Yazarımız Yusuf Karataş tutuklandı

Yazarımız Yusuf Karataş tutuklandı

Yazarımız Yusuf Karataş, Diyarbakır’da yürütülen DTK soruşturması kapsamında ifade verdi. Karataş çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Evrensel Yazarı Yusuf Karataş, Diyarbakır’da yürütülen DTK soruşturması kapsamında çıkarıldığı 1. Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı. Karataş, Diyarbakır D Tipi Cezaevine götürüldü. Karataş cezaevinden gönderdiği mesajda "Dışarıda veya içeride fark etmez; gerçeği söylemeye devam edeceğiz" dedi. Karataş'ın tutuklanmasına tepki yağdı. 

Köşe yazarlarımızdan Yusuf Karataş, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmüş olduğu Demokratik Toplum Kongresi (DTK) soruşturması kapsamında Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne giderek ifade verdi. Avukatı Tugay Bek eşliğinde ifadesi alınan Karataş, daha sonra savcılığa sevk edildi. Savcılık Karataş’ı tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk etti. Karataş, çıkarıldığı 1. Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.

TARIM İŞÇİLERİ SORULDU

DTK soruşturması kapsamında emniyette ifadesi alınan Karataş’ın, 2009-2013 yılları arasında fiziki ve teknik takibe maruz kaldığı, ortam dinlemesinin alındığı öğrenildi. Karataş’a, emniyette Roboskî katliamı ve YSK’nın bağımsız milletvekili adaylarını veto etmesi protestosu gibi eylemlere neden katıldığı soruldu. Karataş’a, DTK Sosyal Politikalar Komisyonu Emek, Göç ve Yoksulluk Çalışma Grubunun 6-7 Nisan 2013 tarihlerinde Urfa’nın Viranşehir ilçesinde düzenlediği “Mezopotamya Mevsimlik Tarım İşçileri Kurultayı” da sorulurken, tarım işçilerinin hakları için yapılan kurultay soruşturmada “terör” faaliyeti olarak görülmüş.

BEK: SORUŞTURMA SİYASİ BİR SAİKLE YÜRÜTÜLÜYOR 

Tutuklama kararını gazetemize değerlendiren Avukat Tugay Bek, şunları söyledi: “Anladığımız kadarıyla bu soruşturma 2009 yılında başlatılmış 2013 yılana kadarda devam etmiştir. Bu tarihten bu yana dosyada herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen şu an Yusuf Karataş ve diğer DTK aktivistlerinin tutuklanması soruşturmanın siyasi bir saikle tekrardan ele alındığının en önemli göstergesidir. DTK’nın kamuoyunun önünde açıktan yapmış olduğu ve o dönem her hangi bir sorun çıkartılmayan tüm faaliyetleri bugün yasa dışı örgütsel bir faaliyetmiş gibi gösterilmek istenmektedir. Oysaki DTK’nın kimi toplantılarında AKP’nin Milletvekili olan ve bir dönem sözcülüğünü yapan Yasin Aktay ile Cumhurbaşkanlığı’nın Başdanışmanı Cemil Ertem dahi yer almıştır. Yine o dönem başbakanlık görevini yürüten Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır Büyükşehir Belediyesini ziyaretinde DTK Eş Başkanı Ahmet Türk protokolde yer almıştır. Ayrıca TBMM Anayasa Komisyonuna resmi olarak DTK tarafından 6 sayfalık önerge sunulmuştur. Tüm bunlar o süre zarfında DTK’nın devlet tarafından da yasal, meşru bir kurum olduğunu göstermektedir. Ne yazık ki OHAL koşulları altında DTK faaliyetleri illegal bir faaliyetmiş gibi soruşturulabilmektedir.”

TUTUKLANAN YAZARIMIZ KARATAŞ MESAJ GÖNDERDİ

Yazarımız Karataş, tutuklu bulunduğu Diyarbakır Kapalı D Tipi Cezaevinden Evrensel’e bir mesaj gönderdi. Emekten, barıştan, demokrasiden ve özgürlükten yana herkesin baskı altına alınıp susturmak istendiğini söyleyen Karataş, mesajında şunlara yer verdi: 

'DIŞARIDA VEYA İÇERİDE FARK ETMEZ; GERÇEĞİ SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ'

“Sevgili Dostlar,
Ülkenin üzerine çöreklenen karanlık rejim geleceğimizi rehin almak istiyor. Bunun için emekten, barıştan, demokrasiden ve özgürlükten yana herkesi baskı altına alıp susturmaya çalışıyor. Bizim 2009-2013 yılları arasında bugün FETÖ operasyonlarıyla tasfiye edilen emniyet ve yargı mensuplarının hazırladığı dosyalara dayanılarak tutuklanmamız, aslında yarım kalan darbenin kimler tarafından nasıl tamamlandığını bir kez daha gösteriyor.
Ancak susmayacağız: Dışarıda veya içeride fark etmez; gerçeği söyleyip yazmaya, adalet talebini haykırmaya devam edeceğiz.
Hem bizim Metin Göktepe’ye sözümüz var: Bu yürek susmayacak!
Herkese sevgi ve selamlar.
Yusuf Karataş
Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi”

YUSUF KARATAŞ'IN KÖŞE YAZISINDAN: DTK 'TERÖR' KISKACINA SIĞAR MI?

EMEP: HUKUKSUZLUK KAMUOYU VİCDANINDA MAHKUM OLACAK

Emek Partisi (EMEP), üyesi Yusuf Karataş'ın tutuklanmasına dair açıklamasında "Kuralsızlık ve hukuksuzluk kamuoyu vicdanında mahkum olacaktır" dedi.

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan imzalı açıklama şöyle:

"AKP iktidarı baskıya, şiddete, yasaklara dayanan tek adam yönetimini bir siyasal rejim olarak örgütlemek için her türlü hukuksuzluğun altına imza atıyor: Siyasetçilerin, seçilmişlerin, gazetecilerin, insan hak savunucularının tutuklanması, gazete, dergi, televizyon, radyo kanallarının kapatılması, grev ve gösteri yasakları...
Diyarbakır'da Demokratik Toplum Kongresi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, mesnetsiz suçlamalarla partimiz üyesi, genel başkan basın danışmanı ve Evrensel Gazetesi köşe yazarı Yusuf Karataş tutuklandı. Karataş’a yöneltilen suçlamaların herhangi bir dayanağı yoktur.
2007'de kurulan, Kürt sorununun çeşitli aşamalarında devlet nezdinde geçerli ve muhatap kabul edilerek çeşitli toplantılara davet edilen, hükümet tarafından resmi yazılarla görüşlerine başvurulan, zaman zaman içerisinde AKP bölge milletvekillerinin de yer aldığı Demokratik Toplum Kongresi 10 yıl sonra, bugünkü siyasal ortamda bir suç örgütü olarak tanımlanmıştır. Bu kapsamda DTK dahilinde yürütülen çalışmalar üyemiz Yusuf Karataş'a suçlama olarak sorulmuştur.
Savcılık Yusuf Karataş’ın katıldığı tarım işçilerinin hakları için yapılan Mezopotamya Mevsimlik Tarım İşçileri Kurultayı da suç faaliyeti olarak değerlendirmiş; Roboski Katliamı'nı protesto eylemine katılmak; bağımsız milletvekili başvurularının YSK tarafından hukuksuzca reddi karşısında yapılan eyleme katılmak da suç kapsamında yer almıştır.
Yusuf Karataş’a yöneltilen suçlamalar son zamanlarda yaşanan fezleke ve iddianame komedisinin bir parçasıdır. Hukuki kriterlerin dikkate alınmadığı tamamen siyasi nitelikte davalar artık bir kural haline gelmiştir. Yusuf Karataş ve aynı davadan kimisi tutuklu kimisi de tutuksuz olarak yargılanma sürecini bekleyen arkadaşları sadece bu hukuksuz sistemin kapsama alanına girmişlerdir.
Ancak bu durum böyle sonsuza kadar gitmeyecektir. Hukuksuzluk ve hiçbir kaide ve kural tanımayan yargılama sistemi elbette uzun ömürlü olmayacaktır. Çünkü hiçbir zulüm ebedi olmamıştır.
Bu yargılamalar da tarih tarafından ve kamuoyu vicdanında mahkum olmaktadır/olacaktır.
Parti üyemiz Yusuf Karataş'a yönelik bu hukuksuz uygulamayı kabul etmeyeceğiz, bütün hukuksuzluklara, keyfi suç ve suçlu üretme yöntemlerine karşı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz."

GÜVEN: DTK,DEVLET TARAFINDAN MUHATAP ALINDI

Yusuf Karataş’ın tutuklanmasına tepki gösteren DTK Eş Başkanı Leyla Güven, devlet tarafından önceki süreçte direk muhatap alınan kongrenin çalışmalarının terörize edilmeye çalışıldığını dile getirerek, Karataş’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşması gerektiğini belirtti. DTK’nin bine yakın delegesi olduğunu ve çalıştaylar, sempozyumlar düzenlediğini söyleyen Güven, “Geçtiğimiz yıllarda DTK devlet tarafından direk muhatap alındı. Eş Başkanı Hatip Dicle DTK kimliğiyle İmralı heyetinde yer aldı. Diyarbakır valileri geçtiğimiz zamanlarda DTK’yi arayıp görüş aldı. Çalışmalarına AKP’li Galip Ensarioğlu, Yasin Aktay gibi isimler de katıldı. Akademisyenlerin, gazetecilerin içinde yer aldığı bir kongredir” dedi.
Karataş’ın da DTK’nın delegesi olduğunu söyleyen Güven, “Yusuf Karataş, kurulduğu günden beri EMEP kimliğiyle DTK’nin delegesidir. Bölgede faaliyet yürüten birçok parti kongre ve çalıştaylara kendi kimlikleriyle katılıyor. Kongre bir siyasi parti değildir. Farklı görüşler, düşünceler tartışılarak ortak bir yol bulunmaya çalışılıyor. Ne kadar terörize ederlerse etsinler bu tutuklamaların sürdürülebilir yanı yoktur. Yusuf Karataş, çok değerli bir arkadaşımızdır. Sürecin takipçisi olacağız en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz” dedi. 

DİDF: KARATAŞ DERHAL SERBEST BIRAKILMALI

Merkezi Almanya’da bulunan Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) da yaptığı yazılı açıklamayla, Karataş’ın serbest bırakılması çağrısı yaptı. DİDF Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada Karataş’ın, Almanya’da yapılan birçok panele katıldığı belirtilerek, “Yusuf Karataş’ın tutuklanması Türkiye’de basın ve aydınlar üzerindeki baskının devam edeceğini gösteriyor” denildi. Karataş’a yöneltilen suçlamaların hiç bir dayanağının olmadığının vurgulandığı açıklamada, “Karataş’a yöneltilen suçlamalar son zamanlarda muhalif güçlere yönelik yapılan saldırıların bir parçasıdır. DİDF olarak, yıllardır barış ve demokrasi konusunda yazılar yazan, Kürt sorunun barışçıl şekilde çözülmesini savunan Karataş’ın ve aynı şekilde keyfi olarak tutuklanan diğer gazeteci, aydın ve siyasetçilerin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz” denildi. (Diyarbakır/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 29 Temmuz 2017 10:54
www.evrensel.net
ETİKETLER Yusuf Karataş

2 yorum yapılmış

  1. Hüseyin Özlütaş 2 ay önce Yanıtla  /  Beğendim 12  /  Beğenmedim 0

    VİCDAN NEREDE?
    Adalet-eşitlik-kardeşlik ve özgürlük “ ne yana düşer usta”? ? Birkaç sadist adamın ele geçirdiği, bazı söz dinlemez insanlara yapılan zulüm mü? Kültürler arası farktan kaynaklanan bir gerilik mi? Göz korkutmakla sınırlı bir durum mu? Aile bireylerinin birbirlerine uyguladıkları şiddetin adı mı? İşkence hem bunların hiç biridir, hem de bunları ve benzeri davranışları bir yerde toplayan, davranış bütünün adıdır. İşkence, tıpkı faşizm gibi, insana yönelik öteki bütün saldırganlıklar gibi, kâr hırsıyla dünyayı dehşete boğan tekelci kapitalizmin, emek yanlılarına uyguladığı bir şiddet yöntemdir ve hiç sakınmadan söylemek gerekir ki, Kapitalizm var oldukça sömürü var oldukça, işkencede var olacaktır. Kimi zaman düşük yoğunlukta, kimi zamanda bütün toplumu kapsayacak, denli yoğunlukta ve çıldırmış olarak, bizi yöneten devletin de içinde olduğu 30 insan hakları sözleşmesine imza atılmıştır. Bunlara nasıl inanabiliriz? İşkencelerin TABU sayıldığı bir ülkede, ağır bedeller ödemeyi göze almadan ona karşı mücadele etmek çok zordur. 1789’ den beri yaklaşık olarak 2. 5 asır önce) kutsal mı sayılıyor, insan hakları? Üzerinden kaç asır geçmiştir. Bunların şimdi, hiçbir önemi yok. Çünkü insan haklarını GÜVENCE altına almayı amaçlayan sözleşmelerin uygulanmadığı bir yerde, sayısız insanın ölümüne, fiziksel ve akılsal sakatlıklar devam ediyor.
    27.7.2017
    HÜSEYİN ÖZLÜTAŞ
    Maden Mühendisi

  2. Hüseyin Özlütaş 2 ay önce Yanıtla  /  Beğendim 12  /  Beğenmedim 0

    TOPTAN İMHA HA!

    Ulan benzetme TOPTAN İMHA HA! Kim ne yaparsa, yapsın ve ne söylerse söylesinler” ulusluların kaderini tayin hakkının önüne geçemezler” Ulusal mesele, bir milli meseledir. Her sosyalist ulusal meseleyi yani milli meseleyi savunur. Eğer her ulusal meseleyi savunanı “ TERÖRİST” ilan edersen, tüm sosyalistleri “ TERÖRİST” sayman gerekir. Ulusal mesele bir milli meseledir. Softalık ve barbarlık utanç verici bir şeydir. Sosyalizm, ulusal meseleye yakınsa da, ulusal meselenin kendisi değildir ve milli mesele “ TERÖRLE” TABANTABANA ZITTIR. SOSYALİS T’E “ TERÖRİST” DEMEK YA DA SOFTA ( şeriatçı-tarikatçı-cem atçı-üfürükçü-püfürükçü-büyücü vs gibi zındıklardan) SAYMAK ONA YAPILAN EN BÜYÜK HAKARETİR VE BİLİM E TERSTİR. Kardeşi, kardeşe kırdıranlara söyleyecek söz bulamıyorum. Dünya şairi NAZIM HİKMETE kulak verelim.
    “ Hava kurşun gibi ağır,
    Bağır,
    Bağır,
    Bağırıyorum,
    Koşun kurşun eritmeğe çağırıyorum”.
    Bu davet benden!
    27.7.2017
    HÜSEYİN ÖZLÜTAŞ
    Maden Mühendisi

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.