Bir kavram: teorik mücadele

Bir kavram: teorik mücadele

İşçi, kapitalist toplum içinde ezilmesinin nedenlerini ve sömürünün nasıl gerçekleştiğini iyice bellemelidir.

İŞÇİ SINIFININ MÜCADELE BİÇİMLERİ

Önceki sayılarımızda da bahsettiğimiz gibi, Engels işçi sınıfının temel mücadele biçimlerini sınıflandırırken, ekonomik, ideolojik ve siyasal mücadele biçimlerini sayar. Lenin, bunlar arasında siyasal mücadeleyi temel mücadele biçimi olarak vurgular. İki önceki sayımızda ekonomik mücadeleyi, bir önceki sayımızda da siyasi mücadeleyi sayfamıza taşımıştık. Bu sayımızda ise, işçi sınıfının ideolojik mücadele biçmi olan teorik mücadeleden bahsedeceğiz.

 



TEORİK MÜCADELE NEDİR?
İşçi sınıfı, kendisini sömürülmeye, ezilmeye, dayanılmaz yaşam koşullarına mahkum eden kapitalist toplumun ekonomik ilişkileri karşısında kendi öz çıkarlarını anlamak ve korumak zorundadır. Fakat bu, işçi sınıfının bir anda ve kendiliğinden kendi durumunun bilincine varacağı anlamına gelmez. Bu bilinç işçilerde kendiliğinden oluşmaz. Sınıf bilinci, çeşitli unsurlardan oluşur ve bunların edinilmesi için mücadele içindeki bir işçinin ayrıca bilgisini geliştirecek ilişkilerde de bulunması gerekir.
Sınıf bilincinin önde gelen unsuru, her bir işçinin özel bir sınıfın temsilcisi olduğunu anlamasıdır. Bu o kadar kolay değildir. Duvarcı, demiryolcu, tornacı, düz işçi, madenci, inşaat işçisi vs. arasında iş koşulları, yaşama koşulları bakımından farklılıklar vardır ve bu işkollarında çalışan her bir bilinçsiz işçi, diğer işkollarında çalışan işçilerle arasında bir bağ bulunduğunu, hepsiyle aynı sınıfın üyesi olduğunu kendiliğinden göremez. Çoğu kez, kendisini bir işçi olarak değil, bir duvarcı, bir demiryolcu, bir madenci olarak tanımlar.
Bu, işçilerin kapitalistlere karşı tek bir vücut halinde birleşmelerini, madenci, demiryolcu, inşaat işçisi vs. ayrımı yapmadan sınıfın bütün üyelerinin tek bir bütün olarak mücadeleye girmelerini engelleyen geri bir durumdur. Çoğu kez, büyük bir entegre tesiste çalışan bir işçi, aldığı ücretin yüksekliğine aldanarak, örneğin bir maden işçisi ile aynı sınıftan olduğunu göremeyebilir. İşkollarının görece iyiliği, ücretlerin yüksekliği ya da sosyal hak denilen bazı ek çıkarların elde edilmiş olması, ücretli köleliğin ortadan kalktığını, çıkarların farklı olduğunu göstermez.

 



SINIF BİLİNCİNİN OLGUNLAŞMASI
Diğer yandan, işçinin kendisini bir sınıfın üyesi olarak görmesi de çoğu kez, sınıf bilincinin yeterince olgunlaşmasına yetmeyebilir. İşçi, kapitalist toplum içinde ezilmesinin nedenlerini ve sömürünün nasıl gerçekleştiğini iyice bellemelidir. Birçok işçi, sömürünün kişisel bir şanssızlık yüzünden başına gelmiş şahsi bir mesele olduğunu düşünür. Ücreti düşük, hayat şartları kötü olanın yalnızca kendisi olduğunu, kendisinden başka herkesin az çok “hayatını kurtarmış” olduğunu zannedebilir. Böyle olunca da, kurtuluşunun kendi çabasıyla, sağdan soldan bir şeyler ekleyerek, “köşeyi dönmekte” olduğunu düşünebilir. Hatta bu durumdan kurtulmak için kendi arkadaşlarına zarar vermeyi bile kabul edebilir. Tek başına bir çıkış yolu, tek başına kurtulma düşleri kurabilir. Bazıları bunu başarabilir de. Ama, tek tek işçinin rastlantısal olarak küçük mülk sahibi burjuva kırıntılarına dönüşebilmesi, bir küçük burjuva haline gelmesi, birçok rastlantıya bağlıdır ve milyonlarca işçi içinde ancak birkaç işçi böyle bir fırsatı yakalayabilir.
Her işçi, sınıfının bir üyesi olduğunu bildiği gibi, kurtuluşunun da ancak sınıfıyla birlikte ve kapitalizmin yıkılışı ile mümkün olacağını bilmelidir. Kapitalizm ayakta kaldıkça, işçi sınıfının kendine yaraşır hayat şartları bulması sadece bir hayalden ibarettir. İşçiler mücadelenin, burjuva sınıfının tümüne karşı, işçi sınıfının tümünün mücadelesi olduğunu bilmelidirler.

 



TEORİK MÜCADELENİN KAPSAMI
Teorik ve ideolojik mücadelenin kapsamı, yalnızca işçi sınıfının bilincinin yükseltilmesine yönelik çalışmalardan ibaret değildir. İşçi sınıfının bilimsel sosyalizm teorisi, sürekli değişen ve gelişen toplumsal koşulları gözlemlemek, sınıf mücadelesinin yeni ihtiyaçlarını tespit ederek bunların karşılanması için yeni görüşler, yeni çözüm yolları geliştirmek zorundadır. Böylece teorik mücadelenin çok önemli bir diğer yanını, bilimsel sosyalizmin teorisinin geliştirilmesi, daha da derinleştirilmesi ve saflığının korunması çabası oluşturur.
Teori, bütün ülkelerin işçi hareketinin genel biçimde ele alınmış deneyimidir. Yani tek bir ülkede, geçmişteki bir zamanda olup bitmiş bir sınıf mücadelesinin değil, bütün ülkelerin işçilerinin bütün zamanlar boyunca yürüttükleri mücadelenin en genel ve en temel özelliklerinin bilgisini içerir. Bu yüzden de, burjuvazinin dünya çapındaki varlığına karşılık, işçi sınıfının dünya çapındaki mücadelesine yol gösterebilme yeteneğine sahiptir.
Böylece, özet olarak, teorik-ideolojik mücadelenin kapsamının, işçi sınıfının bilincini geliştirmek, burjuvazinin işçi sınıfı üzerindeki siyasi ve düşünsel etkisini yok etmek, proleter olmayan emekçi kitleleri burjuvazinin etkisine karşı silahlandırmak, bilimsel sosyalizmin teorik cephaneliğini geliştirmek ve revizyonizme karşı korumak olduğunu söyleyebiliriz.

 

www.evrensel.net