DİSK-AR sendikalaşma ve TİS hakkı kullanımı raporu yaymladı

DİSK-AR sendikalaşma ve TİS hakkı kullanımı raporu yaymladı

DİSK-AR'ın yayımladığı sendikalaşma ve TİS hakkı kullanımı raporuna göre işçilerin yüzde 90’ı sendikasız, yüzde 95’i TİS hakkından mahrum!

Fırat TURGUT
İstanbul

Türkiye, sendikalaşma ve toplusözleşme hakkının kullanılması konusunda dünyadaki son sıralardaki yerini koruyor. Öyle ki Türkiye’de çalışan işçilerin yüzde 90’ı sendikasız, yüzde 95’i ise toplusözleşme hakkından mahrum. Kadın işçiler arasındaki sendikalaşma oranı daha da düşük. 

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR) temmuz 2017 sendikalaşma istatistikleri ile aralık 2016 toplu iş sözleşmesi kapsamı istatistiklerini değerlendirdiği raporunu yayımladı. 

SENDİKALAŞMA ORANLARI

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının (ÇSGB) 2017 yılı temmuz ayı istatistiklerinde sendikalı işçi sayısını 1 milyon 623 bin 638 olarak açıkladığı hatırlatılan raporda, “Sigortalı işçi sayısı ise 13 milyon 581 bin 554’dür. Böylece sigortalı işçiler arasındaki sendikalaşma oranı (resmi sendikalaşma oranı) yüzde 11.95 (yaklaşık yüzde 12) olmaktadır” denildi. Bu rakamların kayıt dışı işçileri kapsamadığı için hatalı olduğu ifade edilen rapor şöyle devam etti: “Sigortalı işçileri esas alan resmi sendikalaşma oranı yüzde 12 iken, 2.2 milyona yaklaşan kayıt dışı işçiyi de dikkate aldığımızda fiili sendikalaşma oranı yüzde 10.3’e gerilemektedir. Toplu iş sözleşmesi kapsamı oranları açısından ise durum daha da vahimdir. Türkiye’de TİS kapsamındaki işçi sayısı sendikalı işçi sayısının çok altındadır.” 

MİLYONLARIN TİS HAKKI YOK

Yüzde 10’luk fiili sendikalaşma oranı esas alındığında işçilerin sadece yüzde 7.3’ünün toplu iş sözleşmesi kapsamında olduğu belirtilen raporda, işçilerin yüzde 93’ünün toplu iş sözleşmelerinden yararlanamadığı kaydedildi. Özel sektörde ise toplu iş sözleşmesi kapsamının yüzde 5.5’e kadar gerilediği bildirilen raporda, şu bilgilere yer verildi: “Özel sektörde her yüz işçiden yaklaşık 95’i toplu iş sözleşmesi kapsamı dışındadır. Diğer bir ifadeyle toplu iş sözleşmesi yoluyla fiilen sendikal hakları kullanabilen işçilerin oranı genel olarak yüzde 7.3, özel sektörde ise yüzde 5.5’tir. Bu nedenle ÇSGB tarafından açıklanan yüzde 12’lik sendikalaşma oranı fiili durumu yansıtmayan yapay bir orandır.” 

Toplu iş sözleşmesi kapsamında olmayan sendikalı işçinin gerçek bir sendikal korumadan yararlandığını söylemenin mümkün olmadığı belirtilen raporda, “ÇSGB verilerine göre 31 Aralık 2016 itibariyle toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçi sayısı 1 milyon 89 bindir. Genel toplusözleşme kapsama oranı yüzde 7.3 iken, özel sektörde toplu iş sözleşmesi kapsama oranı yüzde 5.5’tir. Bir diğer ifadeyle yaklaşık 13.5 milyon işçi toplu iş sözleşmesi kapsamı dışındadır” denildi. 

Raporda bazı iş kollarında toplu iş sözleşmesiz üye oranının yüzde 55’in üzerinde olduğuna dikkat çekildi. Metal iş kolunda toplam 264 bin sendika üyesi gözükmesine rağmen, toplu iş sözleşmesi kapsamındaki üye sayısının 174 bin olduğu ifade edilen raporda, “Metal iş kolunda 89 bin sendika üyesi, yani  sendika üyelerinin yüzde 34’ü toplu iş sözleşmesinden yoksundur. Aynı şekilde genel işler iş kolunda 79 bin sendika üyesi toplu iş sözleşmesinden mahrumdur. Büro işkolunda 58 bin, savunma ve güvenlik iş kolunda ise 51 bin sendika üyesi toplu iş sözleşmesi kapsamı dışındadır. Genel işler, güvenlik ve büro iş kolundaki farkın en önemli nedeni taşeron şirketlerde çalışan işçilerin üye yapılması fakat bunların önemli bir bölümünün toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanamamış olmasıdır” denildi. 

AĞIRLIK ÖZELDE

Toplu iş sözleşmesi kapsamındaki 1 milyon 89 bin işçinin 285 bininin kamu sektöründe 803 bininin özel sektörde çalıştığı bilgisi verilen raporda, “Kamuda toplu iş sözleşmesi kapsamının en büyük bölümünü genel işler iş kolu oluşturmaktadır. TİS kapsamındaki 286 bin kamu işçisinin 116 bini genel işler iş kolunda çalışmaktadır. Kamuda toplu iş sözleşmesi kapsamındaki ikinci büyük iş kolu tarımdır. Üçüncü ve dördüncü sırayı ise enerji ve büro iş kolu almaktadır. Özel sektörde ise TİS kapsamındaki en büyük iş kolu metaldir. İkinci sırada ise genel işler iş kolu gelmektedir. Bankacılık ve büro iş kolları üç ve dördüncü sıradadır” denildi.

ÜYELİK TAŞERONDA ARTTI

Sendikalı işçi sayısının ocak 2013-temmuz 2017 döneminde yüzde 62 artışla, 1 milyon  binden, 1 milyon 624 bine yaklaştığı belirtilen raporda, “Sigortalı işçi sayısında ocak 2013 –temmuz 2017 arası yüzde 25 civarında artış yaşanırken, sendikalı işçi sayısı yüzde 62 ile bunun çok üzerinde gerçekleşti. Son dört yılda 622 bin işçi sendikalara üye oldu. Sendikalı işçi sayısında 2016 yılının temmuz ayına göre ise 124 bin kişilik artış yaşandı” denildi. 

Sendikalaşmadaki artışın 2015 ocak ayından sonra hızlı bir biçimde tırmandığını dikkat çekilen raporda, “E-devlet kapısından üyelik sisteminin üyeliği kolaylaştırdığı ve üyelik eğilimini artırdığı biliniyor. Ancak sendikalaşmadaki hızlı artışın en önemli nedeni taşeron şirketlerde çalışan işçilerin toplu iş sözleşmesi yapmasını kolaylaştıran 11 Eylül 2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 6552 sayılı torba yasa ve 17 Mart 2015 tarihinde yayımlanan taşeron şirketlerde toplu iş sözleşmesi yetkisi almayı kolaylaştıran yönetmelik değişikliğidir. Sendikalaşmada yaşanan nicel artışa rağmen, işçilerin yüzde 90’a yakını sendikasızdır” denildi. 

Sendikalaşma oranlarının imalat sanayiinde ve kamu ağırlıklı iş kollarında ortalamanın üzerinde seyrettiği ifade edilen raporda, “Sendikalaşmanın en yüksek olduğu üç iş kolu banka-finans, savunma-güvenlik ve genel işlerdir. Kamudaki özel güvenlik (taşeron) örgütlenmesinde son yıllarda yaşanan artış, bu iş kolunda sendikalaşmayı yükseltti. Yine genel hizmetler iş kolunda taşeron şirketlerde çalışan işçilerin sendikalaşması bu iş kolunda sendikalaşma oranlarını artırdı. Savunma ve güvenlik iş kolunda 2013’te yüzde 12.2 olan sendikalaşma oranı, temmuz 2017’de yüzde 32.9’ya çıktı. Aynı şekilde genel hizmetler iş kolunda 2013’te yüzde 20.5 olan sendikalaşma oranı yüzde 34.5’e yükseldi. Benzer bir eğilim banka ve finans sektöründe de görülmektedir. 2013’te yüzde 22.3 olan sendikalaşma oranı, 2016 temmuz ayında yüzde 35.2’ye ulaştı. Benzer biçimde sağlık ve sosyal hizmetler iş kolunda yüzde 2.5 olan sendikalaşma oranı, temmuz 2017’de yüzde 12’ye yaklaştı. Burada da kamu taşeron işçilerinin sendikalaşmasının etkisini görüyoruz” denildi. 

HAK-İŞ HÜKÜMET DESTEĞİYLE BÜYÜDÜ

Sendikaların üye sayısında yaşanan 622 bin kişilik artışın konfederasyonlar arasında oldukça dengesiz dağıldığına dikkat çekilen raporda şu bilgiler verildi: “2013-2017 arası sendikalaşma istatistiklerine bakıldığında Türk-İş’in 709 bin olan üye sayısı 198 bin artarak 907 bine yükseldi. Hak-İş’te ise 2013’den bu yana 378 bin yeni üye ile ciddi bir sıçrama görülmektedir. Hak-İş, üye sayısını 166 binden 545 bine yükseltmiştir. DİSK’in 2013 ocak ayında 100 bin olan üye sayısı 46 bin artarak 146 bine yükselmiştir.” 

Ocak 2013’ten bu yana Hak-İş’in üye artış oranının yüzde 226 olduğu belirtilen raporda, “Bu dönemde Hak-İş’in özellikle kamuda ve taşeron işçiler arasında hızla örgütlendiği görülmektedir. Hükümetin açık desteğini alan Hak-İş, Türk-İş’e hızla yaklaşmaktadır.”

İŞ KOLLARINA GÖRE SENDİKALAŞMA

ÇSGB verilerine göre sendikalaşma oranları, iş kolları açısından büyük farklılıklar gösteriyor. İnşaat, turizm ve büro iş kolu en düşük; banka, finans ve sigorta, genel işler, savunma ve güvenlik iş kolları ise en yüksek sendikalaşma oranına sahip. İş cinayetlerinin yoğun yaşandığı inşaat iş kolunda sendikasızlık devam ediyor. Resmi sendikalaşma oranı yüzde 12 iken, inşaat iş kolunda sendikalaşma oranı sadece yüzde 2.9. Turizm iş kolunda yüzde 3.4 olan sendikalaşma oranı, 3.3 milyon işçinin bulunduğu en büyük iş kolu durumundaki büro iş kolunda ise yüzde 5.1.

İLLERE GÖRE SENDİKALAŞMA

Sendikalaşma oranları illere göre yüzde 5 ile yüzde 27 arasında değişiyor. Sendikalaşmanın en düşük olduğu 10 il sırasıyla Nevşehir, Uşak, Muğla, Gaziantep, İstanbul, Mardin, Ordu, Antalya, Yalova ve Denizli olurken, İstanbul yüzde 7.8 sendikalaşma oranı ile 81 il içinde 76. sırada yer aldı. Sendikalaşma oranlarının yüksek olduğu iller ise belediyeler dahil kamu işçiliğinin yoğun olduğu iller olurken, Zonguldak ve Rize’deki kamu kömür ve çay işletmeleri, yüksek sendikalaşma oranları açısından en önemli faktör oldu. 

KADINLAR DAHA AZ SENDİKALAŞABİLDİ

Raporda, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sendikalaşma konusunda da yaşandığına dikkat çekildi. Rapora göre erkek işçilerin yüzde 13’ü sendika üyesi iken, kadın işçilerde bu oran yüzde 8 oldu. Benzer bir eşitsizlik toplam kadın işçi oranı ile sendikalı kadın işçi oranı arasında da yaşanmaktadır. Kadınlar toplam işçilerin yüzde 27’sini oluştururken, kadın sendika üyeleri toplam sendika üyelerinin yüzde 19’u oldu. 

SİSTEM İFLAS ETTİ

Raporda sendikalaşma önündeki engellere de yer verildi: “Toplu iş sözleşmesi kapsamı dışındaki sendikalı işçi sayısı giderek büyürken, sendikalı işçilerin üçte birinin toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında kalması mevcut toplu iş sözleşmesi ve yetki sisteminin iflası anlamına gelmektedir. Bu tablonun en temel nedeni iş kolu, işletme ve işyeri barajları ile anti-demokratik toplu iş sözleşmesi yetki mekanizmasıdır. Sendika üyeliği sonrası yetki sürecinin uzaması, sendikanın yetki alamaması, toplu iş sözleşmesi sürecinin uzaması, sendika üyesi işçinin işten çıkarılması gibi nedenlerin yanında, ayrıca işsiz kalan işçinin bir yıl süre ile sendika üyeliğinin devam etmesi toplu iş sözleşmesi kapsamının sendika üyeliğinin altında kalmasına yol açmaktadır.”

DİSK’İN ÖNERİLERİ

Raporda sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi kapsamının yükseltilmesi için şu öneriler sunuldu: 

- Sendikal yasalar Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) normlarına uygun hale getirilmeli, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalıdır.

- Toplu iş sözleşmesi yetki sistemi köklü biçimde değiştirilmelidir

- İş kolu, işyeri ve işletme barajları kaldırılmalı, toplu iş sözleşmesi yetkisi işçilerin özgür iradesiyle (referandum) ile saptanmalı, hantal ve antidemokratik mevcut yetki sistemi değiştirilmelidir.

- 6356 sayılı Yasa’da yer alan teşmil sistemi işlevli hale getirilmeli, yaygınlaştırılmalı ve toplu iş sözleşmeleri sendikasız işyerlerine ve işçilere de uygulanmalıdır. 

- Kamu kurum ve kuruluşlarında son zamanlarda giderek artan sendikal kayırmacılığa ve ayrımcılığa son verilmeli, kamu idaresi sendikal yönlendirme ve baskı yapmamalıdır.

- Kamuda taşeron çalıştırılmasına son verilmeli, taşeron işçiler kamu işçisi olarak kadroya alınmalı ve o iş kolundaki toplu iş sözleşmelerinden yararlanabilmelidir.

E-DEVLET ÜYELİĞİNDE HAK İHLALLERİ YAŞANIYOR

2012 yılında çıkarılan 6356 sayılı Yasa’dan sonra sendikaların üye sayılarını hesaplama yöntemi değiştirildiği belirtilen raporda, “Bir yandan e-devlet yoluyla sendika üyeliği sistemine geçildi. Öte yandan işçi sayıları açısından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri esas alınmaya başlandı. Ancak yeni dönemde de sendikalaşma oranları ve toplu iş sözleşmesi kapsamıyla ilgili hesaplamalarda çeşitli sorunlar yaşanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kayıt dışı işçileri hesaba katmadığı için sendikalaşma oranları gerçek durumdan daha yüksek çıkıyor” dendi. E-devlet yoluyla üyelik konusunda hak ihlallerine de rastlandığına dikkat çekilen raporda, şu ifadelere yer verildi: “İşverenlerin işçilerin e-devlet şifresini işçiden yasa dışı biçimde alarak sendikadan istifa ettirmesi veya işverenin tercih ettiği sendikaya üye yapması, sistemin şeffaf ve sendikaların denetimine açık olmaması nedeniyle yaşanan sorunlar yeni sistemin sorunlu yanları arasında.”

www.evrensel.net