Ağustos ayında 16’sı çocuk, en az 217 işçi can verdi

Ağustos ayında 16’sı çocuk, en az 217 işçi can verdi

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi ağustos ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı. Rapora göre ağustos ayında 16’sı çocuk en az 217 işçi can verdi.

Fırat TURGUT
İstanbul

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) ağustos ayında 16’sı çocuk en az 217 işçinin can verdiğini açıkladı. OHAL, grev kırıcılığı, fazla çalışma, işsizlik ve keyfiliğin ölüm getirdiği belirtilen raporda, 2017 yılının ilk 8 ayında can veren işçi sayısının da 1338’e yükseldiği ifade edildi. 

OHAL/KHK rejiminin birinci yılı geride kalırken iş cinayetleri ise hız kesmeden devam ediyor. İSİG raporuna göre ağustos ayında en az 217 işçi ölürken, ölümlerin yaşa göre dağılımı şöyle oldu: “14 yaş ve altı yaş grubunda 5 işçi, 15-17 yaş grubunda 11 işçi, 18-27 yaş grubunda 34 işçi, 28-50 yaş grubunda 93 işçi, 51-64 yaş grubunda 37 işçi, 65 yaş ve üstü yaş grubunda 12 işçi, ve yaşı bilinmeyen/öğrenilemeyen 25 işçi yaşamını yitirdi.”

YASADAN SONRA SAYI AZALMADI

Rapora göre ocak ayında en az 161, şubat ayında en az 133, mart ayında en az 152, nisan ayında en az 151, mayıs ayında en az 147, haziran ayında en az 170, temmuz ayında en az 207, ağustos ayında ise en az 217 işçi yaşamını yitirdi.

6331 sayılı İSG Yasası çıktıktan sonraki yıllarda ise iş cinayetlerinin sayısı şu şekilde arttı: 2013 yılının ilk sekiz ayında en az 757, 2014 yılının ilk sekiz ayında en az 1299, 2015 yılının ilk sekiz ayında en az 1142, 2016 yılının ilk sekiz ayında en az 1314, 2017 yılının ilk sekiz ayında ise en az 1338 işçi yaşamını yitirdi...

EN ÇOK ÖLÜM İNŞAAT VE TARIMDA OLDU

Ağustos ayında iş cinayetlerinin iş kollarına göre dağılımı ise şu şekilde: “İnşaat-yol 56, tarım-orman 54, taşımacılık 40, ticaret-büro 11, enerji 9, metal 8, konaklama-eğlence 7, gıda-şeker 5, madencilik 5, çimento-cam 4, belediye-genel işler 4, tekstil-deri 3, savunma-güvenlik 2, gemi-tersane 2, petrokimya-lastik 1, ağaç-kağıt 1, iletişim 1, basın-gazetecilik 1, iş kolu belirlenemeyen 3 işçi.”

İş cinayetlerinin nedenlerinin başında ise trafik-servis kazası, yüksekten düşme, ezilme-göçük, elektrik çarpması yer aldı.


İŞÇİ SAĞLIĞINI SAVUNAN İŞTEN ATILIYOR

Raporda, daha önce çalıştığı Kaslowski ailesine ait organik kimya firmasından işçilerde toksik kimyasallara maruziyet tespit ettiği ve bunu Çalışma Bakanlığına bildirdiği için işine son verilen İşyeri Hekimi Dr. Ahmet Tellioğlu’nun OYAK Beton’da da 17 işçide, halk arasında madenci hastalığı-toz hastalığı olarak bilinen pnömokonyoz bulgusu tespit etmesinin ardından işten çıkarıldığı, Çerkezköy’deki Bony Çorap’ta İSİG Temsilcisi Hakan Gürses’in işçilerin hakkını savunduğu için tazminatı dahi ödenmeden işten çıkarıldığı bilgileri de paylaşıldı.


OHAL İŞ CİNAYETLERİNİ ARTIRIYOR

OHAL/KHK rejiminin ilan edilmesinin üzerinden bir yılı aşkın bir zamanın geçtiği hatırlatılan raporda “Görüldü ki bu rejim işçi haklarını daha da kısıtlayan, ses çıkaranı gözaltına alan ve tutuklayan, iş cinayetlerini artıran, grevlere müdahale eden bir uygulamalar zincirini hayata geçiriyor” denildi. Raporda, elini iş makinesine kaptıran işçinin OHAL’de kimliği yanında olmadığı için 1 saat Pamukkale Üniversite Hastanesi acil servisinde bekletildiği de hatırlatıldı.


İNTİHAR GİRİŞİMLERİ DAHA SIK KARŞIMIZA ÇIKIYOR

TÜİK’in enflasyon verilerine göre enflasyonun çift hanelere (yüzde 10.68) çıktığı vurgulanan raporda, işçilerin borçlanarak veya aile yardımıyla yaşadığı belirtildi. Bunun üstüne bir de işsizliğin eklendiği dile getirilen raporda şu ifadeler kullanıldı: “Bu ay ataması yapılmadığı için ‘Yaşam ışığını kaybeden’ Sosyal Bilimleri Öğretmeni İsa Erdoğan intihar ederek yaşamına son verdi. Yine Kayseri’de işsiz Mustafa Çat iş arayıp bulamaması ve borçlarının baskısı yüzünden yaşama veda etti. Diğer yandan çalışanlar da parasını ya geç alıyor ya da alamıyor. Bu kez de Kayseri’de ücretlerini alamayan inşaat işçileri çatıya çıktı. Ya da üç aydır ücreti ödenmeyen Avcılar Belediyesi işçilerinden Özgür bunalıma girdi ve icraların ardından kirayı da ödeyemeyince intihara kalkıştı. Bu olaylarla artık daha sık karşılaşmaktayız.”

Raporda, “Ücretlerin düşüklüğü, ödenmemesi ya da işsizlik emekçileri intihara sürüklerken sendikaların da bu sorunu mücadele merkezine alması gerekiyor” denildi.


GECE ÇALIŞMA SAATLERİ UZATILDI

19 Ağustos’ta yapılan yönetmelik değişikliği ile turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürüten işlerde çalışan işçiler için gece 7.5 saatten fazla çalıştırma yasağının kaldırıldığı belirtilen raporda “Değişiklikle patrona, işçiden fazla çalışma onayını dilerse iş sözleşmesinin yapılması sırasında dilerse fazla çalışma gereksinimi doğduğu anda alabilme olanağı getirildi. Yönetmelikte yapılan değişikliğe göre, işçi fazla çalışma konusunda vermiş olduğu onayı, dilerse bir ay önceden işverene yazılı bildirimde bulunarak geri alabilecek. Peki işçinin onay vermeme gibi bir durumu var mı? Tabii ki yok. Hangi işyerinde işçi patrona hayır diyebiliyor ve pazarlık yapabiliyor ki? Bu durum fazla çalışmayı yasallaştıracak, aşırı yorgunluğa neden olacak, itiraz eden emekçinin kamuda ise en hafifinden başka bölümlere sürgüne ve genel olarak performans vb. nedenlerle işten çıkarılmasına yol açacaktır. Özetle gece çalışmak sağlığa zararlıdır” denildi.

www.evrensel.net