Ankara Üniversitesi'nde taşeronun taşeronunun taşeronu

Ankara Üniversitesi'nde taşeronun taşeronunun taşeronu

Ankara Üniversitesi'nde 'güvenlik' gerekçesiyle yapılacak yeni girişi kapısında çalışan işçiler için herhangi bir önlem alınmıyor.

Tamer Arda ERŞİN
Ankara

Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’ne “güvenlik” gerekçesiyle yeni giriş kapısı yapılıyor. Kapı yapım inşaatında çalışan işçilerin için işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmıyor. Üstelik işçiler, taşeronun, taşeronunun, taşeronu durumunda.

KHK’ler ile akademisyenlerin ihracıyla gündeme gelen Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’ne yeni giriş kapısı yapılıyor. “Güvenlik” gerekçesiyle yapılan giriş kapısına turnikelerin konulacağı ve artık öğrencilerin okullarını girerken kart okutacağı belirtiliyor. 

Taşeronun, taşeronunun, taşeronu durumunda olan, kapı inşaatında çalışan işçiler için ise işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmıyor. İşçilerin çalıştığı alanda iş güvenliği önlemleriyle ilgili ne bir uyarıcı işaret, ne de bir levha var. Bunların olmaması çevredeki vatandaşlar, kampüs çalışanları ve öğrencilerin de canını tehlikeye sokuyor. İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanununda zorunlu olmasına rağmen işçilere iş güvenliği konusunda hiçbir eğitimin verilmemiş. Koruyucu giysi, baret, korucu demir uçlu ayakkabı bile olmayan işçiler, sıcak altında çalışmaya devam ediyor. 

Durumla ilgili konuştuğumuz işçiler, çalıştıkları firma hakkında bilgi vermekten çekiniyorlar. İş güveliği önlemlerinin alınmadığın kabul ederken, “Aslında bir işçiden daha iyi kimse çalışırken başına gelecek kazaları bilemez. Duvar örerken biz biliriz o duvar ne zaman yıkılır, ne tarafı eğridir, ne tarafı doğrudur. Bize gelip sorsalar zaten tehlike doğuracak şeyleri anlatırız ancak patron kısmı bunu yapmaz” diyor. 

‘GECE 12’YE KADAR ÇALIŞTIM’

Duvar ustası işçi Yozgatlı olduğunu açıklayarak, başlıyor anlatmaya: “Burada birçok genç okuyor. Bize zamanında sahip çıkan olmadı. Anada babada para olmayınca mecbur kaldık çalışmaya. Bak dün gece 12’ye kadar çalıştım. Sabah 6’da kalktım geldim buraya yine çalışıyorum. Benim için önemli olan çocuk bir şey istediğinde ona ‘alamayız’ dememek. Bak önümüz bayram, çocuklar pahalı bir şey isterlerse diye korkuyorum.” 

Duvarlar için demir bağlantısı yapan Çorumlu işçi ise mesleğimizi öğrenince “Kardeş sen de başka meslek bulamadın mı, mühendis olsaydın” diyor, ardından kız kardeşi için yaptıklarını anlatıyor: “Bak biz amele kısmıyız. Bizi kimse ciddiye almaz. Okuyamadık ama kardeşim psikolojik danışmanlık okuyor. Ona destek oluyorum. Sonuna kadar gitsin, bizim gibi olmasın. Sana da tavsiyem, bırak bu mesleği, gazeteciler de aç. Mühendis ol, mühendis.”

İşçiler geçtiğimiz yıllarda Cebeci Kampüsü’ne yönelik polis saldırısından haberdar. Saldırılar hakkında şunları söylüyorlar: “Öğrenciler haklı olabilir ancak gençler. Zaten polisle öğrencilerden başka kimse karşı karşıya gelmez. Bize araba verseler, polisle didişmeyiz. Bizim kültürümüzde yok babam.”

www.evrensel.net