10 Ekim Ankara Katliamı'nda yitirilenler her yerde anıldı

10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybedenler için yurdun pek çok yerinde anmalar düzenlendi. Ankara ve İÜ'deki anmalara polis saldırdı.

10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitiren 102 yurttaş için katliamın 2. yılında Türkiye'nin dört bir yanında anma etkinlikleri düzenleniyor. Alanlara çıkan yurttaşlar katliamın göz göre geldiğinin altını çizerek yargılamaya adeta barikat çeken siyasi iktidara tepkilerini dile getirdi. Yaşamını yitirenlerin barış ve demokrasi taleplerinin takipçisi olduklarını vurgulayan yurttaşlar bu talepleri gerçekleştirmek için mücadeleyi sürdürdüklerini söyledi.

Siyasi iktidar ise 10 Ekim Katliamına ilişkin tutumunu anmalara saldırırak bir kez daha ortaya koydu. Ankara'da katliamda yaşamını yitirenlerin ailelerine gaz sıkıldı, plastik mermiyle saldırıldı. Saldırı sonrası İnşaat Mühendisleri Odası konferans salonunda anma yapmak isteyen ailelere de saldırı gerçekleştirildi. Aileler içeride mahsur kaldı. Duruma tepki gösteren 10 Ekim Barış ve Demokrasi Derneği Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun, “Biz iki yıldır acımıza saygı göstermeyen hükümet, valilik ve emniyetle karşı karşıyayız. Her ay anma yaparken bir şey olmuyordu da şimdi ne oldu” diye sordu. Kızılay'da ise katliamda yitirilenler için yapılan anıt kırıldı. İstanbul Üniversitesi'nde düzenlenen anma etkinliğine yapılan saldırıda ise en az 50 kişi ters kelepçe ile gözaltına alındı. 

YURTTAŞLAR KADIKÖY'DE BİR ARAYA GELDİ

10 Ekim Ankara Katliamı'nın ikinci yıl dönümünde, İstanbul Kadıköy'de katliamı unutturmamak, yaşamını yitirenleri anmak için binlerce yurttaş toplandı.

İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu çağrısıyla Kadıköy Beşiktaş İskelesi'nin karşısında bir araya gelen kalabalık, 10 Ekim 2015'te Ankara'da yaşanan canlı bomba saldırısında yaşamını yitirenleri andı. Ankara Katliamında hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını taşındığı eylemde "Unutturmayacağız, affetmeyeceğiz" yazılı pankart açıldı. Eylemde yaşamını yitirenlerin isimleri okunarak "Yaşıyor" denildi. Ellerinde "Katili Tanıyoruz" dövizleri taşıyan kitle "Devrim şehitleri ölümsüzdür", "Faşizme karşı omuz omuza", "10 Ekim'in hesabı sorulacak", "Direne direne kazanacağız", "Saray savaş, halklar barış istiyor" sloganları attı. Polis aracından "Attığınız sloganlara dikkat etin, sloganlar suç teşkil ediyor, yoksa müdehale edeceğiz" denildi, kitle yuhalayarak tepki gösterdi.

Anma etkinliğine DİSK Genel Başkanı Kani Beko, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, KESK, TTB ve TMMOB yöneticilerinin de içinde olduğu çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi katıldı.

'EMEĞİN, BARIŞIN VE DEMOKRASİNİN ÜLKESİNİ KURMAK İÇİN YOLA ÇIKTILAR'

10 Ekim Ankara Katliamı Kadıköy'de lanetlendi (Fotoğraf: EVRENSEL)

10 Ekim Dayanışma Derneği adına hayatını kaybeden Dicle Deli'nin babası Faik Deli konuşma yaptı. Deli, Ankara Garı önündeki meydanın adının "10 Ekim Emek Barış ve Demokrasi Meydanı" olarak değiştirilmesini ve bu meydanda 10 Ekim'in taleplerine uyumlu bir anıtın yapılmasını talep etti.  Deli, "10 Ekim yaralıları ile kamuoyunun dayanışması gerektiğini ve bu yaraların hepimizin yarası olduğunu belirtmek istiyoruz. Emek, barış ve demokrasi için bedenlerini siper ederek bedel ödeyenleri asla yalnız bırakmamalıyız" dedi.

Katliamın üzerinden yıllar geçmesine rağmen ne yitirdiklerinin acısının geçtiğini ne de yaralıların yaralarının dindiğini söyleyen Deli, destek çağrısında bulundu: Annesini, babasını, evladını yitiren biz 10 Ekim Barış ve Demokrasi Derneği ailesi, bu onur dolu acı yükü taşımaya devam ediyoruz. Bu ülkenin daha demokratik ve barış dolu bir emek ülkesi olması için bedel verenlerin ailesi olarak, bizler bugün burada ve her ayın 10'unda, demokratik ve barış dolu bir emek ülkesi için bedel verenlerin ailesi olarak demokratik kamuoyu, siyasi partiler, sendikalar ve diğer tüm kurumlardan destek bekliyoruz.

Baba Deli, son olarak, "Adalet, barış yoksa demokratik mücadele de yoktur. Onlar emeğin, barışın ve demokrasinin ülkesini kurmak için yollara düştüler ve bugün bu yolun düş yolcuları oldular. Anıları mücadelemize ışık olacaktır" ifadelerini kullandı.

'BİRLİKTE OLMAKTAN BAŞKA ÇAREMİZ YOK'

Daha sonra DİSK Genel Başkanı Kani Beko söz aldı. Katliamda hayatını kaybedenlerin anarak söze başlayan Beko, "İşçilerin, kamu çalışanlarının, emekçilerin olmadığı yerde barıştan, kardeşlikten, demokrasiden söz edilmez. Bunları sağlamak için o gün yola çıktık. Öncelikle eşitlikten, demokrasiden sendikal hak ve özgürlüklerden yana olanlarla birlikteydik. Bunu ifade etmek için Ankara'da bir araya geldik. Birlikte olmaktan başka çaremiz yoktu. Ama Ankara'daki katliamdan bizim dışımızda devlet yetkililerinin haberi varmış" dedi. Bir an önce dosyanın aydınlanması gerektiğini söyleyen Beko, katiller ile onların işbirlikçilerinin ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Beko, "Kenan Evren toprağa gömülürken tek başındaydı. Bu güzelim insanları aramızdan alanlar, bu katliamın yaşanmasına yardım edenler, siz de bir gün toprağa tek başına gömüleceksiniz" diye konuştu. "15 Temmuz darbe girişimi sonrası HDP Milletvekilleri cezaevinde, radyolar, televizyonlar kapatıldı, kamu çalışanları ihraç edildi. Bugün bu arkadaşlarımın gidebilecekleri bir mahkeme yok. Biz birlikte olmak zorundayız" diye konuştu.

'KAYBETTİKLERİMİZİN DAVASINI SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ'

Basın metnini İstanbul Emek ve Demokrasi koordinasyonu adına Ekin Çiftçi okudu. Çiftçi, "Bu kadar baskı, şiddet ve hukuksuzluk gücün değil, güçsüzlüğün işaretidir. Egemenler, yağma ve talana dayalı cennetlerini kaybetmemek için topluma karanlığı ve esareti dayatmaktadır. İşçi grevleri yasaklanmakta, müftülüklere resmi nikah yetkisi veren yasa tasarısıyla kadınların mücadeleyle elde ettikleri haklar tırpanlanmakta, eğitim müfredatı, saraya biat edecek nesiller yetiştirilmesini hedeflemektedir. Bunca baskıya, zora rağmen işini geri isteyen Nuriye ve Semih'in direnişi, grev yasaklarını tanımayan işçilerin direnişi, akademisyenlerin, gazetecilerin, milletvekilerinin, kadınların direnişi, referandumda tüm zorluklara, engellemelere rağmen halkın direnişi, yıkılan şehirlere, katledilen çocuk, yaşlı, genç, kadın, erkeklere, insanlara rağmen Kürt halkının direnişi sürüyor. 10 Ekim'de Ankara'da kaybettiğimiz insanlarımızın umutları, hayalleri için direniş sürüyor, sürecek! Katliamın ikinci yılında, kaybettiklerimizin davasının sonuna kadar takipçisi olacağımızı; onları asla unutturmayacağımızı ve katilleri asla affetmeyeceğimizi buradan bir kez daha ifade ediyoruz" dedi.

Anma, "Nuriye Semih yanlız değildir" sloganı ile son buldu. (İstanbul/EVRENSEL)

 


ANKARA'DA ANMAYA ENGEL

Birkan BULUT
Tamer Arda Erşin
Selmane ERTEKİN
Ankara

10 Ekim 2015’te Emek, Demokrasi ve Barış Mitingine IŞİD’in canlı bomba saldırısı düzenlemesi sonucu 102 kişinin yaşamını yitirmesi, yüzlerce kişinin yaralanmasının ardından iki yıl geçti. 10 Ekim Barış ve Demokrasi Derneği, TMMOB, TTB, KESK ve DİSK, ikinci yıl dönümünde katliamı lanetlemek ve yaşamını yitirenleri anmak için Ankara Tren Garı önünde saat 10.04’te anma düzenlemek istedi. Ankara Valiliği ise Ankara Tren Garı’na çıkan bütün yolları kapatttı. Valilikle yapılan görüşmeler sırasında ailelerin, kurum temsilcilerinin ve milletvekillerinin anma alanına girmesine izin verileceği belirtildi. Ancak geçen yıl olduğu gibi anma için gar önüne gelenlere polis saldırdı. Polis, saat 09.15’te TRT binasının karşısındaki Opera Köprüsü'nden katliamın olduğu yere gitmek isteyen ailelere biber gazı ve plastik mermiyle saldırdı. Polisin saldırısı Ankara Adliyesi önüne kadar devam etti. İnsanların özelikle gözlerinin hedef alınarak biber gazı sıkılması dikkat çekti.

İÇERİDE MAHSUR KALDILAR

Polis saldırısından sonra 10 Ekim katliamı mağduru aileler, Sıhhiye'den ayrılarak Kızılay'da bulunan İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Teoman Öztürk Salonu'na geldi ve burada anma etkinliği yapmak istedi. Aileleri buraya kadar takip eden polis, İMO önünde de saldırdı. Polisin tazyikli su, plastik mermi, ve biber gazıyla yaptığı saldırı nedeniyle bina içine sığınan aileler gaza boğuldu. Ankara Tren Garı ve Kızılay güzergahında çeşitli yerlerde polis saldırısı devam ederken, Güvenpark'ta 7 kişi gözaltına alındı.

'SORUMLULARI YARGILAMAK YERİNE AİLELERE SALDIRDILAR'

Polis saldırısının ardından 10 Ekim-Der, KESK, DİSK, TMMOB ve TTB ortak basın açıklaması düzenledi. Dernek binasında gerçekleştirilen açıklamada konuşan KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, yaralılara ve yakınlarını kaybeden ailelere polisin saldırdığını belirterek "Katliamı kınamamız bir kez daha polis vahşeti ile engellendi. Katliamda kaybettiğimiz arkadaşlarımızın ailelerine, yaralılarımıza, bu katliamdan etkilenen ve anmaya katılmak isteyen herkese polis valilik emriyle plastik mermilerle, gazla, kalkanlarla, tekmelerle, hakaretlerle saldırdı. Yüreğinde insan sevgisi ve barış özlemi dolu olan 102 arkadaşımızın katledilmesinin, 500'e yakın arkadaşımızın yaralanmasının acısı yüreklerimizde halen tazeyken bugün öfkemiz daha da arttı” dedi.

KATLİAM GÜNÜ DE SALDIRMIŞLARDI

“Hepimiz o gün o meydandaydık” diyen Gezen, her türlü istihbarat bilgisine rağmen hiçbir önlem alınmadığı için gerçekleşen patlamaların tanığı olduklarını söyledi. Gezen, kamu görevlilerinin katliamdaki sorumluluğuna değinerek, "Kamu görevlilerine kendi güvenliğinizi alın, alandan uzak durun diyerek patlamalardan haberdar olduklarının, patlamaların yaşandığı alanda yaralıların acilen hastanelere ulaştırılması için önlem almak yerine alanı fişeklerle gaza boğduklarının, geç gelen ambulansların, TOMA'larla alanı yıkayarak delilleri kararttıklarının, müfettiş raporlarında sorumlulukları belirtildiği halde istihbarat bilgisini gizleyen, arama noktaları oluşturmayan, hiçbir güvenlik önlemi almayan, katliamda ihmali ve sorumluluğu bulunan kamu görevlilerine valilikçe soruşturma izni verilmediğinin tanığıyız" diye konuştu. AKP iktidarının katliamda sorumluluğu bulunan siyasileri, kamu görevlilerini tespit ederek yargılanmalarını sağlamak yerine, 10 Ekim’i anmak isteyenlere acımasızca saldırı emri vererek tarafını bir kez daha gösterdiğini belirten Gezen, emek ve demokrasi güçleri olarak katliamlara ve baskılara karşı birlikte mücadele etmek gerektiğini ifade etti.

Açıklamaya TTB Merkez Konsey Başkanı Raşit Tükel, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, DİSK İçanadolu Bölge Temsilcisi Tayfun Görgülü ve 10 Ekim- Der Başkanı Mehtap Sakinci  Coşgun katıldı.

'ACIMIZA SAYGI GÖSTERMEYEN HÜKÜMET'

Yaşananları Evrensel'e değerlendiren 10 Ekim Barış ve Demokrasi Derneği Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun, Ankara Valiliğinin müzakereler sırasında anmaya izin verileceğinin sözünü hatırlatarak, “Zaten bir grup insandık, tek bir noktadan temsilciler olarak girecektik. Bize biber gazı ve plastik mermiyle müdahale ettiler. Kulağım, yüzüm, üstüm her yerim gaz içerisinde kaldı” dedi. Polis saldırısının İMO'da da devam ettiğinin altını çizen Coşgun, “Salona da gaz sıkıldı. Nefes alamadık, daha büyük bir müdahale olmasın diye dağıldık. Biz iki yıldır acımıza saygı göstermeyen hükümet, valilik ve emniyetle karşı karşıyayız. Bin polisle 100 kişinin üzerine biber gazı sıkmakla olmuyor. Biz unutmayacağız ve sineye çekmeyeceğiz. Ölen kişinin yakını sadece bir kişi değil. Hayatın kaybedenlerin sadece yakınlarını almak istese bile en az 600 kişiyi almak zorundalardı. Her ay anma yaparken bir şey olmuyordu da şimdi ne oldu” diye konuştu.  

Katliam Ankara Batıkent’te de lanetlendi. “Batıkent Halkı” imzasıyla açıklama yapan vatandaşlar  şunları söyledi: “Her yerden her ilden anma için Ankara’ya gelen 10 Ekim mağdurları ve mağdur aileleri ile gerçekleştirmek istediğimiz anma etkinliği polisin müdahelesi ile engellendi. Katliama nasıl müsaade edildiğini , ölmemize nasıl kayıtsız kalındığını hepimiz biliyoruz. Ama artık ölülerimizden bile korkar haldeler. Anmamıza bile izin vermiyorlar. Ama bizler mahallelerimizden iş yerlerimizden büyüyerek , güçlenerek onların üzerine yürümeye devam edeciğiz. 10 Ekim’deki taleplerimizin hala arkasındayız.” 

EMEP’TEN BİRLİKTE MÜCADELE ÇAĞRISI

Emek Partisi (EMEP) üyeleri İMO'da yapılan polis saldırısından sonra parti genel merkezinde katliamda kaybettiği üyeleri için anma düzenledi. Katliamda hayatını kaybeden EMEP GYK üyesi Korkmaz Tedik'in babası Erdoğan Tedik, Türkiye'de katliamlar zincirinin 5 Haziran 2015'te HDP'nin Diyarbakır mitingine gerçekleşen saldırıyla başladığını kaydetti. Suruç'ta, Ankara Tren Garı'nda ve Gaziantep'te bir kına gecesinde düzenlenen katliamlarla sürecin devam ettiğini hatırlatan Tedik,  muhalefetin 7 Haziran seçimi ve 16 Nisan referandumlarında küçümsenmeyecek bir güç olduğunu gösterdiğini söyledi. Baskılara ve saldırılara karşı birlikte mücadele etme yollarının bulunması gerektiğini belirten Tedik, “Bize düşen görev örgütlenmektir, mücadele etmektir. Gençlik örgütlerinde, partilerde, sendikalarda, derneklerde örgütlenmemiz gerekir. Örgütlü güç, bir güçtür” dedi.

CHP'DEN TEPKİ

CHP'li milletvekilleri ve bazı aileler de Ankara Tren Garı yakınında basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök, yaptıkları görüşmelere rağmen katliamda hayatını kaybedenlerin yakınlarına polisin saldırdığını söyledi. Gar katliamındaki üzüntüyü yeniden yaşadıklarını belirten Gök, ailelerin çocuklarını, babalarının eşlerini anamaz halde olduklarını ifade etti. Bunun Türkiye demokrasisi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne ağır bir darbe olduğunu söyleyen Gök, “Beş dakika sürecek bir anmaya bile izin vermeyen anlayışı şiddetle kınıyoruz. Türkiye'de bir katliamın anması yapılamıyor. Tüm bunlara rağmen diyoruz bu katliamı yapanların yanına kâr kalmayacak” dedi.

‘BUGÜN ALINAN ÖNLEMLERİ NEDEN 2015’TE ALMADINIZ?’

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm de Ankara Garı çevresinde katliamda hayatını kaybedenlerin yakınlarına dönük yaşanan polis saldırısına tepki gösterdi. Meclis Genel Kurulu’nda konuşan TÜM, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya “Dünyanın başka hangi ülkesinde anma etkinliği yasaklanır? Bugün Gar çevresinde aldığınız güvenlik önlemlerini 10 Ekim 2015’te neden almadınız?” sorularını yöneltti.

Ailelere biber gazı ve plastik mermiyle saldırıldığını hatırlatan Tüm, İnşaat Mühendisleri Odası’nda yapılmak istenen anmaya dönük saldırıya da dikkat çekti.

Tüm’ün Soylu’ya yönelttiği sorular şu şekilde:

  • Dünyanın hangi ülkesinde bir katliamın anması yasaklanmıştır?
  • Hayatını kaybedenlerin yakınlarına saldırının gerekçesi nedir?
  • Bu saldırılarla ailelere aynı acı tekrar yaşatılmak mı istenmektedir?
  • Bugün Ankara Garı önünde aldığınız güvenlik önlemini 10 Ekim 2015'te neden almadınız! (HABER MERKEZİ)

Fotoğraf: DHA

Fotoğraf: DHA

Fotoğraf: DHA

Fotoğraf: DHA

KIZILAY'DA 10 EKİM ANITINI KIRDILAR

Ankara Kızılay'da Konur Sokak'ta bulunan 10 Ekim Ankara Katliamı anıtı saldırıya uğradı.

Anıt saldırıya uğramadan önce soldaki gibiydi.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi önünde bulunan ve katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının olduğu anıt kırıldı.

Anıta kimin saldırdığı henüz öğrenilemezken, çevik kuvvet ekipleri şüpheli paket olduğu iddiasıyla anıtın buunduğu alanı kapattı.


İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ'NDEKİ ANMAYA SALDIRI: EN AZ 50 GÖZALTI

İstanbul Üniversitesi'nde 10 Ekim Katliamı'nda yaşamını yitirenleri anmak için yapılan etkinliğe polis saldırdı. Saldırısı sırasında en az 50 kişi ters kelepçe ile gözaltına alındı.

Gözaltına alınan LGBTİ+ öğrenci, üstünü erkek polisin  aramasına izin vermediği için darbedildi. "Erkek polisin beni aramasını istemiyorum" dedikten sonra polis öğrenciyi "yasa da var mı lan" diyerek darbetti.

ETHA Muhabiri Erdem Sarıyer de saldırı sırasında gözaltına alındı.

Fotoğraf: Eylem Nazlıer


ELAZIĞ'DA POLİSİN SİLAHI ATEŞ ALDI: 1 YARALI

Elazığ'da Hozat Garajı'nda 10 Ekim katliamında hayatını kaybedenlerin anılacağı basın açıklaması öncesinde Hozat Garajı'na gelen polislerden biri silahını doldur-boşalt yaparken silah ateş aldı.

Seken mermi yolda geçen bir vatandaşın koluna isabet etti. Şans eseri küçük bir sıyrıkla atlatan şahıs gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Hozat Garajı'nda KESK'in çağrısıyla bir araya gelen vatandaşlar adına açıklama yapan KESK dönem sözcüsü ve Eğitim Sen Şube başkanı Musa Doğan “Patlamaların hemen ardından yaralılara gaz bombalarıyla saldıran, ağır yaralı arkadaşlarımızı nefes alamaz hale getiren, alanda bulunan hekim arkadaşlarımızın yaralılara ilk yardımını geciktiren patlama gecesi olay yerini TOMA'larla yıkayarak delilleri karartan emniyet yetkililerine öfkemiz devam ediyor” Katliamın tüm sorumluları yargılanana ve hak ettikleri cezayı alana kadar öfkemizi diri tutacağız. Katliamın unutturulmak istenmesine  izin vermeyeceğiz. Arkadaşlarımızın hesabını mutlaka hukuki yollarla soracağız" dedi. 

Sık sık, “10 Ekim'i unutma unutturma” ve “Savaşa inat barış hemen şimdi" sloganlarının atıldığı açıklamada diğer illerde yapılan anma etkinliklerine yapılan saldırılar kınandı. Açıklamaya KESK'e bağlı sendikaların üye ve yöneticileriyle birlikte, EMEP, HDP ve CHP'de katıldı. (Elazığ/EVRENSEL)


BAKIRKÖY'DEN SESLENDİLER: NE UNUTACAĞIZ NE DE UNUTTURACAĞIZ!

10 Ekim Katliamı'nda yaşamını yitirenler Bakırköy'de anıldı. Fotoğraf: Evrensel

10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitirenler, İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu çağrısıyla Bakırköy Özgürlük Meydanında anıldı.

Katliamda hayatını kaybedenler için 1 dakikalık saygı duruşuyla başlayan anmada “Barış şehitleri ölümsüzdür”, “10 Ekim'i unutma unutturma”, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları atıldı. Anmada bir kez daha katliama ilişkin bütün sorumluların yargılanması istendi.

Anmada konuşan KESK'e bağlı Tüm Bel Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Kadri Kılıcı “2015 yılında demokrasi, insan hakları dedik. 100 binlerce insan orada bir aradıydık. Bu ülkede insana ve halklara dair demokratik olanı ifade ettiğimizde hep katliamlar üzerinden barış isteyenlere gözdağı verilmeye çalışıldı” dedi.

Suruç ve Diyarbakır katliamlarını hatırlatan Kılıcı, bu katliamların tekçi, otoriter ve faşizan yönelimden kaynaklandığını belirterek şöyle konuştu:

“10 Ekim’den sonra dava süreci başladı. Emekçilerden kaçırılmak istenen davada, katillerin bağırarak çağırarak konuşmalarını izledik. Davanın seyrinde ağır ağır ilerleme var. 10 Ekim’den sonra dönemin başbakanı ‘Oylarımız arttı’ demişti. Sorumluların yargılanmasını istiyoruz. Emekçiler ve halklar olarak demokrasi ve barış deme noktasında azim ve kararlılığımız var. Barış akademisyenleri işten atıldı, tekrar soruşturma açıldı. Savaş çığırtkanlığı üzerinden zamlar yapılıyor. ‘Zamları savaş için yapıyoruz’ diyorlar. Biz savaşa hayır barış hemen şimdi diyoruz. Biz savaşa değil emekçiye bütçe diyoruz.”

“Sabah kalkıyorsunuz güzel bir haber duymak için. Çünkü bu memlekette ölüm kol geziyor” diyen DİSK/Genel-İş İstanbul 2 No’lu Şube Adil Çiftçi ise 10 Ekim’i şu sözlerle hatırlattı:

“10 Ekim’de barışı haykırmak için yollara düştük Ankara'ya gittik. Yürümeye başladık, barışı haykıracaktık ama bomba ve ölüm sesleri çığlıkları atılmaya başlandı. Bomba patlamadan önce halaylar çekiliyordu. Dostlarımızı çocuklarımızı yol arkadaşlarımızı kaybettik. Türkiye hafızasını, yüreğini kaybetmişti. Türkiye yenin aklı tutuldu, kalbi atmıyor.” 

Çiftçi , Ankara'da yapılmak istenen anmaya yönelik polis saldırısına da tepki gösterdi. Çiftçi, “Ne unutacağız ne de unutturacağız. Büyük adliye sarayları yapabilirsiniz ama adalet dağıtamazsınız. 15 Temmuz’da kardeşlerin iktidar kavgası vardı. Bununla birlikte televizyonlar susturuldu, gazeteciler hapiste atıldı. 150 binden fazla kamu emekçisi ihraç edildi. 80’in üzerinde seçilmiş belediye başkanı görevden alındı. KHK’lerle memleket yönetiliyor. Yeni zamlarla bombalar alınacak, niye sağlığa eğitime bütçe ayırmıyoruz? Çünkü bunlardan nemalanacaklar var. O zaman saraylarda oturamayacaklar” dedi. Anma, hayatını kaybedenler anısına okunan şiir ve şarkılarla son buldu.


ADANA'DA ANMA: ACIMIZ VE ÖFKEMİZ DİNMEDİ

10 Ekim’de Ankara Katliamı’nda yaşamını yitirenler katliamın 2’nci yıl dönümünde Adana’da Tren Garı önünde yapılan açıklama ile anıldı. 2 yıl geçmesine rağmen dava ile ilgili dişe dokunur bir ilerleme olmadığının altının çizildiği anmada katliamda hayatını kaybedenlerin fotoğrafları taşındı, gökyüzüne beyaz balonlar bırakıldı. Basın açıklamasını okuyan KESK Adana Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tonguç Özkan, katliamın üzerinden geçen 2 yılda öfkelerinin ve acılarının azalmadığını ifade etti. Katliam davasında katliamın yalnızca 2 canlı bomba ile yargılanan 3-5 IŞİD’liye yüklenmeye çalışıldığını ifade eden Özkan, sunulan onca belge ve delile ve mahkeme heyetinin talep etmesine rağmen tek bir kamu görevlisi hakkında soruşturma ya da dava açılmamış olmasına tepki gösterdi.

'KATLİAMIN ARKASINDAKİ GÜÇLER AÇIĞA ÇIKARILSIN'

7 Haziran öncesi ve sonrası oluşan barış ve demokrasi ikliminin önce Suruç, sonra Ankara ile başlayan bombalı saldırılar ve çatışmalarla bir anda yok edildiğini ifade eden Özkan, darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile darbecilerin arkasındaki güçlerin açıa çıkarılması yerine kendine muhalif olan kamu emekçisi, gazeteci siyasetçi kim varsa ihraç edildiğini ya da cezaevine gönderildiğini söyledi. Katliamın arkasındaki güçlerin açığa çıkarılması ve hak ettikleri cezaları almaları için mücadele etmeye devam edeceklerini dile getiren Özkan, bunun için bu coğrafyada barışı, demokrasiyi, özgürlüğü ve halkların birlikte yaşamasını sağlamayana kadar mücadeleye devam edeceklerini ifade etti.

'BİRLİKTE YAŞAMA KARŞI DURANLAR HESABINI VERMELİ'

Açıklamaya katılan CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, ihmali olanların mutlaka ortaya çıkarılması gerektiğini belirterek “Demokrasi ve insanların özgürce kendi kimliğinde birbirine saygı içerisinde yaşaması olmazsa olmaz. Buna karşı duranların hesabın vermesi için bu davanın takipçisi olacağız” dedi.

ŞEBNEM YURTMAN’IN ANNESİ: RENKLERİMİZİ HAYATIMIZDAN ALDILAR  

Katliamda yaşamını yitiren Bilgen Parlak'ın kızı

KESK Adana Şubeler Platformu dönem sözcüsü, katliamda yaralanan Tonguç Özkan, Türkiye'nin en büyük katliamının anması için bir arada olduklarını belirterek bu katliamların bir daha yaşanmaması için arkasındaki güçlerin ve kamu sorumluluğunun açığa çıkarılması gerektiğini ifade etti. 

Özkan, "İki canlı bomba ve 3-5 IŞİDlinin üstüne yıkılmaya çalışılıyor. 10 Ekim mitinge giderken hiç bir polisle karşılaşmadık. Nasıl ellerini kollarını sallayarak geldikleri açıkça görüldü. Bu katliamları planlayanlar, arkasındakiler açığa çıkarılsın ki bir daha böyle bir katliam olmasın"dedi. 

Eylemde, katliamda yaşamını yitiren Dilan Sarıkaya'nın Ankara’da bulunan babası İzzet Sarıkaya da telefon ile konuşma yaptı. Sarıkaya, mahkeme sürecinde ambulansların polisler tarafından geri çevrildiğinin ortaya çıktığını belirterek kamu görevlilerinin de yargılanmasını istedi. 

Şebnem Yurtman'ın annesi Şafak Yurtman da, "Devlet gurur duymuyor ama ben çocuklarımla gurur duyuyorum. Benm kızım eşitlik, barış dedi. Halklar ezilmesin dedi. Evde Şebnem'in sevdiği hiç bir şeyi yapmıyorum. Renklerimizi aldılar, hayallerimizi aldılar. Neşemizi elimizden aldılar. Her duruşmada işimizi bırakıp gidiyoruz. Aileler daha fazla sahip çıkmalı duruşmalara. Düşen çocuğumun bayrağını kaldırmam lazım. Çocuğumun hayalleri vardı. Benim hayallerim vardı çocuğum İçin" dedi. (Adana/EVRENSEL)


İZMİR'DE ANMA: BARIŞ TÜRKÜLERİ SONSUZA KADAR SÖYLENECEK

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri ikinci yıl dönümünde katliamı lanetlemek ve yaşamını yitirenleri anmak için Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. Üzerinde katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının bulunduğu ve "Katilleri Tanıyoruz, Unutmadık, Unutturmayacağız" yazılı pankartlar açan kitle, sık sık "Savaşa hayır barış hemen şimdi" , " 10 Ekim'in hesabı sorulacak" , "Onlara sözümüz barış olacak" , "Faşizme karşı omuz omuza" sloganları attı.

Kurumlar adına ortak açıklamayı KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Güven okudu. İki yıl önce "Savaşa inat barış hemen şimdi" dedikleri için arkadaşlarının katledildiğini ifade eden Güven, her şeye rağmen barışı ve yaşamı savunmaya devam edeceklerini dile getirdi. Acı ve öfkeyi büyüten en büyük nedenlerden birinin, katliam öncesinden bugüne kadar siyasi iktidarın ve idarecilerin takındıkları tutumlar olduğunu belirten Güven, "Yitirdiğimiz arkadaşlarımızı anmamıza, katliamı kınamamıza her defasında engel olmaya çalışan, her Ekim ayı başında "Gösteri yasağı" ilan eden Ankara Valiliği'ne öfkemiz devam ediyor" dedi.

'BARIŞ VE DEMOKRASİ MÜCADELESİNİ YÜKSELTECEĞİZ'

Güven, "Ülkede emek, özgürlük ve barış taleplerinin ölümle cevaplandığı, ülkemizin IŞİD ve ÖSO için kamp haline getirildiği, sivillerin acımasızca katledildiği, ülkenin giderek darbe girişimi bahanesiyle OHAL ve KHK ile tek adam diktatörlüğüne çevrildiği bir dönemdeyiz. Gelinen noktada ülke her geçen gün daha büyük savaşların içine çekilmek istenmektedir. İşte Meclisten geçen savaş tezkereleri ve şimdi de İdlib operasyonu ile ülkenin daha büyük savaşlara çekilmek istenmesi... Kendi koltuklarını korumak isteyen diktatörlerin savaştan başka yolu yoktur. Bizlerin ise barıştan başka yolumuz yok. 10 Ekim bu anlamda geleceğe yankılanan bir barış çığlığıdır. Bir kere daha burada tüm öfkemiz, acımız ve isyanımızla söylüyoruz. Gerçeklerin açığa çıkması ve katillerin hesap vermesi için barış ve demokrasi mücadelemizi yükselteceğiz" dedi.

10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği İzmir Sözcüsü Mustafa Özdağ katliamda yaşamını yitirenlerin isimlerini tek tek okuyarak, "Barış türkülerimiz ile Ankara'ya gitmiştik. Kanla beslenenler barış türkülerimizi yarım bıraktı. Ama ne yaparlarsa yapsınlar bizler barış türkülerimizi sonsuza kadar söylemeye devam edeceğiz. Kimse bizim dilimizden, yüreğimizden, aklımızdan barışa olan özlemimizi silemez" dedi.  

'10 EKİM DAVASI İNSANLIĞIN DAVASIDIR'

Katliamda yaşamını yitirenlerden Mesut Mak'ın eşi Evrim Mak ise, bir buçuk yıldır süren dava sürecini değerlendirerek, "Aslında bu dava sadece yaralıların ve ölenlerin yakınlarının davası değil burada bulunan ve burada bulunması gereken tüm insanlığı davasıdır. Her şeye rağmen umudumuzu yitirmeden davamızın takipçisi olmaya devam ediyoruz. Bir arada olursak umudumuz çoğalıyor ve daha güçlü oluyoruz. Adalet arayan biz ailelere soruşturmalar açıyorlar. Bizler buraya 102 barış güvercinin ne uğruna öldüğünü bilerek geldik ve onların taleplerinin arkasında olduğumuzu ve hala barış diye haykırıyoruz. Adalet ne zaman yerini bulursa, ne zaman katiller ve iş birlikçiler yargılanıp ceza alırsa o zaman anma yapacağız. Bizler için gelmeyen adalet hiç kimse için gelmeyecek. Elimizden alınan işimiz, ekmeğimiz, canımız ve çocuklarımız için aydınlık yarınlar uğruna onurlu şekilde mücadele edeceğiz" şeklinde konuştu.

Anma etkinliği katliamda yaşananları anlatan fotoğraf sergisiyle son buldu. Daha sonra mezarlar ziyaret edildi. (İzmir/EVRENSEL)


İTÜ ÖĞRENCİSİ GÜNEY DOĞAN MEZARI BAŞINDA ANILDI

10 Ekim Ankara Katliamı’nda yaşamını yitiren İTÜ öğremcisi Güney Doğan mezarı başında anıldı. Katliamın yaşandığı 10.04’te gerçekleştirilen anmaya HDP Çekmeköy ilçe örgütü yönetici ve üyeleri, EMEP Sancaktepe ilçe yönetici ve üyeleri de katıldı. Anmada hayatını kaybedenler için yapılan saygı duruşunun ardından HDP Çekmeköy ilçe yöneticisi Mehmet Arınç konuşma yaptı. Arınç, “Savaş sona ersin. İnsanlar ölmesin. Onurlu bir barış olsun diyen binlerce emekçinin sesi devletin göz göre göre fırsat verdiği, tedbir almadığı bir katliamla kısılmaya çalışıldı. Acı dinmedi, öfkemiz arttı. Barış talebinden asla vazgeçmeyeceğiz. İki elimiz katliama seyirci kalanların, suç ortaklarının ve IŞİD canilerinin yakasında olacak” dedi.

İTÜ öğrencisi Mahir Gül “Güney özel biriydi. Barış için, demokrasi için, özgürlük için yürütülen mücadelelerin içindeydi. Bu kanlı coğrafyada Güney’in sesi, barışın çığlığı olacağız” ifadesini kullandı.

Demokratik Alevi Hareketi’nden yapılan açıklamada katliam, Kerbela Katliamı’na benzetildi.

Güney Doğan’ın annesi Derman Doğan ise şu ifadeleri kullandı: “Doğan Güney tertemiz pırıl pırıl bir çocuktu, çok güzel hayalleri vardı  Barış için adalet için Ankara’ya gitti. Bir pireyi bile öldürmeyen bir çocuktu ama devletin himayesindeki IŞİD’çiler  onu ve 101 canımızı katletti. Bu katliamı yapanlardan er ya da geç hesap soracağız… Burada annelere sesleniyorum Güney gibi yiğit  yetiştirin onlara  daima sahip çıkın.” (İstanbul/EVRENSEL)


DERSİM’DE 10 EKİM ANMASI YAPILDI

10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde meydana gelen patlamada yaşamını yitiren Deniz Mak ve Adil Gür Dersim’de mezarları başında anıldı.

Anmada KESK Dersim Şubeler Platformu adına basın açıklamasını okuyan dönem sözcüsü Özcan Gürtaş, “Yaşanan bu büyük katliamın acısı yüreklerimiz yakmaya devam ediyor. Arkadaşlarımıza olan hasretimiz her geçen gün daha da büyüyor. Patlamanın tüm sorumluları yargılanana ve hak ettikleri cezayı alana kadar öfkemizi diri tutacağız. Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesi, yitirdiğimiz arkadaşlarımızın en büyük emanetidir. Bizler bugün olduğu gibi bundan sonra da bu doğrultuda kararlı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
Daha sonra patlamada hayatını kaybeden Adil Gür de mezarı başında anıldı. Burada bir konuşma yapan Emek Partisi Dersim İl Başkanı Mustafa Taşkale, patlamada hayatını kaybedenlerin bedenen aralarında olmasa da her barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesi içinde yanlarında olduklarını bildiklerini ve barış ve özgürlük için direnenlerin mutlaka kazanacağını belirtti. Anmada Mesut Mak ve Adil Gür için lokma dağıtıldı. (Dersim/EVRENSEL)


MALATYA'DA ANMA: MÜCADELELERİ MÜCADELEMİZDİR

10 Ekim Katliamı'nda yaşamını yitirenler Malatya'da anıldı. Fotoğraf: Evrensel

10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitirenler Malatya Barış Parkı'nda anıldı. Malatya Özalper Mahallesi’nde Sakarya İlkokulu önünde toplanan yurttaşlar Ankara Katliamı'nda yaşamını yitiren 102 kişinin anısına yapılan Barış Parkına yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş sonrası Barış Parkı’nda gerçekleştiren anmaya KESK, TMMOB, CHP, EMEP, HDP, İHD ve Haziran katılım sağladı Anmada Eğitim Sen Şube Başkanı Tarık Kaya, CHP İl Başkanı Enver Kiraz, TMMOB İl Temsilcisi Erdal Yavaş, BTS Şube Başkanı Hasan Akdemir, HDP İl Eş Başkanı Aydın Üstün  duygularını paylaştı. Konuşlar sırasında sık sık “Barış şehitleri ölümsüzdür” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı.

Bundan tam iki yıl önce, barış ve demokrasiden yana emek ve meslek örgütleri olarak ülkemizin içinden geçtiği şiddet ve çatışma ortamının sona erdirilmesi için “Savaşa inat, barış hemen şimdi” şiarıyla Sıhhiye Meydanı’nda buluşma çağrısı yaptıklarını söyleyen Kaya, “Mitinge katılmak için Türkiye’nin dört bir yanından gelen on binlerce kişi Ankara Garı önünde yürüyüşe hazırlanırken, birbiri ardına patlayan iki ayrı canlı bombanın hedefi oldular. Yüreği insan sevgisiyle ve barış özlemiyle dolu 102 arkadaşımız patlamalarda hayatını yitirdi. 500’e yakın arkadaşımız ise çeşitli biçimlerde yaralandı. Yaralılar arasında çok sayıda arkadaşımız farklı organ kayıplarına uğramış hade hayatlarını devam ettiriyor. Yaşanan bu büyük katliamın acısı yüreklerimizi yakmaya devam ediyor. Arkadaşlarımıza olan hasretimiz, her geçen gün daha da büyüyor. Bilinmesini isteriz ki acımız ve hasretimiz kadar öfkemiz de taze ve diri duruyor. Acımızı ve öfkemizi büyüten en büyük nedenlerden birisi, katliam öncesinden bugüne kadar siyasi iktidarın ve idarecilerin takındıkları tutumdur. Dinleme kayıtlarına yansıyan saldırı planlarına, mitinglere yönelik canlı bomba eylemi istihbaratı yazışmalarına rağmen, kimlikleri bilinen IŞİD militanlarının Ankara’nın göbeğinde gerçekleştirdiği katliamı adeta seyreden istihbarat birimlerine öfkemiz devam ediyor.” dedi.

Fotoğraf: Evrensel

Bundan 2 yıl öce Malatya’dan ve Türkiye’nin dört bir yanından gülerek, coşkuyla, heyecanla barış mitingine katılmak, barışı haykırmak için yola çıkan Ankara Garı’nda bir bütün olmaya çalışan yurttaşların katledildiğini söyleyen Kiraz ise, “Gençlerimizi kopardılar. Acımız hiç eksilmedi. Demokrasi, insan hakları için, barış ve kardeşlik için yürüdüğümüz yol arkadaşlarımızdı. Hepsi önemli mücadelelerden gelen yol arkadaşlarımızdı. Onlar yüreğimizde yaşamaya devam ediyor ve ömrümüz boyunca da onları yaşatmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

TMMOB Malatya İl Temsilcisi Erdal Yavaş ise, "İki yıl önce bizde oradaydık. Patlamayla aramızda elli metre vardı. Ben buradan hayatını kaybeden barış şehitlerimizi saygı ve özlemle anıyorum. Onların anılarını yaşatmaya çalışacağız. Yolları yolumuzdur.  Burada anmaya katılan ve bize destek veren herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

BTS Malatya Şube Başkanı kimliğinden ziyade yaralılar adına konuştuğunu söyleyen Akdemir, "Canlarımızı hayatını kaybeden 102 arkadaşımıza borçlu olduğumuzu hepimiz biliyoruz. Ben iki yıl gibi geçen sürenin hukuksal boyutu hakkında biraz konuşmak istiyorum. Maalesef bu olayla ilgili tutuklu ondokuz piyondan başkası yok. Bu 19 kişi ile sınırlı değil. Bizim avukatlarımızın sürekli dile getirdiği, kamu görevlilerinin sorumlulukları olduğu ve bu sorumluların duruşmaya getirilmesini talep etmelerine rağmen, kamu çalışanlarıma dokundurmam mantığıyla 5. Duruşmada da talebimiz reddedildi. Biz arkadaşlarımıza söz verdik onları unutmadık, unutturmayacağız ve mücadelelerini devam ettireceğiz” şeklinde ifade etti.

10 Ekim Ankara’daki saldırı barışa, kardeşliğe ve demokrasiye yapılan bir suikast olduğunu söyleyen HDP İl Eş Başkanı Aydın Üstün ise, “ Nefretle kınıyoruz. Bu Türkiye de ne ilkti ne de son oldu. Suruç’ta, Diyarbakır’da, Ankara’da ve daha bir çok yerde bu suikastlar yapıldı. Amaç eşitlik, Demokrasi ve barış yürüyüşünün önünü kesmekti. Bu mücadelemiz sürdü, sürüyor ve sürecek. Şehitlerimizin mücadeleleri önünde saygı ile eğiliyoruz. Mücadeleleri mücadelemizdir” dedi.

Anma mezarlık ziyaretleri ile devam etti. Hafta sonları da devam edecek olan mezarlık ziyaretleri sonrası Emek Partisi Malatya İl Örgütü 22 Ekim’de Emek Partisi GYK üyesi KorkmazTedik’in doğduğu Akçadağ ilçesinin Ören Mahallesinde anma etkinliği gerçekleştirecek. (Malatya/EVRENSEL)


ANTEP'TE SENDİKA VE ODA TEMSİLCİLERİ: ADALETİ ARAMAYI SÜRDÜRECEĞİZ

Antep Tabip Odası'nda biraraya gelen KESK, DİSK, TMMOB ve TTB Antep temsilcileri 10 Ekim Katliamı'na dair basın açıklaması yaptı. Ortak açıklamada "Ankara Garı Patlamasında Adaleti aramayı sürdüreceğiz" denildi.

Dört kurum adına ortak açıklamayı Gaziantep Tabip Odası Başkanı Hamza Ağca okudu. "Emekçiler demokrasi, barış sesini yükseltmek için 10 Ekim 2015'te Ankara'da Gar önünde toplanmışlardı. Halaylar, flamalarla demokrasi ve barış talebini seslendiriyorlardı" diyerek 10 Ekim Mitingi'nin hangi taleplerle toplandığını hatırlattı. Ağca açıklamayı şu sözlerle sürdürdü: "Ülkemizi kaosa sürükleyip savaştan, kutuplaşmadan, gerginlikten beslenmek isteyen güç odakları 10 Ekim günü saat 10.04'te emekçilerin birlikte yaşam, demokrasi, barış iradesine bomba koydular."

10 Ekim Katliamı'nın emek, demokrasi ve barış mücadelesinde bir dönüm noktası olduğunu belirten Ağca, "İnsanlığın binlerce yıldır kolektif bir şekilde biriktirdiği tüm değerleri hiçe sayan bu kötülüğün ardında her kim varsa, onlara karşı hukuki zeminde mücadele etmekten ve hesap sormaktan vazgeçmeyeceğiz" dedi. (Antep/EVRENSEL)


SİVAS'TA ANMA KATLİAMDA YAŞAMINI YİTİREN ZİYA SAYGIN’IN MEZARI BAŞINDA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Ankara Katliamı'nda yaşamını yitirenler Sivas'ta anıldı

Sivas Emek ve Demokrasi Platformu, 10 Ekim Katliamı'nın 2. yıl dönümü nedeniyle düzenlediği anma etkinliğini, katliamda hayatını kaybeden Ziya Saygın’ın Düzova köyündeki mezarı başında yaptı.

Anma programı katliamda yaşamını yitiren Ziya Saygın ve akabinde tüm hayatını kaybedenler adına yapılan saygı duruşu ile başlandı. Saygı duruşunun ardından Ziya Saygın’ın en sevdiği şiir olan Nazım Hikmet’in "düşman" şiiri okundu. Ardından platform adına açıklama yapan Adnan Yılmaz ‘’Ziya Saygın’ın kendisi katliamcı zihniyet dolayısıyla aramızdan ayrılmış olabilir ama fikirleri hala bizimledir. Onun fikirlerini yaşatmak bizim yegane görevimizdir. Onun nezdinde tüm hayatını kaybeden şehitlerimizi anıyorum,  mücadelemize devam edeceğiz, onları mücadelemizle yaşatacağız.’’ dedi. 

Katliam tanıklarından ise Cevat Aktaş "Katliamlar devlet eliyle geçmişten günümüze yapılıyor ve yapılmaya devam ediyor. Herhangi bir mitinge ya da eyleme katılırken defalarca kimlik kontrolü, araç araması yapan emniyet güçleri Barış Mitingine katılan platform bileşenlerine tamamen kayıtsız kalmıştı . Bu bilinçli olarak yapılan bir katliamdır. Biz bunu biliyor ve bu gerçekliği mahkeme süreçlerine taşımaya devam ediyoruz.’’ ifadelerini kullandı.

Emek Partisi Sivas İl Örgütü adına konuşma yapan Nebi Aksoy "AKP döneminde bu ve benzeri katliamları fazlasıyla gördük, yaşadık. Suruç’tan başlayarak bugün barış talebiyle birleşen binlerce insanın canına kasteden bu geri zihniyetin yarattığı karanlık ancak bütünleşerek aşılır. Katliamın arkasındaki güçler açığa çıkarılsın, bizler elimizdeki imkanlarla bunun için mücadele edeceğiz. Kaybetmenin korkusuyla mücadele eden kitlelere böyle acımazsızca saldıran hükümet aldığı ve alacağını bildiği yenilgilerin altında ancak bizi mücadelemizle ezilir. Anıları mücadelemize ışık tutacak!’’ şeklinde konuştu.

Ömer Yıldız ise "Tarlada fabrikalarda yanan bizleriz, biz emekçileriz. Onlar güneşte yanarken biz emekçilerin yandığını izleyerek sermayelerine sermaye katmaya devam ederler. Onlar bizim öfkemizden, birlikteliğimizden korkmakta ve bu yüzden böyle haince saldırmaktadır. Ankara bunun örneğidir. Tüm şehitlerin anısı önünde saygıyla eğiliyorum.’’ dedi. (Sivas/EVRENSEL)


ÇORUM'DA ANMA KATLİAMDA YAŞAMINI YİTİREN EMİNE ERCAN'IN MEZARI BAŞINDA YAPILDI

Fotoğraf: Evrensel

10 Ekim Katliamı'nda yaşamını yitirenler, Çorum'da katliamda yaşamını yitiren Emek Partisi Üyesi Emine Ercan'ın Çorum merkeze bağlı Büyükdivan köyündeki mezarı başında anıldı. Anma programına, EMEP, HDP üye ve yöneticileri ile demokratik kitle örgütü temsilcilerinden yönetici ve üyeler katıldı.

Saygı duruşu ile başlayan etkinlikte konuşma yapan EMEP İl Başkanı Cafer Gökmen, Ankara’da Türkiye tarihinin en kanlı katliamının yaşandığını belirterek, “Geçmişte de Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta katliamlar yaşandı. Bu baskı ve şiddet ortamı er veya geç sona erecek” dedi.

Daha sonra söz alan EMEP GYK Üyesi İbrahim Akkaya ise emek ve demokrasi güçlerine birlikte mücadele çağrısı yaptı. “Acımız büyük, yaralarımız halen taze” diyen Akkaya, katliamı yapanların ellerini kollarını sallayarak halen ortalıkta gezdiğini dile getirdi.

Türkiye tarihinin katliamlar tarihi olduğuna dikkat çeken Akkaya, “Dersim, Çorum, Maraş, Roboski, Diyarbakır ve Suruç’ta bu katliamları yaşadık. Onlar katliamları yapadursun biz emekçiler ayakta durmaya devam edeceğiz” dedi.

10 Ekim Katliamı’nın emek, barış ve demokrasi güçlerinin yan yana gelmesinden korkan egemen güçler tarafından tezgahlandığını söyleyen Akkaya, “7 Haziran seçimlerinde iktidarı kaybedenler, yeniden savaş ortamına döndü. Emekçilerin, ezilenlerin, yoksulların gücünün ortaya çıkmasından korktular. Ellerindeki tek seçenek baskı ve şiddetin dozunu arttırmak. Ülkeyi OHAL ile yönetiyorlar. Hani ileri demokrasi vardı, hani ekonomide çağ atlamıştık? Dünya tarihi göstermiştir ki, hiçbir zorbalık baskı ile ayakta kalmaz” ifadelerini kullandı.

Emekçilerin, ezilenlerin önündeki tek seçeneğin bir araya gelerek mücadele etmek olduğunu belirten Akkaya, artık saldırıların sosyal demokratlara ve CHP’ye de yöneldiğini dile getirerek, emek ve demokrasi güçlerinin mutlaka yan yana durması gerektiğini bildirdi.

Fotoğraf: Evrensel

Emine Ercan’ın eşi Cuma Ercan ise mahkeme süreci ile ilgili bilgi verdi. Katliama ilişkin dava sürecinin devam ettiğini belirten Ercan, bu katliamda istihbarat ve güvenlik teşkilatının da parmağının olduğunu dile getirerek, dava sürecinin bu yöne doğru evrildiğini bildirdi. Ercan, ayrıca Ankara’da görülen davaya tüm emek ve demokrasi güçlerinin destek vermesi gerektiğini de dile getirdi. (Çorum/EVRENSEL)


ALMANYA'DA DA 10 EKİM ANMASI

10 Ekim Katliamı, Almanya'nın Münih ve Mannheim kentlerinde yapılan etkinlerle kınandı.

DİDF üyesi dernekler tarafından düzenlenen toplantılara, katliamda yaşamını yitiren EMEP GYK üyesi Korkmaz Tedik'in anne ve babası Zöhre Tedik ve Erdoğan Tedik ile Evrensel Gazetesi yazarı, gazeteci-yazar Ender İmrek de konuk olarak katıldı.

Aynı zamanda kendileri de kamu emekçisi olan ve sendikalarının çağrısı ile Ankara'da olayın yaşandığı yerde olan katliamın canlı tanıkları Zöhre ve Erdoğan Tedik konuşurken duygusal anlar yaşandı. 

Zöhre Tedik, kendilerini de mitinge katılmak için Korkmaz'ın ikna ettiğini anlatırken, Erdoğan Tedik de katliam anını ve sonrasını, bugüne kadarki mahkeme sürecini anlattı ve Avrupa'dan mahkemeye destek olunması çağrısında bulundu. Erdoğan Tedik, ayrıca katliamın ve burada yaşamını yitiren insanların unutulmadığını gösteren bu tür etkinliklerin umut verici olduğunu da dile getirdi. Erdoğan Tedik davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını da söyledi.

Daha sonra söz alan Ender İmrek de konuşmasında, Ankara Katliamı'nı ortaya çıkarak siyasi koşulları değerlendirdi. Siyasi iktidar sahiplerinin gerektiğinde bu tür katliamlarla mücadeleyi bastırmaya çalıştığını belirten İmrek, bu tür katliamların da ancak geniş kesimlerin örgütlü mücadelesiyle engellenebileceğine dikkat çekti. (Münih/EVRENSEL)


KATLİAMDA YAŞAMINI YİTİRENLER ANISINA EDREMİT'TE DENİZE KARANFİLLER BIRAKILDI

Fotoğraf: Evrensel

10 Ekim katliamında hayatını kaybedenler Edremit’te Edremit Demokrasi Platformu çağrısıyla Altınoluk Cumhutiyet meydanında anıldı. Yapılan anmada katliamda hayatını kaybedenlerin anısına denize karanfiller bırakıldı.

Yaklaşık 300 kişinin katıldığı anmada  Edremit Demokrasi Platformu adına konuşan Kemal Yadırgı, barış ve kardeşlik demek için Ankara’ya gelerek mitinge katılan insanların IŞİD ve ona yardım edenler tarafından göz göre göre katledildiklerini belirtti. Katliamdan önce alınmayan güvenlik önlemine ve katliamdan yaralananlara gazlı müdahale olduğunu hatırlatan Yardırgı, “Katliamların bir daha yaşanmaması için, barış ve kardeşlik için ellerimizi bugün daha fazla birleştirmeye ihtiyacımız var” dedi.

Konuşmanın ardından kitle sloganlarla denize doğru yürüyüşe geçerek, denize karanfiller bıraktı. Anmada “10 Ekim'i unutma, unutturma”, “Katiller halka hesap verecek”, “Katil IŞİD, işbirlikçi AKP” sloganları atıldı.(Edremit/EVRENSEL)


BODRUM'DA TMMOB ÜYELERİ HAYATINI KAYBEDENLERİ ANDI

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) üyeleri, 10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybedenleri andı.

TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu tarafından Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliğinde bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya, TMMOB üyesi odaların temsilcileri de katıldı. Basın açıklamasını okuyan TMMOB Bodrum İKK Sekreteri Şahabettin Doğan; eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirterek "Katliamın tüm sorumluları yargılanana ve hak ettikleri cezayı alana kadar öfkemizi diri tutacağız. Katliamın unutturulmak istenmesine izin vermeyeceğiz. Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesi, yitirdiğimiz arkadaşlarımızın en büyük emanetidir. Bizler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu doğrultuda kararlı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. (DHA)


KATLİAMDA YAŞAMINI YİTİREN BES ÜYESİ GÖKHAN ÖZVER ARPAÇAY, İŞYERİNDEKİ MASASI BAŞINDA ANILDI

Fotoğraf: Eylem Nazlıer

10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitiren Büro Emekçileri Sendikası (BES) üyesi Gökhan Özver Arpaçay, İstanbul’da, çalıştığı işyerindeki masası başında sendika üyeleri ve çalışma arkadaşları tarafından anıldı.

İstanbul Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğü’nde çalışan Arpaçay’ın çalışma masasına, katliamın gerçekleştiği saat olan 10:04’te çiçekler ve karanfiller  konuldu. Anma etkinliği Ankara katliamında hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

'EMEĞİMİZE VE ONURUMUZA SAHİP ÇIKARAK GÖKHAN'I YAŞATACAĞIZ'

Burada konuşan BES İstanbul 2 Nolu Şube Başkanı Mehmet Emin Bişirici, Ankara’da gerçekleşen saldırının emek,barış ve demokrasiye karşı yapılmış bir katliam olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

"Ankara katliamının 2.yıl dönümündeyiz. 2 yıl önce bu vakitlerde Gökhanın da içinde bulunduğu 102 kişi canlı bomba saldırısında yaşamını kaybetti. Gökhan sendikasının ve diğer emek ve meslek örgütlerinin yapmış olduğu çağrıya yanıt verdi ve Ankara’ya gitti. Bugün Gökhan’ı burada sizlerin yani çalışma arkadaşlarıyla birlikte anmak tam da Gökhan’a yaraşır bir şeydir. Gökhan’ın işyerindeki duruşu, arkadaşları nezdinden yarattığı saygı ve bugünün temelidir. Bizler Gökhan’ın bu duruşunu sizlerle birlikte emeğimize onurumuza sahip çıkarak yaşatacağız."

Çalışma arkadaşları adına açıklamayı BES İstanbul 2 Nolu Şube Yönetim Kurulu Üyesi Yücel Sevinç gerçekleştirdi. Sevinç, "Barış, emek ve demokrasi isteğiyle ülkenin her yanında Ankara'ya giden yürekler, bombalar patladıktan sonra parça parça olmuştur. Ve gitemeyenlerin yürekleri de. Yüzlerce ölümün, giden canların karşılığında binlerce, yüzbinlerce, milyonlarca umut doğdu. 10 Ekim 2015 tarihinde giden her can için sonsuz acı içinde olsak da bilendik, aydınlandıkve ölümlerden  barış, demokrasi ve emek mücadelesi gücü doğurduk" dedi.

'HESABI SORULANA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ'

Çalışma arkadaşlarından Selim Dikel ise şunları söyledi:

"Yaklaşık 3 yıl beraber çalıştık. Aslında matematik öğretmeniydi. Atama olmayınca maliyeci olmuştu. İşe gelip giderken servisi çok kullanmazdı. Kullandığı zaman beni arardı. Her sabah onun bindiği durakta gözlerim dolar. Çok genç yaşta yitirdik, hümanist bir insandı. Sinema sanatına aşırı düşkündü. 1-2 yıl daha çalışıp istifa edecekti memuriyetten. Sinema konusunda engin bir bilgiye sahipti. İyi bir sinemsinema yönetmeni olacağına inanıyordum. Barışa, demokrasiye inanan biriydi. Bu katliamın hesabı sorulana kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Mücadele edeceğiz" diye konuştu.

Anmada ayrıca, Arpaçay’ın hem iş yerinden arkadaşı hem de katliam sırasında yanında olan Bestan Albayrak’ın Arpaçay için yazdığı şiir okundu. Anma etkinliği Arpaçay için hazırlanan slayt gösterisi ile son buldu. (İstanbul/EVRENSEL)


ZONGULDAK VE ÇAYCUMA’DA DA ANMA

Çaycuma Öğretmenevi önünde Eğitim Sen tarafından yapılan basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi Gökhan Taner Günsan şöyle dedi: 10 Ekim 2015’te canımızdan can gitti, yüreklerimiz dağlandı. Aradan iki yıl geçmiş olmasına rağmen, katliamın yaşanmasında ihmali olan kamu görevlileri yargı önüne çıkarılmadı. Savaş, şiddet ve ölüm naralarının atıldığı bugünlerde, emekçilerin, halkların eşit haklar temelinde barış içinde bir arada yaşaması için ölümü değil, yaşamı ve yaşatmayı ısrarla savunmaya demeye devam edeceğiz. Bizleri korkutmaya, yıldırmaya, sindirmeye çalışanlar, ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar, korkmayacağız, yılmayacağız, unutmayacağız ve katliamda rolü olanları asla affetmeyeceğiz.”

Zonguldak Demokrasi Platformu bileşenleri de 10 Ekim 2015 günü Ankara Garı’ndaki patlamada hayatını kaybeden 102 yurttaşı andı. KESK Zonguldak Binası’nda bir araya gelen temsilciler adına basın açıklamasını TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Erdoğan Kaymakçı okudu. Kaymakçı açıklamasında şöyle dedi; “Arkadaşlarımızı kaybetmiş olmamız, onların inandıkları değerleri, uğruna canlarını verdikleri barışı kazanmak için sürdürdükleri mücadele görevini bizlerin omuzlarına yüklemiştir. Aradan ne kadar süre geçerse geçsin, 10 Ekim katliamının üzerinin örtülmesine, asıl sorumluların korunmasına ve yaşananların üzerinin örtülmesine asla izin vermeyeceğiz” dedi. (Zonguldak/EVRENSEL)


KOCAELİ'DE ANMA: UNUTTURULMAK İSTENMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ

Kocaeli'de DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin çağrısıyla Ankara Katliamı'nın yıldönümünde bir araya gelindi.

Basın açıklamasının öncesinde saygı duruşunda bulunan vatandaşlar, sonrasında ise mum yaktı, oturma eylemi gerçekleştirdi. Kitle adına basın açıklamasını ise KESK Dönem Sözcüsü Yener Çalışkan okudu.

10 Ekim Katliamı'nda yitirilenler Kocaeli'de anıldı

2 yıl önce 'Savaşa inat, barış hemen şimdi' şiarıyla Sıhhiye Meydanı'nda buluşma çağrısı yaptıklarını aktaran Çalışkan, "Mitinge katılmak için Türkiye’nin dört bir yanından gelen on binlerce kişi Ankara Garı önünde yürüyüşe hazırlanırken, birbiri ardına patlayan iki ayrı canlı bombanın hedefi oldular" dedi.

'ÖFKEMİZ DEVAM EDİYOR'

Acılarını ve öfkelerini büyüten en büyük nedenlerden birisinin, katliam öncesinden bugüne kadar siyasi iktidarın ve idarecilerin takındıkları tutum olduğunu belirten Çalışkan, "IŞİD militanlarının Ankara’nın göbeğinde gerçekleştirdiği katliamı adeta seyreden istihbarat birimlerine öfkemiz devam ediyor. Patlamaların hemen ardından yaralılara gaz bombalarıyla saldıran, ağır yaralı arkadaşlarımızı nefes alamaz hale getiren, alanda bulunan hekim arkadaşlarımızın yaralılara ilk yardımını geciktiren, patlama gecesi olay yerini TOMA'Iaria yıkayarak delilleri karartan emniyet yetkilerine öfkemiz devam ediyor. Katliamı gerçekleştirenler gün gibi ortadayken, olayın sorumlularını ilan edip süreci hızlandırmak yerine 'kokteyl örgüt' açıklamalarıyla ortamı bulandıran Cumhurbaşkanına, 'saldırı sonrası oylarımız yükseliyor' diyerek siyasal çıkar peşinde koşan dönemin Başbakanına öfkemiz devam ediyor. Müfettiş raporlarına ve Ankara Bölge idare Mahkemesı'nin lehimizdeki kararına rağmen, olayda ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması talebimizi görmezden gelen mahkeme heyetıne öfkemiz devam ediyor" ifadelerini kullandı.

Kocaeli'de gerçekleştirilen 10 Ekim anmasında yaşamını yitirenler için mumlar yakıldı

Katliamın tüm sorumluları yargılanana ve hak ettikleri cezayı alana kadar öfkelerini diri tutacaklarını vurgulayan Çalışkan, "Katliamın unutturulmak istenmesine izin vermeyeceğiz. Arkadaşlarımızın hesabını mutlaka soracağız" dedi. (Kocaeli/EVRENSEL)


SAMSUN: TÜM SORUMLULAR YARGILANANA KADAR 

Samsun’da KESK, DİSK, TMMOB, TTB nin çağrısıyla Uğur Mumcu Parkı’nda yapılan basın açıklamasında KESK dönem sözcüsü Suat Yıldız konuştu. Yıldız, “Katliamın tüm sorumluları yargılanana kadar, hak ettikleri cezayı alana kadar öfkemizi diri tutacağız, katliamı unutturmayacağız, arkadaşlarımızın hesabını hukuk önünde mutlaka soracağız” dedi. (Samsun/EVRENSEL)


ESKİŞEHİR'DE EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİNDEN ORTAK AÇIKLAMA

Eskişehir'de 10 Ekim Katliamı anması (Fotoğraf: DHA)

Eskişehir Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından Porsuk Bulvarı'nda basın açıklaması gerçekleştirildi.  
Basın açıklamasını yapan KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İsmail Hakkı Akçin Türkiye tarihinin en acımasız, en vahşi katliamlarından olan 10 Ekim Ankara Katliamı’nın üzerinden 2 yıl geçtiğini hatırlatarak “Türkiye'nin merkezinde, Ankara Garı'nda, dünyanın gözü önünde patlatılan bombalarla annelerimizi, babalarımızı, kardeşlerimizi, arkadaşlarımızı, yoldaşlarımızı kaybettik. Acımız çok büyük ve tarifsizdir. Barış için gar önünde olanları dünya ve Türkiye hiç unutmayacak. Bombayı patlatan o barbarları, o kalleşleri ise hep lanetle anacaktır" dedi. (DHA)


DENİZLİ'DE KESK, DİSK VE TMMOB'UN ÇAĞRISIYLA EYLEM DÜZENLENDİ

Denizli’de Eğitim Sen Şubesi tarafından düzenlenen anmaya KESK, DİSK ve TMMOB destek verdi. “Ankara'nın hesabı sorulacak”, “10 Ekim'i unutma, unutturma”, “Katiller halka hesap verecek” sloganlarının atıldığı anmada basın açıklamasını Eğitim Sen Denizli Şubesi Başkanı Mehmet Dede yaptı. Dede, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, acımız azalmayacaktır. Demokrasiyi yok etmeye yönelik darbe girişimi önlenirken alınan önlemler, demokrasiyi yok etmeye yönelik olmamalı, demokrasinin önünü açmalıdır. Bugün gazeteleri, televizyonları, radyoları susturarak, demokratik eylemleri engelleyerek demokrasi kurduğunu iddia etmek, demokrasicilik oynamaktan başka bir şey değildir. Bizler demokrasi istiyoruz, şeffaflık istiyoruz. Basının ve demokrasi güçlerinin değil, demokrasiyi yok etmek isteyenlerin yargılanmasını, 10 Ekim ve diğer katliamların sorumlularının yargılanmasını istiyoruz" dedi. (DHA)

Denizli'de 10 Ekim Katliamı'nda yitirilenler anıldı (Fotoğraf: DHA)


ÇANAKKALE EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ: HESAP SORDUKÇA ONLAR YANIMIZDA OLACAK

Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçleri 10 Ekim Katliamı'nın 2. yıl dönümünde bir araya gelerek "Susma haykır, savaşa hayır", "Ankara'da düşenler kavgamızda yaşıyor", "AKP gidecek, barış gelecek" sloganları eşliğinde İskele Meydanı'na yürüdü. Yaşamını yitirenler için yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından anma programına başlandı. Burada konuşan Eğitim Sen Çanakkale Şube Başkanı Filiz Savaş, katliamın başkent Ankara'nın göbeğinde, binlerce polisin gözleri önünde gerçekleştiğini hatırlatarak "10 Ekim katliamını planlayarak yapanlar da, önceden haber aldıkları halde hiçbir önlem almayıp katillerin arkasındaki güçlerin ortaya çıkmasını engelleyenler de bellidir. Katiller tespit edilmiş ancak katliamın yaşanmasında ihmali olanlar, katliamı önleyebilecekken kılını kıpırdatmayanlar hala görevlerinin başındadır" dedi.

10 Ekim Katliamı'nda yitirilenler Çanakkale'de anıldı (Foto: Damla Yeltekin)

'BARIŞ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ'

Siyasi iktidarın, 10 Ekim katliamında sorumluluğu bulunanların hesap vermesini engellemek için adımlar attığını ifade eden Savaş; emek, barış ve demokrasi mücadelesini büyüteceklerini ve yitirdikleri arkadaşların görevlerini üstlendiklerini ifade etti. "10 Ekim katliamının üzerinin örtülmesine, asıl sorumluların korunmasına ve yaşananların üzerinin örtülmesine asla izin vermeyeceğimiz bilinmelidir.10 Ekim Ankara katliamının yıl dönümünde, yoldaşlarımıza verdiğimiz sözü tutacağımıza, darbeci zihniyetin izinden gidenlere inat; emek, barış ve demokrasi mücadelemizi daha da ileri taşıyacağımıza bir kez daha söz veriyoruz" diye konuşan Savaş, emekçilerin ve halkların barış içinde yaşamaları için mücadele edeceklerini vurguladı.

'SIRTLARINI TERÖR ÖRGÜTLERİNE DAYAYANLAR ASIL SORUMLULARDIR'

10 Ekim katliamından yaralı kurtulan Bülent Koregi, "Türkiye genelinde 7 Haziran ve 7 Haziran sonrası iki atmosfer var. Kanlı terör örgütlerine sırtını dayayanlar, oradaki asıl sorumlulardır" dedi. 10 Ekim katliamı sanıklarının oldukça özgüvenli şekilde mahkeme salonuna geldiklerini vurgulayan Koregi, "Yattıkları günleri de söyleyerek bir an önce tahliyelerini istiyorlar. Şeriat kanunlarına göre yargılanmak istiyorlar" dedi.

'KAHKAHASI KULAKLARIMIZDAN SİLİNMEDİ'

10 Ekim Katliamı'nda yitirilenler Çanakkale'de anıldı (Foto: Damla Yeltekin)Emek Gençliği adına konuşan Gencay Bakbak, 10 Ekim'de yaşamını yitiren Emek Partisi Çanakkale İl Başkanı Ercan Adsız nezdinde yaşamını yitirenleri andı. Bakbak, "Ercan Adsız'ın kahkahası kulaklarımızdan silinmedi, silinmeyecek. Onun kahkahasının altında politik bir mesaj vardı. Genç yaştan beri içinde olduğu emek mücadelesinin öfkesini taşıyordu o kahkaha" diye konuştu. Ercan Adsız'ın işçi yaşamına çocuk yaşta ayakkabı boyacılığıyla başladığını hatırlatan Bakbak, "Ercan Abi'nin bayrağı bugün Çanakkale köylülerinin siyanürcülere karşı çevre mücadelesinde, saya işçilerinin yürüyüşünde, grevleri yasaklanan cam işçilerinin, metal işçilerinin direnişinde, KHK ile işlerinden edilen kamu emekçilerinin haklı mücadelesinde, 'Bundan sonra tütün kesmek yasak' diyenlere karşı sokaklara dökülen köylünün bayrağıdır" dedi. Ankara'da yaşamını yitirenlerin gülüşlerini, hayallerini ve taleplerini tüm insanlığın  birikimiyle birleştirene dek mücadele edeceklerini vurgulayan Bakbak, "Yılmayacağız. Bize bir alanı kapattıklarında başka bir alanda mücadele edeceğiz. Bizler yan yana gelip hesap sordukça, onlar yanımızda olmaya devam edecekler" dedi. (Çanakkale/EVRENSEL)


GEBZE’DE DE ANMA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Gebze’de Eğitim Sen’in çağrısı ile Emek ve Demokrasi Güçleri Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.

Eğitim Sen Gebze Şube Başkanı Oğur Aydın, açıklamasında "Katiller tespit edilmiş ancak, katliamın yaşanmasında ihmali olanlar, katliamı önleyebilecekken kılını kıpırdatmayanlar hala görevlerinin başındadır" dedi.

10 Ekim Ankara Katliamı'nda yitirilenler Gebze'de anıldı (Foto: EVRENSEL)

Siyasi iktidarın 10 Ekim katliamında asıl sorumluların hesap vermesini engellemek için attığı bütün adımlara rağmen emek, barış ve demokrasi mücadelesinden geri adım atmayacaklarını belirten Aydın "Ne kadar süre geçerse geçsin, 10 Ekim katliamının üzerinin örtülmesine, asıl sorumluların korunmasına ve yaşananların üzerinin örtülmesine asla izin vermeyeceğimiz bilinmelidir" dedi.

EMEK PARTİSİ GEBZE İLÇE ÖRGÜTÜ BELGESEL GÖSTERİMİ YAPTI

Basın açıklamasının ardından Emek Partisi Gebze İlçe Örgütü de bir anma gerçekleştirdi.

10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybeden EMEP GYK üyesi KorkmazTedik’in hayatının ve mücadelesinin anlatıldığı "Helik Taşı Korkmazcan" belgeselinin gösterimiyle birlikte Ankara Katliamı'nda 2 yıllık sürecin anlatıldığı bir gösterim de gerçekleştirildi.

10 Ekim Ankara Katliamı'nda yitirilenler Gebze'de anıldı (Foto: EVRENSEL)

Gösterimin ardından bir konuşma yapan Emek Partisi Darıca İlçe Yöneticisi Tanfer Yeşiltepe "Davada geçen 2 yılda hiçbir gelişme olmadı. Asıl sorumlular hala açığa çıkmış değil. Ama bugün katliamın 1. yılında da olduğu gibi anma gerçekleştiren ailelere biber gazı ile saldırılıyor, İstanbul Üniversitesinde 50’yi aşkın genç gözaltına alınıyor. Ülke tarihinde gerçekleştirilen en büyük saldırı olmasına rağmen ailelere ve anma yapacak vatandaşlara yönelik bu saldırı aslında sorumluları işaret ediyor. 2 yıl değil 10 yıl da geçse mücadelemiz devam edecek. Gerçek sorumlular açığa çıkana kadar vazgeçmeyeceğiz" dedi. (Gebze/EVRENSEL)


ÇEŞME'DE SESSİZ YÜRÜYÜŞ

Çeşme Demokrasi Platformu, katliamda yitirilenleri anmak için sessiz bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe Eğitim Sen Çeşme Temsilciliği Başkanı Hasan Karakaya, CHP İlçe Başkanı Ekrem Oran, Atatürkçü Düşünce Derneği Çeşme Şubesi Başkanı Veysel Ayhan, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Çeşme Temsilciliği Başkanı Hamide Bal, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Çeşme Şubesi Başkanı Sedat Mutlu, Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ömer Önal, HDP, BES, SES, Haber-Sen ve Çorumlular Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği temsilcileri ile çok sayıda temsilci katıldı.

Çeşme'de 10 Ekim Ankara Katliamı'nda yitirilenler için sessiz yürüyüş (Fotoğraf: DHA)

Çeşme Çarşısı girişinde toplanan kalabalık Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüdü ve Atatürk Anıtı önünde yaşamlarını yitirenler anısına saygı duruşunda bulundu.

'BU KATLİAMI ASLA UNUTMAYACAĞIZ'

Burada basın açıklaması yapan Eğitim Sen Çeşme Temsilciliği Başkanı Hasan Karakaya, Ankara Katliamı'nın Türkiye'ye yaşattığı acının ve bıraktığı derin izlerin tesellisinin mümkün olmadığını belirterek "Bu teselli, ancak Türkiye'de yaşayan tüm emekçilerin, tüm halkın, emek, demokrasi, barış idealleri üzerinden örgütlenmesi, birleşmesi durumunda mümkün olabilir. Bilinmeli ki 10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitiren ailelerle, yaralılarla dayanışma içinde olmak, hukuksal süreci takip etmek, ihmal edilmeyecek görevimizdir. Asla bu katliamı unutmayacağız, unutturmayacağız, affettirmeyeceğiz. Katliamın tüm sorumluları yargılanana ve hak ettikleri cezayı alana kadar öfkemiz dinmeyecek. Bu kararlılığımızı göstermek, arkadaşlarımızın anısına sahip çıkmak ve katliamı bir kez daha kınamak için bugün Türkiye'nin dört bir yanında alanlardayız. Bizler, bundan sonra da bu kararlılıkla mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Katliamın hesabını mutlaka soracağız" diye konuştu.

Basın açıklamasının ardından katliamda hayatını yitirenler için denize karanfiller bırakıldı. (DHA)

Çeşme'de 10 Ekim Ankara Katliamı'nda yitirilenler için denize karanfiller bırakıldı (Fotoğraf: DHA)


ODTÜ'DE ANMA

Yaktıkları mumlarla "10 Ekim" yazan ODTÜ öğrencileri, katledilenlerin dile getirdiği barış talebinin hala güncelliğini koruduğunu vurguladı.

ODTÜ öğrencileri, 10 Ekim Ankara katliamının ikinci yıldönümünde kampüsün yurtlar bölgesinde anma düzenlendi. Katliamda hayatını kaybeden 102 kişiyi ve mücadelerini unutmayacaklarını belirten öğrenciler, Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamından bu yana geçen iki yılda devletin her kademesinde bulunan faillerin yargılama sürecinden uzak tutulmasının kabul edilemeyeceğini dile getirdiler. Katliamın gerçekleştiği mitingdeki barış talebinin hala güncelliğini koruduğunu belirten öğrenciler, yaktıkları mumlarla 10 Ekim yazısı yazdılar ve "Savaşa hayır, barış hemen şimdi" diye slogan attılar. (Ankara/EVRENSEL)

ODTÜ öğrencileri 10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitirenler için mumlar yaktılar (Fotoğraf: EVRENSEL)


SİNOP'TA KATLİAM LANETLENDİ

Sinop Uğur Mumcu Meydanı'nda düzenlenen basın Açıklamasını KESK Şubeler Platformu adına Tüm-Bel Sen Sinop Temsilcisi Erkan Kabal okudu.

10 Ekim Ankara Katliamı Sinop'ta yapılan açıklamayla lanetlendi (Fotoğraf: EVRENSEL)

Kabal, açıklamasında "Bu büyük acı yüreklerimizi yakmaya devam ediyor. Onlara özlemimiz büyüyor, acımız ve hasretimiz kadar öfkemiz de taze ve diri duruyor. Bunun nedenlerin den biri katliamın öncesinden bu güne siyasi iktidar ve idarecilerin takındıkları tavırdır. Dinleme kayıtlarına yansıyan saldırı planlarına, mitinglere yönelik canlı bomba istihbaratları ve yazışmalara rağmen, kimlikleri bilinen IŞİD katillerini seyreden istihbarat birimlerine, katliamın ardından yaralı arkadaşlarımıza gaz bombalarıyla saldıran, hekim arkadaşlarımızın yaralı arkadaşlarımıza yardımını ve ambulans girişlerini engelleyen, olay gecesi TOMA’larla ve itfaiye araçlarıyla olay yerini yıkayarak delilleri karartan emniyet yetkililerine, katliamı gerçekleştirenler, göz yumanlar ordadayken süreci hızlandırmak yerine ‘Kokteyl örgüt’ açıklaması yapan Cumhurbaşkanı'na, saldırı sonrası ‘Oylarımız artıyor’ diyen Başbakan'a, müfettiş raporlarına rağmen kamu görevlilerinin yargılanmasına gerek görmeyen mahkeme heyetine, arkadaşlarımızı anmak istediğimiz her eylemimize 'gösteri yasağı’ diyerek engel olmaya çalışan Ankara Valiliğine, katliamın tüm sorumluları yargılanıp cezalandırılana kadar öfkemiz devam edecek. Unutturulmasına izin vermeyeceğiz. Eşitlik, özgürlük, barış ve demokrasi mücadelesi arkadaşlarımızın emanetidir, sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Basın açıklamasının ardından, katliamda yaşamını yitirenler için saygı duruşu yapıldı. (Sinop/EVRENSEL)


MERSİN EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU: SAVAŞA HAYIR, BARIŞ HEMEN ŞİMDİ!

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu tarafından saat 17:30'da Özgür Çocuk Parkında basın açıklaması yapıldı. Saat 19:00'da ise Yenişehir Nikah Salonunda 10 Ekim'de yaşamını yitiren Mersin Emek Gençliği İl Yöneticis Elif Kanlıoğlu'nun yaşamını anlatan belgesel gösterildi.

Basın açıklamasına KESK, DİSK, TMMOB ve Mersin Tabip Odası, HDP, CHP, HDK, Halkevi, EMEP, Emek Gençliği, yaşamını yitirenlerin aileleri ve çok sayıda kişi katılırken yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı. Sık sık "Katiller hesap verecek", "Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek", "Savaşa hayır barış hemen şimdi" sloganları atıldı. "Ekim barış şehitlerini unutmadık, unutmayacağız" pankartı açılırken "10 Ekim günü 102 canımızı Ankara'da bıraktık. Unutmadık, adalet istiyoruz" dövizleri taşındı. Saygı duruşu ile başlayan anmada konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Sinan Muşlu, "Katliamın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen ne acılarımız azaldı ne de öfkemiz. Hala arkadaşlarımızı ve yoldaşlarımızı çok özlüyoruz" dedi. Ankara'da yaşamalarını yitirenlerin inandıkları değerler uğruna canlarını verdiklerini belirten Muşlu, omuzlarına yüklendikleri mücadeleyi devam etttireceklerini dile getirdi.

AKP iktidarının, sorumluları yargılamak yerine bugün Ankara'da insanlara saldırarak tarafını belli ettiğini vurgulayan Muşlu, "10 Ekim Ankara katliamı yıl dönümünde yoldaşlarımıza verdiğimiz sözü tutacağımıza; emek, barış ve demokrasi mücadelemizi daha da ileri taşıyacağımıza bir kez daha söz veriyoruz" dedi.

10 Ekim'de yaşamını yitiren Mersin Emek Gençliği İl Yöneticisi Elif Kanlıoğlu adına Yenişehir Belediyesi Nikah Salonunda etkinlik düzenledi. Etkinliğe kentte bulunan çok sayıda kitle örgütü ve yurttaş katıldı. Saygı duruşu ile başlayan anmada ilk önce 102 canın bulundugu foto belgesel daha sonra Elif Kanlıoğlu'nun yaşamını anlatan belgesel gösterildi.

10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitirenler Mersin'de anıldı (Fotoğraf: EVRENSEL)

'ANKARA'DA YAŞAMINI YİTİRENLER BARIŞIN SİMGESİ OLACAKTIR'

Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu, 7 Haziran seçim sonuçları sonrasında Türkiye tarihinde görülebilecek en büyük devrimci hattın oluştuğunu fakat bu hattın ise iktidar tarafından bombalar ve katliamlar ile karşılık bulduğunu ifade etti. Ankara'da gerçekleştirilen mitingin tek bir amacının olduğunu, onun da barışı getirmek olduğunu ifade eden Muşlu, "Ankara'da yaşamını yitirenler barışın simgesi olacaktır. Tüm bu katliamda parmağı olanlardan hesabını mutlaka soracağız. Biz soramazsak da bizden sonraki nesil mutlaka hesabını soracaktır. Bize düşen bugün geri adım atmak değil örgütlülüğü büyütmektir" dedi.

Emek Gençliği İl Yöneticisi Halil Polat da katliamda yaşamını yitirenlerin çok fazla bir şey istemediklerini, sadece savaşa karşı barışı istediklerini, çocukların ölmemesi, anaların ağlamaması için Ankara'ya gittiklerini ifade etti.

Polat, "Patlayan bombalarla etrafa saçılan demir bilyeler, gericiliğin insanlık içine saçtığı kin ve nefret tohumları oldular. Ama ne insanlık ne de tarih geriye yürümediği gibi gerici dayatmaları da kabul etmedi. Yüzlerce yıllık insanlık tarihi bu mücadelerle doludur. Mersin'de Ankara'ya emek, barış, demokrasi için beraber yola çıktıgımız Ali Deniz Uzatmaz, Elif Kanlıoğlu, Gazi Güray, Leyla Çiçek, Metin Peşmen, Organ Işıktaş ve Şebnem Yurtman arkadaşlarımız katliamda hayatlarını kaybettiler" dedi. (Mersin/EVRENSEL)


BURSA'DA YÜRÜYÜŞ VE BASIN AÇIKLAMASI

KESK, DİSK, TMMOB ve Bursa Tabip Odasının çağrısıyla Setbaşında bir araya gelen Bursalılar, Setbaşından Heykele bir yürüyüş gerçekleştirip basın açıklaması yaptı.

10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitirenler Bursa'da anıldı (Fotoğraf: EVRENSEL)

"Türkiye tarihinin en büyük kitle katliamında kaybettiğimiz bütün arkadaşlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz" diyen İbrahim Mart; “Her türlü istihbari bilgiye rağmen hiçbir önlem alınmadığı için gerçekleşen patlamaların tanığıyız. Kamu görevlilerine 'kendi güvenliğinizi alın, alandan uzak durun' diyerek patlamalardan haberdar olduklarının tanığıyız. Patlamaların yaşandığı alanda yaralıların acilen hastanelere ulaştırılması için önlem almak yerine alanı fişeklerle gaza boğduklarının tanığıyız. Geç gelen ambulansların, TOMA’larla alanı yıkayarak delilleri kararttıklarının tanığıyız. 10 Ekim ve ardından gelen süreçte yaşananlar, adalet, barış, demokrasi ve emekten yana bir Türkiye talebinin halen en acil ve yakıcı talep olduğunu ortaya koymuştur. AKP iktidarı, OHAL ve KHK’lere dayanarak haksız, hukuksuz, keyfi bir biçimde en temel insan hak ve özgürlüklerini hiçe saymaktadır. Bizler bu vahşete, bu saldırganlığa boyun eğmeyeceğiz, bu karanlığı dayanışmayla aşmak için mücadelemizi yükselteceğiz. Bombalar, katliamlar ve her türlü saldırılar, emeğin haklarını savunmamıza, demokrasinin, barışın tesis edildiği laik bir Türkiye için mücadele etmemize engel olamayacak. Katliamın tüm sorumluları yargılanana ve hak ettikleri cezayı alana kadar öfkemizi diri tutacağız. Katliamın unutturulmak istenmesine izin vermeyeceğiz” dedi. (Bursa/EVRENSEL)


DENİZLİ’DE BARIŞ GÜVERCİNLERİ ANILDI

10 Ekim'de katledilenler Denizli'de de anıldı

Mükerrem Yollu 
Denizli

Denizli’de Emek ve Demokrasi güçlerinin çağrısıyla 10 Ekim  katliamında yaşamını yitiren 102 insan için basın açıklaması ve anma töreni yapıldı. 

Türkiye’nin dört bir yanından barış talebiyle yola çıkan, 102 insanın yaşamını yitirdiği, Türkiye tarihinin en acımasız, en vahşi katliamlarından biri olan 10 Ekim katliamının 2. yılında Denizli’de basın açıklaması ve anma töreni yapıldı. Basın açıklaması ve anma sendikaların, meslek odalarının, gençlerin, Gökhan Akman’ın ailesinin ve bir çokkişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplanan kitle adına basın açıklamasını Eğitim-Sen Denizli Şube Başkanı Mehmet Dede yaptı.

‘KATLİAMI ÖNLEYEBİLECEK OLANLAR HALA GÖREVİ BAŞINDA’

10 Ekim katliamının insani değerlerini yitirmemiş bir çok insanın yüreklerini yaktığını ve içini acıttığını belirten Dede,2. yıl vesilesiyle yapılan anma törenlerine saldıranların kimin tarafında olduklarını bir kez daha belli ettiklerini söyledi. Dede “10 Ekim katliamını planlayarak yapanlar da, önceden aldıkları halde hiçbir önlem almayıp, katillerin arkasındaki güçlerin ortaya çıkmasını engelleyenler de bellidir. Katiller tespit edilmiş ancak, katliamın yaşanmasında ihmali olanlar, katliamı önleyebilecekken, kılını kıpırdatmayanlar hala görevlerinin başındadır. Asıl sorumluların korunmasına ve yaşanan katliamın üzerinin örtülmesine asla izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. 

‘DEMOKRASİCİLİK OYNAMAK’

Demokrasiyi yok etmeye çalışan darbe girişimi önlenirken alınan önlemlerin demokrasiyi yok etmeye yönelik olmaması gerektiğini, demokrasinin önünü açması gerektiğini vurgulayan Dede,. Gazeteleri, televizyonları, radyoları susturarak, demokratik eylemleri engelleyerek demokrasinin kurulamayacağını, bu durumun demokrasicilik oynamak olduğunu belirtti.

Dede, katliamın 2. yıl dönümünde kaybedilen 102 barış güvercinine verilen sözü tutacaklarını ve darbeci zihniyete inat, emek, demokrasi, barış mücadelesini daha da ileri taşıyacaklarını söyledi.

‘BARIŞI TESİS EDENE KADAR VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Basın açıklaması sloganlarla alkışlarla sonlandı ve anma törenine geçildi. 10 Ekim katliamında yaşamını yitiren Gökhan Akman anısına hazırlanan “Yerçekimli Karanfil Gökhan Akman” adlı belgesel gösterimi yapıldı. Gösterimden önce Makine Mühendisleri Odası (MMO) Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Sekreteri Mehmet Sarıca konuşma yaptı. En zor günlerinden birini yaşadıklarını ifade eden Sarıca, Gökhan Akman’ın makine mühendisliği öğrencisi olduğunu, kendisinin meslektaş adayı olduğunu ve barışı, demokrasiyi tesis edene kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirtti. 


 

 

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Ekim 2017 02:04
www.evrensel.net