Grev komitelerini kurmak zorundayız

Grev komitelerini kurmak zorundayız

İstanbul Beylikdüzü'de kurulu Arçelik Elektronik Fabrikası işçileri, sözleşmeye dair izlenimlerini Evrensel Metal'e paylaştı.

Beylikdüzü Arçelik işçileri 
İstanbul

Arçelik Elektronik Fabrikasından sözleşme izlenimlerimizi paylaşmak için bu mektubu yazıyoruz. 2017’ye gelinen süreçte neler yaşadığımızı hepiniz az çok biliyorsunuz. İşten atmalar, temsilcilik seçimi ve daha sonra seçilmiş temsilcileri işten atmaya varan süreç ve yine temsilci ataması... Yani Türk Metal’de eski tas eski hamam! 2015 metal direnişi sonrası söylenen şeffaflık, demokratiklik gibi söylemlerin hiçbirisi yerine getirilmedi, ne yapıldıysa sözde yapıldı...

Taslak hazırlama sürecinde her ne kadar bizlere anket yapılarak sorulsa da Pervul başkanım masaya vurup ‘Son sözü ben söyleyeceğim’ diyerek son noktayı koydu. Hani birlikte hazırlıyorduk taslağı, hani demokratik olacaktık? Başkan olman padişah olduğun anlamına mı geliyor? Her temsilcinin ağzından ‘Sayın Başkanımız Pervul Kavlak’ın da dediği gibi’ ile başlayan cümleler duyuyoruz. Birileri bunlara ne ezberletirse onu gelip anlatıyorlar. Temsilcilik böyle mi oluyor? Muhalif listeden seçilen temsilciler bile Türk Metal’in çarklarında onlara benziyor.  

Sevinç, mutluluk, endişe, karamsarlık... Taslak açıklanınca tüm bu duyguları arkası arkasına hissettik.  Yüzde 38’lik ücret  artışı talebi coşkuyla karşılansa da hemen arkasından ‘Bakalım MESS ne diyecek’ ilk konuşulan oldu. Sendikanın ne istediği bizim açımızdan önemli ama sendikanın bu taslağın arkasında durmayacağı da kesin şimdiden. Grev meselesini tartıştırmıyorlar bile. Böyle bir taslakla sözleşmeyi masada nasıl bitireceksin, bu imkansız. İşçiler masaya yumruğunu koymadan, MESS bize bir şey vermez.  Pervul Kavlak önceki sözleşmelerde de çok attı tutu sonra karşımıza çıkıp ‘Yüzde 7’ye imza attık, zafer kazandık’ açıklaması yaptı. Biz benzer sonuçla karşımıza çıkmasından endişeleniyoruz.
Sendikacılara bırakılan sözleşmeden kimse 500-600 lira zam alırız diye beklemesin. Kendimizi kandırmanın manası yok. Ne zaman ki biz taşın altına elimizi soktuk o zaman MESS kesenin ağzını açtı. 2015 metal eylemleri öncesi 3 yıllık sözleşmeyi, yüzde 7 zammı sendikacılara dayatan MESS; eylemlerden sonra tüm işçilere 3500 lira dağıttı. Bu işçilerin kazanımıdır, biz birlik olduğumuz ve sesimizi çıkardığımız için bu parayı aldık. Sendikacılara teslim olsaydık kimse bir kuruş fazla para alamazdı. 

Sendikanın taktiği belli: ‘İlk 2 ay görüşme süreci ki ilk ayında masaya bile oturamadılar. Sonrasında anlaşamadık, grev kararı aldık, hadi düdük çalalım. Elimizden geleni yaptık ama olmadı, yüzde 10 aldık, Allah bereket versin...’ Böyle bir sonucu kabul etmiyoruz ve bunu değiştirmek bizim elimizde. Sendikamızı sıkıştıracağız, grev olmadan bu yüzde 38’lik zam olmaz. Sendikacılara bırakmadan şimdiden grev komitelerini kurmak zorundayız. MESS’e karşı elimizdeki tek güç, üretimden gelen gücümüz. Bunlar laftan anlamıyor. Yıllardır Pevrul Kavlak lafla peynir gemisi yürütmeye çalıştı, 10 yıldır enflasyonla olduğumuz yerde sayıyoruz. Artık yeter, sıra işçilerde! 

Son Düzenlenme Tarihi: 04 Ekim 2017 06:46
www.evrensel.net