10 Ekim Katliamı davasının 5. duruşması 25 Eylül'de başlıyor

10 Ekim Katliamı davasının 5. duruşması 25 Eylül'de başlıyor

Demokrasi için Hukukçular'dan 10 Ekim Katliamı davasının 5. duruşması öncesi yurttaşlara çağrı: Tüm faillerin yargılanması için dayanışmayı büyütelim

10 Ekim Katliamı’nda yaralananlar ve yakınlarını kaybeden ailelerin savunmanlığını üstlenen Demokrasi için Hukukçular (DİH), davanın 25 Eylül’de başlayacak 5. duruşması öncesi tüm barolar, hukuk örgütleri ve avukatları duruşmaya katılmaya ve dayanışmaya çağırdı. DİH, katliamda sorumluluğu olan tüm devlet yetkililerinin yargılanması için tüm hukuk kurumlarının, baroların, tüm demokratik kurumların ısrarlı takibine ve katkısına ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. 

62 İSTİHBARAT RAPORUNA RAĞMEN...

IŞİD’in 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Tren Garı Meydanı’nda düzenlediği canlı bomba saldırısında 102 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştı. Davanın 5. duruşması 25-26 Eylül tarihlerinde Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. 

Davaya ilişkin açıklama yapan DİH, 62 istihbarat raporuna rağmen 10 Ekim Katliamı’nın, neredeyse göz göre göre geldiğine vurgu yaptı.

SORUŞTURMALAR KÖTÜRÜMLEŞTİRİLDİ

Katliam soruşturmalarındaki gizlilik kararlarının, delillere ve faillere hızla ulaşmaya değil, tersine kamuoyu ilgisinin zayıflatılarak soruşturmaların kötürümleştirmesiyle sonuçlandığını vurgulayan DİH, şöyle devam etti: “571 sayfalı 10 Ekim Katliamı iddianamesinde görüldü ki, pek çok önemli sanık tutuklanmamış, pek çok bilgi-belge incelenip sonuçlandırılmamıştı.

Ciddi delillere rağmen önemli failler tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Hakkında beyan ve belge olan bir çok kişi ise ya hiç soruşturmaya dahil edilmemiş veya kolayca takipsizlik kararları verilmişti.” 

CEZASIZLIKTA ISRAR EDİLİYOR

Soruşturma süresince; “İstihbarat boyutuyla katliamda sorumluluğu” olan Başbakan, İçişleri Bakanı, MİT, jandarma ve emniyet istihbarat görevlileri, gerekli önlemleri almayan Ankara, Gaziantep, Hatay, Urfa, Adıyaman Valilikleri ile güvenlik görevlileri hakkında soruşturma açılmasına dair taleplerinin tümünün Ankara Başsavcılığının “koruma duvarına” çarparak sonuçsuz kaldığına değinilen açıklamada, mülkiye müfettişlerinin iç soruşturmasında “Sorumlulukları vardır” raporuna rağmen, Ankara emniyet müdür yardımcıları hakkında takipsizlik kararları verildiği hatırlatıldı. Üst bürokratlarla ilgili suç duyurularının işleme dahi konulmadığı belirtilen açıklamada şöyle denildi: “Katliamlarda kamu görevlilerinin soruşturulmasına dair ceza bağışıklığı devam ettiği sürece bu davalarda hakikate ve adalete ulaşılması mümkün değildir. Katliam mağdurlarının, dava avukatlarının, miting katılımcısı müdahil kurumların ve müdahil baroların ısrarlı talepleri sonunda, katliam sonrası gaz sıkan ve yaralıların taşınmasına engel olan kamu görevlileri hakkında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi suç duyurusunda bulunmuştu. Ancak, Mahkemenin suç duyurusuna rağmen Ankara Savcılığı, soruşturmayı sadece sağlık görevlileri ile sınırlayarak polisler ve emniyet müdürleri hakkında cezasızlıkta ısrar ediyor.”

Demokrasi İçin Hukukçular, istihbarata rağmen bombacıları yakalamayan, bildirimli bir miting olmasına rağmen Ankara Garı önünde hiç bir güvenlik önlemi almayan, yaralıları hastaneye taşımak yerine gaz sıkarak tıbbi yardımı engelleyen, geciktiren, IŞİDli bombacıların katliam tertiplerini engellemeyerek sorumluluğu olan tüm devlet yetkililerinin yargılanması için tüm hukuk kurumlarının,

baroların, tüm demokratik kurumların ısrarlı takibine ve katkısına ihtiyaç olduğunu dile getirdi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net