Genç işçiler talepleriyle alanlarda

Genç işçiler talepleriyle alanlarda

“Çalışma saatinin 8 saat olması, işe gidip gelirken yolda geçen sürenin de çalışma saatlerine dahil edilmesi için 1 Mayıs’da alanlarda olacağım.”

1 Mayıs işçilerin yatıp dinleneceği, gezip dolaşacağı bir gün değil aksine haklarına sahip çıkması gerektiği ve tüm işçilerin kendi talepleri etrafında birleştiği bir gün olmalıdır. Çünkü 1 Mayıs İşçi Sınıfının Dünya Partisi olan 1. Enternasyonalin sekiz saatlik iş yasası için yürüttüğü uluslararası siyasal mücadeleden doğup gelişmiştir, dünyanın her yerinde işçiler burjuva hükümetlere tatlılıkla ya da yalvarmayla değil, mücadele yoluyla ve zorla kabul ettirmişlerdir. Şu ana kadar Türkiye’de var olan tüm hükümetler işçi sınıfının haklarını yağmalaya çalışmışlardır. Bu yaklaşan 1 Mayıs’da bizlerde taleplerimizi haykırmak için alanlarda buluşmalıyız diyen farklı iş kollarında çalışan gençlerle sohbet ettik.

“İŞ OLMAZSA OKUL DA OLMAZ”         

“Türkiye’de devlet üniversitelerinin puanlarının yüksek olması nedeniyle öğrencilerin çoğu özel üniversitelere yönelmek zorunda kalıyor ben de bu öğrencilerden biriyim.” diyor Dilan sonra devam ediyor; “Üniversite hazırlık döneminde ailemin katkılarıyla dershanede eğitim aldım. Eğitim sisteminde ki sıkıntılar yüzünden istediğim bölümlere gidemedim özel üniversitede okuma kararı aldım, ama ailem okul parasını ödeyebilecek güçte olmadığı için okul başlamadan iş bulmak zorunda kaldım. Bazen okula bile gidemiyorum izin alamadığım için, bazen de sınavlara çalışamıyorum. Ama iş olmazsa okulumun da olmayacağının farkındayım. Zor koşullar altında fazla mesai yaparak çalışıyorum ama hiçbir zaman emeğimin karşılığını tam alamıyorum ve bu koşullara boyun eğmek zorunda kalıyorum.” diye anlatıyor Dilan çalışma koşullarını. 1 Mayıs’da ki taleplerini de “Devlet üniversitelerinin daha nitelikli olması ve özel üniversitelerinin kamulaştırılıp eğitimin tam anlamıyla ücretsiz olması, işimizi öğrenebilmek için staj dönemlerinin daha uzun ve denetim halinde olması, iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda daha iyi eğitim verilmesi, iş yerlerinde meslek hastalıklarının ve iş kazalarının önüne geçilmesi, asgari ücretin arttırılması ve vergiden muaf tutulması.” Şeklinde özetliyor. Genç bir elektrik işçisi olan Rahim; “Çalışma saatinin 8 saat olması, işe gidip gelirken yolda geçen sürenin de çalışma saatlerine dahil edilmesi için 1 Mayıs’da alanlarda olacağım.” Diyor.

“MESAİSİZ GEÇİNEBİLMEK İÇİN ALANLARDAYIM”

16 yaşında kaynakçılık yapmaya başlayan onur Giresun’da iş bulamadığı için İstanbul’a gelmiş. Bu yaşında demir ile tanışan Onur en az 14-16 saat kir toz içinde, kaynaktan ellerinde hafif yanıklar olduğunu, gözlerinin  zarar gördüğünü, mesai yapsa da mesaisinin verilmediğini 600 liraya bu zor koşullarda çalıştırıldığını tabii iş tecrübesi arttıkça biraz daha fazla almaya başladığını söylüyor. “Mesaiye kalmadan da 2000 lira ücret alabilmek için 1 Mayıs’da alanda olacağım.” Diyor.

“BİRLİK ve BERABERLİK İÇİN”

Mehmet 20 yaşında genç bir inşaat işçisi, 13 yaşında Iğdır’dan İstanbul’a gelip garson olarak işe başlamış. Mehmet o zamanlar sabah 6 gece 12 hiç izin olmadan günlük yirmi liraya çalışmış. Daha sonra daha iyi bir iş bulup aynı zamanda usta olabilmek için inşaatta çalışmaya başlamış. Şimdi alçıpan ustası olarak; raporun geçersiz olduğu, ücretli izninin olmadığı, kıdem tazminatını hiçbir zaman alamayacağı, emekli olmasının imkansız olduğu, her an iş kazası geçirebileceği, sabah altıda evden çıkıp eve gece onda geldiği, yıllık iznin olmadığı ve günlük 120 lira aldığı bir işte çalışıyor. İnşaat koşullarının ağır olmasından kaynaklı çalışma saatlerinin daha düşük olması için Mehmet ücretli izin yapamadan 1 Mayıs alanında olacağını söyledi. Mehmet işçilerin köle olarak kullanılmadığı, birlik beraberlik ve eşitliğin olduğu, işçilerin bir araya gelip gücünü gösterdiği, üreten sınıfın aynı zamanda yöneten sınıf olduğu bir dünya talebiyle tüm işçileri 1 Mayıs’da alanlarda olmaya haklarına sahip çıkmaya çağırdı.

www.evrensel.net