Kaz Dağı’nın yeni kabusu: Kısacık altın madeni

Kaz Dağı’nın yeni kabusu: Kısacık altın madeni

Çanakkale'nin Ayvacık İlçesi Kısacık Köyü'ndeki yöre halkı altın madenine karşı yeniden ayakta.

Özer AKDEMİR

Çanakkale Ayvacık İlçesi, Kısacık Köyü yakınlarında Pumice Madencilik adlı şirket tarafından yapılmak istenen altın madenciliğine karşı yöre halkı yeniden ayakta. 2015 yılında ÇED toplantısı yapmak isteyen şirkete köylüler toplantı yaptırmayarak yaşam alanlarında altın madeni istemediklerini net biçimde ortaya koymuştu. Buna rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 28 Haziran’da Ankara’da yapılacak İDK toplantısı ile şirketin ÇED raporu talebinin değerlendirileceğini duyurdu. Uzmanlar tarafından hazırlanan raporlar altın madeninin yöre açısından ne büyük bir çevresel felaket anlamına geldiğini ortaya koyuyor.

MÜCADELE YENİDEN CANLANDI

Altın madeninin 2015’deki ÇED toplantısı sürecinin ardından yeniden ÇED sürecini başlatması yöre köylüleri ve bölgede faaliyet yürüten ekoloji örgütlerini de harekete geçirdi.  

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin yanı sıra yöredeki diğer ekoloji örgütlerini de ortaklaşa mücadeleyi tartışıyorlar. Köy muhtarlığı olarak ÇED Genel Müdürlüğüne gönderilen dilekçe de madenin ruhsat alanının sadece Kısacık Köyü’nü değil civardaki Akşin, Baharlar, Dağahmetçesi ve Güzelköy gibi diğer köylerini de kapsadığı dile getirildi. Madenin, Kocadere, Kısacık Deresi, Akçin Göleti ve Ayvacık Barajına yapacağı etki nedeniyle Akçin Ovasında tarımcılık yapan bütün köyleri olduğu kadar Ayvacık İlçesini de etkileyeceğinin belirtildiği dilekçede “işletilecek maden, açılacak devasa çukurlar ve yoğun ağır metaller ihtiva eden atık topraklarıyla bölgenin topraklarını, suyunu, havasını olumsuz etkileyecektir. Yapılacak patlatmalarla, kırma ve eleme tesislerinden çıkan tozlarla, taşıma kamyonlarının tozu, gürültüsü ile köyler yaşanmaz hale gelecektir” denildi.

KAZ DAĞI ALTINCILARA TESLİM EDİLEMEZ!

Altın madeni sadece bölgede yaşayan insanları değil Kazdağlarının eşsiz ekosistemini de  tehdit ettiğinin altının çizildiği dilekçede şu görüşlere yer verildi; “Gelecek kuşaklar adına emanetçisi olduğumuz  Kazdağlarındaki hayat, kısa vadeli çıkarlar uğruna altıncılara terk edilemeyecek ölçüde değerlidir.

Bu nedenle Kısacık Altın Madeni Projesinin  gerçekleştirilmesinin telafisi mümkün olmayacak olumsuz sonuçlar doğuracağı  gerekçesiyle istemiyoruz”. Dilekçe de bakanlığın bu proje için olumsuz görüş vermesi talep edildi.

RAPORLAR ALTIN MADENİ İÇİN NE DİYOR?

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği üyesi Yüksek maden mühendisi Esenay Eltan tarafından hazırlanan Kısacık Altın madeni Projesi ile ilgili inceleme raporu yöreyi bekleyen tehlikeleri bir bir ortaya koyuyor. Raporda proje ile ilgili eleştirilerden bazılar şunlar;

1. Projenin özellikleri ile ilgili bilgi son derece yetersiz ve eksiktir. 

2. Mevcut sondajlar, analizler, testler ve hazırlık çalışmaları ile ilgili bilgi verilmemiş, değerlendirme yapılmamıştır.

3. Üretimi gerçekleştirilecek madenin; analizine, fiziksel, kimyasal, biyolojik özelliklerine, tenöre ve cevher bileşimine dair bilgi verilmemektedir.

4. Proje yeri ve etki alanının hava, su ve toprak açısından mevcut kirlilik yükü belirlenmemiştir.”

Altın madeninin yer altı, yerüstü sularına etkisi, pasaların yaratacağı sorunlar gibi birçok önemli eksikliğe dikkat çekilen raporda talep edilen ÇED izin alanının proje alanından çok küçük gösterilmesindeki çelişkiye de dikkat çekilerek bu durumun projenin toplam etkisini yansıtmadığı görüşüne yer verildi.

SU KAYNAKLARI YOK OLACAK

Kırsal kalkınma uzmanı, Orman mühendisi ve ziraat mühendisi gibi uzmanlık alanlarından kişilerce hazırlanan “Kısacık Altın Madeni İnceleme Raporu”nda da çarpıcı tespitlere yer verildi. Alanın flora, fauna, hidrolojik, tarımsal ve teknik özelliklerinin incelenmesi sonrası hazırlanan raporun “Değerlendirme ve Sonuç” bölümünde yer alan bazı tespitler şunlar;

“Bu alanın ve çevresindeki köylerin altın madenciliği çalışmalarından olumsuz etkilenerek bir çok flora ve fauna kaybı yaşayacağını, bu bölgede bulunan su kaynaklarının kirleneceği/yok olacağını, yakın ve uzak çevresindeki bir çok köyün tarım ve hayvancılık konusunda zarar görerek etkileneceğini düşünmekteyiz.

EKOLOJİK DENGE BOZULACAK

* Delme, patlatma, kazı, yükleme… gibi madencilik ve tesis faaliyetlerinin etkileri  ekosistemleri ve bu bölgedeki fauna ve florayı, su kaynaklarını ve tarım alanlarını olumsuz bir şekilde etkileyecektir. Sadece küçük bir alanın değil yakın çevrenin de ekolojik dengesinin bozulması söz konusudur.

* Patlatılan her dinamit ve cevherin üzerinde bulunan bitki örtüsünün toprak tabakasının kazınarak alınması sonucunda topografik yapı bozulacak, erozyon başlayacak, yeraltı sularının oluşum akış düzeni bozularak değişecektir. Toprak ve su rejiminin bozulmasının kaçınılmaz sonucu ise çevredeki ekosistemler (orman, tarım ve su) bozulacak, dolayısıyla insan yaşamı olumsuz etkilenecektir.

* Ayvacık ilçesinin içme suyu kaynağı, maden alanı sınırları içinde bulunmaktadır. Altın işletmeciliğinde siyanür gibi kimyasal maddeler kullanılması durumunda içme suyu dahil yeraltı sularının kalıcı bir şekilde kirlenmesi ve insan sağlığını ciddi boyutta tehdit etmesi kaçınılmazdır.

* Altın madeninde yapılacak hafriyat ve patlatma çalışmaları su kaynaklarını kirletip, su kaynaklarının batmasına ve yön değiştirmesine neden olabilir. Birçok köy ve yerleşim yerinin sulama suyu ve içme suyu bu faaliyetten dolayı etkilenecektir. 

Altın madeninin yakınında tarım alanları vardır. Zamanla tarım alanlarının üstüne gelecek toz bulutu tarım alanlarındaki verimi ve ürün kalitesinin düşmesine neden olacaktır. 

BAZI BİTKİ HAYVAN TÜRLERİ YOK OLABİLİR

* Altın arama ve işletme faaliyetleri kapsamında açılacak yeni yollar ve bunlar üzerinde kurulacak sanat yapıları sonucunda toprak erozyonu ve çevre kirliliği yaratacaktır. Bunun sonucu olarak çevredeki orman ekosistemleri, sulak alanlar, tarım alanları, köy yerleşimleri olumsuz olarak etkilenecektir. 

* Madencilik faaliyetleri sonucunda bitki örtüsünün kaldırılması ile birlikte bölgede yağacak aşırı yağışlar sel ve su taşkınlarıyla sonuçlanabilecektir. 

* Alandaki patlama ve diğer faaliyetler sonucu birçok ağaç, bitki ve hayvan türü etkilenecektir. Aynı zamanda bazı türler yok olabilecektir. 

* Bütün alanın tıraşlanmasına neden olacak bir faaliyete izin verilmesi alanda şiddetli erozyona ve toprak kaybına neden olacaktır.

EDREMİT KÖRFEZİ DE ETKİLENECEK

* ÇED raporunda Proje Ömrü 37 yıl olarak hesaplanmıştır. Görece kısa dönemli ve sınırlı sayıda istihdam sağlayacak bir işletme uğruna büyük bir ekosistemin yok edileceği, çevrede önemli tahribatlara neden olunacağı açık bir gerçekliktir. İşletmecilik faaliyeti sona erdikten sonra söz konusu alanın yeniden kazanılması; bir orman ekosistemine dönüştürülmesi mümkün değildir.

* Altın madeni işletmesi faaliyetiyle ortaya çıkacak olumsuzluklar yalnızca bulunduğu dar çevreyi değil, Kazdağlarını ve Edremit Körfezi’ni de etkileyecektir. (İzmir/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Haziran 2017 12:51
www.evrensel.net