Suriye ve Libya'da yeni dönem, yeni hesaplar

Suriye ve Libya'da yeni dönem, yeni hesaplar

Ali Karataş geçen hafta Arap basınına yansıyan gelişmeleri derledi.

Ali KARATAŞ

Geçtiğimiz hafta Arap basınında Suriye ve Libya’da gelinen nokta ile ilgili değerlendirmelere yer verildi.  

Rai al Youm gazetesi başyazısında, “Yeni kağıt paranın üzerine Esad’ın resminin basılması, ABD’nin silahlı muhalefete mali ve askeri desteğini durdurması, Körfez ülkelerinin kötüleşen iç krizleriyle meşgul olmaları, Şam Uluslararası Fuarı’nın açılması ve bazı muhaliflerin Şam’a dönmeye başlaması” Esad’ın yararına gelişmeler olarak değerlendirildi.

Ayrıca Deyrizor’daki Suriye ordusu harekatının önemine değinilerek, “İdlib değil Deyrizor vilayeti bu günlerde Suriye liderliği için hem askeri hem de siyasi olarak öncelik taşıyor. Çünkü bu ilin sınırları Irak’a kadar uzanıyor. Toprakları büyük miktarda petrol ve doğal gaz içeriyor. Şu an kendisine hakim olan IŞİD’den kurtarıldığında, büyük bir ekonomik kaynak olacak” denildi.

‘TÜRKİYE’NİN İDLİB PLANI HAYAL’

Suudi Arabistan’a yakın olan ve Londra’da yayınlanan al Kuds al Arabi gazetesi Suriye’de yaklaşan İdlib operasyonlarını değerlendirdi.  İdlib’teki hakim gruplar, Suudi Arabistan’a  yakın gruplar. Yazar Vail Assam, Türkiye’nin İdlib harekatına katılmasının Kürtlere yarayacağı değerlendirmesinde bulundu. Assam ayrıca, “Türk planıyla ilgili olarak medyada çok konuşuldu. Özellikle Türk kuvvetlerinin sınırdan Afrin ve sonra İdlib’e girmesi üzerine... Bu konuşmaların gerçeklerle hiçbir ilgisi yok. Çünkü, Türkiye’yi Suriye dosyasında Rusya ve ABD ile bağlayan koordinasyon ilişkileri, onların müttefikleri olan Kürtlere hücum etmesine izin vermiyor” diye yazdı.

LİBYA-RUSYA İLİŞKİSİ

Bölgedeki diğer bir önemli gelişme Libya Ordusu Komutanı Halife Hafter’in Rusya ziyaretiydi. Gelişmeleri yakından takip eden Lübnanlı Akademisyen Muhammed Nureddin bu ziyareti “Rusya’nın diplomatik bir başarısı” olarak nitelendirdi. Nureddin, “Rusya’nın Libya’ya dönüşü” başlıklı makalesinde, “Bugün Halife Hafter’in Rusya’ya  ziyareti ile Rus diplomasisi büyük başarısını tamamladı. Rusya, nüfuzunu geri kazanmaya başladı ve Libya’da, Ortadoğu’da ve Arap bölgesindeki gergin bölgelerde çözüme katkıda bulunan role adaydır” değerlendirmesine yer verdi.


SURİYE’DE YENİ DÖNEMİN SİMGESİ; ESAD RESİMLİ YENİ PARA

Başyazı/Rai al Youm

Birçok gözlemciye göre bu günlerde Suriye’deki durumda Beşar Esad’ın yararına gelişmeler yaşanıyor. Yeni kâğıt paranın üzerine Esad’ın resminin basılması, ABD’nin silahlı muhalefete mali ve askeri desteğini durdurması, Körfez ülkelerinin kötüleşen iç krizleriyle meşgul olmaları, Şam Uluslararası Fuarı’nın açılması, bazı muhaliflerin Şam’a dönmeye başlaması (Koalisyonun Siyasi Büro Üyesi Muhammed Basim gibi) bütün bu gelişmeler; çoğunluğu yabancı olan gözlemcilerin dile getirdikleri “iyimserliğin” nedenleri olarak değerlendirilebilir.

Kesin olan nokta, İran ve Rusya’nın desteği ve Suriye ordusunun dik duruşu, gerginliği azaltılmış bölgelerde ateşkes anlaşmaları; bütün hepsi bu gelişmelerin yaşanmasında büyük ve önemli bir rol oynadı. Şam’daki rejime güveni güçlendirdi. Batıda Humus, Halep ve Hama’da güvenliği sağladıktan sonra Suriye ordusunun doğuda ve güneyde coğrafik olarak kontrol ettiği noktaları genişletti.

DEYRİZOR ÖNCELİKLİ

İdlib değil Deyrizor vilayeti bu günlerde Suriye liderliği için hem askeri hem de siyasi olarak öncelik taşıyor. Çünkü bu ilin sınırları Irak’a kadar uzanıyor. Toprakları büyük miktarda petrol ve doğal gaz içeriyor. Şu an kendisine hakim olan IŞİD’den kurtarıldığında, büyük bir ekonomik kaynak olacak.

Çarşamba günü Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı  General Hulusi Akar ve İran Ordusu Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakri arasında gerçekleşen buluşma, son gelişmelerin ışığında belki de Suriye’deki durumu düzenlemek için İran-Türk koordinasyonunu yansıtan en önemli buluşmaydı.

Bu aynı zamanda, yakında gerçekleşecek olan İdlib ve Rakka muharebelerine yönelik ortak bir planlamanında olduğunu göstermektedir. İdlib’te, Türkiye’ye yakın Ahrar’uş Şam’a büyük bir hezimet yaşatarak başarı kazanan Heyet Tahrir eş Şam yani el Nusra hakimdir. Böylece stratejik Bab el Hava sınır kapısını da kontrol etmektedir.

İRAN VE TÜRKİYE’NİN KÜRT ENDİŞESİ

İranlılar, Türkler gibi Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin ilan ettiği yaklaşan referandumla temsil edilen ayrılıkçı Kürt eğilimleri nedeniyle endişe yaşamaktadır. Bu endişe, ikiliyi birbirine yaklaştırmakta ve geçici de olsa diğer anlaşmazlıkları bir tarafa koymalarına neden olmaktadır.

Suriye iyileşme ve istikrar yönünde büyük adımlar attı. Bu gelişmenin, Suriye’nin siyasi ve askeri sahnesinde Devlet Başkanı Beşar Esad’ın lehine radikal yansımaları olmaktadır. Yeni kağıt paranın üstündeki resmi, sadece geçiş sürecinde değil ileriki yıllarda da kalacağının ifadesidir. Bu artık kimsenin üzerinde konuşmadığı bir süreçtir.


TÜRKİYE, KÜRTLER VE İKTİDAR ARASINDA DÜĞÜMLÜ İDLİB SENARYOLARI

Vail ASSAM
al Kuds al Arabi

Son haftalarda el Nusra’nın ve onun cihatçı müttefiklerinin kontrolünde olan İdlib için birçok senaryo ortaya atıldı. Çoğu, İdlib’e saldırı planları etrafında dönüyor. Diğerleri Türkiye’nin, Rusya’yla iş birliği planları üzerine odaklanıyor. Diğer fikirler Amerikan destekli Kürtlerin öne sürülmesi eksenli. Ve son olarak tabii ki iktidarın kendisinin İdlib’i almak için çabası var.

Türk planıyla ilgili olarak medyada çok konuşuldu. Özellikle Türk kuvvetlerinin sınırdan Afrin ve sonra İdlib’e girmesi üzerine... Bu konuşmaların gerçeklerle hiçbir ilgisi yok. Başlangıçtan itibaren Türkiye’nin, Afrin’deki Kürt milislere hücum etmesi tamamen uzak bir ihtimaldi. Çünkü, “Türkiye’yi Suriye dosyasında Rusya ve ABD ile bağlayan koordinasyon ilişkileri”, onların müttefikleri olan Kürtlere hücum etmesine izin vermiyor.

Buna mukabil Türkiye’nin, daha önce “Fırat Kalkanı” projesinde ortaya koyduğu yaklaşımı tekrarlamak için  İdlib’teki cihatçılara karşı Rusya’nın desteğiyle hücuma katılması teorisi imkan dahilinde.

Türkiye’nin ulusal güvenliği için düşman ilan ettiği Suriye rejiminin ve Kürt milislerinin barışçıl kabulü ve IŞİD’e karşı savaşılması durumunda bu teori mümkün. Yeni macera Türkiye’nin ilerlemesi olarak değerlendirilmeyecek. Eğer Rus uçaklarının desteğiyle Cerablus ve el Bab’dan sonra   aynı şeyi İdlib’te tekrarlarsa, ayrılıkçı düşmanı Kürtler, Suriye ve Türkiye sınır şeridini işgal edecekler ve Kürt varlığı güney boyunca uzanacak.


RUSYA’NIN LİBYA’YA DÖNÜŞÜ

Muhammed NUREDDİN
el Halic

Libya ordusunun komutanı Albay Halife Hafter’in Rusya’ya ziyareti başladı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yaptığı görüşme Libya’da çatışmanın zirvesinin yaşandığı ve Hafter’e bağlı güçlerin ilerlediği bir süreçte gerçekleşti. Hafter ziyaretinde en önemli nokta ziyaretini gerçekleştirdiği yer; Rusya!

Herkes biliyor ki Libya’da olayların patlak vermesi ve sonrasında Kaddafi’nin devrilmesi özellikle Rusya için bölgesel ve uluslararası alanda dengelerin değişim noktası oldu.

Rusya, NATO’nun Libya olaylarına karışmasını Güvenlik Konseyi kararını aşan yetkisinin ötesinde bir durum olarak değerlendirdi. NATO, Güvenlik Konseyine danışmadan müdahale etti. Rusya bunu BM Güvenlik Konseyi’nin kararının ihlali olarak değerlendirdi. Rusya, özellikle Libya’nın Akdeniz’de siyasi ve stratejik son nüfuz merkezlerinden biri olması nedeniyle bu askeri müdahale ile hedefte olduğunun farkına vardı. NATO’nun hareketini hile ve komplo olarak nitelendirdi.

Vladimir Putin liderliğindeki Rusya, şüphe götürmeyen bir şekilde Güvenlik Konseyine gelen herhangi bir karara yönelik dikkatli bir politika izliyor.

Putin Rusyası, bütün kelimelere, noktalara ve harflere dikkat etmeye başladı. Libya’da başına gelen büyük stratejik bir darbeydi. Öyle ki bütün Akdeniz boyunca sadece Suriye’de sahil kıyısı kaldı.

Kaddafi’nin düşmesinden sonra Akdeniz’de Rus nüfuzu geriledi. Lakin Putin herşeyin bittiği düşüncesinde değildi. Duruma büyük bir felaket gözüyle baktı fakat son olarak değil. Bu, Rusya’nın bölgesel krizlerle nasıl baş ettiğini yeniden incelemesi için bir neden oluşturuyordu. Suriye’de olduğu gibi bölgede dramatik değişimlerin gerçekleşmesine izin vermedi.

Rusya yeni ilkesinde başarılı oldu. En önemlisi Suriye’de daha önceki nüfuzuna nazaran varlığını büyük oranda arttırdı.

Bundan daha fazlası Rusya; IŞİD ve el Nusra hariç çatışan, muhalefet eden bütün taraflarla iletişim hatları kurmayı başardı. Türkiye, İran, Mısır, Suudi Arabistan, Katar, İsrail, ABD, Suriye iktidarı, ÖSO, YPG ile ilişkileri var. Sadece kendisi bütün bu tarafların bağlantılı tek ülke. Bundan dolayı Astana görüşmeleri Cenevre’de olduğu gibi Amerikan değil Rus şemsiyesi altında yapıldı.

Bugün, Halife Hafter’in Rusya’ya ziyareti ile Rus diplomasisi büyük başarısını tamamladı. Rusya, nüfuzunu geri kazanmaya ve Libya’da, Ortadoğu’da ve Arap bölgesinde gergin bölgelerde bir çözüme katkıda bulunan rollere adaydır.

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Ağustos 2017 03:15
www.evrensel.net
ETİKETLER LibyaSuriyeTürkiye