Rakka-Deyrezzor hattı ve  IŞİD’in son savaşı

Rakka-Deyrezzor hattı ve IŞİD’in son savaşı

Çeviri: Elijah J. Magnier'in Rakka operasyonu yazısı

Elijah J. MAGNIER

ABD, müttefiki Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG-Kürtler) IŞİD’in kalelerinden Rakka kent merkezine yönelik saldırıyı başlatma konusunda yeşil ışık verdi. SDG, Rakka’ya 3 cepheden; doğu(el Meşaleb), kuzeydoğu(17. Tümen ordu üssü) ve batıdan(es Sabahiye) girecek.

Rakka’nın güneyi(Fırat nehriyle birlikte), IŞİD’lilerin başka bir yere, Deyrezzor, el Meyadin ya da Suriye ordusu ve müttefiklerinin bulunduğu Palmira kırsalına doğru çekilebilmesi için açık bırakıldı. Daha az direnişle karşılaşmak saldırı halindeki her güç için olumlu sonuçları olacak bir şeydir, dolayısıyla IŞİD kenti terk etmeyi ve sadece sembolik bir mücadele vermeyi kararlaştırırsa Rakka’yı kolayca ele geçirebilirler. Bu senaryo, IŞİD’in Irak’ta değil ancak Suriye’de yenildiği pek çok kentte tekrarlanmış bir dejavu’dur. Ne olursa olsun IŞİD’in Suriye’deki varlığı ve neredeyse Britanya büyüklüğündeki topraklar(2014-2015’te böyleydi) üzerindeki işgali konusunda artık geri sayım başlamıştır.

Kürt güçleri kendi komutaları altındaki bazı Arap aşiretleriyle birlikte eninde sonunda Rakka’da hakimiyeti sağlayacak. Kürtler bu durumda kendilerini Meskene’nin güneyinden ilerleyen ve Rakka sınırlarına giren Suriye ordusu ile direkt temas halinde bulacak. Suriye’deki ABD güçleri, Rus müttefikleriyle haritanın birden fazla bölgesinde temas halinde.

Burası, Suriye ile Irak arasındaki iş birliğinin dile getirildiği nokta. Irak Başbakanı Haydar İbadi, Bağdat’ın IŞİD’e karşı savaşını, tüm Irak toprakları kurtarılana kadar sürdüreceğini söylüyor ve güçlerinin Suriye-Irak sınırında konuşlandırılacağını belirtiyor. Bu, Irak güçlerinin, ABD-İngiltere ve Fransa güçleriyle birlikte onların el Tanaf sınır geçişindeki muhalif müttefiklerinin arkasında konuşlanması anlamına geliyor. Irak sınırında bu güçler hali hazırda el Tanaf kapısının 50 km uzağında bulunan Suriye ordusu ve müttefikleriyle karşı karşıya geliyor.

KRİTİK NOKTA IRAK-SURİYE SINIRI

Bu, ABD ve Avrupalı müttefiklerinin el Tanaf’taki sınır noktasını, özellikle Haşdi Şabi mensubu Iraklı güvenlik güçleri aynı sınırın Irak tarafına ulaştığında daha fazla elinde tutamayacağı anlamına geliyor. Bu durumda ABD güçleri ve müttefiklerinin tek seçeneği güçlerini geri çekmek olacak. Bugüne kadar ABD uçakları, Suriye güçleri ve müttefiklerini iki kez vurdu ancak bu güçleri korkutmayı başaramadı. Rusya ve müttefikleriyle ABD ve müttefikleri arasındaki güç savaşı aylardır devam ediyor ve bir sınır çizgisi üzerinde anlaşılana kadar da sürecek. Bu, ABD ve Rusya’nın, vekaletlerindeki gruplar aracılığıyla Suriye’deki sürtüşmelerinin de sonu olacak.

Öte yandan 2014 ve 2015’te Irak ve Suriye’nin büyük bölümlerini işgal eden IŞİD, kuruluşundan bu yana en zor günlerini geçiriyor. IŞİD güçleri, 2014’te örgüt en muzaffer günlerini yaşarken ve ‘Halifeliği’ ilan etmişken hızla geri çekilen Irak ordusu güçleri kadar çabuk bir şekilde çekiliyor. Ancak ABD güçleri, el Tanaf’taki sınır noktasını amaçsız bir şekilde işgal altında tutmuyor. Buradaki varlığıyla, Suriye ordusunun bir diğer sınır kapısı olan el Kaim’e doğru ilerlemesini sağlamak istiyor. El Kaim, Irak ile Suriye arasındaki ticari koridorun açık kalmasını sağlayacak tek yol. Ve bu durum Şam için ciddi bir zorluğa işaret ediyor.

SON SAVAŞ DEYREZZOR’DA

El Kaim, Irak-Suriye sınırında çok sayıda IŞİD savaşçısının bulunduğu Elbu Kemal, el Meyadin ve Deyrezzor hattında yer alıyor. Bu güçlerle savaşmanın Suriye ordusu ve müttefiklerini, 6 yıllık savaşın en şiddetli çatışmalarına itmesi bekleniyor. Çünkü bu, IŞİD’in son savaşı olacak ve terörist örgütün Biladü’ş Şam’daki kontrolünü sona erdirecek.

ABD güçleri bu sebeple Rakka’nın güney hattını kapatmıyor ve Deyrezzor’u tehlike altına atıyor zira bu kent Rakka’dan çekilecek olan IŞİD militanları için zorunlu bir geçiş noktası. IŞİD’in son savunmasını el Meyadin, Deyrezzor ve Elbu Kemal’de vermesi bekleniyor çünkü burada, IŞİD’in ABD ya da başkaca bir yabancı güçten daha fazla yok edilmesini öncelik haline getirdiği Şii güçlerin saldırısına uğrayacaklar.

Suriye’de yer alan tüm tarafların IŞİD kontrolü altındaki bölgelerde mümkün olduğunca en fazla toprak parçasını kontrolüne almayı istediği bir sır değil. Terörist grup, çarpıcı cinayetleri, dünyanın her yerindeki sempatizanlarınca gerçekleştirilen saldırıları ya da Suriye ve Irak’ta geniş toprakları işgaline rağmen en zayıf güç konumunda. Rusya, İran, Türkiye ve Suriye tarafından uygulanan ateşkes anlaşmasına kadar ABD ve Rusya, IŞİD’le direkt olarak savaşmayı bırakmıştı. Hatta Suriyeli isyancılar ve el Kaide, Suriye’deki savaş denklemindeki en büyük tehdit olarak görülüyordu. 

Bugün IŞİD, 2014’te zirveye çıktığı hızla yere çakılıyor. Yine de her terörist ideoloji gibi Ortadoğu’dan yok olmayacaktır. IŞİD, yeraltındaki varlığını ve terörist saldırılarını sürdürmeyi yeğleyecektir. Terörizm tamamen yok edilemez ancak bölgesel ve uluslararası oyuncular anlaştığı ve aynı stratejiyi uyguladığı sürece mali açıdan güçlenmesi sınırlanabilir ve büyümesi önlenebilir. Aksi halde IŞİD’in geri dönüşü engellenemez.

*Orijinali Arapça olarak Kuveyt merkezli er Rai’de yayımlanan bu makale, yazarın İngilizce blogu olan elijahjmwordpress.com’dan Mithat Fabian Sözmen tarafından çevrilmiştir.
** Başlık ve ara başlıklar Evrensel Pazar’a aittir.

www.evrensel.net
ETİKETLER Rakka Operasyonu