5 kişinin öldüğü deniz bisikleti davasında sadece 14 yıl

5 kişinin öldüğü deniz bisikleti davasında sadece 14 yıl

5 kişinin ölümüyle sonuçlanan deniz bisikleti davasında işletme sahibine sadece 14 yıl hapis cezası verildi.

İstanbul Kumburgaz’da 5 kişinin öldüğü deniz bisikleti faciasında  karar çıktı. Mahkeme heyeti, deniz bisikleti kiralayan işletme sahibi tutuksuz sanığı 14 yıl hapis cezasına çarptırdı. Adliye önünde gözyaşı döken baba, "Sanığın en azından 75 sene ceza alması lazımdı. Bizim çocuklarımız gitti başkalarının çocukları gitmesi diye bu kararı düzeltsinler. Kararı temyiz edeceğiz" dedi. 3 yıl önce meydana gelen olayda 5 arkadaş denizde kaybolmuş, sadece bir kişinin cesedine ulaşılmıştı

Kumburgaz Kamiloba Sahili'nden 3 yıl önce deniz bisikletiyle açıldıktan sonra kaybolan ve 1'inin cesedine ulaşılan 5 kişiye deniz bisikleti kiralayan işletme sahibi sanık Sinan Önügören'in yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme heyeti, tutuksuz sanık Sinan Önügören'i  "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan  14 yıl hapis cezasına çarptırdı, cezada herhangi bir indirim de uygulamadı. 

Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Sinan Önügören ile taraf avukatları hazır bulundu. Öte yandan hayatını kaybeden 5 kişinin ailesi de duruşmaya "şikayetçi" sıfatıyla duruşmaya katıldı.

‘OLASI KASTLA ÖLÜME NEDEN OLMAKTAN CEZA VERİLMELİ’

Şikayetçi ailelerin avukatı Gökmen Yeşil sanığın “Olası kastla ölüme neden olmaktan” ceza verilmesi gerektiğini belirterek, “Sanık sorumluluğunu aldığı işletmede birden fazla kuralı ihmal ederek 5 kişinin ölümüne neden olmuştur. Bu itibarla eylemin 'olası kastla ölüme neden olmak' olarak değerlendirilmesi gerektiği kanısındayız. Üst hadden cezalandırılmasını ve kararla birlikte tutuklanmasını istiyoruz" diye konuştu. 

Duruşmada söz alan sanık Sinan Önügören'in avukatı Lütfullah Hasan Doğruyol “Müvekkilin bizce kusursuzluğu söz konusudur. Bu nedenle karşı tarafla herhangi bir diyalog kurulmamıştır. Gözetleme kulesi ve cankurtaran bulundurulması zorunluluğu bize ait değildir. Müvekkilin bu yönde sorumluluğu yoktur. Can simidi yeterli olmadığı iddiasının dayanağı yoktur. 4 adet can yeleği vardır. 4 kişiye kiralanması gereken deniz bisikletinin neden 5 kişiye kiralandığı konusundaki iddiayı da kabul etmiyoruz. Zira kiralama işi sadece bir kişiye yapılmış. Oysa 5 kişi tarafından kullanılmıştır. Ayrıca kaybolduklarının haber verilmediği iddiası da doğru değildir. Müvekkilin öncelikle beraatine karar verilmesi aksi takdirde kusur durumunun tali düzeyde değerlendirilmesini, ceza verilirken asgari hadden cezalandırılmasını ve lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz" şeklinde konuştu.  

Duruşmada son sözü sorulan sanık Önügören, "Beraatime karar verilmesini isterim. Aksi takdirde lehime olan hükümler uygulansın " dedi.

SANIĞA 14 YIL HAPİS CEZASI VERİLDİ

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın üzerine atılı Serdar Demir, Doğan Demir, Mikayil Çelik, Şükrü Kahraman ve Yusuf Büyükizgi'nin “Taksirle ölümüne neden olmaktan” asli kusurlu olduğunu belirtti. Ölenlerin sayısı, sanığın birden fazla kural ihlali yaparak olaya neden olmasını da dikkate alan mahkeme heyeti, sanık Önügören'i 14 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti cezada herhangi bir indirim de uygulamadı. 

İDDİANAME

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianameye göre olay şöyle oldu: Serdar Demir 17 Ağustos 2014'te kardeşi Doğan Demir ve arkadaşları Mikayil Çelik, Şükrü Kahraman ve Yusuf Büyükizgi'yle şüpheli Sinan Örügören'e ait deniz kenarındaki Garden Beach Club'a gitti. 5 arkadaş, iş yerinde yardım amaçlı bulunan şüphelinin yeğeni Burak Önügören den saat 14.00'te deniz bisikleti kiralayarak denize açıldı. 5 arkadaşın saat 16.00'da dönmeleri gerekirken denmedi, denizde fırtınaya  yakalanarak kayboldular. Burak Önügören, amcası şüpheli  Sinan Önügören'e durumu bildirmesine rağmen şüpheli Sahil Güvenliğe ve kolluk kuvvetlerine haber vermedi. Denize açıldıktan sonraki gün, gençlerin aileleri durumu emniyete bildirdi, bunun üzerine şüpheli Önügören de emniyete gitti. 23 Ağustos 2014'te ölen Serdar Demir'in cesedine Marmara Adası Sahili'nde bulundu. Doğan Demir, Mikayil Çelik, Şükrü Kahraman ve Yusuf Büyükizgi'ye ise ulaşılamadı. İddianamede şüpheli Sinan Önügören'in "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar  hapis cezasına çarptırılması isteniyordu

AİLELER TEPKİ GÖSTERDİ

Duruşmanın karara bağlanmasının ardından hayatını kaybeden 5 kişinin ailesi de adliye önünde basın açıklaması yaptı. Olayda hayatını kaybeden Mikayil Çelik'in ağabeyi İsmail Çelik kararı trajikomik bulduğunu ve sanığın 14 yıl hapis cezasına çarptırıldığını belirterek, “Sanık duruşmada beraatini istedi. Şok oldum. Şaka gibi bir ceza. Aklım almıyor. Nasıl bir adalet. İşte adalet işte saray” dedi. 

Hayatını kaybeden Serdar Demir ve Doğan Demir'in babası Mehmet Can Demir ise konuşurken gözyaşlarına boğuldu. Demir şunları söyledi: “Bu olayda yüzde yüz sanık Sinan Önügören hatalıdır. Ben en güzel şekilde yetiştirdim evlatlarımı. İkisi de üniversite mezunu. Biz her gün ölüp ölüp diriliyoruz. Eğer sanık haber verseydi devletimiz çocukları denizin üstünde yakalardı. Haber vermedi. Sanığın en azından 75 sene ceza alması lazımdı. Bizim çocuklarımız gitti başkalarının çocukları gitmesi diye bu kararı düzeltsinler. Kararı temyiz edeceğiz. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz"

‘CEZAYI YETERLİ GÖRMÜYORUZ’

Abla Emine Demir de 14 yıl cezayı yeterli görmediklerini belirterek “Biz gerekirse Anayasa Mahkemesi ve AİHM'E kadar gideceğiz. Amacımız başka insanlar bu şekilde ölmesin. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmasın Türkiye'de. Bizim mücadelemiz buna yönelik ifadelerini kullandı. (İstanbul/DHA)


 

www.evrensel.net