldırım’a isyan ediyor; 'Neden bu cinayetleri durduracak yasalar yapmıyorsunuz' diye..."

'ÖLÜM RAPORU DİPLOMASI OLDU'

Fatoş Öztürk açıklamasının devamında "Mustafalar yaşıyor, elbet bir gün cezaevinden çıkıyor. Yüksek ihtimal başkalarının canlarını yakmayı sürdürüyor. Mustafalar, insanın ne çok emekle yetiştiğini umursamıyor, Mustafaların değer yargıları yok, sadece kazanmak, sahip olmak, güçlü olmak istiyor. Saadet’i özensiz bir adamın kullandığı araba öldürüyor, Helin’i katil bir adamın kurşunları…" ifadelerini kullandı ve "Onların öyküsü sizin öykünüz aslında bir bakıma. Bizim öykümüz aynı zamanda… Onların acısı da hepimizin, ardlarından duyduğumuz isyan da hepimizin" diyerek ülkede kadınların hergün şiddetin hedefi olduğuna dikkat çekti. 

Öztürk "'Aşk, sevgi, cinnet' denilerek meşrulaştırılan, cezasızlaştırılan, adaletsizleştirilen suçlar arttıkça kadınlar giderek daha fazla bu suçların hedefi haline geliyor" dedi ve şu soruları sordu:

"Helin’in sokağa dahi çıkmaya korktuğu bu ortam nasıl oluştu? Helin’in katili nasıl bu kadar rahat hareket edebildi? Kadınların şiddet nedeniyle yaşamını yitirmesi, kadına karşı şiddetin yeterli cezai yaptırıma maruz kalmıyor olmasından kaynaklanmıyor mu? Katiller, tacizciler, tecavüzcüler kimden cesaret alıyor, nasıl bu kadar pervasızlaşıyor? Helin’in babasının Başbakan Yıldırım’a sorduğu 'Neden kadın cinayetleengelleyecek adımlar atmıyorsunuz?' sorusu neden medyada sansürleniyor?"

"Çok isterdik 'Helin kaybettiğimiz son kız kardeşimiz olsun' demeyi... Diyemiyoruz. Hepiniz, hepimiz hala tehdit altındayız" diyerek eylül ayında öldüren, şiddete uğrayan onlarca kadın olduğuna dikkat çeken Öztürk, yaşananların kadınlar açısından kaygı verici olduğuna vurgu yaparak "Hepinizin kafasında soru işaretleri: Ne yapmalı da kadınların, kız çocuklarını şiddete bu kadar açık hale getirilmesine bir dur demeli? Ne yapabiliriz sorusunu bir kez bile sorduğumuzda, hayatımıza, kız kardeşlerimizin hayatına sahip çıkmak için en önemli adımı atmış olduğumuzu gösterir. Çözüm, birlikte olmaktan geçiyor. Çözüm yan yana, birarada durmaktan geçiyor" dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Ekim 2017 10:27
www.evrensel.net