Orta Vadeli Program özeti: İşsizlik sürecek vergiler artacak

Orta Vadeli Program özeti: İşsizlik sürecek vergiler artacak

Program bir yandan yüzde 5’in üzerinde büyüme iddiasında bulunurken diğer yandan da işsizliğin düşürülemeyeceğini itiraf etti. 

Bülent FALAKAOĞLU

Hükümet, 2018-2020 yıllarını kapsayan 3 yıllık Yeni Orta Vadeli Programı açıkladı. Program bir yandan yüzde 5’in üzerinde büyüme iddiasında bulunurken diğer yandan da işsizliğin düşürülemeyeceğini itiraf etti. 

Açıklanan programa göre işsizlik çift hane olmayı sürdürecek. Programda işsizlik oranının bu yıl yüzde 10.8, gelecek yıl yüzde 10.5, 2019’da yüzde  9.9 ve 2020’de yüzde 9.6 olacağı tahmin edildi.

Programı açıklayan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in dediğine göre...

Bu yıl yüzde 5.5 seviyesinde büyüyeceğiz. Uygulayacağımız reformlar (her program dilden düşürülmüyor) sayesinde önümüzdeki üç yıl boyunca da yüzde 5.5 düzeyi sürdüreceğiz. 

Bu yıl kişi başı milli gelir 10 bin 579 dolar olacak. 

Seneye 11 bin 409 dolar. 

2019 sonunda da 12 bin 100 dolar olacak. 

2020 sonunda ise... 

13 bin doların bile üzerine çıkmasını bekliyoruz.  

Bakanın bu söylemleri karşısında ister istemez şu soru gündeme geliyor: Bunca ‘ekonomi büyüyecek’, ‘kişi başı milli gelir artacak’ vurgusuna rağmen işsizlik gerçeği neden değişmiyor?

GEÇEN YILDAN DAHA KARAMSAR

‘İşsizlik gerçeği değişmiyor’ değil daha da kötü bir hal alıyor.

Hükümet işsizlik konusunda geçen yıla göre daha karamsar!

Şöyle ki...

Geçen yıl, 2017-2019 orta vadeli programını, ekim ayında, Başbakan Binali Yıldırım açıklamıştı. O programdaki işsizlik beklentileri sırasıyla şöyleydi:

2016’da  yüzde 10.5, 
2017’de yüzde 10.2, 
2018’de yüzde 10.1, 
2019’da yüzde 9.8 olması öngörülmüştü.

Bu yıl ki programda, yukarıda paylaştığımız üzere hepsi artırılmış. Daha kötümser bir beklenti içine girilmiş. 
Demek ki...
Türkiye ekonomisinin kronik sorunları var. Birincisi, büyürken bile yeteri kadar istihdam yaratamıyor. İkincisi, niteliksiz ve ucuz istihdam yaratıyor. Üçüncüsü, büyürken (Kişi başı milli gelir rakamlarının artacak olmasından anlaşılacağı üzere) gelir eşitsizliği yaratıyor.  

HAYAT PAHALI OLACAK!

2017 yılı sonunda enflasyonun yüzde 9.5 olacağı öngörülüyor. Bakan Şimşek bu yüksek düzeyin sürmeyeceğini iddia ederek şöyle diyor: “Yeni dönemde enflasyonun kademeli olarak iyileşerek yüzde 5 seviyesine gerilemesini hedefliyoruz.”

Geçen yılki programda, bu yıl (2017) için enflasyon tahmini yüzde 6’ydı.

Şimdi ise bu yıl sonunda enflasyon oranın yüzde 9.5 olacağı söyleniyor. Hedeften sapma yüzde 50’nin üzerinde! 

Merkez Bankası’nın enflasyon hedeflemesine başladığı 2006 yılında bu yana enflasyon hedefleri hemen hemen hiç tutmadı. Merkez Bankası’nın açık hedeflemeye geçtiği 2006 yılında yüzde 5 hedef koymasına karşılık, gerçekleşme yüzde 94 sapma ile 9.7 olmuştu.

Enflasyon hedefindeki sapma 2007 yılında ise yüzde 110... 

Hedefteki sapmanın en yüksek olduğu yıl ise 2008 olmuştu. 2008 yılında hedef yüzde 4 olarak belirlenmesine karşılık, yıl sonunda enflasyon yüzde 152 sapma ile yüzde 10.1 olarak gerçekleşmişti.

Son 6 yıldır da hiç tutturulamadı. Sapma oranları da yüzde 25 ile yüzde 50 arasında değişti.

Hükümetin, Garanti Fonu garantörlüğünde, kredi verme yarışına giren bankaların boşalan kasalarını doldurmak için yüksek faiz verdiği...

Üretim maliyetlerinin yüzde 15’lerde dolaştığı...

Kredilerle talebin canlandırıldığı bir ortamda...

Enflasyonun düşmesi hayal. En az işsizlik kadar bu da bir gerçek: Hayat önümüzdeki yıllarda da pahalı olacak.  

BİR DE VERGİ GELİYOR

İşsizlik ve pahalılığın üzerine bir de vergi binecek. 

Bakan Şimşek’in ardından orta vadeli programa ilişkin söz alan Maliye Bakanı Naci Ağbal dedi ki...

Bu sene ekonomi büyüsün diye hükümetin yaptığı düzenlemelerin maliyeti 11 milyar TL. 

Bunu telafi edebilmek için vergi gelirlerini artıracak kalıcı düzenlemeler yapacağız.
Bu kapsamda...

Kurumlar vergisi oranını yüzde 20’den yüzde 22’ye çıkacak. 

Motorlu taşıtlar vergisi yüzde 40 oranında artırılacak

Gelir vergisi dilimi 3. kademede 3 puan artırılacak; uygulanan yüzde 27 oranını yüzde 30’a çıkarılacak.

Ayrıca özelleştirme gelir hedefi gelecek yıl ve 2019’da 10’ar milyar TL olacak. Öncelikle Türkiye Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi hızlandırılacak.

Hükümet belli ki... 
Sürekli patronlara kıyak vergi ötelemeleri...
Savaş harcamaları...
Yandaşa kıyak, zararını devletin ödediği yol, köprü, hastane ihaleleri...

Derken bütçede oluşan açıkları halka fatura edecek. 

Geçen yıl ilk sekiz ayda 5.6 milyar lira olan bütçe fazlası, bu yıl 20.2 milyar lira açığa dönüşmüş durumda.

İşte sebepleri tartışılmadan, hesabı verilmeden, vergileri artırmanın kendisini hiç tartışmamak gerek. 

Tartışma sürecek.

www.evrensel.net