Adalet yürüyüşü demokrasi yürüyüşüne dönüşmeli

Adalet yürüyüşü demokrasi yürüyüşüne dönüşmeli

Demokrasi ve özgürlük yürüyüşünü kimse engelleyemez. Ne demokrasi ve özgürlük düşmanı AKP, ne yandaşı menfaat çeteleri, ne koltuk değneği MHP-BBP.

Kamil Tekin SÜREK

CHP Genel Başkanı’nın başlattığı “Adalet Yürüyüşü” bugün Maltepe Mitingi ile sonuçlanacak.

Adalet Yürüyüşü’nün bu kadar başarılı olacağını muhtemelen Kılıçdaroğlu da beklemiyordu. Kılıçdaroğlu böyle bir yürüyüşe biraz politik çaresizlikten, biraz “hamamın namusunu kurtarma” saikiyle başladı. Çünkü, CHP, AKP’nin bütün politik ataklarını karşılayamamış ve geriye çekilmişti son senelerde. AKP, bundan cesaret alarak işi artık CHP milletvekillerini tutuklatmaya kadar götürmüştü. Sırada başka CHp milletvekilleri, belki Kılıçdaroğlu da vardı.

Kılıçdaroğlu, hangi saikle yola çıkarsa çıksın, kendini sokaklarda bekleyen demokrasi sevdalısı milyonlar vardı. Bu milyonlar, CHP’nin bütün geçmişteki hatalarına, kaypaklıklarına, yetersizliklerine, korkaklığına rağmen, CHP ile birlikte yürümeye hazırdı. Çünkü, demokrasi cephesi denilen yurttaşların, en azından son 16 Nisan Referandumu’nda “Hayırcılar” olarak ortaya çıkanların en az yarısı seçimlerde CHP’ye oy veriyordu.CHP tabanı olmadan demokrasi cephesi olmaz, Erdoğan’ın Tek Adam Diktatörlüğü tarihin çöplüğüne gönderilemezdi. 

Kılıçdaroğlu yola çıkarken “tek başıma yürüyorum” dedi. Yürüyüşü CHP ile bile ilişkilendirmek istemedi. Ama, daha ilk günden itibaren, Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşüne aydınlar, sendikacılar, demokrasi için mücadele eden siyasi partilerin temsilcileri, mağdur yakınları vb. katılmaya başladı.  Tek kişilik yürüyüş, yüz kişilik, bin kişilik olmaya başladı. Bu aşamadan sonra, CHP örgütleri de örgütlü olarak kitlelerini yürüyüşe katmaya başladılar.

AKP, önceleri olayı büyütmemeye karar verdi. Yandaş medya yürüyüşten söz etmiyordu. Ama, sosyal medya, ve sosyal medyanın zorlaması ile bir kısım medya yürüyüşü vermeye başladı. Yürüyüş tutmuştu. Bu aşamadan sonra AKP yürüyüşten korkmaya başladı. Yine, her zaman yaptıkları gibi yürüyüşçüleri terörist olmakla suçladılar. Her zaman ki gibi “kokteyl terörist”. Yani, bu kişiler aynı zamanda hem FETÖ’cü, hem DEAŞ’çı, hem PKK’li ve hem de DHKP-C’li idi. Teröristler CHP’yi ele geçirmişti. Bu palavralara, inanmaya hazır yandaş çıkarcılar dışında elbette kimse inanmadı. Bu sefer, yürüyüşçüler yolu kapatıyor demeye başladılar. Bu da tutmadı. Daha sonra AKP ve MHP’li lümpenleri yürüyüşçülere saldırttılar.  Bu ipsiz sapsızlar, hapishane kaçkınları; yollara gübre dökmeye, yol kenarlarından yürüyenlere küfür etmeye başladılar. Bu da tutmadı. Herkes bu lümpenleri tanıyordu. Uyuşturucu müptelası,çek senet tahsilatçılarının “vatanseverliği” malumdu. AKP, bu kez korkutma yönteminiMillet yürüyüşe saldırabilirdi. Bu korkutma yöntemi de tutmadı. Her geçen gün yürüyüşe katılım arttı.

Aslında “Adalet Yürüyüşü”ne katılanlar tanıdıktı. Aynı insanlar Gezi Direnişi’nde, Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde, 7 Haziran Seçimi’nde ve son olarak 16 Nisan Referandumu’nda AKP’ye karşı birlikte saf  tutmuştu. Şimdi yine Adalet Yürüyüşü bayrağı altında birlikte idiler.

Adalet Yürüyüşü başarılı olmuştur. Bugünkü miting de başarılı olacaktır. Artık, bundan sonrasına bakmak gerekir.

Adalet Yürüyüşü, Demokrasi Yürüyüşü’neevrilmelidir.

Adalet talebi diğer taleplerle birleşmelidir.

Demokratik bir Anayasa. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, grev hakkı, işçi ve emekçi hakları, kadın hakları, gençlik hakları, laiklik ve Kürt Sorunu’nun demokratik çözümü, OHAL’in kalkması, OHAL mağdurlarının haklarının iadesi, yurtta barış-dünyada barış politikasının uygulanması vb. 

Artık bayrağımızda bunlar olmalı. Bunlar “Demokrasi bayrağı” altında birleşebilir. Bu talepleri hep birlikte savunabiliriz. Hepsini tek başına Kılıçdaroğlu’nun savunması gerekmez. Her birimiz bulunduğumuz yerde birer Kılıçdaroğlu oluruz. 450 Kilometre yürümek de gerekmez. Sokaklara çıkarız. Fabrikalarda oluruz. Okullar, semtler taleplerimizi haykırdığımız yerler olur. Tiyatrocular, sinemacılar “demokrasiyi” oynar. Demokrasi şarkıları söylenir. Şairler özgürlük ve demokrasi şiirleri yazar.

Demokrasi ve özgürlük yürüyüşünü kimse engelleyemez. Ne demokrasi ve özgürlük düşmanı AKP, ne yandaşı menfaat çeteleri, ne koltuk değneği MHP-BBP.Ne gözleri açık, göbeği Saray’a bağlı yargı.

Adalet Yürüyüşü bitti. Şimdi demokrasi yürüyüşü başlayacak. 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.