Erdoğan'ın korumaları hakkındaki iddianame kabul edildi

ABD'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 16 Mayıs 2017 tarihli ABD ziyaretinde protestoculara saldıran 15 koruması hakkında dava süreci başlatıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 16 Mayıs 2017'de ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek görüşmek için gerçekleştirdiği ABD ziyaretinde, Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç'ın resmi konutu önünde Erdoğan'ı protesto eden gruba saldıran 19 kişi hakkında soruşturma başlatıldı. Haklarında soruşturma açılan 19 kilşiden 15'i Erdoğan'ın korumaları.

Associated Press haber ajansının aktardığına göre ​Erdoğan'ın korumalarının da aralarında bulunduğu 19 kişi hakkındaki iddianame, Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

Washington D.C. savcılığı, dosyadaki isimlerden 16'sına suçlamaların hali hazırda yöneltilmiş olduğunu, iddianameye üç korumanın daha isminin eklendiğini açıkladı. Dosyaya daha sonra eklenen korumaların isimleri Muhsin Kose, Yusuf Ayar ve Harrettin Eren.

Erdoğan'ın korumalarına ek olarak dosyada 4 kişi daha var. Bunlardan ABD'nin New Jersey eyaletinde yaşayan Eyüp Yıldırım ve Virginia eyaletinde ikamet eden Sinan Narin tutuklu bulunuyor.

İddianameye göre 19 sanık da nefret suçuyla artırılmış şiddet suçu işlemeye tesebbüşten yargılanacak. ABD yasalarına göre bu suçun cezası 15 yıla kadar hapis.

19 kişiden bazıları hakkında tehlikeli silahla saldırı girişiminde bulunmak gibi ek suçlamalar da yer aldı.

Tutuklu bulunan sanıklar 7 Eylül'de hakim karşısına çıkacak.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: EN SERT BİÇİMDE PROTESTO EDİYORUZ

Dışişleri Bakanlığı, hazırlanan iddianamenin Washington Bölgesi Yüksek Mahkemesi Başsavcılığı'nca kabul edilmesine tepki gösterildi. İddianamenin kabul edilmesinin esefle karşılandığı belirtilen açıklamada "Tamamen siyasi bir yaklaşımla, dayanaksız ve haksız şekilde bu noktaya getirilen ve ABD'de bazı siyasi çevrelerin konuyu tırmandırma gayretlerinin bir parçası olarak gördüğümüz bu gelişme hususunda hukuki yollardan mücadele hakkımızı saklı tutuyoruz" denildi.

Açıklama şöyle:

"Washington Bölgesi Yüksek Mahkemesi Başsavcılığı'nın, Washington Büyükelçiliğimiz ikametgâhı önünde 16 Mayıs 2017 tarihinde yaşanan olaylara ilişkin iddianamenin kabul edildiğini açıklaması esefle karşılanmıştır. Olayın, ABD yerel güvenlik makamlarının ciddi ihmalleri, heyetimizin güvenliğinin sağlanamaması ve gösterici kisvesi altındaki PKK terör örgütü yandaşlarının provokasyonlarından kaynaklandığı daha önce ABD makamlarına birçok düzeyde ve defalarca dile getirilmiş olmasına rağmen, olay yerinde bulunmayan, hatta hiç ABD'ye gitmemiş olan isimlerin dahi suçlandığı haksız ve yanlı bir iddianamenin kabul edilmesini en sert biçimde protesto ediyoruz. Konuya ilişkin tepkimiz, ABD'nin Ankara Büyükelçisine de iletilmiştir. Tamamen siyasi bir yaklaşımla, dayanaksız ve haksız şekilde bu noktaya getirilen ve ABD'de bazı siyasi çevrelerin konuyu tırmandırma gayretlerinin bir parçası olarak gördüğümüz bu gelişme hususunda hukuki yollardan mücadele hakkımızı saklı tutuyoruz."

NE OLMUŞTU?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 16 Mayıs 2017'de ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek görüşmek için ülkeye gelmiş, görüşme sonrası heyet Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç'a resmi konutunda ziyarette bulunmuştu. Konutun önüne gelen Türkiye heyeti, Erdoğan'ı desteklemek için konut önüne gelenlerin yanı sıra protesto gösterisi ile de karşılaşmış, "Demirtaş'a özgürlük" pankartları ile konut önünde eylem yapan gruba Erdoğan destekçileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın korumaları tarafından fiziksel saldırıda bulunulmuştu.

Saldırı öncesinde Erdoğan'ın korumalarına 'dağıtın' emri verildiği iddia edilmişti.

Dakikalarca süren saldırıda 1'i polis olmak üzere 11 kişi yaralanmış, başına megafonla darbe aldığı belirtilen bir kişi, darbenin hemen akabinde ve hastanede toplam iki kriz geçirmişti. Saldırıya uğrayanların 9'u hastaneye kaldırılmıştı.

Korumaların protestocuları saldırısı ABD'de büyük bir kamuoyu tepkisi yaratmış, saldırganların cezalandırılması için siyasi iktidara baskı kurulmuştu. 15 Haziran'da ise büyükelçilik önünde meydana gelen saldırıyla ilgili Erdoğan'ın 12 koruması hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.

Erdoğan kararı 'Böyle bir şey olabilir mi? Kendimi Amerika’nın Hans'ı ile mi kendimi koruyacağım?' sözleriyle karara tepki göstermiş ancak bu tepkiler ABD'de karşılık bulmamıştı. Dönemin ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert kararı uygulamakta kararlı olduklarının altını çizerek, şiddete başvuran Türk korumaların ABD'ye geri gelmeleri durumunda haklarında çıkarılan yakalama kararının uygulanacağını belirtmişti. (DIŞ HABERLER)

Son Düzenlenme Tarihi: 31 Ağustos 2017 00:05
www.evrensel.net