CHP

CHP'li vekil: Burası bir savaş mahkemesi

İstanbul “KCK Ana Davası”na bugün devam ediliyor. Duruşma salonuna girmek isteyen avukatlar, baro kimliklerini göstermelerine rağmen Jandarma tarafından içeri alınmak istenmedi. Mahkeme başkanın bu duruma yorumu ise “Dışarıda kan gövdeyi götürse bizi ilgilendirmez”  şeklinde oldu. Duruşmayı izlemeye gelen CHP Milletvekil

Duruşmaya Cafer Selçuk dışında 139 tutuklu sanık ile 15 tutuksuz sanık katıldı. İddianame 89'uncu sayfaya kadar okundu. Duruşma yarın iddianamenin okunmasıyla devam edecek.

BARO KİMLİKLERİ KABUL EDİLMEDİ

Duruşma salonuna girmek isteyen 100’e yakın avukatın, baro kartlarını göstererek içeri girmeye çalışması askerler tarafından engellendi. Engellemenin hukuksuz olduğunu belirten avukatlar, askerlerin giriş için verdiği kartı kabul etmediklerini, resmi olan ve Türkiye’nin her yerinde geçerli olan avukatlık kartlarıyla duruşmaya girmek istediklerini söyledi.

AVUKATLARIN ÜSTÜ ARANMAK İSTENDİ

Avukatların itirazlarına devam etmesi üzerine, duruşmaya girmelerine izin verildi. Avukatlar, kendilerine yönelik üst aramasına da karşı çıkarak, uygulamalar nedeniyle suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti. Salona giren kadın erkek herkesin, tek tek kabine çekilip eldivenle aranması da salona girenlerde büyük bir rahatsızlık yarattı.

BDP VE CHP’Lİ VEKİLLER ORADA

Duruşmayı izlemeye DTK Eş Başkanı ve Van Milletvekili Aysel Tuğluk, BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu ile CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da geldi.

‘AHLAKİ EŞİTLİK İSTİYORUM’

Tanal kapıda avukatlara yapılanları görünce, “Burası bir savaş mahkemesi” diyerek yaşananlara tepki gösterdi. Duruşmada ise, yine izleyicilerle tutuklu yakınları birbirlerini görmeye çalıştı. Bu sırada Tanal, Prof. Dr. Büşra Ersanlı’ya “Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesisiniz, komisyona ne iletmemizi istersiniz?” şeklinde soru sordu. Ersanlı ise, “Ahlaki eşitlik istiyorum” yanıtını verdi.

SADECE ADINIZI SÖYLEYİN KARDEŞİM

Tutuksuz sanıkların kimlik tespiti sırasında, sanıklar Kürtçe ve Zazaca “Ben buradayım” derken, tutanaklara, “Kürtçe konuştuğu görüldü” şeklinde not düşüldü.

Kürtçe konuşma karşısında gerilen mahkeme başkanının, “Sadece adınızı söyleyin kardeşim” demesi dikkat çekti.

SALON DIŞINA KARIŞMAYIZ

Avukatların, salon dışında yaşanan hukuksuzluğa bir son verilmesi yönündeki talebine mahkeme heyeti, mahkeme salonu dışındaki güvenliğin jandarma tarafından alındığını ve şikayetlerin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletmesi şeklinde yanıt verdi.

‘EMEK VERMİŞ OKUSUN’

Avukat Taylan Tanay ise mahkemenin anadilde savunma hakkını tanımaması, iddianamenin özetlenmesi ve avukatların salona ulaşımının engellenmesi hususları nedeniyle duruşmanın engellendiğini söyledi. İddianemenin özetlenmesine karşı çıkan Av. Tanay, “İddianamenin çok uzun hazırlanması bizim kusurumuz değil. Savcı emek vermiş o kadar, emeğine yazık. Okusun” değerlendirmesinde bulundu. Avukat Tanay ayrıca, mahkemenin Kürt sorununun çözümünde bir taraf olmadığını hatırlatarak, anadilde savunma hakkına izin verilmemesi kararının tekrar gözden geçirilmesini talep etti.

Yaşanan usulsüzlüklere dikkat çeken çok sayıda avukat, “Burası Nazi toplama kamplarını aratmıyor” şeklinde  durumu özetledi.

Saat 17.00'da Mahkeme Başkanı Ali Alçık, duruşmanın bugünkü oturumunu bitirerek yarın 09.30'da iddianamenin okunması ile duruşmaya devam edileceğini belirtti.

Mahkeme heyeti avukatların taleplerinin yarın öğleden sonraki oturumda değerlendirilmesine karar vermişti. (İSTANBUL)

www.evrensel.net